Sağlık Bilimleri Enstitüsü - Haberler

25 ŞUB 2019

Bilgiyi toplumla buluşturan uygulama ilk kez Üsküdar’da kullanılıyor

 İnternet ortamında yayınlanan akademik makalelerin, başta sosyal medya olmak üzere yayınlandığı ortamlarda ne kadar etkileşim aldığını ve kaç kişiye ulaştığını belirlemek amacıyla kullanılan PlumX ve Altmetrics’i Türkiye’de uygulayan ilk üniversite Üsküdar Üniversitesi oldu. Uygulamayla akademik çalışmaların herkese ulaşması hedefleniyor. Doç. Dr. Türker Tekin Ergüzel, Üsküdar Üniversitesi tarafından yayınlanan dergilerde yer alan tüm makalelerin yaklaşık üç aydır PlumX ve Altmetrics sistemine dâhil edildiğini söyledi.Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Türker Tekin Ergüzel, Üsküdar Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk kez PlumX ve Altmetrics sistemini kullanan üniversite olduğunu söyledi.Akademik makaleler topluma ne kadar ulaşıyor?Doç. Dr. Türker Tekin Ergüzel, PlumX ve Altmetrics’in, internet ortamında yayınlanan akademik makalelerin; haberlerde bahsedilme oranı ya da hakkında yapılan sosyal medya paylaşım sayısı gibi etkileşim kriterleri göz önüne alınarak hazırlanan bir beğeni göstergesi olduğunu ifade etti. Ergüzel, sistemin akademik verilerin anlamlandırılabilmesini ve karşılaştırma yoluyla analiz edilebilmesini sağladığına dikkat çekti.Üsküdar Üniversitesi, bir ilki gerçekleştirdiÜsküdar Üniversitesi'nde üç aydan bu yana kullanılan PlumX ve Altmetrics çalışmaları ile üniversite tarafından yayınlanan dergilerdeki tüm makalelerin bu iki sisteme dahil edildiğini kaydeden Doç. Dr. Türker Tekin Ergüzel, sistemle ilgili şu bilgileri verdi:“Bu iki metrik, iki farklı firma gibi düşünülebilir. Biz ikisinden de istifade ediyoruz.  research.uskudar.edu.tr’de ikisi de var. Bu şu işe yarıyor; örneğin televizyonda akademik içerikli bir yayın yapıldı. Bu yayını sadece akademik içerikli mecralarda paylaşıyoruz ama sosyal etkisinin olabilmesi için sosyal mecralarda da paylaşılıyor. Bu yayının daha basitleştirilmiş formatını özet bir metinle research.uskudar.edu.tr’de paylaşıyoruz.Bilimsel veriler topluma ve insana ulaşmalıBilimsel çalışmaların topluma etki etmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Bir akademik çalışmanın insana dokunan noktası neresi veya insanlar bundan nasıl istifade edebilir şeklinde bir endişemiz olduğu için research.uskudar.edu.tr’yi oluşturduk. İngilizce tam metni veriyoruz. Bu web metrikler şunu yapıyor. Ben girdim research.uskudar.edu.tr’de bir kişinin hazırladığı makaleye ulaştım. Özetini de okudum. O özeti Twitter’da Facebook’ta ya da sosyal mecralarda paylaştığım zaman bu web metrikler, ilgili kişinin söz konusu çalışmasını Facebook’ta 4 kişi, Twitter’da 10 kişi tarafından paylaşıldığını gösteriyor. Bir pasta dilimli grafik var, bu paylaşımı onun üzerinde gösteriyor. Bu neye yarıyor? Bizim akademik çalışmamızın kaç insana dokunduğunun ölçülmesine yarıyor. Bu web metrikler, bir standart olacak.”Bilgi rafta kalmamalıUygulamanın yaygınlaşması gerektiğini belirten Doç. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Türkiye’de sadece Üsküdar Üniversitesi’nde kullanılıyor. Yurt dışında yeni yeni standart olmaya başladı. Research aslında research.uskudar.edu.tr, kendi adına yeni bir mecra. Bunun da örneği yok. Bunun sosyal mecrada paylaşımına dair de bir örneği yok. Her ikisi de bu anlamda çok kıymetli” diye konuştu.Akademik makale ve çalışmaların topluma ulaşmasının anlamlı olduğunu belirten Doç. Dr. Türker Tekin Ergüzel, şunları söyledi:“Yaptığınız bilimin sadece akademik mecrada kalması yeterli değil. Akademik çalışmaların topluma ve insana dokunması da önemli. Annemin buradaki meditasyon ile ilgili çalışmayı okuyup hoşuna gittiğini bilirim. Bu tip sonuçlara niye sadece akademik bakışla bakılsın ki? Toplum ile bilim insanları veya bilimle olan mesafenin kapanması, bir vizyon katacak insana. Bu bir yöntemdir ve yöntemle öğreniyor insanlar. Metot öğreniyorlar ve bilimsel bir bakış analiz tecrübesi kazanıyorlar.”

28 OCA 2019

Üsküdar Üniversitesi ilk doktora mezununu verdi

Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında özgün eğitim modeliyle dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi ilk doktora öğrencisini mezun etti. Dr. Abdulkadir Ertaş, “Hastanelerde Örgüt Kültürünün Bilgi Yönetimi Uygulamalarına Etkisi” başlıklı teziyle Sağlık Yönetimi Doktora programından üniversitenin ilk Dr (PhD) mezunu oldu.Dr. Abdulkadir Ertaş’ın tezinin danışmanlığını Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Mehmet Zelka yaptı.Doktora tezini veren Ertaş’ı tebrik eden Zelka, Ertaş’a doktora cübbesini giydirerek fotoğraf çektirdi.Öte yandan, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan doktorasını başarıyla tamamlayan Dr. Abdülkadir Ertaş’ı kutlayarak “İlk araştırma görevlilerimizden ve ilk doktora öğrencilerimizden olan Dr. Abdülkadir Ertaş’ı ve değerli hocalarını tebrik ederim. Bir üniversitenin en birinci üretimi yetkin ve nitelikli akademisyen yetiştirmektir. Bilim dünyasına katkı yapmaya devam edeceğiz” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

26 EKI 2018

TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a Üsküdar Üniversitesi’nden Fahri Doktora

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, günümüzde insanların ve kurumların artık belirledikleri alanlarda referans gösterilecek işler yapmaya yöneldiğini belirterek “Üsküdar Üniversitesi'nin de bu çerçevede nöroloji, psikiyatri, psikoloji birlikteliğini gerçekleştirerek, teşhisten tedaviye çok disiplinli yaklaşımı Türkiye'ye taşımaya çalıştığını görüyoruz” dedi.Davranış Bilimleri ve sağlık alanında Türkiye'nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yıl Açılış Töreni, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a Fahri Doktora unvanı takdim edildi ve Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından cübbesi giydirildi.Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda düzenlenen 2018-2019 Akademik Yıl Açılış Törenine TBMM Başkanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. Erman Tuncer, Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, Kadıköy Kaymakamı Dr. Mustafa Özarslan,  İl Halk Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Abdullah Emre Güner, Üsküdar İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Taşçı, Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Mustafa Ataş, Kredi Yurtlar İl Müdürü Cemil Bağlama katıldı.Prof. Dr. Tarhan: “Ar-Ge odağı olarak nörobilimi seçtik”Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, törenin açılış konuşmasını yaptı. “Değişen Dünya ve Gençlik” başlıklı akademik yılın ilk dersini veren Tarhan, 7. Akademik Yıl Açılışını gerçekleştirdiklerini üniversitenin 14 bin mezun verdiğini, 5 fakülte, 1 sağlık meslek yüksekokulu ve enstitülerde 19 bin civarında öğrencilerinin bulunduğunu söyledi. Bir vakıf üniversitesi olarak en iyiyi yapmaya çalıştıklarını belirten Tarhan, üniversitelerin 4 önemli fonksiyonu olduğuna dikkat çekerek “Meslek edindirme, toplumu bilgilendirme, Ar-Ge yapmak ve bilginin ürüne dönüştürülmesini sağlamak. Biz bu dördüne birlikte yönelmeye özen gösteriyoruz. Üniversite olarak Ar-Ge odağı olarak nörobilim üzerine çalışıyoruz” dedi.Niyetin nörobiyolojisi araştırılıyorDünyada şu anda niyetin nörobiyolojisinin araştırıldığını ifade eden Tarhan, “İnsanın karar verme bölgesi aynı zamanda niyet bölgesi. Neye niyet ediyorsanız, beyniniz bir şeyi hayal ettiği zaman mesela yemek yemeyi hayal ederken beynin o bölgesi, yemek yiyormuş gibi çalışıyor. Bunun için niyetlenmiş davranışın insanların davranışında temel davranış olduğu biliniyor. Bu bizi pozitif psikoloji çalışmalarına götürdü, ahlakın nörobiyolojisine götürdü. Kişi niyetlediği zaman beynin ayna nöronları çalışıyor. Bu nedenle niyetlenmiş davranış, artık bilimsel bir kategori. Sadece edebiyatçıların ve dil bilimcilerin ele alabileceği bir konu değil, psikoloji biliminin de konusu. Şu anda Harvard Üniversitesi’nde pozitif psikoloji dersi okutuluyor” dedi.Üsküdar Üniversitesinde 2012’den bu yana pozitif psikoloji dersinin zorunlu dersler arasında olduğunu ifade eden Tarhan, “Bu derste insani değerleri öğretiyoruz. Pozitif Psikoloji kuramı sanki Mevlana’dan alınmış, sistematize edilmiş, metodoloji haline getirilmiş, bilimsel gerekçelerle anlatılıyor ama maalesef referans vermemişler. Bu da bizim kusurumuz” dedi.Eleştirisel düşünceden vazgeçmek, düşüncenin ilerlemesini durdurduOsmanlı’nın sanayi devrimini kaçırmasının nedenlerine değinen Prof. Dr. Tarhan, “18. Yüzyılda medreselerden mantık, matematik, astronomi, felsefe dersleri kaldırıldı. İbni Sina, İbni Rüşt, İkinci Aristo denilen Farabi eğitimden çıkarıldı. Ortaçağ’da Avrupa eleştirisel düşünce okuluna başlamışken vakıf korumasındaki medrese eğitiminde eleştirisel düşünceden vazgeçerek korumacı davrandı. Düşüncenin ilerlemesini durdurdu” dedi.Eleştirel düşünmeyi öğretmek gerekiyorProf. Dr. Tarhan, eleştirel düşüncenin mekteplerde öğretilmesinin önemine işaret ederek “Din eğitimi ile pozitif bilimlerin beraber verilmesi burada çok önemli. Düşüncenin ilerlemesini sağlamak açısından. Eleştirebilen ve sorgulayabilen bir kuşak yetişmesi bu açıdan önemli” dedi.Değer içerikli eğitim önemliYapay zeka konusunun dünya genelinde konuşulan bir konu olduğunu, şu an hem Batı’da hem de Doğu’da bir medeniyet krizi yaşandığını belirten Tarhan, “Bununla ilgili değişen bir gençlik var. Değer içerikli bir eğitim olması önemli. Yardımseverliği, bağışlayıcılığı, iyi insan olmayı öğretebilmek önemli. Yeni yetişen gençleri böyle kazanabiliriz” dedi.Gençlerin psikolojik ihtiyaçlarına karşılık vermeliyizGünümüzde gençlerin üç kırılgan noktasının olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Genç kuşakta adalet beklentisi yüksek. Buyurgan yaklaşımdan nefret ediyorlar ve özgürlük beklentileri yüksek. Gençlerin bu beklentilerine ve psikolojik ihtiyaçlarına uygun biçimde karşılık vermezsek genç kuşaklarla aramızda bağlantı kurmak çok zor oluyor. Sultan Abdülhamid çok iyi liderdi, padişahtı. Güçlü bir askeri yapıya kadar büyük işler yaptı fakat bunu yaparken bir yerde bir açık verdi; o açık da genç kuşaklarla diyalog kuramadı. Bu nedenle yetiştirdiği çocuklar ona karşı oldular. Bu nedenle buradan ders alarak gençlerle duygusal bağ kurabilmeyi başarmamız gerekiyor” diye konuştu.Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, fahri doktora gerekçesini okuduÜsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, fahri doktora gerekçesini okumasının ardından fahri doktora töreni gerçekleştirildi. Fahri Doktora gerekçesinde “Üsküdar Üniversitesi Senatosu’nun aldığı kararla; bugüne kadar gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk ve altyapı çalışmalarıyla, toplumu birleştiren kişiliğiyle ve ilkeli duruşuyla Türk siyasetine, demokrasimize ve Türk Halkına yaptığı anlamlı katkılardan dolayı TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a Fahrî Doktora takdim edildiği belirtildi.TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a fahri doktora takdim edildiTBMM Başkanı Binali Yıldırım’a Fahri Doktora takdim edildi ve Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından cübbesi giydirildi. Üsküdar Üniversitesi Hisseden İnsan Heykelinin de verildiği törende Yıldırım, bir konuşma yaptı.TBMM Başkanı Binali Yıldırım: “Bu gençler istikbalimizin umudu haline geliyorlar”Temelleri 1999 yılında NP Grup tarafından atılan Üsküdar Ünivesitesi’nde 4 fakülte, 5 enstitü ve 1 yüksekokulunda 19 binin üzerinde gencin eğitim gördüğünü ifade eden Binali Yıldırım, “Bu gençler aldıkları formasyon eğitimiyle, istikbailimizin umudu haline geliyorlar. Çünkü Üsküdar Üniversitesi; gerçekleri arayan pozitif bilimlerle; iyi, güzel ve doğruyu arayan sosyal bilimleri buluşturan bir üniversitedir. Arkadaşlarımız üniversitenin Türkiye'nin ilk davranış ve sağlık temalı üniversitesi olduğunu söylediler bana." diye konuştu.Üsküdar Üniversitesi, teşhisten tedaviye çok disiplinli yaklaşımı Türkiye’ye taşımaya çalışıyorGünümüzde her alanda, her konuda iyi olmanın mümkün olmadığını, 'Her işi yaparım ağabey' döneminin artık tarihte kaldığını belirten Yıldırım, şunları söyledi:“İnsanlar ve kurumlar artık belirledikleri alanlarda referans gösterilecek işler yapmaya yöneliyorlar. Üsküdar Üniversitesi'nin de bu çerçevede nöroloji, psikiyatri, psikoloji birlikteliğini gerçekleştirerek, teşhisten tedaviye çok disiplinli yaklaşımı Türkiye'ye taşımaya çalıştığını görüyoruz. Bu yönüyle diğer üniversitelerden ayrılan bir üniversite olduğunu da söyleyebilirim. Bu arada sağlık bilimlerini klasik alandan bilgisayar tabanlı gerçeğe taşımaya çalıştığı da bir gerçek. Üniversitenin bu vasfının psikoloji ve davranışsal sağlık bilimlerine ilgi duyan gençlerimize iyi hitap ettiğini söyleyebilirim. Evren, şehir manasına gelen üniversite yerelden evrensele ulaşmanın kapısıdır. Evreni bir bütün olarak kabul eder, insanlığın birikimlerinden yararlanarak farklı inanç, düşünüş ve yorumlarla yeni bir senteze ulaşmaya çalışır. Bu noktada ideolojik, doğmatik davranmamak çok önemlidir. Bilgiyi sistematik şekilde üretmek, akademik düşünceyi öğretip, analiz gücünü elde etmek için üniversitelere ihtiyaç olduğu aşikar. Farklılıkları zenginlik olarak görüp, iletişim ve istişare kültürünü geliştirerek, demokrasiyi olgunlaştırmak için yine üniversitelere ihtiyacımız var. Bu manada sağlık, mühendislik, sosyal bilimler gibi sahalarda, bilgi ve değer üreten üniversiteler insanlık ailesine çok büyük katkı sağlıyor.”Meclis Başkanı Yıldırım’dan Rektör Tarhan’a teşekkür  TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “İlkelerini eleştiriye açık, özgürlükçü, çoğulcu ve katılımcı olarak ifade eden Üsküdar Üniversitesi’nin size çok müthiş imkanlar sunduğunu bugün yakından gördüm, şahit oldum. Bir kez daha bu üniversitenin düşüncesini ortaya koyan, gerçekleştiren başta Prof. Dr. Nevzat Tarhan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.Sosyal sorumluluk projelerini takdir ettiÜsküdar Üniversitesi’nin sadece akademik eğitim-öğretim ile meşgul olmayıp, toplumsal sorumluluk projeleri de gerçekleştirdiğini öğrendiğini de kaydeden Yıldırım, “Haydi Tut Elimi, Mutlu Yuva Mutlu Yaşam Derneği gibi sivil toplum kuruluşları marifeti ile istismara uğrayan, barınma ihtiyacı olan yavrularımıza, gençlerimize el uzatıyor olmanızı da takdirle karşılıyorum. Toplumla bütünleşmek ve nazariyeden uygulamaya yönelmek işte budur. Toplumsal sorunlarımızı çözme noktasında faal bir şekilde sahada olmanızdan dolayı da ayrıca tebrik ediyorum” dedi.Bu yıllar sizin altın yıllarınız, iyi değerlendirin“Sevgili gençler, Türkiye’nin istikbalini korumasında, istikbale umutla bakmasında şüphesiz en iyi güvencemiz, güç kaynağımız sizlersiniz” diyen Binali Yıldırım, “Mutlaka üniversitedeyken bir dil öğrenin. Yazmayı, konuşmayı, her yönüyle bir dil öğrenin. Bu yıllar sizin altın yıllarınız. Eğer bu sıralarda öğrenmemişseniz, sonrası biraz daha zor oluyor. 45 yaşıma geldim, 2 sene yurt dışına gittim, çoluğu çocuğu bıraktım lisan öğrendim. İhtisas da yaptım. Ama buna ihtiyacımız var. Hangi mesleğin eğitimini alırsanız alın, eğer dünyaya açılmak istiyorsanız, dünyada ne oluyor, ne bitiyor anlamak istiyorsanız, mutlaka bir lisan öğrenin. 1 tane öğrenin, hangisi olursa olsun” tavsiyesinde bulundu.Meclis Başkanı Yıldırım: “Okumayı bırakmayın”Öğrenmenin yaşının olmadığını belirten TBMM Başkanı Binali Yıldırım, "Okumayı bıraktığınız an yaşlandınız demektir. İster 60, ister 20 yaşında olun okumak insanı genç tutar. Onun için gençler okuyacağız. Daha çok okuyacağız. Okumak insanları bir anlamda törpüler. Kavgacı kimliğini tamamen ortadan kaldırır. Okumak, her şeyi karşılıklı anlayışla halletmenin daha doğru olduğu noktasına getirir” dedi.Prof. Dr. Sevil Atasoy, cübbelerini takdim ettiTörende Akademik Yükseltme Cübbe Giyme Merasimi gerçekleştirildi. Törende doktor öğretim üyeliği, doçentlik ve profesörlük unvanı alan hocalara yeni cübbeleri takdim edildi.İlk olarak doktor öğretim üyeliğine yükselişi olan hocalara cübbeleri Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy tarafından takdim edildi. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji (İngilizce) Bölümü’nden Merve Çebi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü’nden Zeynep Bahadır Ağce, Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Çetin Sayaca, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Eczane Hizmetleri Programından Sultan Mehtap Büyüker, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Laboratuvar Teknolojisi Programından Ebru Özkan Oktay, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Programından Feride Kulalı, Miraç Kamışlıoğlu, Özge Kılıçoğlu,  Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programından Tuğba Kaman cübbelerini giydi.Prof. Dr. Mehmet Zelka, doçentlik cübbelerini giydirdiDoçentlik unvanı alan hocalara ise cübbeleri Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zelka tarafından takdim edildi. İletişim Fakültesi Medya ve İletişimi Bölümünden Feride Zeynep Güder, Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümünden Özgül Dağlı ve Dinçer Atlı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümünden Çiğdem Yazıcı, Psikoloji Bölümünden Işıl Göğcegöz Gül, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümünden Türker Tekin Ergüzel, Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümünden Cemal Onur Noyan, Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programından Mesut Karahan, Sağlık Yönetimi Bölümünden Tuğba Altıntaş, Radyoterapi Programından Hüseyin Ozan Tekin cübbelerini giydi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan, profesörlük cübbelerini takdim ettiProfesörlük unvanı alan akademisyenlere ise cübbeleri Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından takdim edildi. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Bölümünden Tunç Çatal, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Nedret Hızel, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden Defne Kaya, Odyoloji Bölümünden Arif Şanlı, Sosyal Hizmet Bölümünden Abdullah Karatay ve İsmet Galip Yolcuoğlu ile Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Programından Niyazi Beki’ye cübbeleri takdim edildi.ÜÜ TV’den canlı olarak yayınlanan tören sonunda birlikte hatıra fotoğrafı çektirildi.Tören sonrası öğle yemeğini de Üsküdar Üniversitesinde yiyen Binali Yıldırım’a Erzincan fasulyesinden yapılmış özel kuru fasulye yemeği ikram edildi.

25 EYL 2018

Gelişmekte olan ülke doktorantları TÜBİTAK desteğiyle çalışmalarını Üsküdar’da yapabilecek

Uluslararası birçok öğrenci doktora kapsamında bilimsel çalışmalarını, TÜBİTAK’ın desteğiyle UNESCO tarafından tayin edilen Türkiye’nin ilk mükemmeliyet merkezi Üsküdar Üniversitesinde yapacak. Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, geçtiğimiz günlerde UNESCO tarafından Nörobiyoloji, Bilişsel Tıp ve Beyin Araştırmaları alanındaki çalışmalarından ötürü mükemmeliyet merkezi olarak tayin edilmişti.The World Academy of Sciences (TWAS) / Dünya Bilimler Akademisi – TWAS’ın Türkiye’de mükemmeliyet merkezi olarak seçtiği ilk üniversite, Üsküdar Üniversitesi olmuştu. TWAS, UNESCO tarafından Gelişmekte olan ülkelerin bilim anlamında ileri düzeye çıkmalarını sağlamak amacıyla kurulmuş olan bir organizasyondur. Bunun için kendilerince seçilmiş olan ileri düzey alt yapıya sahip kurum ve kuruluşları “mükemmeliyet merkezi” olarak belirleyip, gelişmekte olan ülkelerin genç ve parlak beyinlerini kendisi seçerek, mükemmeliyet merkezlerinde eğitimlerini sağlamaktadır.Mükemmelliyet Merkezine giden süreçÜsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Konuk, Gelişmekte Olan Dünya için Bilimler Akademisi Koordinatörü Dr. Max Paoli’nin Üsküdar Üniversitesini ziyaretini ve süreci değerlendirdi.Üsküdar Üniversitesinin sahip olduğu laboratuvar ve araştırma merkezlerini gezen Dr. Max Paoli’nin çok etkilendiğini ve TWAS’ın Türkiye’de mükemmeliyet merkezi olarak Üsküdar Üniversitesi’ni seçtiğini belirten Prof. Dr. Muhsin Konuk, bu ziyareti ve sonrasındaki gelişmeleri şöyle anlatmıştı:“Dünya Bilimler Akademisi’nin koordinatörü, UNESCO ile Dünya Bilimler Akademisi arasındaki koordinasyonu sağlayan Dr. Max Paoli İstanbul’da Dünya Bilimler Akademisi’nin düzenlediği bir toplantı münasebetiyle İstanbul’a geldiğinde, Dünya Bilimler Akademisi’nin Türkiye üyesi olan arkadaşına, İstanbul’a gelmişken akademisyenlere bir konuşma yapmak istediğini söylüyor. Arkadaşı da beni aradı. Bir görüşme organize ettik, Dr. Max Paoli ile üniversitemizde görüştük.Protein mühendisi olmasından dolayı kendisine üniversitemizin laboratuvarlarını gezdirdik. Laboratuvarlarımızı ve çalışma alanlarımızı gördü. Deney hayvanı ünitelerimizi; farmakogenetik, moleküler biyoloji, genetik, nörobilim ile nöroteknoloji laboratuvarlarımızı dolaştıktan sonra kendisi bana bir teklifte bulundu. ‘Biz Dünya Bilimler Akademisi olarak gelişmekte olan ülkelerin doktora öğrencilerinin, kendi belirlediğimiz mükemmeliyet merkezlerinde çalışmalarını sağlıyoruz.Özellikle üniversitenizin, nörobilim, beyin ve bilişsel süreçlerle ilgili çalışmalarından dolayı, size bir teklif getirsek kabul eder misiniz?’ dedi. Bundan sonra bu süreç gelişti.”TWAS’ın mükemmeliyet merkezi seçtiği Türkiye’deki ilk üniversiteBu süreç içerisinde, gelişmekte olan ülkelerin akademisyenlerinin, UNESCO’nun kendi çağrısı ile başvuranlar arasından seçtiği doktora öğrencilerini, Dünya Bilimler Akademisi Mükemmeliyet Merkezine kabul ettiğine değinen Prof. Dr. Muhsin Konuk, “TWAS, öğrencileri farklı yerlere gönderip çalışmalarına orada devam etmelerini sağladı. Dolayısıyla şu an Türkiye’de TWAS’ın mükemmeliyet merkezi olarak seçtiği ilk üniversite biz oluyoruz” şeklinde değerlendirmelerde bulunmuştu.TÜBİTAK desteğiyle çalışacaklarİyi insan yetiştirmeye odaklanmış olan Üsküdar Üniversitesinin dünyanın farklı bölgelerinde insan yetiştireceğinin altını çizen Prof. Dr. Muhsin Konuk, “Bu sadece üniversitemiz açısından değil, ülkemiz açısından da ciddi anlamda bir prestij artışı demek.Prof. Dr. Muhsin Konuk şunları söyledi: “Bununla ilgili olarak gelecek öğrencilerin beslenme ve konaklama sağlamak adına, TÜBİTAK ile yaptığımız görüşmeler neticesinde TÜBİTAK bir destekleme programında daha önceden 12 ay olan destek süresini bizim teklifimizle 36 aya çıkardı. Dolayısıyla, bizim vesilemizle bütün Türkiye üniversitelerinin faydalanacağı yeni bir destekleme programı geliştirilmiş oldu. Bu konuda başta Sayın TÜBİTAK Başkanımız, Başkan yardımcıları, Daire başkanları, Uzman ve uzman yardımcısı olarak bu süreçte bize destek olan ve yardımlarını esirgemeyen tüm TÜBİTAK personeline teşekkür etmeyi Üsküdar Üniversitesi olarak bir borç biliyoruz.”Bu çalışmalar neticesinde anlaşma metnine TÜBİTAK desteği maddesini de ekleterek TÜBİTAK’ın ismini de geçirmiş olduklarını ifade eden Konuk, “TÜBİTAK gelişmekte olan ülkelerden gelecek olan Doktora öğrencilerine maddi destek sağlayacak, bizim laboratuvarlarımız ve araştırma imkânlarımız dâhilinde hocalarımızın danışmanlığında gelen uluslararası öğrenciler çalışmalarını tamamlayacaklar ve kendi ülkelerinde bizim araştırma disiplinimiz ve metotlarımızı model alarak kendi laboratuvarlarını kurup onlar da insan yetiştirmeye başlayacaklar.” şeklinde konuştu.

03 EYL 2018

Sağlık bilişimi ile düşük maliyet, nitelikli hizmet hedefleniyor

Davranış Bilimleri ve sağlık alanında Türkiye'nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, “Sağlık Bilişimi Yüksek Lisans Programı” ile Türkiye’de yetiştirilen sağlık personelinin bilişim yetkinliklerini artırmayı hedefliyor. Alandaki dışa bağımlılığın da azaltılmasının amaçlandığı program ile katma değer üreten projelerin üretilmesi de hedefler arasında.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Türker Tekin Ergüzel Sağlık Bilişimi Yüksek Lisans Programı hakkında önemli bilgiler verdi.Düşük maliyet, yüksek nitelik ve kolay erişim amaçlanıyorArtan ve yaşlanan dünya nüfusu ile birlikte ortaya çıkan sağlık taleplerinin artmasıyla, sağlık alanında dünya çapında dönüşüm yaşandığını belirten Ergüzel, “Özellikle son yıllarda gelişen medikal cihazlar, veri toplama ve veri analiz yöntemleri ile birlikte toplanan verinin klinik karar verme ve tedavi süreçlerine oldukça önemli katkısı bulunmaktadır. Medikal verinin gerek yüksek çözünürlüklü büyüklüğü, gerek içerdiği bilginin anlamlılığının ortaya konması gerekliliği, veri işleme ve analiz yöntemlerine olan ihtiyacı beraberinde getirmektedir. Sağlık Bilişimi Yüksek Lisans Programı temel olarak, yeni sağlık modellerinin ve düşük maliyetli, yüksek nitelikli sağlık hizmetine kolay erişim için gereken bilişim teknolojileri çözümlerinin sağlanması ile klinisyenlerin kanıt temelli ve kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımlarını uygulamalarına destek veren uzmanlar yetiştirmeyi amaçlamaktadır” şeklinde konuştu.Ülke ekonomisine katkıda bulunacak sistemler geliştirilecekDoç. Dr. Türker Tekin Ergüzel, Sağlık Bilişimi Yüksek Lisans Programı kapsamında öğrencilere, “yapay zekâ ve akıllı sistemler” başlığı altında dünyada yürütülmekte olan çalışmalar ile ilgili bilinç kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Ergüzel, ülke ekonomisine katkıda bulunacak modüler ve akıllı sistemler geliştirme süreçlerini başlatma ve yürütme, üniversite ve sanayi iş birlikleri için zemin hazırlama ve girişimci gençlere kuluçka merkezi, hızlandırıcılara yönlendirme ve akademik çalışmalar yapma süreçlerinde katkıda bulunacaklarını dile getirdi.“Dışa bağımlılığı azaltmak programın nihai amaçlarından”Sağlık Bilişimi Yüksek Lisans Programı ile ülkemizde yetiştirilen sağlık personelinin bilişim yetkinlikleri de artırılarak başta elektronik sağlık kayıtları ve standartları, teletıp ve mobil uygulamalar, hesaplamalı nörobilim, sağlık bilişiminde veri madenciliği, medikal veri analizi, karar destek sistemleri ve tanılama süreçleri alanlarında uzmanlar yetiştirilmesi ile sağlık personeline bilişim yetkinlikleri olan mühendisleri de dâhil etmeyi amaçladıklarını belirten Ergüzel, “Bu sayede alandaki dışa bağımlılığı azaltmak ve katma değer üreten projelere, araştırma geliştirme çalışmalarına katkıda bulunabilecek bu çalışmalara öncülük edebilecek insan kaynağını da yetiştirmek programın nihai amaçlarındandır” dedi.

25 HAZ 2018

Lisansüstü eğitim ile yeni uzmanlık alanları kazanın

Üsküdar Üniversitesi, beş enstitüde çok sayıda lisansüstü programı ile akademik kariyer yapmak ve alanında uzmanlaşmak isteyenlere yüksek lisans imkânları sunuyor. Adli Bilimlerden tasavvufa kadar çok farklı alanda uzmanlaşmak isteyenler için ilgi alanlarına uygun seçenekler mevcut. Ayrıca Sağlık Bilimleri Enstitüsüne bağlı 4, Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı 1 doktora programı bulunuyor.Üsküdar Üniversitesi,  Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü çatısı altında çeşitli yüksek lisans programları düzenliyor. 5 farklı enstitüde 30 farklı programda lisansüstü programı olanağı sunuyor.Adli Bilim uzmanı yetiştiriliyorBağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü, Türkiye’de bir ilki hedefleyerek dokuz farklı programla hemen her lisans dalından mezun olanlara uluslararası kalitede lisansüstü eğitim ve öğretim vermeyi amaçlıyor.Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Adli Bilimler Anabilim Dalı altında; Adli Kimya, Adli Toksikoloji, Adli Moleküler Biyoloji, Adli Genetik, Adli Hemşirelik/Ebelik, Olay Yeri İnceleme ve Kriminalistik, Adli Bilişim ve Dijital Deliller, Adli Psikoloji ve Davranış Delilleri ile Suç Önleme ve Analizi programları yer alıyor.Adalet hizmetlerindeki ihtiyaçlar gözetiliyorProgram, adalet hizmetleri, bağımlılık ve suç önleme konularında temel gereksinimleri karşılamayı ayrıca birey, aile ve toplumun mağduriyetini engellemeyi amaçlıyor. Programda suçu ve suçluyu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde modern teknolojilerle kanıtlayabilmek, bu alanlarda yeni teknolojiler geliştirmek ve ülkemizi dışa bağımlı olmaktan çıkartacak bilimsel araştırmalar yapmak için ileri düzey bilgi, anlayış ve beceri ile donanmış uygulayıcı, eğitici ve araştırmacı adli bilimcilerin yetiştirilmesi hedefleniyor.Evrensel bilime katkı sağlayacak uzmanlar yetiştiriliyorSağlık Bilimleri Enstitüsü, üniversitenin davranış ve sağlık bilimleri alanlarındaki deneyim ve bilgi birikimini kullanarak, ulusal ve uluslararası düzeyde tercih edilen, saygın yaratıcı ve evrensel bilime katkı yapan bilim insanları ve alanında yetkin uzmanlar yetiştirmeyi amaçlıyor. Enstitü bünyesinde Çocuk Gelişimi, İş Sağlığı Ve Güvenliği, Nörobilim, Sağlık Yönetimi, Sosyal Hizmet, Dil ve Konuşma Terapisi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon, Hemşirelik, Psikiyatri Hemşireliği, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği, İç Hastalıkları Hemşireliği, Toplum Ruh Sağlığı Hemşireliği ve Sağlık Yönetimi yüksek lisans programları yer alıyor.Doktora yapma olanağı sunuluyorSağlık Bilimleri Enstitüsünde ayrıca Sağlık Yönetimi Doktora Programı, Moleküler Nörobilim Doktora Programı, Dil ve Konuşma Terapisi Doktora Programı ve Hemşirelik Anabilim Dalı Doktora Programı yer alıyor.AR-GE çalışmalarına katkı sağlanıyor Fen Bilimleri Enstitüsünde ise Biyomühendislik Anabilim Dalı Yüksek Lisans ve Moleküler Biyoloji Bilim Dalı Yüksek Lisans programlarında eğitim veriliyor.Bilim, sağlık ve teknoloji alanındaki gelişmeleri takip eden Üsküdar Üniversitesi’nin lisansüstü eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinde önemli yeri olan Fen Bilimleri Enstitüsü, geleceğin bilim insanlarını yetiştirme amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.Üsküdar Üniversitesi’nin AR-GE faaliyetlerine de katkıda bulunan ve gelecekte de bu alanda çalışmalar yürütecek nitelikli insan gücünü yetiştirmeyi hedefleyen enstitü, ulusal ve uluslararası düzeydeki akademik çalışmalarına devam ediyor.Uygulama imkanları sunuluyorSosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde ise Klinik Psikoloji, Uygulamalı Psikoloji, Nöropazarlama, Medya ve Kültürel Çalışmalar, Yeni Medya ve Gazetecilik Yüksek Lisans Programları yer alıyor.Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki yüksek lisans programları, akademik bilgi birikiminin yanı sıra uygulama imkânları sunuyor. Programa katılanlar, Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi, NP Feneryolu Tıp Merkezi, Üsküdar Üniversitesi uygulama ortağı olan NPİSTANBUL Beyin Hastanesinde bulunan laboratuvarlarda çalışma, uygulama ve staj olanaklarından yararlanabiliyor.Psikoloji doktora programı varSosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Doktora Programı ise eğitim ve araştırma kariyerine hazırlıyor.Tasavvuf her yönüyle ele alınıyorTasavvuf Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans Programları içeriği; başta tasavvuf doktrini olmak üzere, tasavvuf tarihi, tasavvuf edebiyatı konularını birbirleriyle ve temel İslâm bilimleri ile bütünlüklü, İslâm düşünce ve medeniyet tarihi konuları başta olmak üzere sosyal bilimlerin çeşitli disiplinleri ile ilişkilendirilerek yapılandırıldı.Aynı zamanda kendi kültür coğrafyamızı konu alan “İslâm medeniyeti, tasavvuf düşüncesi ve kültürü” perspektifine dayalı disiplinler arası kültür çalışmaları üretimine katkı sağlamayı hedefleyen program, her branştan ilgiliye tasavvuf ve ilgili konularında lisansüstü eğitim yapma imkânı sağlıyor.Daha fazla ayrıntı için:https://uskudar.edu.tr/tr/enstituler

30 OCA 2018

Danışmanlık Eğitimi ve Orpheus Çalıştayı yapıldı

Lisansüstü eğitim, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından düzenlenen “Danışmanlık Eğitimi ve Orpheus Çalıştayı” nda konuşuldu. Yüksek lisans ve doktora eğitimine dair önemli ayrıntıların ele alındığı çalıştayda eğitimin kalitesi de konuşuldu.Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonundaki program İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından Üsküdar Üniversitesi kurumsal filminin seyredilmesiyle başladı.Programın açılış konuşmasını Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür ve Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilgün Sarp gerçekleştirdi. Orpheus ve danışmanlık konusunda konuşan Sarp "Aktivasyon çalışmaları noktasında Orpheus çok bilinen bir ortam değil. Bunu tanımalıyız." Diyerek YÖK yönetmeliğine göre danışmanın rolü ne ve YÖK bizden ne istiyor? Sorularına yanıt verdi."Supervisor ve adviser karışıyor. Aslında supervisor kontrol eden, adviser danışılan kişi demektir. " ifadelerini kullandı.Sarp: “Doktora hadi doktoram olsun diye yapılabilecek bir şey değil!” Prof. Dr. Nilgün Sarp, "YÖK der ki öğrencinin danışmanıyla beraber belirlediği tez konusunda en geç ikinci yarıyıl sonuna kadar enstitüye önermesi gerekir. Ben bu belirtilen süreleri önemsiyorum. Doktora çok zahmetli bir süreç. Hadi doktoram olsun diye yapılacak bir şey değil. Doktorasını bitiren kişi hemen tez danışmanı olamıyor. Tez çok önemli bir süreç. Tezler hem bizim hem de sizin şerefiniz. Ömür boyu omzunuzda taşıyacağınız bir şey. Tezi çalışırken danışman olarak bilmiyorsanız siz de öğrenirsiniz. Tez hem danışmanı hem öğrenciyi geliştirir. Öğrencilerin ufkunu, önlerini açacak, onlarla tartışacak danışmanlar olması gerek. Ayrıca açık, destekleyen, kolay ulaşılabilen, etik, rehberlik eden, fikir ve görüş veren danışmanlar olmalı. Danışmanın eksik dediği yerleri de öğrenci çalışarak kapatacak. YÖK danışmanlarına önerim, konu tespiti, danışman tespiti, zamanında yönlendirme konularında erken davranılmalı.” dedi.Özdemir: “Tez hocaları tren raylarını ayarlar, öğrenciler gider” Açılış konuşmasının ardından Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı İbrahim Özdemir “Alman meslektaşım bir gün beni otelime bırakırken anlatmıştı. ‘Bak! Hegel’de burada okudu’ diyerek bana bir bina göstermişti. Hegel 1788’de Tübingen’e geldiğinde sadece profesör çocukları profesör olabiliyordu. O gece bir kitaba baktım, Hegel 19.yy’da Almanya’ya devrim niteliğinde yenilikler gerçekleştiren iki kişiyle aynı odada kalmış. Ayrıcalıkların kalkmasıyla Hegel bugün ki Hegel olmuş.” Diyerek konuşmasına başladı. Ardından şunları ekledi “Tez hocaları tren raylarını ayarlar, belirler ama yolu bizim gitmemiz lazım. Ben ilahiyattan felsefeye giden ilk öğrenciyim. Bana niye? diye sordular. 5 yıldır öğrendiklerimin sağlamasını yapmaya geldim dedim.” dedi.Hatalı eğitimle %90 olan yaratıcılığımız ’la düşüyor!Danışmanın öneminde dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “Neden danışman önemli? Arda topa nasıl vuracağını bilmiyor mu? Biliyor ama direktör olmadan olmuyor. Orkestrada da bu böyle. Akademisyenlik çok zor ama çok keyifli. Diyojen felsefenin, bilimin, insanın zaaflarını tanıyıp kurtulmanın ne kadar önemli olduğunu İskender’e gölge etme başka ihsan istemem diyerek gösteriyor. Çok az kişi İskender’in büyüklüğünün Aristoteles’ten geldiğini bilir. %98 olan yaratıcılığımız hatalı eğitim metoduyla ’lara düşüyor. Bizi kalıplara koyuyorlar. Benim tezim 11 yıl sürdü. İyi danışman hem dost, hem arkadaş, hem çocuklarınızın teyzesi, amcası olabiliyor. İyi danışman, çocuklarınızın da iyiliğini düşünüyor. İlim esastır. Zengin olmanın yolları vardır. Ama ilim adamı olmak istiyorsan o yolları bırakmalısınız. Bilimin bize verdiği şeyleri görmek gerek. Bir toplantıda dedim ki; çevre benim için sadece akademik iş değil. Ben ilk defa kurt gördüğümde son kez gördüğümü bilemezdim. O yüzden çevre ahlaki bir sorun. Bu toplantıdan sonra Birleşmiş Milletler bana danışmanlık teklif etti. Orada da 2 yıl çalıştım.”İyi öğrenci iyi hoca karşılıklı öğrenirYaratıcılığınıza kulak verin diyen Özdemir; “Felsefenin asıl adı bilim aşkı, bilim sevgisidir çok bilme sevdası değil. Hakikati öğrenme aşkı. İyi öğrenci, iyi hoca karşılıklı birbirine öğretiyor. Bilim bazen devrimlerle gelişir. Kurulu düzenin dışına çıkmak, paradigmanın dışına çıkabilme. Özgünlüğümüzü koruyalım. Aristoteles’e diyorlar hocan Platon’la çok farklı düşünüyorsun. Aristo diyor hocamı severim ama hakikati daha çok severim. Ne kadar okuyan, yaratıcı fikirli olursanız olun hocanıza ihtiyacınız olacak. Ben hocalarımın eseriyim. Yumurta olup çürüyebilirsiniz, düzgün kuluçkaya yatıp bir şahin de olabilirsiniz.”Özdemir’in ardından Koç Üniversitesi ve Orpheus Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Orer konuşma yaptı.Her zaman iyi araştırıcılar iyi danışman olmayabilir“Doktoranın özü, araştırma yoluyla eğitimdir diyor Eurodoc belki de en iyi tanım budur. İki çıktımız var bir ayakta eğitim diğeri ayakta araştırma var. Bizim eğitimimiz şey gibi ne yetiştirdiğimizi bilmiyorsak bizim için her yetişen ürün oluyor. Orpheus doktora konusunda Avrupa’dan da dışarı taşmış bir platform. Çok heterojen bir ortam. Karar verme süreçlerimiz var herkes iyi doktora yapabilecek öğrenciyi seçiyor. Tez bilime orijinal katkı yapabilme, bağımsız araştırma yapabilme, başka ürünleri eleştirel gözle değerlendirebilme. Tezin sahibinin öğrenci olması çok önemli. Her zaman iyi araştırıcılar en iyi danışman olmayabilir.”Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Nöropsikofarmakoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Tayfun Uzbay sunum yaptı.“Bilimin en önemli özelliklerinden birisi bilgi edinmemizi sağlaması. Hiç bilgisiz yaşayabilir miyiz? İnsan aslında deneme yanılma yoluyla da görür. Bilim doğru düşünme, sistematik olarak bilgi edinme sürecidir. Dinle bilimi bir araya getirerek tartışmak boş yere polemikler oluşturur. İkisi bambaşka şeyler. Bilimsel düşünmek analitik düşünmek demektir. Analitik düşünce çerçevesinde yaklaşımlar sayesinde insanın yaşam kalitesi artmıştır.” diyerek konuşmasına başlayan Uzbay şöyle devam etti:İdeal bilim insanı nasıl olmalı?“Bilimsel araştırma sürecinde hipotezi oluşturursunuz, verilerinizi sınarsınız, verilerinizi yorumlarsınız. Sonunda toparlayarak bilimsel bilgiyi elde edersiniz. Bilimsel bilgi olabilmesi içinse tarafsız olmalı, doğru ölçme-değerlendirme, kanıtlanabilir, olması gerekenle değil olanla uğraşması gerekiyor. Ve evrensellik ilkesine uymalıdır. Bilimsel bilginin yayılması yani paylaşılması gerekiyor. Bilimsel indekslere giren en geçerli olan, herkesin uzlaştığı SC en verimli veri tabanı. Buna kaliteli bilimsel yayın diyoruz. Bilimsel bilgi teknolojiye dönüşmelidir. En etkili kullanılış biçimi bu keşifle, buluşla, patentlerle oluyor. Bilimsel bilgiyi teknolojiye dönüştürmek için; SC dergisinde yayınlanabilir kapasitede olmalı. Nitelikli olması gerekir. Etik kurallar çerçevesinde üretilmiş olması gerekir. Ülkelerin aldıkları patent sayıları teknolojiyi ekonomiye yansıtma ve bilimsel bilgiyi ekonomik gelişmede kullanmanın en önemli göstergesidir. Peki ideal bilim insanı nasıl olmalı? Gelişmiş ülkede bunun elbette ki standardı vardır. Tarafsızlık, özeleştiri, özgüven, ilkeli davranma, etik davranmak, işine adanma, sovenist olmamak, idealizm.”Uzbay: “Etikten yoksun bilim sahtedir!”Uzbay konuşmasında etik değerlere dikkat çekerek; “Marie Curie’nin iki nobeli var. Radyum bir elementtir, herkesin malıdır. Nasıl bir kişiye ait olabilir demiş. Bizim de böyle düşünmemiz gerekiyor. Etik bilimi tamlığa ulaştıran şeydir. %1 nonetik olduğunuz anda etik olamazsınız. Bazı ahlaki kurallar bölgeden bölgeye değişir ama etik tüm dünyayı kapsar. Etikten yoksun bilim ve hukuk sahtedir. –mış gibidir. Çağdaş ve sağlıklı toplum kaliteli yaşamın temelini etik oluşturur. Bilim ve hukuka dayanır. Gelenek, görenek değişir. Etik ve bilim evrenseldir.” İfadelerini kullandı.Son konuşmacı İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Orpheus Etiket Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Gül Akdoğan’dı. Lisanüstü eğitimin en yararlı en özen isteyen süreçlerindendir diyen Akdoğan şöyle devam etti “1982’de ki YÖK yasası lisansütü eğitimin yapılanması çerçevesinde oluşturdu ve de bu suretle artık Phd eğitim kontrol altına alınmaya başlandı. Daha önce çok serbest, dağınık denetimi olmayan, ilkeleri olmayan bir eğitimdi burada da 82’den buyana Türkiye baya bir yol aldı.Tam gün süren çalıştay, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.Haber-Fotoğraf: Beyza Bıyıkoğlu

07 ARA 2017

5 enstitüde yüksek lisans imkanı

Üsküdar Üniversitesi yüksek lisans programları güçlü akademik kadrosu ile nitelikli uzman yetiştirmek üzere öğrenci kabulüne başladı.Tezli ve tezsiz programlar çerçevesinde eğitim alan yüksek lisans öğrencileri, teorik bilgilerin yanı sıra Üsküdar Üniversitesinin bütün laboratuvarlardan da faydalanabiliyor.Yüksek Lisans Programları; ulusal ve uluslararası arenada kariyer sahibi olmak isteyenler için yeniçağın getirdiği ihtiyaçlara uygun yetenek ve donanıma sahip bireyler yetiştirmek üzere güçlü bir akademik kadro eşliğinde uygulanıyor.Üsküdar Üniversitesi; Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü olmak üzere 5 enstitü altında 30’dan fazla yüksek lisans programı sunuyor.Yüksek lisans öğrencileri %30’a varan burs olanakları ile birlikte, tüm laboratuvarlardan yararlanmanın yanı sıra gerekli koşullar sağlandığı takdirde Erasmus’un bütün imkânlarından da faydalanabiliyor. Yüksek lisans programları hakkında bilgi için; https://uskudar.edu.tr/tr/sayfa/331/enstituler#

18 EYL 2017

Türkiye’nin ilk Moleküler Nörobilim Doktora Programı Üsküdar’da

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü çatısı altında Türkiye’de ilk Moleküler Nörobilim Doktora Programı açıldı.2013 yılında ABD’de başlatılan “Brain initiative Project” in Türkiye ve Ortadoğu koordinatörlüğünü yürüten Üsküdar Üniversitesi’nde bu programın bir ihtiyaç olduğu düşünülerek doktora programı açıldı.Donanımlı akademisyenler yetiştirilecekMoleküler Nörobilim Doktora Programı ile öğrencilere psikiyatrik ve nörodejeneratif bozukluklar dahil bir dizi beyin hastalığının gösterdiği temel ve deneysel sinirbilim hakkında derinlemesine bilgi sağlamak, bugünün ve yarının hastalıkları için çözüm aramada önemli bir rol oynamak isteyen bu konuda yeterliliği yüksek, kaliteli eğitmen ve akademisyenlerin yetiştirilmesi amaçlanıyor.Doktora programını bitirenler moleküler ve hücresel nörobilim alanında olduğu gibi temel nörobilim alanlarında da çalışabilecekler. Öğrencilerin bu alandaki gerekli bilgileri öğrenebilmeleri için alması gereken zorunlu dersler ve çalışmak istediği alana uygun olan seçmeli dersleri alabilecek.  Alana özgü gerekli bilgileri hem de istedikleri alan ile ilgili bilgileri eksiksiz edinebilmeleri için geniş yelpazeli ders programı öğrencilere sunulacak.Nöronal fonksiyonların temel mekanizmaları anlaşılmalıÜsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Moleküler Nörobilim Anabilim Dalı Başlanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, beynin işlevinin, sinyalleme birimlerinin son derece karmaşık bir entegrasyonunun sonucu olduğunu belirterek “Nöronların sağlık ve hastalıktaki rolünü anlamak için, nöronal fonksiyonun altında yatan temel mekanizmaları anlamak oldukça önemlidir. Son yıllarda genetikte kaydedilen ilerlemeyle birlikte, bu genlerin nöronal sistemlerde ne yaptığını anlamak büyük bir istek haline gelmiştir. Ülkemizin bu konuda dünya çapında hızla artan bilgi birikimini yakalaması ve bu alanın öncü çalışmalarını üretecek alt yapıyı oluşturması gerekmektedir” dedi. Prof. Dr. Muhsin Konuk, “Moleküler ilkelere ilişkin temel anlayışın Bipolar bozukluklar, Otizm, Şizofreni, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklar için eşsiz tedavi paradigmalarına ait doğru anahtarı elde tutmak” olduğunu söyledi.Ayrıntı için:https://sbe.uskudar.edu.tr/tr/sayfa/molekuler-norobilim-doktora-programi-hakkinda

16 AĞU 2017

Doktoralı dil ve konuşma terapistleri yetişecek!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Dil ve Konuşma Bozuklukları Terapisi Doktora Programı açıldı. Doktoralı dil ve konuşma terapistlerinin yetiştirilmesinin amaçlandığı program ile iletişim-dil-konuşma, ses, yeme-yutma bozuklukları konusunda klinik ve temel araştırma ve geliştirme faaliyetleri gerçekleştirebilecek, alanda çalışan pratisyen dil ve konuşma terapistlerine kanıta dayalı terapi yöntemlerini sunabilecek, klinik alanların yanı sıra temel bilimler çerçevesinde de konuyla ilgili modeller geliştirebilecek üzere çalışmalar yürütülecek.Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklukları Terapisi Doktora Programına başvurular alınmaya başladı. Sadece lisans ve yüksek lisans mezuniyeti Dil ve Konuşma Terapisi olan adayların başvurabileceği doktora programına kabul edilebilmek için, Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Anabilim Dalı Başkanlığınca yapılacak yazılı ve sözlü bilim sınavdan da başarılı olarak geçmek gerekiyor. Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklukları Terapisi Doktora Programı yazılı ve sözlü sınavları 21 Ağustos 2017’de gerçekleşirken, sonuçlar ise 22 Ağustos 2017’de açıklanacak.Ülkemizde konuşma terapisti ihtiyacının önemine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Konrot doktora programının tez yazma süresi dahil ortalama 8 yarıyıl süreli devam edeceğini belirterek;“Ülkemizde dil ve konuşma terapisti sayısı oldukça az sayıda bulunuyor. Bu ihtiyacı karşılamak adına önemli bir program hazırladık. Hazırladığımız doktora programını tamamlayanlar, Dil-Konuşma Bozuklukları ve Terapisi kuramlarını ve tekniklerini öğrenme, klinik bilimler alanındaki bilimsel verileri, uygulamada kullanabilme ve yayımlama yeteneği kazanma, Dil ve Konuşma Terapisi görüşme ilkelerini öğrenerek uygulama, ayrıntılı değerlendirme ve terapi planı yapabilme, bireyin sorunlarını bütüncül bir anlayışla ele alıp, dil ve konuşma terapisi açısından analiz edip, var olan sorunu giderici öznel ve davranışsal refahı ve kişisel gelişimi teşvik etme, İnsan gelişimini ayrıntılı olarak anlama ve gelişimin olumlu ve olumsuz geleceği hakkında yordama yapabilme, Ailede, okulda ve diğer kurumlarda önleyici (koruyucu) iletişim sağlığı için profesyonel uygulamalarda bulunabilme, Etik ilkelere bağlı çalışma, Meslektaşlarla ilişkileri öğrenme, ekip çalışması ve topluma dayalı hizmetleri öğrenme, uygulama becerilerine sahip olacak” dedi.

19 TEM 2017

Yeni Medya ve Gazetecilik yüksek lisansı yalnızca Üsküdar’da

Yeni Medya ve Gazetecilik alanında ilk yüksek lisans programı Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde açıldı. Başvuruların başladığı yüksek lisans programı tezli ve tezsiz kategorilerde öğrenci alımı yapıyor. Yeni Medya ve Gazetecilik tezli ve tezsiz yüksek lisans programı çağa uygun müfredat yapısı ve güçlü akademik kadrosuyla alanda hem nitelikli akademisyenler hem de kaliteli meslek insanları yetiştirmeyi hedefliyor.İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik lisans programının uzantısı olarak açılan Yeni Medya ve Gazetecilik Yüksek Lisans programında verilecek dersler kapsamında iki temel hedef gözetiliyor. Birincisi, yeni iletişim teknolojilerinin, dolayısıyla da yeni medyanın geleneksel gazetecilik üzerindeki dönüştürücü etkileri üzerinde ayrıntılı çalışmaların yapılması; ikincisi ise, yeni medya ortamında gazetecilik mesleğine hazırlanmakta olan meslek insanlarının en kalifiye biçimde yetişmelerinin sağlanması.Yeni Medya ve Gazetecilik Yüksek Lisans Programı konusunda görüşlerine başvurulan İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan programa ilişkin olarak şunları söyledi: “Gazeteciliğin büyük ölçüde internete kaydığı günümüzde, yeni medyanın olanaklarıyla donanmış medya profesyonellerine duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Programdan mezun olacak öğrenciler hem geleneksel gazetelerde ve gazetelerin internet versiyonlarında hem de doğrudan internet temelli medyada donanımlı profesyoneller olarak çalışabileceklerdir. Tezli programımız, yeni medya ve gazetecilik alanında ya da iletişim alanında akademik kariyer yapmak isteyenler için de cazip bir programdır.” Gazetecilik yeni medyanın gereklerine ayak uydurmak zorunda Yeni medyayı, “Üretimi, programlanması ve depolanması konusunda bilgisayara veya mobil teknolojilere ihtiyaç duyan, dağıtımı ve gösterimi internet aracılığıyla gerçekleştirilen, etkileşim özelliğine sahip medya” olarak tanımlayan Prof. Dr. Süleyman İrvan, yeni medyanın gazeteciliği olumlu yönde dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.Prof. Dr. İrvan, etkileşim ve hipermetin özelliğiyle okurların daha iyi bilgilenmesine, farklı kaynaklardan beslenmesine ve içerik üretimine katkıda bulunabilmesine hizmet edeceğini, bu nedenle yeni medyanın özelliklerini iyi kullanabilen gazetecilere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Türkiye’de bu isimle açılan ilk yüksek lisans programı Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Yüksek Lisans programı, Türkiye’de bu isimle açılan ilk yüksek lisans programı olma özelliğini taşıyor. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör,  şöyle konuştu:“Üsküdar Üniversitesi ilklerin üniversitesidir. Yıllardan beri Türkiye’de yeni medya kavramı ve de olgusu iletişim camiasında tartışılmaktadır. Ancak tuhaf olan nokta, yeni medya tartışmalarının çoğu zaman gazetecilik kavramı dışarıda tutularak yapılıyor olmasıdır. Oysa yeni medya olgusu ile gazetecilik olgusunu birbirinden ayrı tutamayız. Dijital iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte geleneksel gazetecilik söz konusu teknolojinin kullanımıyla dönüşerek ve çok daha güçlenerek geleceğe gidiyor. Geleceğin gazetecileri dijital teknolojiyi etkin biçimde kullanacak, yeni teknolojinin etkisiyle çok daha yüksek tempoda çalışacak, çok daha hızlı düşünecek, bilgiye hızlı ulaşacak ve üretimi hızla gerçekleştirecek olan gazeteci olacaktır. İşte biz de Yeni Medya ve Gazetecilik Yüksek Lisans programımızda gerek akademik kariyer yapmak isteyen gerekse de gazetecilik mesleğini yapmak üzere hazırlanan gençlere geleceğin yeni medya temelli gazeteciliği konusunda eğitim vermeyi amaçlamaktayız.  Bu isimdeki ilk yüksek lisans programı olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bazı üniversitelerde yeni medya, bazı üniversitelerde ise gazetecilik olarak devam eden benzer programlar bulunmakla birlikte ilk kez her iki olguyu ve de kavramı birleştiren bir yüksek lisans programı olarak eğitime başlıyoruz. Her iki olguyu da kapsıyor olması, programın ne denli kapsamlı ve çağın gereklerine yanıt verir nitelikte olduğunun da önemli bir göstergesi. Akademik kadromuz ve ders programımız konusunda da oldukça iddialıyız.”İnterdisipliner anlayış ve programlar arası esnek hareket alanı Üsküdar Üniversitesinde lisansüstü programlar arasında hareket esnekliği bulunuyor. Prof. Güngör, üniversitede lisansüstü programların herhangi birinde eğitim gören bir öğrencinin istediği takdirde, başka yüksek lisans programlarından seçmeli dersler de alabileceğine dikkat çekti. Buna göre, örneğin, Yeni Medya ve Gazetecilikte yüksek lisans yapmakta olan bir öğrenci, ilgisini çekmesi halinde Medya ve Kültürel Çalışmalar veya Nöropazarlama yüksek lisans programlarındaki dersleri de alabiliyor. Hatta öğrenciler ilgileri doğrultusunda bu programların dışında kalan yüksek lisans programlarından da seçmeli ders seçebilme olanağına sahip. Üsküdar Üniversitesi, bilimde disiplinler arası ilişkiyi önemsiyor ve öğrencilerine programlar arasında esnek hareket olanağı sağlıyor.Programa kimler başvuruda bulunabilir, mezunların istihdam alanları nelerdir?Yeni Medya ve Gazetecilik Yüksek Lisans programı kendi içerisinde interdisipliner bir yapıya sahip olup, dört yıllık lisans eğitimi diplomasına sahip herkes başvuruda bulunabilir. Programdan mezun olanlar ise iletişimin her alanındaki doktora programlarına devam edebilir veya medya sektöründe görev yapabilirler.Bilgi almak için  Adaylar Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü web sayfasından, web sayfasında verilen e-posta adreslerinden veya telefonlardan ulaşarak bilgi alabilirler. Program hakkındaki tüm ayrıntılar web sayfasında bulunmaktadır.https://sobe.uskudar.edu.tr/tr/sayfa/yeni-medya-ve-gazetecilik-yuksek-lisans-programi-hakkinda  

08 TEM 2017

Üsküdar Üniversitesi görkemli törenle 4. mezunlarını uğurladı

 Üsküdar Üniversitesi 2016-2017 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, Ülker Sports Arena’da gerçekleştirdi. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans bölümlerinden mezun 3 bin 808 öğrenciye diplomaları görkemli bir törenle verildi. Heyecanlı ve duygulu anların yaşandığı törende Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan alınlarından öperek mezun ettiği öğrencilerine “Son Ders ve Mezunlara Veda” başlıklı bir de konuşma yaptı. Törende 7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler'de gerçekleştirilen terör saldırısında şehit olan Üsküdar Üniversitesi öğrencisi polis memuru Duha Beker de anıldı. Fizyoterapi bölümü öğrencileri, diplomalarını alırken bu yıl kendileriyle beraber mezun olacak Duha Beker’i de unutmadılar. “Seni unutmayacağız” yazılı pankart açan arkadaşları salonda dakikalarca ayakta alkışlandı. Üsküdar Üniversitesi, 2016-2017 Akademik Yılı sonunda ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerini mezun etmenin sevincini ve gururunu yaşadı. Ataşehir Ülker Sports Arena’da gerçekleştirilen 4. mezuniyet töreninde 3 bin 808 öğrenci diplomalarını aldı.Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Mutlaka bir amacınız ve yol haritanız olsun”Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Son Ders ve Mezunlara Veda” başlıklı konuşmasında eğitimin hayat boyu sürdüğünü belirterek önemli tavsiyelerde bulundu:“Mesleğinizi yaparken ne yaptığınız kadar nasıl yaptığınız da önemli. Özellikle sağlık alanında çalışacak mezunlarımız size danışan hasta ve hasta yakınlarını sanki ailenizin bir üyesi gibi düşünmeyi ihmal etmeyin. Üniversiteye başladığınızda bir kıvılcımdınız şimdi alev oldunuz bundan sonra bulunduğunuz yeri ısıtacak, aydınlatacak ve canlandıracaksınız. Burada öğrendiğiniz bilgileri kendinizi geliştirerek hayatınızın sonuna kadar götürmeniz önemli. Mutlaka hayatta bir hedefiniz olmalı, yaşam amacınız olmalı. Bunun için nereye gittiğinizi bilmeniz gerekiyor onun için de mutlaka bir yol haritanız olmalı. Daha iyilerden mutlaka yardım alın danışmadan karar vermeyin. Gelecek projeleriniz olmalı hedefe giderken karşınıza çıkan zorluklardan asla yılmayın. Uçurtmayı uçuran rüzgâr değil uçurtmanın rüzgâra karşı aldığı pozisyondur. O nedenle siz olaylara karşı doğru pozisyon alırsanız o pozisyon sizi uçurabilir. Doğru pozisyonu almak için ne yapacağız? Bir bilenden yardım alacağız. Kendimizi tanıyacağız, niyetimize bakacağız. Niyetimiz iyiyse ve ilkeli yaşamayı başarıyorsak iyi pozisyonu mutlaka yakalıyoruz. Bireysel fayda yerine toplumsal faydayı hedefleyen kişiler başarılı oluyor.”Törene Adnan Tanrıverdi ve Mustafa Ataş da katıldıÜniversiteden birinci, ikinci ve üçüncülükle mezun olan öğrenciler anons edilerek ödülleri takdim edildi. Törene katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Kurucu Üyesi Mustafa Ataş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Adnan Tanrıverdi,  Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Furkan Tarhan ve Mütevelli Heyet Üyesi Fırat Tarhan, aralarında birincilerin de bulunduğu mezun öğrencilere diplomalarını verdi.Rektör yardımcılarının mutlu günüÜsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Zelka ve Prof. Dr. Muhsin Konuk da kızlarını mezun etmenin heyecanını yaşadı. Prof. Dr. Mehmet Zelka, Fen Bilimleri Enstitüsü Moleküler Biyoloji Bölüm Birincisi Meryem Kevser Zelka’ya, Prof. Dr. Konuk ise bu yıl psikoloji bölümünden mezun kızı Büşra Konuk’un diplomasını verdi.Birincilikle mezun olan öğrenciler konuşma yaptıTörende ön lisans birincisi Odyometri bölümünden Mehtap Dölen, lisans birincisi Sosyal Hizmetler Bölümünden Nurefşan Tomaç ve yüksek lisans mezunlarını temsilen Lebriz Canpoyraz Germen bir konuşma yaptı.Üsküdar Üniversitesi’nde okuyan yabancı öğrencileri temsilen de Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik bölümünden Muna Mohamed Abdalla bir konuşma yaptı. Duygu yüklü konuşmasında Abdalla zaman zaman gözyaşlarını tutamadı.Tarhan birincileri alınlarından öptüLisans birincisi Nurefşan Tomaç ve önlisans birincisi Mehtap Dölen, konuşmalarının ardından yaş kütüğüne plaka çaktı. Rektör Tarhan birinci olan öğrencilerini alınlarından öptü.Arkadaşları şehit polis Duha Beker’i unutmadıÖğrenci ailelerinin de bulunduğu 12 bin kişi mezuniyet sevincine ortak oldu. Duygusal anların yaşandığı törende 7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler'de gerçekleştirilen hain terör saldırısında şehit olan Üsküdar Üniversitesi öğrencisi polis memuru Duha Beker de anıldı.Fizyoterapi bölümü öğrencileri, diplomalarını alırken bu yıl kendileriyle beraber mezun olacak Duha Beker’i de unutmadılar. “Seni unutmayacağız” yazılı pankart açan arkadaşları salonda dakikalarca ayakta alkışlandı.Sosyal Sorumluluk Özel Ödülü verildiTörende terör olaylarını protesto etmek için geçtiğimiz Ocak ayında İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü öğrencisi İsa Kör’e de Sosyal Sorumluluk Özel Ödülü verildi. Kör’e plaketi Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Kurucu Üyesi Mustafa Ataş verdi.Sürpriz evlilik teklifiTörende Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik Bölümü’nden mezun olan Musa Geyik, aynı bölümden mezun olan Ebru Cengiz’e evlenme teklif etti. Diplomalarını almak için sahneye çıkan Musa Geyik, hazırladığı pankartı açarak salondakilerin huzurunda Ebru Cengiz’e “Benimle evlenir misin?” dedi. Musa Geyik’in sürprizi karşısında şaşıran genç kız arkadaşlarının alkışları arasında kabul etti.  Törene annesi Elif Kantar’ın kucağında katılan 2,5 aylık Ahmet Emir de ilgi odağı oldu.Törende önlisans, lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olan öğrenciler diplomalarını aldı.Bayrak ve flama teslim törenlerinin de gerçekleştirildiği programda mezun öğrencilerden Begüm Aygördü, bayrağı Mücahit Ayhan’a, flamayı ise lisans birincisi Nurefşan Tomaç, Ayça Turan’a teslim etti.Tören sonunda mezunlar Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur eşliğinde Üsküdar Üniversitesi andını okudular. Mezuniyet töreni yeni mezunların kep atmaları ile sona erdi.

17 MAY 2017

Acil servislere akıllı sistem projesi ödül getirdi

Sağlıkta Parlak Fikirler Arıyoruz sloganıyla düzenlenen Geleceğin Sağlık Yöneticileri Yarışması'na katılan Üsküdar Üniversitesi öğrencileri Mehmed Burhan Topsöğüt ve Hasan Kutlu, birinci oldu. ‘Acil Servis Aşırı Kalabalıklığının Belirlenmesi, Azaltmak İçin Strateji Geliştirilmesi ve Çözümler, ASRİ Acil Servis Rağbet İşleyişi’ ismini verdikleri proje, en yaratıcı proje olarak birinci oldu.LİV Hospital’in düzenlediği yarışmada dereceye girenler, Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği (SASDER)'nin 11-14 Mayıs tarihlerinde Antalya'da düzenlenen 5. Ulusal Kongresi'nde açıklandı. Projede birinci olan Mehmed Burhan Topsöğüt ve Hasan Kutlu, kongrede ödüllerini aldı.Mesleki deneyimlerinden doğan projeUzun süredir acil serviste hemşirelik yapan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Mehmed Burhan Topsöğüt ve Hasan Kutlu ikilisi, acil servislerde oluşan aşırı yoğunluk sebebiyle yaşanan sıkıntıları gözlemledi. Bu sorunun çok ağır sonuçlara neden olduğunu tespit eden Topsöğüt ve Kutlu, acil servisin maksimum kapasiteye ulaşmak üzere olduğunu tespit edip, servisin işlevsiz duruma düşmesine izin vermeden hastane yönetimini uyaran bir sistem geliştirdi.Temel amaç acil servisleri daha verimli hale getirmek Proje ile;Acil servislerin yoğunluk durumunu ölçmek,Acil servisin aşırı yoğunluğu ile olumsuz hasta bakım sonuçları arasındaki ilişkiyi belirlemek, Yoğunluk tahmini aracı ile erken uyarı sistemi ve kademeli merkezi kontrol sistemi kurmak, 112 ambulanslarını uygun acil servislere yönlendirmek amaçlanırken, proje ile aynı zamanda hastanelerin ve kurumların finansal açıdan kaybını en aza indirgemesi, faturalandırma işlemlerinde uygulanan hizmet ve malzeme kaybını da azaltmak amaçlandı. Proje ile temelde acil servislerin daha verimli halde kullanılması hedeflendi.Yoğunluk durumu renklerle ifade ediliyorTrafik lambalarındaki ışık sisteminden esinlenen Mehmed Burhan Topsöğüt ve Hasan Kutlu'nun ASRİ Sistemi'nde yeşil renk; normal işlevsel durumdaki acil servisi, sarı renk; uyarı durumundaki acil servisi ve kırmızı renk de alarm durumundaki acil servisi temsil ediyor. Sistem özellikle hastanelerin acil servislerine, acil hasta yetiştiren 112 ambulansları için hayati bir önem taşıyor, bu sistem sayesinde ambulanslar yoğun olduğu bilinen acil servis yerine daha az yoğun olan acil servise yönleniyor.Adım adım bilgilendirme ve istatistikSistem aynı zamanda sağlık sistemindeki yönetim kademelerine de yoğunluk konusunda düzenli bilgi akışı sağlıyor. Sistem önce hastane yönetimine daha sonra İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Afet Koordinasyon birimine, son adım olarak da Sağlık Bakanlığı'na kadar bilgi akışı sağlıyor. ASRİ, aynı zamanda istatistiki bilgi hafızası olarak gelecekteki karar ve uygulamalar için de referans kaynağı oluyor.“Elimizi taşın altına sokmak istedik”ASRİ Sistemi öncesinde uzun bir süre gözlem ve araştırma yapan Mehmed Burhan Topsöğüt ve Hasan Kutlu, bu sistemi geliştirirken mesleki deneyimlerinden yararlandıklarını söyledi.Mehmed Burhan Topsöğüt; "Biz de bu sektörde uzun süredir bulunan sağlık çalışanları olarak elimizi taşın altına sokmak istedik. Bu konuda çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Çözüm üretmek istedik ve çok önemli bir başarıya imza attık. ASRİ sayesinde yoğunluk sorunu kaynaklı ortaya çıkan birçok problemi en aza indirmeyi hedefledik” dedi.Hedef tüm acil servisler! Bu projenin temel hedef kitlesi Türkiye’de bulunan kamu ve özel sektöre ait tüm acil servisler ve 112 komuta merkezleri olarak belirlendi.ASRİ, tedavi alacak hastalar için bekleme sürelerini kısaltılırken, potansiyel hasta girişlerinin erken belirlenerek acil servislere girişleri etkili bir şekilde yönetmek için bir dizi proaktif politika öneriyor. Bu sayede, hastaların acil servislere başvurmadan önce yoğunluğun oluşmasını bekleyen standart uygulama yerine, yoğunluğun ne zaman artacağını belirlemek ve önlem olarak, acil servisler kalabalık olmaya başlamadan önce hastaları yönlendiren öngörülere ulaşılıyor ve aynı sayıda hastaya hizmet verirken daha kısa gecikmelere sağlanıyor.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Bölümü öğrencileri Mehmed Burhan Topsöğüt ve Hasan Kutlu birincilik ödülü olarak, burs ve para ödülü kazandı.

17 MAR 2017

Üsküdar Üniversitesi V. Ulusal Biyomühendislik Öğrenci Kongresi başladı

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen Ulusal Biyomühendislik Öğrenci Kongresi beşincisi başladı. İki gün sürecek olan kongreye, 800 civarında öğrenci kayıt yaptırdı. Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu'nda başlayan kongrenin açılış konuşmasını, Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay yaptı.Kongreye gösterdikleri yoğun ilgiden dolayı katılımcı öğrencilere teşekkür eden Uzbay, bu yıl 5. kez düzenlenen kongrenin bir bilimsek şölen olduğunu, öğrencilik döneminde katılacakları bu tip kongrelerin meslek hayatlarındaki başarı için kendilerine çok faydasını olacağını söyledi.Son 20-30 yılda 70 bin yıllık gelişim kaydettikUzbay; "Bilgi çağı baş döndürücü bir hızda ilerliyor ve gelişiyor. Tarım devrimi, sanayi devrimi gibi uzun süreli dönüşümlerle kıyasladığımızda internetin hayatımıza girmesiyle son 20-30 yılda yaşadığımız gelişme, 70 bin yılda yaşadığımızdan daha fazla. O nedenle bu kongreler çok hızlı gelişen biyoteknolojiyi yakından takip etmek ve kariyer için mesleki gelişimi sağlamak konusunda çok faydalı. Biyoteknoloji günümüzün yükselen değeri olarak dikkat çekiyor." dedi.Prof. Dr. Tayfun Uzbay'ın ardından bir açılış konuşmasını da Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptı. Tarhan, artık biyoloji, tıp ve mühendisliğin içiçe girdiğini, birbirini tamamlayan bilimler haline geldiğini vurguladı.Biyoloji, tıp ve mühendislik ayrılmaz hale geldiTarhan; "Biyomühendislik yeni bir ala, çok önemli hale geldi çünkü çok hızlı gelişiyor. Diğer yandan biyoloji ve mühendislik artık birleşiyor. Neredeyse mühendis olmadan tıpta adım atamaz hale geldik. O yüzden biyomühendislere çok büyük görev düşüyor. Biyomühendislerin artık yazılım konusunda da bilgi sahibi olması gerekiyor. Onlar da küçük bir yazılımcı gibi çalışmalı, tabii ki daha üst düzeyde yazılım biliyorsa çok daha faydalı olur. Biyomühendislerin matematiksel modelleme yapabilir hale gelmesi de önemli hal almaya başladı. Çünkü tıpta sanal gerçeklik kullanılmaya başlandı. Eğer bunu yapabiliyorsanız hem iş bulma konusunda, hem de akademik kariyer tarafında çok faydası olacaktır. Tıp artık dijitalleşiyor ve nakledilebilir hale geliyor. Koku bile dijital hale çevrildi ve nakledilebiliyor. Radyo frekansları sayesinde elektromanyetik dalgalar tedavi ve bilgi iletme çalışmaları da devam ediyor. Sağlık bilimleri içinde olanların yazılım bilmesi çok önemli hale geldi artık." dedi.Kansere savaş açan bilim adamı Salih GencerKanserin, teşhis ve tedavisinde yardımcı olacak yeni bir sinyal yolağı keşfeden ve çok sayıda uluslararası ödül alan Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer metastatik kanserlerin erken tanı ve tedavisine dair yaptığı çalışmaları anlatan bir sunum yaptı.Yaptığı sunum ilgiyle dinlenen Gencer, Münih’te European Organization for Research and Treatment of Cancer (EORTC), National Cancer Institute (NCI) ve American Association for Cancer Research (AARC)’nin birlikte düzenlediği, 35 farklı ülkeden 3 bin bilim adamının katıldığı sempozyumda “ENA Travel Grant Award” ile ödüllendirilmiş ve hayatını kanseri yenmeye adayan adam olarak nitelenmişti.Kongre yoğun katılımla devam ediyorİki sürecek olan Üsküdar Üniversitesi V. Ulusal Biyomühendislik Öğrenci Kongresi'nde çok sayıda akademisyen ve sektör uzmanı konuşma ve sunumlar yaparak biyoteknoloji dünyasındaki en son gelişmeleri paylaşacak.Kongre, 18 Mart Cumartesi günü yapılacak 4 oturumun ardından 18.00'de sona erecek.Kongreyle ilgili daha geniş bilgi ve programa biyomuhendislik2017.uskudar.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

10 ŞUB 2017

Üsküdar Üniversitesinde psikoterapi klinik hizmetleri başlıyor

Üsküdar Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Birimi, üniversite mensubu olmayan kişilere de hizmet vermek için kolları sıvadı. Bir kamu hizmeti için uzun süredir hazırlık çalışmalarını yürüten Psikolojik Danışmanlık Birimi'nde artık halka açık psikoterapi klinik hizmetleri verilecek. Tüm hizmetlerden orta ve düşük gelir düzeyine sahip kişilerin faydalanabilmesi amaçlandığı için çok sembolik ücretle vatandaşlara hizmet sunulacak.Birimde; depresyon, kaygı bozuklukları, obsesfif kompulsif bozukluk, panik atak, travma sonrası stres bozuklukları, bipolar bozukluk, fobiler, uyku ve yeme bozuklukları, kişilik bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, madde bağımlılığı,iletişim problemleri ve sosyal fobi, stres ve öfke problemleri, iş hayatına yönelik problemler, gebelik dönemi sorunları ve boşanma süreci gibi alanlarda psikolojik değerlendirme ve psikoterapi hizmetleri verilmesi planlanıyor.Terapi hizmetlerini Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nda uzmanlıklarını alan psikologlar, programın klinisyen öğretim üyelerinin süpervizyonu altında yapılacak.Hizmetlerden faydalanmak birimin internet sitesindeki elektronik başvuru formunun (https://sks.uskudar.edu.tr/psikolojik-danismanlik-birimi) doldurulması yeterli oluyor.İletişim adresi...Üsküdar Üniversitesi Çarşı YerleşkesiMimarsinan, Selmani Pak Caddesi34664 Üsküdar / İstanbul0 216 633 06 33info@uskudar.edu.trRuh Sağlığı Kırmızı Hattı: 0 216 633 06 00Psikolojik Danışmanlık Birimi EkibiDoç. Dr. Gökben HIZLI SAYAR – Akademik Birim DanışmanıYrd. Doç. Dr. Hüseyin ÜNÜBOL – Akademik Birim DanışmanıKlin. Psk. Gökçe CÖMERT – PDB KoordinatörüPınar TURANLI DURMUŞ – Uzman Klinik PsikologGörkem ALTINTAŞ – Uzman Klinik Psikolog

16 OCA 2017

Fizyoterapi ve rehabilitasyonda uygulama ve araştırma imkânı!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde eğitim veren Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı, içerik ve uygulama imkânları bakımından benzer programlardan uzman akademik kadrosu ve zengin içeriğiyle belirgin şekilde ayrılıyor. Programın en güçlü yanı, öğrencilerin Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde araştırmalar yapabilmesi. Proje ve makale yazma dersleriyle başlayan araştırma süreci, öğrencilerin yüksek lisanslarını en az bir isimli makale yazmasıyla tamamlanıyor. Makale yazma tecrübesi, yüksek lisans öğrencilerini doktora ve akademisyenliğe güçlü bir şekilde hazırlıyor.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde eğitim veren Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı, alanında bilimsel ve teknolojik gelişimleri izleyen, eğitim, araştırma ve uygulamalarında ileri ve derin bilgi, beceri ve tutum kazanmış, bilgilerini klinik ve bilimsel çalışmalarla bütünleştirebilen, sonuçlarını yorumlayabilen, yaşam boyu öğrenmeye devam edebilen, fizyoterapi ve rehabilitasyon ile ilgili eğitim programlarına katkı verebilen, ulusal ve uluslar arası düzeyde uzman fizyoterapistler yetiştirmeyi amaçlıyor.Akademik klinik çalışma dersi fark yaratıyorYüksek lisans programı hakkında bilgi veren Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Defne Kaya, programın zengin içeriğine ve alanında uzman akademisyen kadrosuna dikkat çekerek "Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı’nda bir çok programdan farklı olarak, Üsküdar Üniversitesi'nin teması olan bilişsel yöntem ve nörobilimin; fizyoterapi ve rehabilitasyonun her alanında nasıl kullanılacağı işliyor. Ayrıca yüksek lisans öğrencileri ‘Akademik Klinik Çalışma’ dersi ile kliniklerde proje ve çalışmalar yaparak akademisyenliğe güçlü bir şekilde hazırlanıyor" diye konuştu.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı'nda bilim uzmanlığı programı 2016-2017 eğitim-öğretim yılında başladı. Bu programı tamamlayan mezunlar, fizyoterapi ve rehabilitasyonun çeşitli özelleşmiş alanlarındaki klinik ve akademik çalışmalarında uzmanlık düzeyinde geliştirdiği yeterliliklerini kullanabilir ve ileri düzeyde mesleki uygulama ve araştırma yapabiliyor.Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı mezunları “yüksek lisans” derecesi alarak mezun olabilirken, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Tezli Yüksek Lisans Programı’ndan mezun olmak için 2 yıl, toplam 120 AKTS kredilik programını başarılı ile tamamlamış ve tezini başarıyla savunmuş olması gerekiyor.Programda, fizyoterapi ve rehabilitasyona özelleşmiş alanlarda klinik ve akademik çalışmalarını uzmanlık düzeyinde yürütebilen ve geliştirebilen fizyoterapistler yetiştiriliyor. Fizyoterapi ve rehabilitasyon bilim uzmanlığı programı mezunları, toplumu destekleyip, yönlendirebilmekte, fiziksel aktiviteye katılımı desteklemede, fonksiyonları iyileştirerek fizyoterapi ve rehabilitasyona özel ölçümler ışığında yaşam kalitesini yükseltmede uzman kişiler olarak programı tamamlıyor.

13 OCA 2017

Nörobilim Yüksek Lisans’ta uygulama fırsatı

Nörobilimi salt teorik bir bilim dalı olarak görmeyen Üsküdar Üniversitesi Nörobilim Yüksek Lisans Programı, öğrencilerin eğitimleri sırasında bilimsel çalışmalara aktif katılmasını özendiriyor. Program, kazanılan teorik bilginin mümkün olduğunca üretimde kullanılmasını sağlamayı ve bilimsel üretim yapabilecek bilim insanları yetiştirmeyi hedefliyor.Üsküdar Üniversitesi'nin zengin laboratuvar altyapısı ve araştırma portföyü, öğrencilerin katılımcı bir şekilde öğrenimlerini tamamlamalarına imkân veriyor. Nörobilim Yüksek Lisans programı öğrencileri, ilgilendikleri konulara uygun laboratuvar çalışmalarına öğretim üyeleri gözetiminde katılarak uygulamalı eğitim alma olanağına sahip oluyor.Kognitif nöroblilime merak duyan öğrenciler, elektroensefalografi ve fonksiyonel mr çalışmalarına, moleküler nörobilime ilgi duyan öğrencilerimiz de moleküer biyoloji laboratuvarlarındaki çalışmalara katılabiliyor.Doç. Dr. Barış Metin: “Araştırmasız olmaz!”Üsküdar Üniversitesi Nörobilim Yüksek Lisans Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Metin, nörobilim sinir sisteminin araştırmaya dayalı bir bilim dalı olduğunun altını çizerek eğitimdeki uygulama olanaklarına değindi.Doç. Dr. Barış Metin, geleneksel olarak biyolojinin bir dalı olarak değerlendirilen nörobilimin günümüzde tıp, biyoloji, kimya, matematik, mühendislik, fizik ve psikoloji bilimlerinin bir arada çalıştıkları interdisipliner bir yapı kazandığını belirterek “Merkezi sinir sistemi (beyin, beyincik, omurilik soğanı, omurilik), periferik sinir sistemi (vücudumuzdaki diğer sinir yolları, omurilikten ayrılan sinirler), sinir hücreleri arasında sinirsel iletim, nöral ağlar, duysal sistemler, motor kontrol, öğrenme, bellek, dikkat, duygular, psikiyatrik ve nörolojik bozuklukların etiyopatogenezi nörobilimin ilgilendiği konuların başında gelmektedir” dedi.Bu kadar geniş bir alanda çalışma olanağı sunan nörobilimin birkaç alt alana ayrıldığını belirten Doç. Dr. Barış Metin, bu alanları da şöyle sıraladı: • Kognitif Nörobilim: Nöral şebekeler, “ne” ve “nerede” şebekeleri, bellek, yürütücü işlevler, sosyal biliş ve karar verme mekanizmalarının anlayabilen ve bu yapıların bozulduğu hastalıkları nöropsikolojik testler veya elektroansefalografi veya diğer beyin görüntüleme yöntemlerini kullanarak anlamlandırmayı amaçlayan genel olarak beyin ile ilgili çalışan psikologların görev aldığı bir nörobilim alt dalıdır.• Nöroanatomi ve Gelişimsel Nörobilim: İnsan ve hayvanların merkezi ve periferik sinir sisteminin anatomisi ve nörogelişimsel ilerlemelerini inceleyen genel olarak beyin ile ilgili çalışan moleküler biyologların çalıştığı bir nörobilim alt dalıdır.• Teorik ve Hesaplamalı Nörobilim: Sinir sisteminin çalışma prensiplerini karışık matematiksel algoritmalar ile açıklamaya çalışan, alanı içerisine yapay zeka uygulamaları, nöral ağların simülasyonu, beyin bilgisayar arabirimleri gibi konuların girdiği, genel olarak beyin ile ilgili çalışan mühendislerin ilgilendiği bir alt disiplindir.• Sistemler Nörobilim: Sinir sitemini temel çalışma prensiplerini sıklıkla memeli olmayan ve düşük genetik karmaşıklığa sahip organizmalarda inceleyen olarak biyologların aktif görev aldığı bir alt disiplindir.• Moleküler Nörobilim: Sinir sistemindeki genetik, moleküler, farmakolojik işlevleri inceleyen sıklıkla moleküler biyoloji ve genetik uzmanlarının, kimya mühendis veya kimyagerlerin görev aldığı bir alt disiplindir.• Davranışsal Nörobilim: Nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların hayvan modellerini deneysel yöntemler kullanarak inceleyen, sinir sistemine yönelik ilaç geliştirme aşamalarında kritik bir role sahip sıkılıkla deneysel psikolog, farmakolog ve ya moleküler biyologların görev aldığı bir alt disiplindir.• Klinik Nörobilim: Sinir sisteminin olağan işleyişinin bozulduğu psikiyatrik bozukluklar ve nörolojik hastalıkların yukarıdaki sayılan disiplinleri ile işbirliği içerisinde klinisyenler ile ele alınmasından oluşan bir alt disiplindir.”Alt dallara ağırlık veriliyorDoç. Dr. Barış Metin, program süresince önemsenen uygulama çalışmalarının alt dallardaki teorik eğitimlerle desteklendiğini belirterek “Her anlamda donanımlı akademisyenler yetiştirilmesi hedefleniyor. Eğitim süresi boyunca program öğrencilerinin bilimsel çalışmalarda faal olarak yer alması destekleniyor” dedi.

12 OCA 2017

Sağlık yöneticiliğinde kalite yükseliyor!

Sağlık hizmetleri, hizmet sektöründe hatasız yürütülmesi gereken öncelikli hizmetlerin başında geliyor. Sağlık hizmetlerinden yararlanan hasta ve yakınlarının hatasız ve memnuniyet düzeyini artırıcı hizmeti alabilmesi en temel gereklilik olarak kabul ediliyor. Sağlık hizmetleri sektöründe görev alan tüm çalışan meslek gruplarının, performans, etkinlik ve verimliliklerinin arttırılması nedeniyle hastane yöneticiliği ve sağlık yönetimi alanlarındaki eğitimler daha çok önem kazanıyor.  Sağlık alanında genel yönetim ve işletme yönetimi dışında hastane yöneticiliği gibi bölümler her geçen gün öne çıkıyor. Son yıllarda değişen yasalara göre, hastane yöneticiliği dünyada ve ülkemizde gözde meslekler arasında gösteriliyor. Ülkemizde sağlık yönetimi giderek önem kazanan bir meslek haline geliyor.Hedef profesyonel yöneticiBu mesleği en iyi şekilde icra edebilecek ve bu konuda gerekli donanıma sahip kişiler yetiştirmeyi amaç edindiklerini ifade eden Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Nilgün Sarp, şu değerlendirmelerde bulundu:“Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Programı, her türlü sağlık kurum ve kuruluşunun, yönetimi, işletilmesi, Türkiye’nin sağlık altyapısının tanımlanması ve geliştirilmesine yönelik ulusal veya uluslararası araştırılmaları, planlama, yürütme ve değerlendirme konularında profesyonel insan gücü yetiştirmeyi hedefliyor.Mezunlar kaynakları verimli yönetiyorSağlık Yönetimi Yüksek Lisans Programı’ndan mezun olanlar; sağlık kurumu yöneticiliğinde kaynaklarını yeterince verimli, etkili, ekonomik, erişilebilir ve kaliteli olarak kullanılmasını sağlayabiliyor. Yöneticisi olduğu kuruma değer katıyor, marka ve kurum bilinirliğini arttırıyor.”Zengin içerik, uzman kadroProf. Dr. Nilgün Sarp, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Programı sahip olduğu zengin içerik ve uzman eğitimci kadrosuyla, hastane yöneticiliği eğitiminde referans kabul edildiğini kaydetti. Sarp şunları söyledi:“Her geçen gün eğitim kalitesini daha üst seviyeye çıkaran program; Sağlık Kurumlarında Yönetim ve Organizasyon, Temel Muhasebe ve Finans Kavramları, Sağlık Ekonomisi, Sağlık Kurumlarında İnsan Kaynakları Yönetimi, Sağlık Hukuku ve Mevzuatı,  Sağlık Kurumlarında Etik, Sağlık Kurumlarında Performans Yönetimi, Araştırma Yöntemleri ve Biyoistatistik Karşılaştırmalı Sağlık Sistemleri, Sağlık Hizmetlerinde Kalite ve Verimlilik, Sağlık Politikaları ve Planlanması, Sağlık Kurumlarında Duygusal Yetenekler, Sağlık Kurumlarında Bilgi Sistemleri, Sağlık Kurumlarında Mali Analizler gibi zorunlu ve çok sayıda alandan seçmeli dersleri kapsıyor.”

05 OCA 2017

Sosyal hizmette 3 ihtiyaç!

 Son yıllarda artan kentleşme ve kentleşmeyle gelen sorunlar, ülkemizde sosyal hizmete ihtiyaç duyan kişi sayısındaki artışı beraberinde getirirken yalnız hizmet ya da bu alanda çalışacak profesyonellere değil, profesyonelleri yetiştirecek akademik kadroya da ihtiyacı gündeme getirdi.Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Yüksek Lisans Programı ihtiyaç duyulan bu talebi en doğru şekilde dolduran içeriğiyle karşılıyor.Davranış bilimleri ve sağlık alanında eğitim veren Üsküdar Üniversitesi, Türkiye'nin bu alandaki güçlü akademik kadrosuyla sağlık bilimlerindeki kalitesini ve deneyimini bu programa da taşıyor.Sağlık bilimleriyle bağlantılı diğer dallardan da faydalandıklarını ifade eden Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Doç. Dr. İsmail Barış, multidisipliner yaklaşımla geleceğin parlak sektörüne nitelikli uzman yetiştirdiklerini kaydetti. Barış şu değerlendirmelerde bulundu.Akademisyen sayısı halen yetersizArtan personel ihtiyacı sadece lisans düzeyinde çalışacak sosyal hizmet uzmanlarıyla sınırlı değil. Lisansüstü eğitim ile çeşitli sosyal sorun alanlarında (sosyal yardımlar, alternatif çocuk bakım koruma hizmetleri, suça sürüklenen çocuklar, çocuk ihmal ve istismarı, aile içi şiddet vb.) uzmanlaşmış eleman ihtiyacının daha da artacağını ön görüyoruz. Halen sosyal hizmet alanında mevcut akademisyen sayısının, açılan sosyal hizmet bölümlerinin akademik kadro ihtiyaçlarını karşılayamadığı ortada. Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Yüksek Lisans Programı ile bütün bu ihtiyaçların karşılanmasını hedefliyoruz. Üsküdar Üniversitesi merkezi lokasyonlarıyla profesyonellerin sorun alanlarına ulaşması, araştırma ve iş birliği açısından önemli avantaj teşkil ederken, akademik açıdan da başarılı çalışmalara aday.Amaç kaliteyi arttırmakSosyal Hizmet Yüksek Lisans Programı ile günümüzün ve geleceğin gözde çalışma alanlarında nitelikli uzman sayısını artırmayı amaçladıklarını kaydeden Barış, bilim dünyasına sosyal hizmetler alanında çalışan; ülkenin ve toplumun ihtiyaçlarına duyarlı ve vizyon sahibi akademisyenler kazandırmak da en önemli hedefleri arasında bulunduğunu sözlerine ekledi.

26 EYL 2016

Üsküdar Üniversitesinden yeni yüksek lisans ve doktora programları…

Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında Türkiye’de gerek teori gerek ise pratikte öğrencilere ve topluma önemli kazanımlar sağlayan Üsküdar Üniversitesi, alanında derinleşmek isteyenlere de açtığı lisansüstü eğitimlerle imkân sunuyor. Üsküdar Üniversitesi yeni akademik yıl öncesi 5 yeni programı açtı.Ön kayıtları devam eden yeni açılan yüksek lisans ve doktora programları şöyle:Sağlık Bilimleri EnstitüsüFizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı (Tezli-Tezsiz)Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı (Tezli-Tezsiz)Sağlık Yönetimi Doktora ProgramıSosyal Bilimler EnstitüsüPsikoloji Doktora ProgramıBağımlılık ve Adli Bilimler EnstitüsüAdli Bilimler Yüksek Lisans Programı (Tezli-Tezsiz)Adli KimyaAdli ToksikolojiAdli Moleküler BiyolojiAdli GenetikOlay Yeri ve KriminalistikAdli Bilişim ve Dijital DelillerAdli Psikoloji ve Davranış DelilleriSuç Önleme ve Analizi

26 EYL 2016

Üsküdar Üniversitesi yeni Yüksek Lisans ve Doktora Programlarıyla iddialı!

Üsküdar Üniversitesi, akademik ve mesleki kariyerde ilerlemek, kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak isteyenler için 5 yeni yüksek lisans ve doktora programı açtı. Yeni açılan bu programlara 2016-2017 Akademik Yılı’nda ilk kez öğrenci kabul edilecek.Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, mesleki ve akademik kariyer konusunda ilerlemek ve kişisel gelişimine katkıda bulunmak isteyenler için farklı alanlarda özgün lisansüstü programlarıyla nitelikli eğitim imkânı sunuyor. Güçlü akademik kadrosuyla 5 enstitüde 29 programda yüksek lisans ve doktora eğitimi veren Üsküdar Üniversitesi bu yıl 5 yeni program açtı.Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı,  - Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı ve Sağlık Yönetimi Doktora Programı açıldı. Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde Psikoloji Doktora Programı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü bünyesinde Adli Bilimler Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Programı açıldı. Öğrencilere uygulama olanağıYeni açılan bu programlara 2016-2017 Akademik Yılı’nda ilk kez öğrenci kabul edilecek. Üsküdar Üniversitesi, yüksek lisans ve doktora programı öğrencilerine NPİSTANBUL Hastanesi, Uygulama ve Araştırma Merkezleri ve laboratuvarında uygulama avantajı da sağlıyor.Bağımlılık tedavisinde eğitilmiş personel açığı kapatılacakÜsküdar Üniversitesi Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSBAUMER) Müdürü Prof.Dr. Nesrin Dilbaz, dünyada olduğu gibi ülkemizde de bağımlılığın gittikçe artan bir sorun olarak karşımıza çıktığını belirterek bu artışa paralel olarak tedavide ya da hastalığın yönetiminde görev alacak ve yeterince eğitilmiş personel eksiğinin olduğuna dikkat çekti.Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı’nın bu alandaki açığı kapatmada etkili olacağını belirten Prof.Dr. Dilbaz, “Bu personel eksiğini de doktorlar ya da yardımcı sağlık personeli veya psikologlarla çözmeye çalışıyoruz ama onlar da yeterli değil. Gerçekten bu anlamda çok ciddi bir boşluk dolduracak ve bağımlılık danışmanı olarak eğitim görecek bir program hazırladık. Bizim için bu programın en büyük özelliği bu”  dedi.Öğrenciler mesleklerine göre branş seçebilecekÜsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Sevil Atasoy, tezli ve tezsiz olmak üzere iki tip yüksek lisans eğitiminin yapılacağı Adli Bilimler Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Programı’nda Adli Kimya, Adli Toksikoloji, Adli Moleküler Biyoloji, Adli Genetik, Olay Yeri ve Kriminalistik, Adli Bilişim ve Dijital Deliller, Adli Psikoloji ve Davranış Delilleri, Suç Önleme ve Suç Analizi gibi alt branşların olacağını söyledi.Prof. Dr. Atasoy, üniversitelerin farklı bölümlerinden lisans eğitimini tamamlayanların başvurabileceğini belirterek “Bu ana bilim dalının altında farklı programlar yürüteceğiz. Bu programlar, başvuran öğrencilerin mesleklerine göre şekillendirilen programlar olacak. Öğrencilerin mezun olduğu lisans dalına göre tabii ki dersler zorunlu dersler ve seçimli dersler olarak şekillendirilecek. Bu programlardan mezun olacak öğrencilerin diplomalarında da branşlaştığı alanlara göre örneğin ‘Adli Psikoloji alanında Adli Bilimler Yüksek Lisansı’ yazacak” diye konuştu.Fizyoterapide bilişsel yöntem ve nörobilim kullanımı işlenecekÜsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Defne Kaya, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı’nda bir çok programdan farklı olarak, bilişsel yöntem ve nörobilimin fizyoterapi rehabilitasyonun her alanında nasıl kullanılacağının işleneceğini ayrıca yüksek lisans öğrencilerinin “akademik klinik çalışma”  dersi ile kliniklerde proje ve çalışmalar yaparak akademisyenliğe güçlü bir şekilde hazırlanacaklarını söyledi. Doç.Dr. Defne Kaya, “Bu programı tamamlayan mezunlar, fizyoterapi ve rehabilitasyonun çeşitli özelleşmiş alanlarındaki klinik ve akademik çalışmalarında uzmanlık düzeyinde derinleştirdiği ve geliştirdiği yeterlilikleri kullanabilir ve ileri düzeyde mesleki uygulama ve araştırma yapabilir” dedi.Üsküdar Üniversitesi Yüksek Lisans ve Doktora programları için ayrıntılı bilgi;https://enstitu.uskudar.edu.tr/

08 EYL 2016

Fizyoterapi ve rehabilitasyonda bilişsel yöntem ve nörobilim dönemi!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı açıldı.  İlk öğrencilerini kabul edecek program, fizyoterapi ve rehabilitasyonda bilişsel yöntem ve nörobilimin kullanılması, akademik klinik çalışma dersi ile benzerlerinden ayrılıyor. Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Defne Kaya, Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde açılan Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı’nın içerik ve uygulama imkânları bakımından benzer programlardan ayrıldığını söyledi.Akademik klinik çalışma dersi olacak!Doç. Dr. Defne Kaya, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı’nda bir çok programdan farklı olarak, bilişsel yöntem ve nörobilimin fizyoterapi rehabilitasyonun her alanında nasıl kullanılacağının işleneceğini ayrıca yüksek lisans öğrencilerinin “akademik klinik çalışma”  dersi ile kliniklerde proje ve çalışmalar yaparak akademisyenliğe güçlü bir şekilde hazırlanacaklarını söyledi. Doç. Dr. Defne Kaya, şu bilgileri verdi:“Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı'nda bilim uzmanlığı programı 2016-2017 eğitim-öğretim yılında başladı. Bu programı tamamlayan mezunlar, fizyoterapi ve rehabilitasyonun çeşitli özelleşmiş alanlarındaki klinik ve akademik çalışmalarında uzmanlık düzeyinde derinleştirdiği ve geliştirdiği yeterlilikleri kullanabilir ve ileri düzeyde mesleki uygulama ve araştırma yapabilir.Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı mezunları “yüksek lisans” derecesi alarak mezun olurlar. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Tezli Yüksek Lisans Programı’ndan mezun olmak için en az 2 yıl, toplam 120 AKTS kredilik programını başarılı ile tamamlamış ve tezini başarıyla savunmuş olmak gerekmektedir.Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programımızın amacı, alanında bilimsel ve teknolojik gelişimleri izleyen, eğitim, araştırma ve uygulamalarında ileri ve derin bilgi, beceri ve tutum kazanmış, bilgilerini klinik ve bilimsel çalışmalarla bütünleştirebilen, sonuçlarını yorumlayabilen, yaşam boyu öğrenmeye devam edebilen, fizyoterapi ve rehabilitasyon ile ilgili eğitim programlarına katkı verebilen, ulusal ve uluslar arası düzeyde uzman fizyoterapistler yetiştirmektir.Fizyoterapi ve rehabilitasyona özelleşmiş alanlarda klinik ve akademik çalışmalarını uzmanlık düzeyinde yürütebilen ve geliştirebilen fizyoterapistler yetiştirilmektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon bilim uzmanlığı programı mezunları, toplumu destekleyip, yönlendirebilmekte, fiziksel aktiviteye katılımı desteklemede, fonksiyonları iyileştirerek fizyoterapi ve rehabilitasyona özel ölçümler ışığında yaşam kalitesini yükseltmede hünerlidir.”Fizyoterapi ve rehabilitasyonda bilişsel yöntem ve nörobilim kullanılacak!Doç. Dr. Defne Kaya, bir çok programdan farklı olarak, bilişsel yöntem ve nörobilimin fizyoterapi rehabilitasyonun her alanında nasıl kullanılacağının işleneceğini belirterek ayrıca yüksek lisans öğrencilerinin “akademik klinik çalışma”  dersi ile kliniklerde proje ve çalışmalar yaparak akademisyenliğe güçlü bir şekilde hazırlanacaklarını sözlerine ekledi.

02 EYL 2016

Bağımlılık Danışmanları Üsküdar’da yetişiyor…

Bağımlılık, ülkemizde ve dünyada gittikçe artan bir sorun olarak karşımıza çıkarken bağımlılıkla mücadelede profesyonellerin eğitimi ve uzmanlaşmaları da önem taşıyor.  Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans programını açtı. Bu programla bağımlılık danışmanlarının yetiştirilmesi hedefleniyor.Üsküdar Üniversitesi bağımlılıkla mücadelede ülkenin nitelikli uzman ihtiyacını karşılama adına lisansüstü eğitim programlarını çeşitlendiriyor.Bu kapsamda Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimler Enstitüsü çatısı altında tezli ve tezsiz olmak üzere Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programı açıldı.Program, Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde bağımlılık danışmanlığı ve rehabilitasyonu kapsaması açısından Türkiye’de bir ilk.Programın önemi ve neden ihtiyaç duyulduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, NPİSTANBUL Hastanesi AMATEM Koordinatörü Prof. Dr. Nesrin Dilbaz,  bir beyin hastalığı olarak değerlendirdiği bağımlılığı hekimliği, tıbbı ilgilendirdiği gibi hastalığın psikolojik, sosyolojik, felsefik tarafı olduğunu söyledi. Böyle olunca bağımlılığın diğer bilim dallarını da ilgilendirdiğinin altını çizen Dilbaz şu değerlendirmelerde bulundu.Bağımlıların sayısı artarken aynı artış mücadele edecek personel sayısında görülmüyor“Biz hastamızı hasta olarak ele aldığımız zaman tıbbi tedavisini ve rehabilitasyonu sonrasında kişinin tedavisinin devam edebilmesi için diğer bilim dallarına da ihtiyacımız söz konusu oluyor. Bu noktada özellikle de bağımlılık danışmanlarına. Ülkemizde bağımlılık gittikçe artan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Öncelikli olarak sadece ülkemizde değil,  bütün dünyada haz ilkesine yönelme olduğundan özellikle hazza yönelik bir davranışın sonucunda davranışsal madde bağımlılığının gelişiminde yıllar içinde artış gözleniyor. Ancak aynı yükselişi tedavide ya da hastalığın yönetiminde görev alacak eğitilmiş personel noktasında görülmüyor. Burada bir eksiğimiz var. Personel eksiğini doktorlar ya da yardımcı sağlık personeli veya psikologlarla çözmeye çalışıyoruz ama onlar da yeterli değil. Bu ihtiyaca istinaden yaşanan ciddi boşluğu dolduracak ve bağımlılık danışmanı olarak eğitim görecek bir program hazırladık.”  Deneyimli hocalarla bizzat klinikte çalışma şanları olacak!Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Programı olarak bu alandaki ihtiyacı karşılamayı hedeflediklerini belirten Dilbaz, öğrencilere önemli avantajlar sunduklarını söyledi. İngilizce ve Türkçe Psikolojisi eğitimleriyle çok deneyimli bir üniversite olduklarını, NÖROPSİKİYATRİ hastanesinde AMATEM birimlerinin olmasının da öğrencilerin eğitiminde ciddi avantaj olduğunu belirtti. Dilbaz şunları kaydetti.“Ben de danışman olarak burada çalışıyorum. Biz zaten çok uzun zamandan beri dünyadaki tüm tedavi olanaklarını hastalarımıza sunan, bu anlamda ilaç tedavisi, somatik tedavi ya da psikoterapiyi rehabilitasyonla birlikte sunmaya çalışan ekibiz. Öğrenci arkadaşlarım bir taraftan hem bu konunun uzmanı hocalardan teorik bilgiyi alacaklar öte yandan bu konuda klinik deneyimi olan hocalarla bizzat klinikte çalışma şansları olacak. Hatta şimdiki programımıza göre bireysdel olarak bağımlılıkla ilgili danışman olarak da staj yapma olanakları olacak. Özellikle tezli olan grup da bu tez sırasında ve diğer dönemde de direkt olarak bağımlılık danışmanı olarak stajlarını ve pratiklerini yapabilme şansları olacak. Bu anlamda da ilk olacağız.”

02 EYL 2016

Psikoloji doktora programı açıldı! Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Derinlemesine çalışacak psikologlara ihtiyaç var”

Üsküdar Üniversitesi Klinik ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans programının ardından Psikoloji Doktora programını açtı. Günümüzde derinlemesine çalışacak psikologlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunun lisansüstü programlarla mümkün olduğunu söyledi. Psikolojinin hem bir bilim hem de sanat olduğunu vurgulayan Tarhan, teorinin kitaplardan ancak sanat yönünün ise sadece ustalardan öğrenilebileceğini ifade etti.Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında özgün eğitim modeli benimseyen Üsküdar Üniversitesi lisansüstü programlarıyla da gerek saha gerek ise akademik alanda ülkenin ihtiyaç duyduğu profesyonelleri topluma kazandırıyor.Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstütüsü Klinik ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans programının ardından Psikoloji Doktora programını açtı.Psikolojide lisansüstü eğitimlerin önemine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ülkemizde derinlemesine çalışacak psikologlara ihtiyaç olduğunun altını çizdi.Doğru karar için uzmanlaşmak gerekiyor!Türkiye’de psikoloji lisans eğitimi veren üniversite sayısı artıyor. Bu kapsamda öğrenciler lisansüstü eğitimlere yöneliyor. Bu alanda eğitim almak onlar için ayrıcalık. Artık psikolojide de derinleşmek gerekiyor. Yüksek lisans eğitimini doktora eğitimi ile daha da derinleştirmek gerekiyor. Doktora demek daha ayrıntılı verilere ulaşıp daha derinlemesine uzmanlaşmak ve özelleşmek demek. Doktoraya yönelen bir psikolog seçtiği alanda çok daha derinleşiyor, uzmanlaşıyor. Bu kişinin daha az hata yapması, bir kişinin ruh sağlığı ile daha doğru karar vermesi anlamına geliyor. Şimdi düşünün karşınıza bir insan geliyor, evlilikle ilgili bir karar verecek. Hayatıyla ilgili kararlar verecek. Yahut bir şirkette danışmanlık yapıyor, sağlıklı yönlendirmeler yapacak. Ya da sosyal alanlarda sosyal psikoloji, politik psikoloji alanında danışmanlık yapıyor. Yüksek lisans bilgilerinin yetersiz kaldığı durumlar olabiliyor. Bu da hatalı karara neden olabiliyor. Onun içindir ki artık uzmanlaşmak gerekiyor. Özelleşmek gerekiyor.Derinlemesine çalışacak psikologlara ihtiyaç var!Üsküdar Üniversitesi olarak psikolojide , nöropsikoloji, klinik psikoloji, gelişim psikolojisi, eğitim psikolojisi gibi alanlarda psikoloji doktora programı altında bilim dalları açtıklarını ifade eden Tarhan, bu bilim dallarında derinlemesine çalışacak psikologlara ihtiyaç olduğunu söyledi. Doktor programına gelecek kişilerin en az üç senelik teorik ve pratik eğitimden geçeceklerini belirten Tarhan, doktorayı başarıyla tamamlayan kişilerin psikoloji lisans hocaları olacaklarını, bu alanda akademik kariyerlerini sürdürebileceklerini kaydetti.Psikolojide hem akademisyene hem de saha çalışmasına ihtiyaç var! Ülkemizde psikoloji bölümlerinin doluluk oranlarının yüksek olduğunun altını çizen Tarhan, toplumda insanın ruh sağlığıyla ilgilenen klinik ve eğiticilerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Bilimsel olarak derinlemesine çalışan kişilere olan ihtiyacın arttığını belirten Tarhan, doktora programıyla Üsküdar Üniversitesi olarak akademik çalışmaya hevesli gençlere fırsat oluşturmuş olduklarını belirtti.Tarhan: “Psikoloji hem bilim hem de sanattır. Sanat için de iyi ustalara ihtiyaç var”Lisans eğitimlerinde olduğu gibi lisansüstü eğitimleri de çok değerli ve donanımlı bir akademik kadronun verdiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan şu değerlendirmelerde bulundu. “Bilgi birikimi açısından çok donanımlı bir kadromuz var. Bilgiye doğru rehberlik eden hocalarla doğru tedaviye ulaşılır. Psikolojinin usta çırak ilişkisi vardır, psikoloji hem bir bilimdir hem de sanattır. O nedenle bilim olarak teori olarak kitaplardan bunu öğrenebilirsiniz ama sanat yönünü ancak ustadan öğrenebilirsiniz. Burada iyi ustalar var. İyi hocalarla iyi doktora programları olur, bizim farkımız bu.”Uzman gibi çalışan doktora öğrencisini hedefliyoruz!Öğrencilerin tezlerini büyük ölçüde hastanede yapılacaklarını belirten Tarhan, derslerin pratik ve uygulama kısmının Üsküdar Üniversitesi bünyesinde bulunan NPİSTANBUL Hastanesinde olacağını söyledi. Tarhan doktora öğrencilerine üniversitede asistan gibi uzmanlık öğrencisi sorumluluğu vereceklerini belirterek uzman gibi çalışan doktora öğrencisi hedeflediklerini kaydetti.

02 EYL 2016

Sağlık Yönetimi Doktora Programı Açıldı!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü çatısı altında sağlık yönetim doktora programı açıldı. Program ile Türkiye’de gerek saha araştırmacılarına gerek ise ihtiyaç duyulan akademisyenlerin karşılanması hedefleniyor. Kayıtları devam eden programa 10 öğrenci alınacak.21. yüzyılın gözde meslekleri arasında gösterilen sağlık yönetiminin önemi ülkemizde de gönden güne artıyor.Bu bağlamda Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü olarak Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans programından sonra aynı isimle doktora programını açtı.Enstitü müdürü Prof. Dr. Haydar Sur, program ile bu mesleği en iyi şekilde icra edebilecek, gerekli donanıma sahip kişiler yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi.Sağlık Yönetimi Lisansüstü programlarıyla kurumların ihtiyaç duyduğu çağdaş ve modern sağlık yöneticilerini sağlık hizmetiyle buluşturacaklarını belirten Sur, bu alandaki hizmetlerinin daha iyi planlanıp, örgütlenerek, koordinasyon, icra ve denetiminin yapılacağını kaydetti.Yaklaşık 500 sağlık yönetimi alanında akademisyene ihtiyaç var!Ülkemizde profesyonel sağlık yöneticileri için lisans eğitimi veren kurumların 30’un üzerinde olduğuna dikkat çeken Sur, ülkemizde lisans eğitimi veren akademisyenlere de ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Lisansüstü programlarla profesyonel lisansiyer yetiştirme çabası içinde sağlık yönetimi öğrencilerinin hocalarını yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Sur, günümüzde bu alanda yaklaşık 500 akademisyene ihtiyacı olduğunu kaydetti.Bu bağlamda üniversite olarak ülkemizin ihtiyacının karşılanmasında önemli bir açılım sağladıklarını belirten Prof. Dr. Haydar Sur şu değerlendirmelerde bulundu.“Doktora demek bir bilimin felsefesi ve düşüncesine bilimsel çalışmalarına hizmet edecek donanıma sahip olmak demek. Şunu söylemeliyim ki bu alanda literatür yetersiz. Saha araştırmalarını yapacak kişilerin de en az doktora eğitimi alması gerekir. Böylece bilim adamı üretimine de katkı sağlayacağız. Bu kişiler proje de üretecek. Projeler yayına dönüşecek, literatüre girecek. Ulusal ve uluslararası yayınlarla ülkemizin uluslararası arenada prestijini  de artıracak.”Üniversite olarak bu alanda akademisyene ihtiyacı duyduklarını, programı başarıyla tamamlayan kişileri istihdam edeceklerini de sözlerine ekleyen Sur, doktora programına 10 kişi alacaklarını, kayıtların sürdüğünü söyledi.

01 EYL 2016

Lisansüstü programlarla Hemşirelikte nitelik artıyor...

Üsküdar Üniversitesi hemşirelikte önemli bir ihtiyacı karşılıyor. Ülkemizde hemşirelik alanında doktora eğitimi veren program ve doktora eğitimi alan hemşirelerin sayıca yetersiz olmasından yola çıkan Üsküdar Üniversitesi hemşirelik doktora programı ile hemşirelere akademik kariyer imkanı sunuyor. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Anabilim Dalı tarafından verilen eğitimle hemşireler hem yükseklisans hem de doktora yapma şansı yakalıyor.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü çatısı altında geçtiğimiz yıl açılan programla doktoralı hemşireler yetişiyor.Sağlık alanının temel mesleklerinden ve bilimsel bir disiplin olan hemşirelikte, kendine özgü bilgi birikimi ile topluma güçlü bir hizmet sunmada doktora programlarının büyük önem taşıdığını belirten Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selma Doğan, bu program sayesinde hemşirelerin doktora yapma imkanına sahip olduklarını ifade etti.Prof.Dr. Selma Doğan, şunları söyledi:“Hemşirelik Doktora Programının amacı hemşirelik ve sağlık hizmetlerini geliştirmeye odaklı bağımsız ve özgün araştırmalar yapabilen, elde ettiği verilerden derin ve geniş bir bilgi ortaya koyarak ulusal ve küresel düzeyde bilim ve insanlığın yararına sunabilen, hemşireliğin kuramsal temellerini irdeleyerek yeni bir senteze ulaşan, çalıştığı alanda kanıta dayalı uygulamalar gerçekleştiren, bireylerin bakımında hemşirelik modellerinin etkinliğini test edebilen ve yeni bakım modelleri geliştirebilen, toplumun sağlık sorunlarıyla ilgili politikalar üretebilen, etik konularda duyarlı akademisyenler ve uygulama alanlarında öncü lider hemşireler yetiştirmektir. Ülkemizde hemşirelik alanında doktora eğitimi veren program ve doktora eğitimi alan hemşirelerin sayıca yetersiz olması, üniversitemiz bünyesinde açılan doktora programının önemini arttırmaktadır. ”Araştırmacı hemşireler yetişiyor!Prof.Dr. Doğan, Hemşirelik Doktora Programı ile hemşireliğin temel uzmanlık alanlarında evrensel bilimin gelişmesine katkıda bulunacak araştırmacı hemşirelerin yetiştirilmesinin amaçlandığını, araştırmalar yoluyla kanıta dayalı klinik bakım ve diğer hizmet alanlarının geliştirilmesi ve mesleğin bilgi birikimine ve bilimsel gelişimine katkı sağlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.Hemşirelikte nitelik amaçlanıyor!Prof.Dr. Selma Doğan, programla üniversitelerdeki lisans ve lisansüstü eğitim programları ve hemşirelik bakım hizmetlerinin geliştirilmesine öncülük edecek geleceğin öğretim üyelerinin yetiştirilmesi ve doktoralı öğretim elemanları aracılığıyla hemşirelik eğitimi niteliğinin yükseltilmesine katkı sağlanmasının hedeflendiğini de dile getirdi.Hemşirelik Anabilim Dalı Doktora Programı; hemşirelik uzmanlık alanları olan Psikiyatri Hemşireliği, İç Hastalıkları Hemşireliği, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği, Toplum Sağlığı Hemşireliği, Hemşirelik Esasları ve Yönetimi uzmanlık alanlarını kapsıyor.Ayrıntılı bilgi;

26 AĞU 2016

Hedef sosyal hizmette niteliği artırmak!

Kentleşme ve beraberindeki sosyal sorunların artışına bağlı olarak, sosyal hizmet alanında yetişmiş elemana olan ihtiyaç giderek artıyor. Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Yüksek Lisans Programı, toplumsal sorunlara duyarlı ve bu alanda ilerlemek isteyenler için kaliteli bir eğitim imkanı sunuyor.Sosyal hizmet alanında toplumun artan sorunları ve ihtiyaçları, sosyal hizmet/çalışma mesleğine duyulan ihtiyacın ciddi oranda artmasını ve buna bağlı olarak sosyal hizmet/çalışma eğitiminin önemini ortaya çıkardı. Üsküdar Üniversitesi de bu alanda hem eleman açığını hem de akademik personel ihtiyacını karşılamak amacıyla sosyal hizmetler yüksek lisans programını açtı.Sağlık Bilimleri Enstitüsü’ne bağlı açılan Sosyal Hizmet tezli ve tezsiz yüksek lisans programları ile;Sosyal hizmetler alanında, uzmanlık gerektiren belirli alanlarda çalışacak, etkin sosyal hizmet/çalışma müdahalesi yapabilecek insan gücü ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunmak,Sosyal hizmetler alanında çalışanların mesleki bilgi ve beceri edinmeleri ile mesleğe ait bilgi birikiminin yenilenmesini sağlamak,Sosyal hizmet/çalışma uygulama çalışması yapan öğrencilere ya da deneyimsiz sosyal hizmet uzmanları/sosyal çalışmacılar bilgi birikimini aktararak denetim ve yönlendirme yapan “süpervizörlerin” zorunlu lisansüstü düzeyde eğitim ihtiyacını karşılamak amaçlanıyor. Üsküdar Üniversitesi sosyal yardımlar, alternatif çocuk bakım koruma hizmetleri, suça sürüklenen çocuklar, çocuk ihmal ve istismarı, aile içi şiddet gibi sosyal sorun alanlarında lisansüstü eğitim ile uzmanlaşmış eleman ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor. İstanbul gibi devasa bir kentte merkezi bir konumda yer alan Üsküdar Üniversitesinin, sorun alanlarına ulaşması, araştırma ve iş birliği açısından ciddi bir avantaja sahip olması dolayısıyla sosyal hizmet yüksek lisans programının akademik açıdan başarılı çalışmalar ortaya çıkarması bekleniyor.Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Programı’na, üniversitelerin dört yıllık lisans programlarını tamamlayanlar ve Üsküdar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği koşullarına uygun olanlar başvurabilecek.Sosyal hizmet alanının dışındaki lisans bölümlerinden mezun olan öğrencilerin, bilimsel hazırlık çerçevesinde sosyal hizmet lisans programından, bölüm tarafından uygun görülen dersleri alması gerekiyor.Ayrıntılı Bilgi İçin:

26 AĞU 2016

21. yüzyılın gözde mesleği: Hastane Yöneticiliği

Toplum sağlığını iyileştirmek amacıyla sağlık alanında yapılan ciddi reformlar sayesinde hastane yöneticiliği ve sağlık yönetiminin önemi giderek artıyor. Bu alanda gereken donanıma sahip, mesleği en iyi şekilde icra edebilecek uzmanlar yetiştirmeyi amaç edinen Üsküdar Üniversitesi, Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Programı ile bu alanın profesyonellerini yetiştiriyor.Sağlık sektöründeki gelişmeler, sağlık yönetimi alanındaki mesleklerin önemini artırıyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Programı ile bu alanda gerekli donanıma sahip uzmanlar yetiştirilmesi amaçlanıyor.Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans Programı sayesinde, kurumlarda çağdaş ve modern sağlık idareciliği temeline dayanan profesyonel sağlık yönetim ihtiyacı karşılanacak. Ayrıca bu kurumlarda sağlık hizmetlerinin daha iyi şekilde planlanması, örgütlenmesi, koordinasyonu, icrası ve denetlenmesi kolaylaşacak.Hastane Yöneticiliği Uzmanı ile hizmet kalitesi artacakGüçlü akademik kadronun desteği ile bu programdan mezun olan sağlık yönetimi uzmanları kaynakların yeterince verimli, etkili, ekonomik, erişilebilir ve kaliteli olarak kullanılmasını sağlayacaklar. Böylelikle, günümüzün en karmaşık işletmeleri konumundaki hastanelerde sunulan hizmetlerin sürekli iyileştirilmesi sağlanacak.Program, tezli veya tezsiz olmak üzere, sırasıyla toplam iki veya dört öğretim dönemini kapsıyor.Bölümde, alanında uzman akademisyen kadrosuyla sağlık kurum ve kuruluşlarında geçerli olan yönetim, işletme ve planlama faaliyetleri için gerekli bilgi ve beceriyi kazandırmak amaçlanıyor. Programda sağlık kurumlarında yönetim ve organizasyon, araştırma yöntemleri, pazarlama, maliyet muhasebesi, insan kaynakları, kalite ve uygulamalar, karşılaştırmalı sağlık sistemleri, sağlık ekonomisi, yönetim ekonomisi ve sağlık hukuku gibi konularda eğitim veriliyor.Programla ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşılabilir.BİLGİ İÇİN;

Üniversitemizle ilgili “AKLINDA NE VARSA” bize sor!