Prof. Dr. Sevil Atasoy’un yeni kitabı raflarda

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) Üyesi olan Prof. Dr. Sevil Atasoy'un son kitabı "Züppe Kocanın Şarkıcı Karısı ve Başka Nahoş Hikayeler" Kayseri Kitap Fuarı'nda yapılan lansmanın ardından, raflardaki yerini aldı.

Fuarda önce bir söyleşi düzenleyen Prof. Dr. Sevil Atasoy ardından Doğan Kitap standında hayranları için kitaplarını imzaladı. Hem söyleşi de hem de imza etkinliğinde Atasoy'a ilgi büyüktü.Türkiye'de Adli Bilimler ve Kriminoloji denince akla gelen ilk isim olan Prof. Atasoy, yıllar boyunca karşılaştığı olaylardan derlediği öykülerle çok sayıda kitaba imza atmıştı.

Atasoy, kitabını şu sözlerle anlattı;

"Bildiğiniz gibi ben çok uzun yıllardır Adli Bilimleri her türlü uygulama alanıyla popülerleştirmeye çalışıyorum. Hak arama bilincini geliştirmeye, delillerin öneminin altını çizmeye ve artık ben gördüm ya da ben yaptım diyenlerin ifadelerine fazla rağbet etmeyip bütün olayları somut delillere dayandırarak aydınlatmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bu kitabımda, dünya genelinde adli bilimlerde karşılaşılan ve çok yıldızlaşan soruşturmaların yanı sıra bir soruşturma sırasında yapılan hata yüzünden haksız mahkumiyetlere varan ve biraz daha iç acıtan fakat kızım sana söylüyorum gelinim sen anla tarzında kısa öyküler yazdım. Gerçek öyküler bunlar. Bu sefer haksız yere idam edildiği artık bilimsel olarak da kanıtlanmış yüzyıl önceki bir olayı ele aldım. Züppe Koca o işte. Öte yandan sadece kırmızı elbiseli kadınlara saldıran seri katillerden, on binlerce kişiden örnek alarak bir katili bulmaya çalışan İtalyan savcıya, FBI akademisine heykeli dikilen bir başka savcıya varıncaya kadar, çok değişik alanlarda kolay okunabilir, kolay anlaşılabilir ama kaynak da vererek bilimsel dipnotlarla her meslekten, her yaştan kişiye ulaşmayı denedim. Hayali bir unsur içermiyor. Hem profesyonellere, polislere, savcılara, jandarmalara, olay yeri inceleme timlerine, kriminal laboratuvar çalışanlarına hem de tamamen farklı bir meslekten bir sosyoloğa bir psikoloğa ya da bir ev hanımına, lise öğrencisine varıncaya kadar okuyunca anlaşılabilir."

Kitabın önsözü ve kapağında…

Efsane polisler, heykeli dikilen savcılar, yıldızlaşan delil avcıları arasında yeni bir yolculuğa hazır mısınız? Kırmızı elbise giymeye korkan kadınlar, buz üzerindeki seks işçileri, cinlere perilere inananlar sizi bekliyor.
 
Çinliler Uygurların DNA’sını neden topladı?Kadın savcı on binlerce kadın ve erkek arasında yeşil gözlü katili nasıl buldu?Kusursuz cinayeti işlemek mümkün mü?
İnsanoğlu ne kadar vahşileşir?
 
Bu soruların ve daha nicelerinin yanıtlarını veren Züppe Kocanın Şarkıcı Karısı, baş döndürücü tekniklerle yürütülen başarılı soruşturmaların yanı sıra, masumları yıllarca hapiste tutan hatalar, “sihirli bir değnek” sanılan DNA’nın neden olduğu haksızlıklar gibi nahoş gerçekleri mercek altına alan yeni bir Sevil Atasoy kitabı.
Tek bir söz
 
Bu sizinle sekizinci buluşmamız. İlki 2006 Ekim’de raflarda yerini alan Labirent: Adli Bilimlerin Gizemli Dünyası adını taşıyordu ve ilk satırları şöyleydi:
 
“Size, akıllara durgunluk veren Ölüler Meydanı Jemaa el-Fna’yı anlatabilirdim. Ya da Kathmandu’danLhassa’ya planladığınız yolculukta yanınıza alacaklarınızı. Gelin görün ki paylaşmak istediğim başka şeyler var.”
 
O tarihten bu yana geçen yıllarda, sıra bir türlü Fas ve Tibet yolculuklarımın keyifli anılarına gelemedi. Bir polisiye roman yazmama da henüz sıra gelemedi. Çünkü bana kalırsa suçla mücadele eden profesyonellerin kimi zaman parlak, kimi zaman çok karanlık sonuçlarla noktalanan serüvenlerinin bilinmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde mesleğe ilgiyi artırabilir; ama daha önemlisi nerede, nasıl ve neden yanlış yapıldığını bilirsek adli hataları önlemeye çalışır, haksız mahkumiyetleri engeller, hak arama bilincini geliştirebiliriz.
 
İşte on bir yılda üç yüze yakın öyküyle size benim dünyamın güzellik ve çirkinliklerini tanıtmaya çalışmam bundan.
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)