Nöropazarlama geleneksel pazarlamayı ortadan kaldıracak mı?



Üsküdar Üniversitesi Endüstri ve Liderlik Kulübü’nün düzenlediği “Pazarlama ve Marka Sohbetleri” adlı program, Üsküdar Üniversitesi D Blok Ayhan Songar Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programa konuşmacı olarak, Yirmibirgram Reklam Ajansı kurucu ortağı Onur Yanık ve Nöropazarlama Stratejisti Neuromar kurucusu Seda Genç katıldı.



“İnsanlar hikâyelerle ilgileniyorlar”,

İlk konuşmacı olan Seda Genç, Nöropazarlama tekniklerinden ve Nöropazarlama konusunda dikkat edilmesi gereken noktalardan bahsetti. Nöropazarlama araştırmalarında dikkat edilmesi gereken hususları sayan Genç, bunları; cihaz kalitesi, uygun cihaz seçimi, doğru örneklerin seçimi ve örneklem sayısı, deneysel tasarım, laboratuvar koşulları, hipotezimiz, ölçümlediğimiz şeyin ne olduğu ve sonuçların doğru yorumlanması olarak sıraladı. Reklamların karşı tarafa nasıl aktarılması gerektiğinden de bahseden Genç, insanların hikâyelerle ilgilendiğini, dolayısıyla reklamların bir kurgu içerisinde insanlara aktarılması gerektiğinden söz etti. Fakat bunu yaparken rasyonelliği de elden bırakmamanın önemli olduğunu vurguladı.

“25. Kare tekniğinin bilimde hiçbir karşılığı yok”

Sübliminal reklamcılığın, nöropazarlamayla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Genç, Sübliminal reklamcılığın en önemli yöntemlerinden biri olan 25. Kare tekniğini anlattı. 25. Kare tekniğinin bilimde hiçbir karşılığının olmadığını fakat bu tekniğin özellikle Türkiye’de sıkça kullanıldığını söyledi.

“Yapılan reklam giderleri boşuna gidiyor”

Genç şöyle konuştu; “Müşterilerim bana şu şekilde yakınıyorlar; kurduğumuz siteye giren insan sayısı çok fazla, dolayısıyla etkileşimimiz de bir hayli yüksek fakat buna rağmen pazarlama yüzdemiz çok düşük.
Bu demek oluyor ki, insanların dikkatini çekmeyi başarabiliyorsunuz fakat insanlar sitenize girdiklerinde yeterli bir şekilde etkilenmiyorlar ve siteniz onları tatmin etmiyor. Bunun sonucunda yaptığınız reklam giderleri boşuna gidiyor.”

Nöropazarlama ile geleneksel pazarlamanın bağı

Pazarlama konusunda geleneksel yöntemlerin de kullanıldığı bu dönemde nöropazarlamaya da çok ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Genç, bunun geleneksel yöntemlerin tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini, geleneksel pazarlamanın nöropazalamaya ihtiyaç duyduğu gibi, nöropazarlamanın da geleneksel pazarlamaya ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.



“Markanın gelecek vadetmesi çok önemli”

Programın ikinci konuşmacısı Onur Yanık ise pazarlamayı etkileyen en önemli beş faktörü katılımcıların bir kâğıda yazıp daha sonra kendine vermesini istedi. En önemli faktörlerden birinin markanın bir gelecek vadetmesi olduğunu söyleyen Yanık, markaların dünyayı yönettiği bir çağda yaşadığımızı ve bizlere düşenin, markaların nasıl ortaya çıktığını bilmemiz gerektiğini ve bu bilgilerin reklamların ötesine geçmesi gerektiğini vurguladı.
 
Elon Musk’ın metodu

Tesla firmasının CEO’su olan Elon Musk’tan da söz eden Yanık, Musk’ın teknoloji üzerindeki plan ve projelerinin arkasında farklı bir anlam olduğunu ve Tesla’nın tüketicilere verdiği her sözü tuttuğunu söyledi. Elon Musk’ın elektrikli araç üretmesi ve dünya üzerinde tek bir fosil yakıtla çalışan araç kalmayana dek kendini sorumlu hissetmesi üzerine de konuşan Yanık, kuruluş anından itibaren hep doğru ve farklı içerikler üretmeye çalışan, bunları yaparken de istikrarı elden bırakmayan bu firmayı, başarısıyla kutladı.

“Marka olarak ne sattığınızı biliyorsanız hayat sizin için çok kolay”

Yanık, “Marka olarak ne sattığınızı biliyorsanız hayat sizin için çok kolay. Yapacağınız ürünün, geleceği de içine alması ve geçmişte kalmaması lazım” diye belirtti.  Nike firmasının sözünü tuttuğunu ve daima müşteri memnuniyetini ön planda tuttuğunu söyleyen Yanık, Nike’ ın ayakkabı satmadığını, zafer sattığını ve sloganlarıyla daima tüketiciyi teşvik eden Nike’ın,  bazı sözleriyle birçok başarı yakaladığını söyledi: “Just do it!” ve “If you have a body, you are an athlete.”

“Önce devamlı ve istikrarlı olun, daha sonra yaratıcı olun”

Katılımcılara önerilerde bulunan Yanık, önce devamlı ve istikrarlı olmayı, daha sonra yaratıcı olmak gerektiğini, sabırlı olmayı, sürekli yeni şeyler peşine düşmek yerine istikrarlı olmayı ve rotadan çıkmamak gerektiğini vurguladı. Konuşmasına “Mesleğinizde bir boşluk bulun ve o boşluğa bir söz verin, sözünüzü de tutun” sözleriyle son verdi.

Programın sonunda konuşmacılara plaket takdim edildi.  






Haber-Fotoğraf: Rubaşa Ergin
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)