Radikal Dini Akımlar ve Bediüzzaman’ın Çözüm Önerileri paneli yapıldı

Bediüzzaman Said Nursi, ölümünün 56’ınci yıl dönümünde Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen programda anıldı. Programda “Radikal Dini Akımlar ve Bediüzzaman’ın Çözüm Önerileri” konuşuldu.  

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen programda Bediüzzaman Said Nursi, ölümünün 56’ıncı yıl dönümünde anıldı. Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkesi Emirnebi-1 Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe onur konuğu olarak Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Mehmet Fırıncı bizzat, Abdullah Yeğin de telekonferans yöntemiyle katıldı.

Üsküdar Üniversitesi Çağın Vicdanı Kulübü ve Sağlıkta Pozitif Düşünce Kulübü tarafından düzenlenen “Radikal Dini Akımlar ve Bediüzzaman’ın Çözüm Önerileri” başlıklı panelin  moderatörlüğünü Sait Kılıç yaptı. Araştırmacı -yazar Yusuf Kaplan, Metin Karabaşoğlu ile Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Niyazi Beki de panelist olarak yer aldı. 

Said Nursi’yi anlamak için çalışıyoruz

Açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zelka, günümüzde dünyayı ve ülkemizi tehdit eden radikal akım ve hareketlerin İslam’a zarar verdiğini belirterek üniversite olarak bu hareketlerle mücadele noktasında gayret sarf ettiklerini söyledi. Zelka, Said Nursi’yi anlamak için Risale-i Nur Araştırmaları Merkezi kurduklarını da sözlerine ekledi.

Cihat müsbet hareketle manevi cihattır

Programa onur konuğu olarak katılan Said Nursi’nin öğrencilerinden Mehmet Fırıncı yaptığı konuşmada: “Said Nursi hazretleri, özellikle radikal hareketler konusunda içtihat yapmıştır. Cihat manevidir demiş, cihat müspet hareketle manevi cihattır diyerek eserlerinde bunu anlatmaktadır. Bu panelde değerli konuşmacıların katkılarıyla çok önemli olacaktır” dedi.

Said Nursi’nin en önemli buluşu manevi cihat ve müspet harekettir…

Panelin moderatörlüğünü yapan Sait Kılıç, günümüzdeki radikal hareketler nedeniyle İslam’ın zarar gördüğünü belirterek Bediüzzaman’ın yaşadığı dönemde çok önemli tespitler yaptığını söyledi. Bediüzzaman’ın her zaman barıştan yana olduğunu ifade eden Kılıç, Said Nursi’nin en önemli buluşunun manevi cihat ve müspet hareket buluşu olduğunu kaydetti. Kılıç, “Gandi de buna benzer bir yöntemi kullanarak İngiliz sömürgesine başkaldırmıştır. Müspet hareketi benimseyen Said Nursi, ezilmeye ve tahakküme her zaman karşı olmuştur. Şu an dünyada soğuk savaş var, fikirlerle savaşılıyor. Davasını güzel anlatan derdini anlatır. Şiddet kullanarak sonuç alınamaz. Said Nursi de barış istiyordu, manevi cihat olacak ve insanları ikna edecekti. İslam dini barış dini olduğu için insanların gönlünü fethedecekti. Said Nursi her zaman silahla mücadeleden sonuç alınamayacağını vurgulamıştır. Müspet hareketle ve manevi cihatla, kalem ve yazıyla ve fikirle mücadele etmeyi tavsiye etmiştir” dedi.

İslam dininin mesajları doğru okunmalı

Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Niyazi Beki, İslam dininin mesajının doğru okunması gerektiğini belirterek “Bugün ortaya çıkan radikal hareketler İslam’a zarar veren akımlardır. Bugünkü radikal hareketler İslam’ın mesajını doğru okumuyorlar, benim ümmetim yanlışlıkta birleşmez. İslam doğruluk üzerine kurulmuştur oysa bugünkü radikal akımlar İslam’ı kendi görüşlerine göre çarpıtmaktadır ve ikiyüzlü davranmaktadır” dedi. İslam’ın ve Kuran’ın gösterdiği doğru yoldan sapmamak için verdiği öğütlere de dikkat çeken Beki, bilimsel bir ölçü olması gerektiğinin altını çizerek şu değerlendirmelerde bulundu.

“Bu ölçü de 'ehl-i sünnet ve'l cemaat'tir. Ümmetin en büyük kesimini 'ehl-i sünnet' teşkil ediyorsa, bunların da bu kararlara uyması gerekir. Kur'an-ı Kerim'i iyi ve doğru anlama öhelyi, Aksi bir durum bugünkü dini akımlardaki gibi 'takiyyeciliğe' neden olabilir.” Dedi.

 Said Nursi'nin, çağının en büyük müfessiri olduğunu belirten Beki üç yola vurgu yaptı:

“ Ya doğru söyler ya da sükut edersiniz. Üçüncü bir yol yoktur. Müslümanlara ait olması gereken bu haslet, sanki yer değiştirmiş gibidir. Yalan, aynı zamanda Allah'ın ilim ve kudretine iftiradır. Radikal akımlar, gerçekten İslam'ı kendi görüşlerine göre tanımlıyor ve Allah'tan korkmuyorlar. '

Radikal hareketleri anlamak için çağı anlamak gerekiyor

Araştırmacı-Yazar Yusuf Kaplan ise radikal hareketlerin ne olduğunu anlamadan önce içinde bulunduğumuz çağın tanınması gerektiğini söyledi. IŞİD gibi radikal hareketlerin ABD ve İngiltere tarafından üretildiğini belirten Kaplan, “Çağı tanıyamazsanız tanımlanırsınız, tanımlanmaktan kaçınamazsınız. Hem fiili hem de zihinsel olarak sürüklenirsiniz. Müslüman düşünce ve yaşama biçimlerinin bitirildiği bir zamandayız. Hepimiz pornografik çağında yaşıyoruz, pornografi derken ayrıntının bizi ayartmasını kastediyorum. IŞİD’i konuşmadan önce onu üreten sistemi konuşmak gerekiyor. Onlar üzerinden konuştuğun zaman kuklayı konuşmuş oluyoruz.

200 yıl önce İngilizler yeni bir dönem yarattılar, kapitalizm ve küresel düzenin kurucuları. Atlantik’ten Pasifik’e kadar tüm olayı yönetenler İngilizlerdir. IŞİD’e gelinceye kadarki radikal hareketlerin hepsi selefi hareketler değil, bunlar Selefsiz hareketlerdir. Batı uygarlığı umutlar üzerinden var olmamış, korkular üzerinden var olmuştur. Biz bunu konuşmadan Batı’nın dünyayı kolonyalist saldırısını görmeden bu saldırıyı anlayamayız. Çağı tanıyamadığımız sürece çağı tanımlayamayız. IŞİD ya da DEAŞ’ı İngilizler icat etti, bunu göz ardı ederseniz hiçbir şey göremezsiniz. Asıl mesele içinde yaşadığımız çağı anlamak. Bediüzzaman iman ve hakikat üzerine yoğunlaştı” dedi.

Said Nursi’nin güzel düşünme yeteneğini anlamak gerekiyor

Panelistlerden Araştırmacı-Yazar Metin Karabaşoğlu da öfke üreten, Müslümanların istikbalini karartan her türlü radikal akım ve hareketi aşmak için Bediüzzaman Said Nursi’nin güzel düşünme özelliğine sahip olunması gerektiğini kaydetti. Said Nursi, düşünmeyi öğreten kişidir diyen Karabaşoğlu, teslimiyetçi akımların da hariciler kadar tehlikeli olduğunu söyledi. İslam'ın düşmanı olanların bugün DAEŞ ve El Kaide'den rahatsız olmadıklarına vurgu yapan Karabaşoğlu, bu kişilerin bundan lezzet aldıklarını ifade etti. Bu kesimin küfre ve öfkeye teslim olan Müslümanlardan rahatsız olmadıklarının da altını çizen Karabaşoğlu, küfre de öfkeye de teslim olmayan, dengeli Müslümanlardan hoşlanmadıklarını kaydetti.

Programa katılan Said Nursi’nin yeğeni Seyda Ünlukul  Üsküdar Üniversitesi’ne ve panelistlere teşekkür ederken Prof.Dr. Mehmet Zelka panelistlere hediye takdim etti.