HIV ve AIDS farkındalığına dikkat çekildi

DOI : https://doi.org/10.32739/uha.id.43175

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik bölümü katkılarıyla düzenlenen 3. Üreme Sağlığı Sergisi ve HIV / AIDS Farkındalık Sempozyumu, AIDS ve HIV virüslerinde doğru bilinen yanlışları anlatmak için alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleşti. Önyargı ve kalıp yargıların bu hastalıklarda ciddi bir problem olduğuna dikkat çekilen sempozyumda, kişilerin temel önlemleri elden bırakmamaları gerektiğine vurgu yapıldı. 


Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesinde düzenlenen sempozyumun açılış konuşmalarını Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Güler Cimete ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin gerçekleştirdi. Sempozyumun moderatörlüğünü ise Öğr. Gör. Didem Kurap Öcebe yaptı.

Prof. Dr. Güler Cimete: “AIDS ve HIV konusunda yanlış bilgiler günümüzde de devam ediyor”

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Güler Cimete konuşmasında Ebelik bölümü gereği bu konularda derslerin olduğunu ve bilgi edinildiğinden bahsetti. Cimete; “Biz geleneksel olarak AIDS gününü kutluyoruz. Spesifik bağlamda AIDS ve HIV konusunda yanlış bilgiler günümüzde de devam ediyor. Filmlerle bile hala bunu yansıtmaya ve toplumu yanlış bilgilendirmeye devam ediyoruz. Bu bağlamda bu etkinliği çok değerli buluyoruz. Bugünümüzü kutlarken de sergimizde görülen özellikle üreme organlarıyla ve aynı zamanda sözel bilgilerle cinsel sağlık eğitiminin önemli bir kapsamını oluşturan bilgilendirmemizi yapıyoruz. Bu etkinliklerin her birini en başından beri Türkiye Aile Planlaması Vakfı ile gerçekleştiriyoruz kendilerine çok teşekkür ediyoruz.” dedi. 

Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “Temel önlemleri elden bırakmamamız gerekiyor”

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, AIDS’in sadece cinsel yolla değil kan yoluyla da bulaşabileceğine vurgu yaparak hekimlerin dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi. Ertekin; “AIDS ilk ortaya çıkmaya başladığı zaman, dünyada başı çeken ülkelerden birisi Afrika’ydı. Sağlığa ulaşma en düşük, gelir düzeyi en düşük, açlık ölümleri en fazla orada. Sonrasında 1980’li yıllarda HIV Amerika’da görülmeye başlıyor. 2000 yıllarında yaklaşık 20 milyon insan AIDS’ten ölmüş. Bizim ülkemizin yaklaşık dörtte biri kadar yüksek bir oranı. Daha sonra farkındalıklar, zirai yaklaşımlarla birlikte sayılar azalmış ama hala oldukça yüksek oranlarda insanlar etkileniyor. AIDS’in en büyük özelliği önlenebilir olması.  Genellikle hep cinsel yolla bulaşır gibi anlamlı anlamsız bilgiler üretildi. Burada önemli olan bunun sadece cinsel yolla değil anneden babaya geçiş şekli olduğu ve özellikle bizim gibi mesleklerde kan yoluyla bulaşan olduğunu bilmek lazım. Hekimlerin birçok kısmı risk grubunda. Bu mesleği yaptığımız sürece bu riski taşıyacağız ama temel önlemleri elden bırakmamamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı. 

Nurcan Müftüoğlu: “Önyargılar ciddi bir sosyal problem…”

Türkiye Aile Planlama (TAP) Vakfı Üyesi Nurcan Müftüoğlu, ‘Sağlıkçı Perspektifinden Güvenli Cinsellik’ adlı sunumunda cinsel sağlıktan bahsetti. Müftüoğlu; “Bugün konuşmamız gereken ve bu etkinliğimizde bilmemiz gereken şey bu hastalıkların tedavi edilebilir bir enfeksiyon olması. Fakat bunun beraberinde kattığı anlam, önyargılar ve kalıp yargılar bunu ciddi bir sosyal problem ve sağlık problemi olarak yaşamamızı sağlıyor. Dolayısıyla tıp olarak daha iyi bir noktada olsak bile bu sosyal algı ve ortam bu süreci etkilemeye devam ediyor. Dikkatimizi çeken bir diğer nokta da HIV virüsüne yakalanan insanların üçte biri genç nüfusu oluşturuyor. Bu süreci etkili şekilde yönetemeyen ülkeler arasında Türkiye’de bulunmaktadır. Çok hızlı bir artış oranıyla karşı karşıyayız. İlerleme gösterilememe sebebi ülkenin bu konuda damgalamalara kurban edilmesidir. Türkiye bu yüzden bu süreci ne yazık ki yönetemiyor. Ağırlıklı olarak erkek grupta olduğunu biliyoruz. Türkiye’de asıl problem alanı tanı koymada.” şeklinde konuştu. 

Önder Bora: “Herkesi bilgilendirmeyi hedefliyoruz”

Pozitifiz Derneği Üyesi Önder Bora ise ‘HIV’i Ne Kadar İyi Tanıyoruz?’ başlıklı sunumunda; “HIV ile yaşayan kişiler sadece enfekte olan kişileri değil aynı zamanda HIV bir kişinin eşini, ailesini, sıra arkadaşını, herkesi bilgilendirmeyi hedefliyoruz. Çok eski yıllardan gelen ve hiç güncellenmeyen, ölümcül, eşcinsellerin hastalığı gibi yaygın yanlış kanılar var. Toplumun içinde bu riskli gruptaki kişiler bu konuda bilgili değilse gerekli korunma önlemleri almıyorlar. HIV bağışıklık yetmezliği virüsüdür. Bağışıklık sistemi hücrelerini hedef alır. Vücudun içine girdikten 72 saat sonra bağışıklık hücrelerine yerleşiyor ve orada üreme başlıyor. Bugün tedavisi var, rahatlıkla baskılanabiliyor. Eğer bu virüs baskılanmazsa yıllar içinde bağışıklık sistemi çöküyor ve biz diğer enfeksiyonların başladığını görüyoruz. İşte ona da AIDS diyoruz. Bu nedenle AIDS bir hastalık değil, bir mikrop veya virüs değildir. HIV’in oluşumunun engellenmediği taktirde ortaya çıkan tablonun adı AIDS’tir.” dedi. 

Sempozyum toplu fotoğraf çekiminin ardından sona ererken katılımcılar Üreme Sağlığı sergisini gezdi. 

Ebelik Bölümü öğrencileri tarafından Üreme Sağlığı sergisi açıldı

Sempozyum kapsamında Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi zemin katta Ebelik Bölümü öğrencileri tarafından Üreme Sağlığı sergisi açıldı. 

Sergiden sorumlu ebelik öğrencileri vermiş oldukları danışmanlık ve eğitim hizmeti ile insan bağışıklık yetmezliğini etkileyen HIV virüsünün; toplumumuzdaki bireylerin her HIV pozitifin AIDS olacağına; HIV pozitif bireyle sarılma, tokalaşma, aynı yemeği paylaşmakla bu virüsün kendilerine bulaşacağına olan inancını kırmayı hedeflediklerini belirtiyor.

 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)