Facebook Pixel Code

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan: “Tarihi dizilerden öğrenen bir toplumuz”



Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Seminerleri kapsamında, Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının  80. ölüm yıl dönümü nedeniyle  “Modernleşme, Toplumsal Değişim: Mustafa Kemal’in Tarihi Misyonu” semineri Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Konferansa konuşmacı olarak İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Namık Sinan Turan katıldı.



‘Tarihi dizilerden öğrenen bir toplumuz!’ 

Konferansın açılış konuşmasını Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı  Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan gerçekleştirdi.

Kendi tarihimizi sadece dizilerden öğrenen bir toplum olmamızdan yakınan  Arıboğan, “Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk , anmaya değer bir siyasi kişilik, çok değerli bir devlet adamı ve son derece çarpıtılmış bir tarih içersine yaşadığımız için de onu bilimsel çerçevede değerlendirmenin çok önemli olduğunu düşündüğüm bir siyasi kimlik. Bugün, asistanlık yıllarımda öğrencim Prof. Dr. Namık Sinan Turan’ nın aramızda olması çok büyük bir şans çünkü tarihi dizilerden öğrenen bir toplumuz burası bir üniversite ve tarih çok özel belgesel niteliğinde çekilmediği sürece dizilerden öğrenilmez” şeklinde konuştu.

"Hiçbir lider hatasız değildir"

Osmanlı İmparatorluk sisteminden Cumhuriyet devleti haline gelmemizin zorlu sürecinden ve Atatürk’ün üstün liderlik başarısından bahseden Arıboğan: “Uydurmasyon bir tarihin içersinde bir Osmanlı paşasının nasıl bir Cumhuriyet lideri haline geldiğinden bahsedicek. İmrarotorluktan homojen bir ulus devlete geçmek kolay değil. 20.yy’ın başları bütün dünya açısından çok çileli, yasla dolu, milyonlarca insanın evini, yurdunu terkettiği, soykırımlara herkesin maruz kaldığı, siyasi yapıların dönüşüp ulus devletleşmenin ön plana çıktığı bir dönem ve o dönemin içersinde yapılmakta olan belki tarihin en büyük yıkılışlarından birini yaşadı. Osmanlı ve Türkler onun içersinden bir cumhuriyet devleti çıkarttı. Bu anlamda çok değerli bir siyasi kişilik, bilimsel çerceve içerisinde analiz etmek lazım, kimseyi putlaştırmanın ve olağanüstü güçlere sahip noktasına getirmemek lazım. Hiçbir siyasi lider hatalardan maruz değildir, uzak tutulamaz. Mutlaka kişisel hayatında da siyasi kararlarında da hatalar yapmıştır ama nihai noktada ortaya çıkan şey de çok büyük bir başarıdır bunu da gözardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Onun için dünyanın en önemli siyasi liderlerinden bitanesi olarak tanımlayabilirim kendisini ve çok şey borçlu olduğumuzu düşünüyorum” dedi.



Açılış konuşmasının ardından İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Namık Sinan Turan katılımcılara “Modernleşme, Toplumsal Değişim: Mustafa Kemal’in Tarihi Misyonu” konulu sunum gerçekleştirdi.
Turan, Mustafa Kemal’in tarihsel misyonunun bu Osmanlı modernitesi dediğimiz hareketin içinde uzun ve çok karmaşık kompe süreci içinde nereye oturduğunu analiz etti.  

Cumhuriyetin gelmesinin tanzimat toplumunda nasıl bir düşünce bıraktığına değinen Turan, Tanzimat hariciyesinin en önemli kalemlerinden biri olan Sadullah Paşaya ait olan bir beyit vardır; ‘Değişti belki esasından eski malumatname, kaldı şöhreti rumu beredap ne misli hatap’ yani bildiğimiz herşey o kadar değiştiki o kadim bilgeliğe ait bizim için kendimizi daha güvenli olduğumuzu hissettiğimiz o geleneksel dünya ya ait bilgi o kadar sorgulanır oldu ki herşey yerlebir oldu ve biz artık yeniden ve kimi zaman şaşırşıtı gelen yeni bir realiteyle uyuşmak zorunda kaldık.” şeklinde belirtti.



“Hiçbir şey pasta dilimi keser gibi ortadan ayırarak bölünemez”

İnsanlarda Cumhuriyet herşeyi yok etti, siyasal örgütlenmeyi ortadan kaldırdı algısının yanlış olduğunu dile getiren Turan, “Tarihçilerinde kabul ediceği gibi hiçbir şey pasta dilimi keser gibi böyle ortadan ayırarak, anlıyabileceğiniz şekilde basit bir indirgemecilikle anlaşılamaz. Çünkü süreklilik esastır” dedi.

Resat  Nuri Gültekin’in Çalıkuşu romanının karakterlerinden örnek veren Turan, “İstanbullu bir konak kızının 20.yy’da Anadolu’ya gidicek kadar kendisini güçlü hissetmesini sağlayan şey modern yeni toplumsal örgütlenme biçimidir. Aslında modern Türkiye’yi inşa edenler Çalıkuşu’ndaki tüm karakterlerdir. Hep anlatılır; Mustafa Kemal Sakarya Savaşı’nın en çetrefilli döneminde çadırında Çalıkuşu okurmuş ve bize böyle (Feride karakteri gibi özgüvenli)  kadınlar lazım dermiş. Düşünsenize bu kadın modeli; Cumhuriyetin aydınlanmasını ve ilkelerini en ücra köşelere kadar taşır. Kadınları erkeklere ait dünyada kahvenin önünden başı dik şekilde geçiren şey bütün bu modernleşme sürecinin ve kadın hakları konusunda ortaya çıkan yeni toplumsal  anlayışın bir sonucudur. Ve bu bütün müslüman dünya için çok gözkamaştırıcı bir şeydir.’diyerek cumhuriyetin gelişinin kadın hakları üzerindeki etkisinden bahsetti.

Konferans katılımcıların soruları ardından sona erdi.
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)