Facebook Pixel Code

Prof. Dr. Hüsrev Hatemi Türk Toplumunda Yunus Emre ve Mevlana Etkisini Anlattı



Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü ve Sosyoloji Kulübü’nün düzenlediği “Türk Toplum Belleğinde Yunus Emre ve Mevlana Etkisi” adlı program Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Programın konuğu Türk tıp profesörü, iç hastalıkları uzmanı, yazar, şair Prof. Dr. Hüsrev Hatemi’ydi.

İlk olarak İslam inancında ve felsefesinde insanın kendini tanımasının önemli olduğunu ve Sokrates’inde kendini tanımayı kavramlaştırdığını ve cümleleştirdiğini söyleyen Hatemi, Sokrates’in bu vecizeyi delfi tapınağını ziyaret ettiğinde gördüğünü ve “Kim kendini tanırsa hakkı tanımış olur” hadisiyle de peygamber efendimizin bu gerçeği vurguladığını belirtti.




“Yunus Emre tahsil görmemiş bir adam değil”

İnsan kendini tanımalı, bunun içinde kendisine özel bir dikkatle bakmalıdır fakat kendini tanımak ve bazı şeyleri de öğrenmekle arif olunmamaktadır diyen Hatemi, eski devirde bilginle arif ayrılıyor, ezoterik bilgiye ulaşmaya çalışana bilgin değil, alim değil, arif deniyor. Bilgiyle gelişmeye çalışana, bir mertebeye ulaşana âlim deniyor. Yani âlimle arif biraz farklıdır. Arif olmak bir basamak, bir mertebedir. Herkes bilgi toplamakla ona ulaşamaz. Yunus Emre, böyle bir felsefenin devam ettiricisi, o zincirin bir halkasıdır. Gnostisizmin ortaya çıkardığı düşünür, şairdir. Yunus Emre tahsil görmemiş bir adam değil bilakis zamanında yapılacak kadar yüksek bir tahsil görmüştür.

Yunus Emre yüksek binaların artması, teknolojinin gelişmesi fakat insan sevgisinin görünmez olduğu durumları da “Müslümanlar zamane yatlı oldu, Şeytanlar semireli kuvvetli” oldu sözleriyle anlatır dedi.

“Yunus Emre ve Mevlana 13. Yüzyıl Anadolu’sunun iki din büyüğüdür”

Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Yunus Emre ve Mevlana 13.yüzyıl Anadolu’sunun iki din büyüğüdür. Mevlana’nın doğum yerinin Belh ve anadilinin Farsça oluşunun hiçbir şey değiştirmeyeceğini söyledi. Hatemi, Mevlana ve Yunus Emre’nin bu topraklara onur vermiş iki doruk olduğunu güçlü bir şekilde vurguladı. Mevlana ile Yunus Emre’nin kendisi içinde aynı yükseklikte iki doruk olduğunu ikisi arasında karşılaştırma yapan, bazen birini bazen diğerini göklere çıkaran veya birisini yerip öteki bizimdir diyerek irfan mertebelerini spor müsabakaları gibi görenlerin bu konuları anlamayan kişiler olduklarını belirtti.

“Yunus Emre önemli bir kültür varlığıdır”

“Yunus Emre önce Anadolu Türklerinin, sonra Türk dünyasının daha sonrada dünyanın önemli bir kültür varlığıdır. Öğrenim gördüğü halde halk diliyle de bağlarının koparmayan, bilgisi, sezgisi ve düşüncelerini ifade etme kabiliyeti son derece güçlü olan bir mutasavvıf ararsak bizim fikir ve şiir dünyamızda bu şartlara uygun ve kronolojik bakımdan da “ilk” olan kişi olarak Yunus Emre’yi görürüz.” diyerek Yunus Emre’nin Türk dünyasındaki önemine değindi.   



Programın sonunda katılımlarından dolayı Hatemi’ye Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Abdulfaz Süleymanov tarafından plaket takdim edildi.

Toplu fotoğrafın çekilmesinin ardından program sona erdi.



 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)