Üsküdarda “Sanatın Dili” konuşuldu



“Sanatın yükselen bir değer olması toplumları güçlendirir” gerçeğinden hareketle,  bugüne değin güncel sosyolojik konularla ilgili etkinliklerin yanında sanatın toplumsal önemi ve rolü üzerine çok sayıda program düzenleyen Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ve Sosyoloji Kulübü tarafından 25 Nisan 2018 tarihinde Nermin Tarhan konferans salonunda “Sanatın Dili” başlıklı program gerçekleştirildi. Programa sağlıklı toplum ve sanat üzerine çok sayıda kitabın yazarı Prof. Dr. Yılmaz Özbek ve Fotoğraf çalışmalarıyla tanınan, ülkemizde ve yurtdışında birçok ödül kazanan sanatçı Murathan Özbek katıldı.

Program Murathan Özbek’in yönetmenliğini yaptığı “Bitmiş Aşklar Müzesi” kısa metrajlı  filminin gösterimiyle başladı. İnsanların ayrıldıktan sonra atmak istedikleri eşyaları getirip bıraktıkları bir müze ve bu müzede çalışan bir gencin hikâyesini konu edinen film,  Gün Koper, Ahmet Rıfat Şungar, Büşra Develi gibi isimlerin rol aldı. Film gösterimi bittikten sonra Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji bölüm başkanı Prof.Dr. Abulfez Süleymanov’un moderatörlüğünde “Sanatın Dili” üzerine Prof.Dr. Yılmaz Özbek ve fotoğraf sanatçısı Murathan Özbekle bir söyleşi gerçekleştirildi.

Sanatın dünyanın ortak iletişim dili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz Özbek “dünyada barışın tesisinde bu etkenin önemine vurgu yaptı. Özbek “Sanat insanlarının ekonomik sömürü düzeni kurgulayan zihniyete de bir karşı duruş sergilemektedir” dedi. Türk dünyasının büyük şairi Bahtiyar Vahabzade’nin şiirinden de bir örnekle paylaşmanın öneminden bahseden Özbek, minimalist yaşam tarzının önemine değindi. Bu yaşam tarzını benimsediği takdirde insanoğlunun dünyaya olan yükünün azalacağını ve bu yaşam tarzının dünya barışına katkı sağlayacağını söyledi.  



“Sanat bağları güçlenirse savaşlar olmaz”

Sanat konusunda önemli değerlendirmelerde bulunan Özbek, sanatı; barışın, tüm kültürlerin ve insanlığın ortak dili olduğunu, sanatçıların barış için uğraştığını anlattı. Çünkü hangi ülke olursa olsun, sanat o iki ülke arası kavga olsa bile sanatçıların toplumlar arası köprü kurduğunu, sanat camiası sayesinde de barışın geldiğini söyledi. Sanatın, paylaşımın insanların bağlarını güçlendirdiğini ve bu bağlar ülkeler arasında da güçlendikçe savaşların olmayacağına dikkat çekti.

“Sanat, insanın yüreğiyle düşünmesini sağlıyor”

Yılmaz Özbek, sanat konusunda açıklamalarına şöyle devam etti: “Sanatı herkes yapabilir. Sanat taklitle başlar. Bir müddet sonra bazıları bu sınırı aşar, üretici pozisyonuna geçer. Geçemeyenler de sanatla yine uğraşır. Kayıpları yoktur, kazançları vardır. Çünkü sanat, insanın yüreğiyle düşünmesini ve merhametli olmasını sağlıyor.”


“Boşlukları izleyici doldurmalı”

Konuşmasında film hakkında açıklamalara da yer veren Yılmaz Özbek, filmin bir öykü anlatmadığını, şizoid karakterli bir tipi anlatan ruh biyografisi çalışması olduğunu dile getirdi. Filmin tarzının minimalist yaşam akımından geldiğini, böylelikle boşlukları izleyicinin doldurması gerektiğini ifade etti.
Murathan Özbek konuşmasında filmin senaryosunun Zagreb’de yer alan Museum of Broken Relationships müzesinden esinlenerek Can Deniz Atıcı ve Ediz Anavi ile beraber geliştirdiklerini söyledi.  Sinema hayalinde ve hedefinde hep var olduğunu söyleyen sanatçı, sanatın toplumdaki şiddetin panzehri olduğunu vurguladı. Kültürlü mizah anlayışının sinemada yaygınlaştırılması gerektiğini söyleyen Özbek, bu doğrultuda çalışmalarının olduğunu vurguladı.



“Fotoğraf, sinema yapanlar için büyük avantaj”
Yönetmen Murathan Özbek; fotoğrafçılıktan filme geçişin avantaj ve dezavantajlarını şu şekilde dile getirdi: “Bir sanat dalında ilerlemek ve sadeleşmeye gittikçe, başka bir sanat dalında üretmeye başlamak bir ikilem olabiliyor. Fotoğrafa başlangıcım daha sertti. Bu film o kadar sert bir film değil. Fotoğraf, sinema yapanlar için çok büyük bir avantaj ama fotoğraftan gelmek gibi bir zorunluluk yok. İkisiyle de öykü anlatmak mümkün. Fotoğraf daha kısıtlı geliyor insanlara ama bence öyle değil. Fakat benim avantajım belki buydu. Fotoğrafla büyük hikayeler anlatabileceğimi düşünmüştüm. Sinema tek başına fotoğrafla ortaya çıkabilecek bir şey değil.”

Program, fotoğraf çekimi ve plaket takdimi ardından sona erdi.

 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)