İslamofobi organize bir saldırı

İmgebilim Çalıştayı’nda konuşan Yrd. Doç. Dr. Nadire Gülçin Aydın, güç ve kontrol modelini İslamfobik uygulama yöntemine uyarladı.

uskudar universitesinden haberler  İslamofobi organize bir saldırıGüç ve kontrol mekanizmalarının iç içe geçmiş altı çarktan oluştuğunu vurgulayan Aydın, İslamfobinin organize bir saldırı olduğunu da söyledi. Aydın, sistemli bu saldırıların bireyleri kurban psikolojisine sürüklediğini, kişilerin gündelik fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek onlarda psikolojik sorunlara neden olduğunun altını çizdi.

15 Ülkeden 75 akademisyeni bir araya getiren “2’inci Uluslararası İmgebilim Çalıştayı” nda İslamofobi, sosyopsikolojik yönüyle masaya yatırıldı. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın oturum başkanlığını yaptığı oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nadire Gülçin Aydın, güç ve kontrol modelini İslamfobik uygulama yöntemlerine uyarlayarak, sınıfsal ve/veya politik ayrıcalıkların güç kontrol mekanizmalarını besleyen, birbiri ile iç içe geçmiş altı çarktan oluşan bir baskı döngüsü oluşturduğunu ifade etti.

uskudar universitesinden haberler  İslamofobi organize bir saldırıKURBAN PSİKOLOJİSİ YAŞAYAN BİREY PSİKOLOJİK SORUN YAŞIYOR

Psikolojik tehditler ve güç sahiplerinin tutumunun bu altı çarkın iki dilimini oluşturduğunu ifade eden Aydın, kendini bu baskı çarkının içinde bulan ve çıkamayan bireylerin, sorunlarını içselleştirerek, kurban psikoloji içinde kendilerini suçlayıp, depresyon, stres, panik, kaygı, öfke ve saldırganlık gibi sorunları yaşar hale gelebildiklerini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Nadire Gülçin Aydın yaptığı konuşmada;

“Psikolojik hizmetler sunan kişiler, bu hizmetleri alan bireylerin kişisel refah ve mutluluğuna İslamfobik değer yargı ve uygulamalarının nasıl bir engel yarattığı konusunda farkındalık, bilgi ve bu tür durumlarla mücadele edebilme becerilerine sahip olmalıdır. İslamfobik değer yargı ve uygulamalarının kişilerin refah ve mutluluğuna ilişkin zararlarının Narrative Psikoloji yaklaşımı kullanılarak dokümantasyonu da yapılarak bu bireylerin içsel olarak yaşadıkları psikolojik süreçler hakkında daha detaylı bilgi edinilmeli.

uskudar universitesinden haberler  İslamofobi organize bir saldırıİslamfobi temelli yargılardan şekillenen uygulamalar insan psikolojisini travmatize eder; çünkü toplumdaki kişi ve kurumların kişiye karşı örgütsel savaşını onaylayan bu anlayış ile çoğu kez kişinin tek başına mücadele etmesi mümkün değildir.

Birey güç ve kontrolün dengesiz dağılımı sonucu adaletsiz işleyen bir sistemin kurbanı olur ve ona kendini ifade etme şansı tanınmaz. Benlik duygusunun özgür ifadesine yapılan engellenme ve saldırılar sonucu kendini gerçekleştiremeyen bireyler, şu duygu ve sorunları yaşayabilir. Çaresizlik, yalnızlık, sosyal hayata karşı ilgisizlik, çekingenlik, yenilmişlik, tehdit edilmişlik, korku, kaygı, kızgınlık, üzüntü, yorgunluk, hissizlik, pişmanlık, suçluluk, kırılganlık, kararsızlık, boşlukta olma, sıkışmışlık, gerginlik, engellenmiş olmaktan kaynaklanan öfke ve saldırganlık, genel duygusal çöküntü ve depresif duygular, paranoid eğilimler, psikosomatik belirtiler (mide bulantısı, baş dönmesi, iştahsızlık, tansiyon sorunu).

 İSLAMFOBİ ORGANİZE BİR SALDIRI

İslamfobi bireylerin gündelik fonksiyonlarını hem bireysel düzeyde hem sistemik olarak etkileyen ve iki şekilde de savaşılması gereken, kişiye yöneltilmiş organize bir saldırıdır. Sorunlar yaşayan bireylere “Hakların Müdafaası Psikolojisi” ve “Güçlendirme Psikolojisi” temelli psikolojik yardım ve destek verilmelidir.”

Öte yandan, dinin de sistemik bir baskı aracı olarak da kullanılabileceğine dikkat çeken Aydın, İslamfobi kılıfı altında dinin istismarı yani din üzerinden insanların güç ve refah edinmesi durumlarının da olabileceği hatırlatmasında bulundu.

Çalıştayın 2’inci gününün 2’inci oturumunda bir diğer önemli konuşmacı da Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Asil Özdoğru idi. Özdoğru da “Çocuk ve Ergenlerde Öteki Bağlamında Benlik ve Kimlik Gelişimi” başlıklı bir sunum yaptı.

İnsanların ve toplulukların algılanmasında önemli rol oynayan bireyin benlik algısı ve kimlik oluşumu hakkında katılımcılara bilgi veren Özdoğru, çocuk ve ergenlik dönemlerinde bu gelişimi etkileyen aile, okul ve medya gibi bazı temel çevresel unsurlara yönelik uygulanabilecek olumlu çalışmalara ilişkin örnekler sundu.