Facebook Pixel Code

Üsküdar Üniversitesi Suriyeli sığınmacıları araştırdı




Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından desteklenen, Üsküdar Üniversitesinin de ortağı olduğu "Suriyeli Mülteci Çocuklarla El Ele" projesi kapsamında Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı Sultanbeyli'de yapılan araştırmaya göre, en çok sorun yaşayan kesim çocuklar. Okul çağındaki çocuklar maddi yetersizlik nedeniyle çalışmak zorunda kalıyor. Çocuklar yeni çevreye uyum sağlamama, kültür çatışması, arkadaşlarınca benimsenememe, yabancılık hissetme, içine kapanarak yalnızlaşma, okul kurallarına uymama ve okulda başarısızlık gibi sorunlar yaşıyor.Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından desteklenen, Üsküdar Üniversitesi’nin de ortağı olduğu “Suriyeli Mülteci Çocuklarla El Ele”   proje kapsamında Sultanbeyli’de yaşayan Suriyeli sığınmacılara yönelik yapılan araştırma yaşadıkları sorunları ve Türklerin sığınmacılara bakışını ortaya koydu.

Projenin akademik danışmanlarından Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Abulfaz Süleymanov, Suriye’de 2011 Mart ayından bu yana süren iç savaş sonrasında milyonlarca insanın başka ülkelere sığınarak yaşam mücadelesi vermeye çalıştıklarını belirterek “Savaştan kaçan Suriyelilere yönelik açık kapı politikası uygulayan Türkiye,  resmi rakamlara göre en fazla Suriyeli barındıran ülke konumundadır. Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli sayısı 2,8 milyondur. Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de en fazla bulunduğu il İstanbul’dur. İstanbul yaklaşık 330 bin civarında Suriyeliye ev sahipliği yapmaktır. İstanbul Sultanbeyli’de yaşayan Suriyelilere yönelik gerçekleştirilen araştırmada özellikle göçten en fazla etkilenen kesim olan sığınmacı çocukların sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve sosyo-psikolojik sorunlarını ortaya çıkarmak amaçlandı” dedi.

Doç. Dr. Abulfaz Süleymanov, bu çalışmayla sığınmacıların gelecek algısını kendi bakış açısından değerlendirmek ve mevcut uygulamaların geliştirilmesine imkân sağlayacak önerilerde bulunmayı amaçladıklarını söyledi.
Türkiye’de bulunan Suriyeli sığınmacıların yarısından fazlasını 18 yaşının altındaki çocuklar oluşturuyor. Çocukların eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim durumunun sınırlı olması, yeni çevreye uyum sağlayamama, kültür farklılıkları nedeniyle kültür çatışması, arkadaşlarınca benimsenememe, yabancılık hissetme, içine kapanarak yalnızlaşma, okul kurallarına uymama ve okulda başarısızlık önemli sorunlar arasında yer alıyor.
Süleymanov araştırma sonuçlarında öne çıkan başlıkları şu şekilde değerlendirdi.

Maddi sorunlar yüzünden okula gidemiyorlar 

Suriyelilerin okul çağındaki çocuklarının eğitimlerine devam edememe nedenlerine bakıldığında %60’lık oranla maddi geçimsizlik ilk sırada yer alıyor. Okul çağındaki çocuklar çalışmak zorunda kalıyor. Kayıt dışılığın en yüksek olduğu sektörlerde çocuk emeği hızla yaygınlaşıyor. Suriyeli çocuk işçiler trikotaj atölyelerinde, tekstil fabrikalarında, kuru meyve fabrikalarında, ayakkabı imalat atölyelerinde ve araba tamirhanelerinde, tarım işçiliğinde, sokaklarda kâğıt mendil, su satıcılığı gibi işlerde çalıştırılıyor.

Yapılan son tespitlere göre çocukların yüzde 40’ı okula gitmiyor.
Büyük bölümü Türkçe bilmiyor

Suriyeli sığınmacıların %71,8’i Türkiye’yi ulaşım kolaylığı nedeniyle tercih ettiğini belirtirken; %63’ü akrabalarının bu şehirde olması, %44’ü ise iş imkânlarının fazla olması nedeniyle İstanbul’u tercih ettiklerini söyledi. Sığınmacıların %76,1’i Türkçeyi hiç bilmediğini belirtirken; %59,7’si Türkçe öğrenmek istediğini belirtti. Katılımcıların %74,2’si ülkesinde çalışırken %25,8 oranında ülkesinde çalışmadığını; %53’ü Türkiye’de bir işte çalışmadıklarını söyledi. Türkiye’de çalışan statüsünde olan Suriyeliler, ülkelerindeki mesleklerini burada sürdürdüklerini ifade etti.

İletişim eksikliği yaşanıyor

Ankete katılan Suriyelilere İstanbul halkının kendilerine yaklaşımları da soruldu. Katılımcıların önemli bir oranı (%60,3) halkın kendileriyle iletişimde bulunmadığı için iyi ya da kötü yaklaşımları olmadığını belirtti. Bunun nedenleri arasında özelikle dil sorunundan kaynaklanan iletişim eksikliği en önemli etken olarak dikkat çekti. Suriyelilerin Türk halkı ile dostluk ve arkadaşlık kurma konusundaki durumlarının değerlendirildiği çalışmada katılımcılardan %67,9’u bu soruya hayır cevabı verdi. Sığınmacıların yerel halk ile olan komşuluk ilişkilerinin zayıf olduğu gözlendi.

Yarısı ülkesine dönmeyi düşünüyor

Suriyeli sığınmacıların %46,9 oranındaki bölümü savaşın bitmesiyle geri dönmeyi planladığını söylerken diğer önemli bir kısmı (%40,6) ülkesine dönmeyi düşünmediklerini belirtti.

Toplumsal kabul düzeyi yüksek

Araştırmada Sultanbeyli halkının görüşleri de alındı. “Türkiye’deki Suriyelilere ilişkin düşüncenizi en iyi aşağıdakilerden hangisi ifade eder?” şeklindeki soruya %67 Suriyelileri “Savaştan kaçan insanlardır”, %46,5 ise “Ülkemizdeki misafirlerdir” olarak tanımladı. Suriyelileri “Bize yük olan insanlardır” olarak görenlerin oranı ise oldu. Bu sonuçlar Sultanbeyli’de Suriyeliler konusunda bazı olumsuz tavırlara rağmen genelde “toplumsal kabul” düzeyinin yüksek olduğunu ortaya koydu.

Suriyeli komşularla iletişim sorunu yaşanıyor

 “Ailenizin ve sizin Suriyeli komşularla iletişiminiz nasıl?” şeklindeki soruya %31,8’i “Memnunuz bir sorun yaşamıyoruz”, %28’i “İlişki kurmuyoruz ama sorun da yaşamıyoruz”, ’1’i “Bu durumdan rahatsızız. Sorun yaşıyoruz”, %5,6’sı “İletişim kurmaktan kaçınıyoruz. Sorun çıkartıyorlar” yanıtını verdi. %22,4’ü ise bu soruya cevap vermekten kaçındı.
Bölgede Suriyelilere yönelik olumsuz tepkinin en önemli nedenlerinin başında Suriyeliler ile yerel halk arasında farklı dil, kültür ve yaşam tarzından kaynaklanan sorunlar olduğu görüldü.  Suriyelilerle sorun yaşadığını söyleyenler bunun nedenlerini şöyle açıkladı. “Diyalog kurmuyoruz dillerini anlamıyoruz” (%20), “Fazla gürültü yapıyorlar” (), “Kavgaya meyilliler, saldırganlar”(), “Anlaşmada zorlanıyoruz” (), “Pisler” (), “Yardım istiyorlar” (), “Hırsızlık yapıyorlar” ()

Çocukların beraber oynamasında sakınca görmüyorlar

Ankete katılanlara “Çocuğunuzun/çocuğunuz olsaydı sokakta/parkta Suriyeli çocuklarla oynamasına izin verip vermeyecekleri” de soruldu. Bu soruya %68,5 oranında “İzin veririm + Kesinlikle izin veririm’’ yanıtı verilirken; %21 oranında “Kesinlikle oynamasına izin vermezdim + İzin vermezdim”, ,5 oranında, “Fark etmez” cevabı verildi. “Çocuğumun parkta Suriyeli göçmen çocuklarla oynamasına izin veririm” diyen %68,5’lik oran iletişim kurmak isteyen aile yapısını gösterirken; %21’lik “İzin vermiyorum” şeklinde cevap veren kesimin, çekincelerinin neler olduğu derinlemesine araştırılmalıdır.

Çocuğum ayrımcılık yapmamayı öğrensin

Çocuğunun sıra arkadaşının Suriyeli olmasını olumlu karşılama nedenleri sorulduğunda %61,1 oranında, “İnsan ayrımcılığı yapmamasını öğrenmesini isterim”, ,8 oranında, “Ona yardımcı olmayı, dayanışmayı öğrenir”, ,1 oranında, “Farklı kültürlerle kaynaşmasını isterim” sonuçları alındı.

Sonuçlara ulaşmak için tıklayın!


 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)