Facebook Pixel Code

Ödevden festivallere “kırmızının uykusu”



Üsküdar Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema 3. Sınıf öğrencisi Emre Çelik çektiği kısa filmle art arda başarılara imza attı. Final ödevi amacıyla çektiği “Kırmızının Uykusu” adlı filmi önce Adana Kısa Film Festivalinde ardından TRT Geleceğin İletişimciler Yarışması Televizyon Yayıncılığı kategorisinde derece aldı. Çelik filmiyle şimdilerde uluslararası platformlarda ülkemizi temsil edecek.

İkinci sınıfta kısa film çekmeye karar verdiğini, önce sınıf arkadaşlarıyla bir ekip oluşturduğunu belirten Çelik, sonrasında oyuncu bulup, mekanları tespit edip, senaryoyu hazırladıklarını belirtiyor.

- Peki senaryo süreci nasıldı?

Senaryo süreci baya uzun sürdü. Kesinleştirdik sonra tekrardan başa aldık, çıkarmalar yaptık, çekim aşamasında da çıkardığımız sahneler oldu. Çektik hoşumuza gitmedi, kurguda kullanmadık veya o an çekerken bu olmasa da olur dedik çekmedik. Çekim aşamasında baya bir aksilikler yaşadık aslında çekim yapacağımız harabe vardı orası iki gün öncesinde yıkılmaya başlanmış, duvarlar çökmüş, gittiğimizde kapısına kilit vurulmuştu. Emlakçıyla görüştük tekrardan açtırdık izin aldık.



- Peki bu senaryoyu yazıp çekmeye başladığınızda hedefiniz neydi, başlarken hangi amaçla başladınız?

Bu benim ilk projemdi. Daha önce hiç kısa film çekmedim. Başlarken kendimi denemek, sınamak istiyordum. Aslında ne yapabilirim ne edebilirim gibisinden, ekip oluştuktan sonra çekmeye başladık ben kurgu aşamasında iki ay gibi bir süre uğraştım kısa film olmasına rağmen baya bir uğraştım. Filmi çıkardıktan sonra bir şansımı deneyeyim dedim. Açıkçası festivallerle ilgili hiç bir bilgim yoktu, güzel oldu olmadı pek karar veremiyordum. Ben fazlada beğenmedim filmi yüzde otuzluk kısmı gözüme hoş geliyor geri kalan kısımları pek hoşuma gitmedi. Zaten ilk filmim. Türkiye de 20’ye yakın festivale gönderdim filmi iki festivalden geri dönüş aldım.

İlki, Adana Film Festivali. Orada filmim finalist oldu. Ardından TRT’den geri dönüş aldım. Ödül aldığım haberi geldi. Ankara’ya gittim ödül aldım sonra yine festivaller açıklanmaya başladı. Baya bir süre boşluk oldu. Ben filmden ümidi kesmeye başladım, bir şey olmayacak derken iki hafta önce bir mail geldi. Fransa’da Clermont Film Festivalinde Türkiye’yi temsilen filmler gidiyordu oraya göndermiştim oradan geri dönüş aldım festival kataloğunda bulunacak yani Türkiye’yi temsil ediyoruz orada.15 film arasına girmeyi başardık. Üç gün önce de İtalya'dan haber aldım. Orada da filmimiz festivale kabul edildi. 2018 Haziran ayında festival başlayacak.

- Filmin içeriğinde biraz bahseder misiniz?

Filmin içeriğinde biz tüketim toplumunu eleştirmek istedik. Ben kalabalık bir ortama girince insanların ne yaptıklarına bakarım telefonlarla mı oynuyorlar, sohbet mi ediyorlar bunları baya gözlemlerim. Kalabalık ortama girince dışa çıkarım insanlara bakarım genellikle telefonlarıyla oynarlar. İşte tüketim toplumunu bilirsiniz, bazı popüler restaurant, kafeler vardır hep doludurlar buralar.

- Bu filme başlarken TRT’ye göndermek gibi bir amacınız yoktu ödev olarak başladınız önce nasıl buralara gelindi?

Evet ödev olarak başladım ama içimde heves vardı göndersem ne olur gibisinden. Film bittikten sonra dedim ki güzel olmadı yani göndermeyeyim dedim sonra, bir şey kaybetmeyiz göndereyim diye düşündüm. Ve gönderdik. Adana’dan ilk geri dönüş geldi sonra TRT’den geri dönüş aldık sonra dedik göndermeye devam edelim belki bir şeyler çıkar yine böyle devam etti, gitti…



- Kaç kişi başladınız çekime, kaç kişilik bir ekipsiniz?

Bu işe Baki Kalma ile başladık sınıf arkadaşım. Fikir aklıma gelmişti, işte şöyle bir senaryo var olur mu dedim, o da olur çekelim dedi. Ben bu senaryo aşamasında tek başıma güzel bir şey yapamayacağımı biliyordum. Senin görmediğin şeyi başkası görebiliyor, hatayı yakalıyor bir de ekiple çalışınca daha güzel şeyler çıkıyor ortaya. Biri ortaya bir fikir atıyor, sürekli fikir gelişiyor mesela… Biri başka bir şey diyor, sen bir şey diyorsun bir şekilde netleşiyor. 1-2 gün bir evde buluşup orada kaldık senaryo üzerinde çalıştık. En son bitirdik senaryoyu çekim aşamasına geldik.

- Peki bir ödevin böyle TRT’de dereceye girmesi, Adana’da dereceye girmesi, dikkat çekmesi nasıl bir duygu? Sonuçta sizin elinizden çıkmış bir yapım?


Güzel bir duygu, baya güzel… Şöyle, ben filmi yöneten olmama rağmen gerçekten filmi beğenmedim. Ama şaşırmadım da değil. Baya şaşırdım, beklemiyordum açıkçası. Şuan şaşkınlık ve sevinci bir arada yaşıyorum.

Röportaj: Beyza Bıyıkoğlu
Fotoğraf: Didem Düz
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)