Facebook Pixel Code

Beyin ve öğrenme arasında nasıl bir ilişki var? (2017-12-26)



Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonunda “Kitap Sohbetleri” başlığı altında katılımcılarla bir araya gelen Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, sorular üzerinden ‘’Beyin ve Öğrenme’’ işlevleri ile ilgili katılımcıları bilgilendirdi. 

N Beyin ve Sosyal Sağlıkçılar Kulüplerinin birlikte düzenlediği kitap sohbetlerinin ilkinin konuğu Üsküdar Üniversitesi Nörobilim Ana Bilimdalı Başkanı, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ oldu.

Beyin 3 şekilde yaşlanır

‘Beyin ve Öğrenme’ isimli programda biyolojik canlıların ister istemez yaşlanacağını ve beynin de aynı süreci yaşayacağını ifade eden Tanrıdağ, beynin üç şekilde yaşlandığını söyledi. Beyin yaşlanmasını Tanrıdağ, normal yaşlanma, erken yaşlanma ve geç yaşlanma olarak üç başlık altında değerlendirdi.

Tanrıdağ: “Normal yaşlanma bir hastalık değildir”

İnsan yaş ve sosyal grupları ile ilgili bilişsel işlevlerde kendi yaş grupları düzeyinde performans gösteriyorsa bunun normal yaşlanma olduğunu belirten Tanrıdağ, “Eğer normal yaşlanma gerçekleşiyorsa bu bir hastalık değildir, normal, biyolojik bir yıpranmadır” ifadesini kullandı.

Erken yaşlanma

Bazı tip insanların beyinlerinin kendi yaş gruplarından daha erken yaşlanmasını ve kendi yaş gruplarında görünmeyen reaksiyonlara; bellek, dikkat, öğrenme, duyguları kontrollerde yavaşlama…vs. testlerde rastlanırsa bunun erken yaşlanma olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tanrıdağ “Kırk yaşında bir insan Alzheimer olursa, erken yaşlanmıştır” dedi.

Tanrıdağ, süper yaşlanma olarak adlandırılan, diğer adıyla geç yaşlanmada ise beyin işlevlerinin kendi yaşıtlarının standartlarından daha iyi çalıştığını, örneğin 70 yaşındaki kişinin beyninin 45 yaşındaki bir kişinin beyni gibi çalışması olduğunu vurguladı.

‘’Duygusal zekâ büyük fotoğrafı görür’’

Zekâ ile beyin ilişkisi noktasında mantıksal ve duygusal zekânın ayrımına ve işlevlerine dikkat çeken Prof. Dr. Tanrıdağ, mantıksal zekânın neden-sonuç ilişkisi üzerinden olayları incelediğini belirtirken, duygusal zekânın ise büyük fotoğrafı görmeye yaradığını vurguladı.



Tanrıdağ: “Öğrenmek tehlikelerden koruyor” 

Beynin öğrenme ve unutma ilişkilerinden bahsederek öğrenmenin yoğunlaşması ile unutmanın da doğal bir işleyiş olarak artacağını ifade eden Prof. Dr. Tanrıdağ, öğrenmenin sürdürülerek, ileriki yaşlarda bizleri bekleyen tehlikelere karşı önlem alınabileceğini dile getirdi.

Tanrıdağ: “Gruplarla hareket eden beynini kullanmıyor demektir”

Grup ilişkilerinde beynin aktif kullanılması noktasında insanın kendi fikirlerini oluşturmasından ziyade grubu ne diyorsa onu onaylamasının, kişiyi kendi beynini kullanmaktan yoksun kıldığını vurgulayan Prof. Dr. Tanrıdağ, “Eğer siz bir grubun üyesiyseniz ve oradaki her şeyi doğru görüyorsanız, beyninizi kullanmıyorsunuz demektir.” İfadelerini kullandı.

Sudoku beyin esnekliğini güçlendiriyor

İnsanların Alzheimer’ı önlemek adına sıkça kullandığı bir yöntem olan bulmaca çözmenin Alzheimer gibi önemli, genetik bir hastalığın önüne geçemeyeceğini ve bunun yalnızca kelime belleğini genişletecek bir egzersiz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tanrıdağ, beyni çözüme zorlayan ve beynin esnekliğini güçlendiren esas egzersizin sudoku olduğunu belirtti.

Havuç, tarçın, üzüm çekirdeği söylentiden ibaret

Alzheimer’a yönelik alternatif tıpta deneyi ve araştırılması yapılmamış, halk arasında tedavi yöntemi olarak konuşulan ananas suyu, tarçın, üzüm çekirdeği gibi tüketim maddelerinin söylentilerden ibaret olduğu üzerinde duran Prof. Dr. Tanrıdağ, alternatif tıpın ilaçlar ile karşılaştırılmaması gerektiğini ve ilacın yanında tüketildiği takdirde bir problem teşkil etmeyeceğini dile getirdi.

Çocuklarımız Suriyeli çocuklarla bir arada olmalı


Beyin gelişiminde bütün çocukların ortak noktasının gelişimlerini hızla sürdürmeleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, çocukların sosyal ortamlarda bulunmalarının, iyi-kötü, savaş-barış gibi ayrımlara erkenden varmaları için önemli olduğunu söyledi. Ülkemizde göçmen olarak bulunan Suriyeli çocukları örnek vererek, çocukların birbirleri ile iletişim halinde olmaları gerektiğinin özellikle altını çizen Tanrıdağ,  ancak böylelikle çocuklarımızın savaş-barış gibi kelimeleri ve sosyal farklılıkları ayırt ederek doğruyu erkenden bulabileceklerini belirtti.



Düzenlenen etkinliğin ardından Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ’a çiçek taktim edildi.
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)