Facebook Pixel Code
Üsküdar ÜniversitesiKapat

Üniversite eğitimi ve meslek seçimi




Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör üniversite eğitimi ve meslek seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri Cumhuriyet Gazetesi'nde değerlendirdi.

Üniversite adayları büyük he­yecan ve telaş içerisindeler bugünlerde. Kolay değil elbet. Bundan sonraki tüm yaşamları­nı etkileyecek önemli bir karar verecekler. Bu kararı verirken pek çok noktayı dikkate almala­rı gerekiyor. 

İnsanın yaşam yolunda kar­şı karşıya kaldığı birkaç önemli kavşak vardır. O kavşaklara gel­diğinde yöneleceği yol onun bü­tün yaşamını biçimlendirir. Bu kavşaklardan biri de üniversite­ye giriş sınavıdır. İşte bu nokta­da genç bireyin bu kavşağa açı­lan tüm yolları, hatta patikaları, o yolların olası uzamlarını tüm ayrıntılarıyla analiz etmesi, doğ­ru kararı vermesi için önemlidir. Ama bireyin, bu kavşağa açılan yol, patika ve uzamların analizi­ni en sağlıklı biçimde yapabilme­si için de öncelikle kendi beyni­nin ve yüreğinin çakışma nokta­larını çok iyi analiz etmesi gere­kir. Yani birey öncelikle kendisi için nasıl bir yaşam hayal ettiği­ni, meslek seçimi sürecinde ak­lının ve duygularının hangi nok­talarda çakışıp hangi noktalarda çeliştiğini anlamalıdır. 

Vizyoner bakabilmek

Birey kendisi için hayal etti­ği yaşam biçimine uygun mes­lekleri kafasında sınıflandırdık­tan sonra ise kendisinin dışın­daki dinamikleri analiz etmeli­dir. Bu noktada öncelikle içeri­sinde yaşadığı toplumsal çevre­nin, ülkenin kendi içerisinde ve uluslararası düzlemdeki sosyo ekonomik, teknolojik, kültürel vs. koşullarını analiz etmesi ge­rekir. İçinde yaşadığı toplumun ve ülkenin istihdam olanakla­rı, o anki ve geleceğe dönük iş­kolları, sektörel ve toplumsal ta­lepler vb. meslek seçimini ger­çekçi yapması açısından önemli­dir. Burada vizyoner bakabilmek de çok önemlidir. Bazı meslek­ler belki bugün için henüz çok cılız düzeyde olabilir, ancak ge­lecekteki koşullarını da görebil­mek gerekir. Bunun için de ülke­nin ve dünyanın gidişatını çok iyi izlemeli. 

Sorumluluk gençlere yüklenmemeli

Bütün bu dinamiklerden hare­ketle baktığımızda dikkati çeken önemli bir nokta dünyanın, bu­gün insan beyninin uzantısı ni­teliğindeki teknolojik gelişmeler­le geleceği biçimlendirmekte ol­duğudur. O halde yapay zekâ, ge­netik mühendisliği, bilişim, ya­zılım, nörobilim, psikoloji vb. ge­leceğin çalışma alanları olacağı çok açık. Buna bağlı olarak dijital teknolojik gelişmelerle birlikte iletişim alanının kendi içerisin­de çeşitlenerek, önemli açılımlar yaparak geleceğin parlak meslek­leri arasında yer alacağı da belli. Öte yandan dünya, giderek artan nüfus ve hızlı teknolojik gelişme­ler nedeniyle çevresel ve iklimsel anlamda büyük tehdit altında. Bu da çevre mühendisliği, doğa ve iklim üzerine çalışmaların gide­rek çok daha önem kazanacağını gösteriyor. Bunların yanında ar­tık klasikleşmiş olan hukuk, po­litika, ekonomi, sosyoloji, felse­fe gibi alanlar zaten hep revaçta olacaktır. Tıp bilimleri, fen bilim­leri, matematik vb. bunlar klasik­leşmiş meslekler olup gelişmeler içerisinde kendilerini biçimlen­direrek devam ediyor. Diğer yan­dan teknolojik gelişmelerin iler­lemesine bağlı olarak sektörde iş yapacak ara eleman gereksinimi de hızla artıyor. Örneğin, bilgisa­yar mühendisliğinin yanında, bi­lişim teknikerliği de en az onun kadar önemli. Dolayısıyla mesle­ki teknik eğitimin önemi de gide­rek artıyor. 

Ancak burada dikkat çekilmesi gereken önemli bir nokta bu ka­rar sürecinde bütün sorumlulu­ğun gençlere yıkılmaması konu­sudur. Ülkenin yönetim ve karar mercilerinin bu noktada kendile­rine düşen sorumluluğu yüklen­meleri gerekiyor. Bunun için de dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin izlenmesi, bu geliş­meler doğrultusunda ülkenin ye­ni iş ve meslek alanlarına açılma­sı, buna göre ülkede yeni eğitim ve istihdam olanaklarının yara­tılması gerekmektedir. Bu da an­cak kısa, orta ve uzun vadeli doğ­ru politika ve stratejilerin oluştu­rulmasıyla mümkündür. Burada üniversitelere de büyük iş düşü­yor. Yalnızca öğrenci almak üze­rine kurulu bölüm açma anlayı­şından vazgeçip ülkenin ve dün­yanın gereksinimlerine, toplu­mun taleplerine, bilimsel ve tek­nolojik gelişmelere göre yeni bö­lüm ve alan planlamaları yapıl­ması hem genç bireylerin gele­cek yaşam tasarımlarını gerçek­çi biçimde desteklemek, hem de toplumun ve insanlığın gelişimi­ne katkı sunmak açısından bü­yük önem taşımaktadır. 

Önemli görev

O halde burada herkese önem­li görevler düşüyor. Ülkenin yö­netim mercileri doğru istihdam politikaları, mesleki açılım ve eğitim politikalarının oluşturul­masına öncülük etmelidir. Üni­versiteler ve genel olarak eğitim kurumları ülkenin ve dünyanın bugünkü ve gelecekteki gereksi­nimleri doğrultusunda bir eğitim öğretim anlayışını benimseme­li ve uygulamalıdırlar. Meslek ve alan seçimi aşamasındaki genç bireyler ise kendi bireysel istek ve yönelimlerinin yanı sıra ülke­nin ve dünyanın bugünkü dina­miklerini ve geleceğe ilişkin gi­dişatını tüm yönleriyle değerlen­direrek karar süreçlerini buna göre biçimlendirmelidirler.

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi

Haber linki: https://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1497922/Universite_egitimi_ve_meslek_secimi.html