Yeni Medya ve Gazetecilik Akademik Etkinlikler

02 MAY 2019

Dijital dönüşüm Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tartışıldı

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası İletişim Günleri’nde (İFİG) iletişimde dijital dönüşüm her yönüyle irdelendi. Sempozyumda Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve İspanya’dan da alanında tanınmış akademisyenlerin katılımıyla dijital dönüşümün etkileri ve geleceği tartışıldı.Yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli üniversitelerden yaklaşık 150 akademisyenin bildiri katılımının yanı sıra yerli ve yabancı tanınmış ana konuşmacıların sunumlarıyla iki gün boyunca, eşzamanlı oturumlar biçiminde, 23 oturumla gerçekleştirilen sempozyumda dijitalleşme süreçleri iletişim eksenli olarak çeşitli yönleriyle masaya yatırıldı.Yazılı basından yeni medyaya, sinemadan reklamcılığa, halkla ilişkilerden kişilerarası iletişime, iletişimin tüm boyutlarında etkisini gösteren dijitalleşme olumlu ve olumsuz yanlarıyla ele alındı. İletişim akademisyenleri ve medya profesyonelleri tarafından gerçekleştirilen oturumlarda konular çeşitli yönleriyle tartışıldı.Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılış töreninde Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör, altı yıldan bu yana kesintisiz şekilde düzenledikleri etkinlikte bu yıl bir yenilik yaptıklarını ve İletişim Günleri’ni bildirilere açtıklarını söyledi.Prof. Dr. Güngör: “Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi bir markadır, İFİG de fakültemizin marka değerini pekiştirmektedir”Akademik camiayı birlikte tartışmak ve çözüm aramak için davet ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Nazife Güngör, “Her yıl akademik camiada tartışılan konulara göre temaları belirleyip tüm üniversitelerin katılımı ile gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Son yıllarda özellikle iletişim bilimlerinde dijitalleşmenin etkisi ile çok önemli değişimler oluyor. Dijitalleşme nasıl ki toplumun, kültürün, siyasetin değişik alanlarına, toplumun kılcal damarlarına kadar etkisini gösteriyor ve etkili oluyor, aynı şekilde iletişim bilimlerinin de kılcal damarlarına kadar etkisini göstermeye başladı. Bu çok büyük anlamlar taşıyor. İletişim bilimlerinde şu ana kadar ortaya konulan kurallar ve yaklaşımların, metodolojinin yeniden ele alınması ve üzerinde yeniden düşünülmesi ihtiyacı bulunuyor. Biz de bu nedenle birlikte tartışalım ve iletişim bilimlerinin bu yeniye açılan boyutlarını ele alalım istedik. İletişim bilimleri bu teknolojik dönüşümle birlikte artık çok merkezi bir yerde, iletişim bilimlerinde yeni tartışmalar devam ediyor. Bütün kurum ve kuruluşlarda birimler oluşmaya başladı, bu da gelecekte iletişimciler için önemli istihdam alanları olduğu anlamına geliyor. Değişen dijital süreç ile birlikte bu yıl sempozyumda dijital dönüşümü tartışacağız” dedi. Bu yıl TÜBİTAK desteği ile düzenledikleri sempozyuma yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti vurgulayan Prof. Dr. Nazife Güngör, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin artık bir marka fakülte olduğunu, Uluslararası İletişim Günleri’nin ise İFİG logosuyla marka bir bilimsel etkinlik haline geldiğini dile getirdi. İFİG’in tam bir takım çalışmasıyla gerçekleştiğinin altını da çizen Güngör,  etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.Prof. Dr. Atasoy: “Dijital dönüşümün suç dünyasına etkisi çok büyük”Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, açılış konuşmasında bu yılki konusu “Dijital Dönüşüm” olarak belirlenen, iletişim akademisyenleri ve medya profesyonellerinin katılımı ile gerçekleşecek sempozyumun çok başarılı ve verimli geçeceğini düşündüğünü söyledi. “Dervişin fikri neyse zikri de odur” diyen Prof. Dr. Sevil Atasoy şunları söyledi: “Belki sizlerin dikkatini çekmemiştir ama dijital dönüşümün suç dünyasına etkisi çok büyük. Bu nedenle dönüşümün sağlıklı işleyişi siber suçlarla mücadelenin başarısına bağlı. Teknolojik gelişmeyi patolojik bir suçlunun elindeki baltaya benzeten Albert Einstein kadar kötümser değilim ama hastaneler, telefon şirketleri, bankalar, üniversiteler ve hükümetlerin yanı sıra bireylere yönelik olarak gerçekleştirilen siber saldırılar, suç örgütlerinin en azından şimdilik yasal organizasyonlardan çok daha hızlı ve başarılı bir biçimde dijitalleştiğinin bir göstergesi. Nitekim son 10 yılda hırsızlık, gasp gibi geleneksel suçlar azaldı, buna karşın sahte, çalıntı kredi kartı ya da kredi kartı bilgilerinin kopyalanması ile yapılan online alışverişler, ayrıca hedefin ya da silahın bilgisayar olduğu değişik nitelikte siber suçlar logaritmik olarak arttı. Bu nedenle gerek lisans gerek lisansüstü düzeydeki adli bilimler programlarımızda yer alan kriminalistik ders içeriklerine dijital olay yeri inceleme, siber suçlu profillemesi, siber suç soruşturmasında coğrafi profilleme gibi konuları ekledik.”İnternetin bir de özel yazılımlarla ulaşılabilen darkneti olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Bu karanlık dünyada uyuşturucu, silah, mermi ve patlayıcı satışlarından çocuk pornografisine, kiralık katil bulma sitelerinden ya da 2014 ortalarında hizmete giren Google benzeri arama motorundan ve bütün bu melanetlerle ilgili olarak yapılan reklamlardan haberimiz çok yok. Dijital dönüşüm ile birlikte henüz bilmediğimiz yeni suç tipleri ortaya çıkacak. Hatta adam öldürmek için yeni yöntemler olacak. İnsanoğlunun ilk büyük keşfi ateştir, nasıl ateşin hem bizi ısıtmak, yemeklerimizi pişirmek gibi faydaları, buna karşılık yangın çıkarma gibi zararları varsa dijital dönüşümün de iyi ve kötü yanları bulunuyor. Bunları değerlendirmek için önümüzde 23 oturum var. Ancak unutulmamalı ki dönüşümün henüz çok başındayız” dedi.Prof. Dr. Arıboğan: “İnsanlık tarihi denilen şey, aslında teknolojinin tarihi”Sempozyumun davetli konuşmacıları arasında yer alan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, “Siyasette Dijital Dönüşüm” başlıklı konuşmasında siyaset biliminin devlet merkezli incelenen bir alan olduğunu ancak son yıllarda teknolojik gelişmeler eşliğinde de okunduğunu söyledi. Siyaset biliminin genel olarak ana laboratuvar alanı olarak kullandığı şeyin tarih olduğunu belirten Prof. Dr. Arıboğan, “Siyasi tarih içerisinde değerlendirilir ve bunlar üzerinden bir dünya okuması yapmaya çalışırız. Yakın zamanlarda uluslararası ilişkiler alanındaki önemli değişikliklerden biri insan psikolojisi üzerinden yapılmaya başlandı. Bir diğeri de teknoloji bilimi üzerinden okumalar ve yeni yaklaşım tarzları ortaya çıktı. Dönüşüm, dijital dönüşüm, yeni dünya dediğimiz şey aslında tarihte ilk defa bu kadar büyük bir hızla, devrimci yapının merkezine doğru vurarak geliyor. İnsanoğlunun, insan topluluklarının tarihin başından beri bir değişim dönüşüm içerisinde olduğu aşikar. İnsanlık tarihi denilen şey, aslında teknolojinin tarihi. Teknoloji geliştikçe insan dönüşüyor, insan değiştikçe teknoloji gelişiyor. İnsanoğlu içinde yaşadığı teknolojiyi bir an kabul ediyor. Aslında bunun ne kadar olağanüstü olduğuyla da çok fazla ilgilenmiyor. Onu hayatın bir parçası olarak düşünüyor. Bugün ilk defa karşımızda insan topluluklarından, yaşam tarzımızdan kısmen bağımsızlaşmaya başlayan ve sanki başka bir uygarlığın izlerini, alarmını bize doğru yansıtmaya başlayan bir dönüşümden bahsediyoruz” dedi.Siyaset bilimi açısından iletişimin çeşitli taktikler sunduğunu, değişimin kaçınılmaz olduğunu ve mutlaka uyum sağlanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, “Sistem değişiyor, sadece ders anlatım biçimleri değil. Yeni dünyaya adapte olmazsak tamamen out’a çıkma ihtimalimiz var. Bizim deneyimlerimiz ‘Endüsrti 4.0’ın, gençliğin dünyasına yetişemiyor. Onun için zamanı durdurmaya çalışıyoruz. Duvarlı dünya aslında zamanı durdurmaya çalışan orta yaşın dünyası. Bu büyük dönüşümü durdurmanın yolu yok, adapte olamıyoruz. Daha kaç kuşak tarımda büyüdük, sanayide büyüdük, sanayi sonrasında olgunlaştık, bu da dördüncü. Kaç uygarlık birden göçebe yaşayacağız? Bari bunu tutalım diyoruz” diye konuştu.Prof. Dr. Nalçaoğlu: “Geleceğin bilimi yapay zekâ ekseninde biçimlenecektir”Sempozyumun ana konuşmacılarından Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu, “Bir Paradigmanın Dönüşümü: Sibernetikten Yapay Zekaya” başlıklı konuşmasında yapay zekanın istihdam alanlarının kapanması, etik sorunlara ve yönetsel/yönetişimsel sorunlara yol açtığını söyledi. Nalçaoğlu, “Yapay zeka kavramı günümüz bilim dünyasına temel oluşturmaya, tüm düşünsel paradigmamızı etkilemeye başladı. Olumlu yanları ve olumsuz yanlarıyla ele alınması gerekiyor. Etik meselesi çok önemli” dedi.Prof. Dr. Antonioi: “Biz hala buzdağının görünen kısmını görüyoruz”Ana konuşmacılardan İspanya Santiago de Compostela Üniversitesi’nden Prof. Dr. Neira Cruz Xose Antonioi ise dijital çağda iletişim yöntemlerini anlattı. Prof. Dr. Neira Cruz Xose Antonioi, gelişen teknolojilerle beraber dijital çağda kullanılan iletişim araçlarının değiştiğini, bunun da kitle iletişiminde çok önemli değişmelere yol açtığını söyledi. Dijital çağda iletişimin yeni bir dile sahip olduğunu belirten Antonioi, kitle iletişiminin beraberinde değerli avantajlar, sayılamayan ihtimaller ve belirsiz sınırlar ortaya koyduğunu kaydederek “Biz hâlâ buzdağının görünen kısmını görüyoruz” dedi.Dijital dönüşüm her yönüyle ele alındıÜÜ TV’den canlı olarak yayınlanan, iki gün süren sempozyumun ilk gününde Güney Yerleşkesi’nde “Dijital Dönüşüm ve Artırılmış Gerçeklik”, “Dijital Dönüşüm ve Pazarlama”, “Popüler Kültür ve Gündelik Yaşam”, “Sosyal Medya ve Sosyal Ağlar”, “Geleneksel Medyadan Yeni Medyaya”, “Dijital Kültür”, “Dijital Dönüşüm ve Sanat”, “Dijital Dönüşüm, Yeni Medya ve Etkileri”,  “Dijital Dönüşüm, Tüketici ve Tüketim”, “Dijital Dönüşüm ve İletişim Bilimleri” ve “Dijital Bağımlılık” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi.İletişim Günleri, oturumlar ve kültürel etkinlikler ile ikinci günde de devam ettiSempozyumun ikinci gününde ise davetli konuşmacı Bournemouth Üniversitesi’nden Doç. Dr. Salvatore Scifo, “Radio, Audio and Digitalization: The Changing Roles of Broadcasters Producers and Listeners” başlıklı bir konuşma yaptı İngiltere’de BBC’nin dijital dönüşüme nasıl ayak uydurmaya çabaladığını anlattı. Scifo, radyo dinleme alışkanlıkları açısından kuşaklar arası farkla bulunduğunu ve radyo yayıncılarının da özellikle genç kuşağın beklentilerine uymaya çabaladıklarını söyledi.Basın İlan Kurumu İlan Hizmetleri Müdürü İdris Armağan Çam ise “Basın İlan Kurumu ve Yeni Medyaya İlişkin Faaliyetleri” başlıklı bir konuşma yaparak, Basın İlan Kurumu’nun dijital dönüşüme nasıl hazırlandığını anlattı. Çam, yerel medyanın dijital dönüşümüne de katkı koyduklarını ifade etti. Çam, internet gazeteciliğinin yasal mevzuata henüz sahip olmadığını, Basın İlan Kurumu olarak bu sorunun çözümüne de katkı koymaya çabaladıklarını ifade etti.İkinci günde 11 oturumSempozyumun ikinci gününde davetli konuşmacıların dışında “Haber İncelemeleri”, “Dijital Dönüşüm ve Reklam”, “Gazetecilik”, “Yapay Zekâ”, ”Dijital Çağda Gerçekliğin Yeniden Üretimi”, “Dijital Dönüşüm ve Görsel İletişim Tasarımı”, “Halkla İlişkiler”, “Dijital Dönüşüm ve Yayıncılık”, “Dijital Dönüşüm ve Sinema” ve “Dijital Dönüşüm ve Siyaset” oturumları gerçekleştirildi.Sempozyuma çeşitli üniversitelerden çok sayıda akademisyen bildirileriyle katılırken yine çeşitli üniversitelerden akademisyenler de oturumlarda moderatörlük yaptı. İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Çelikcan, İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Suat Gezgin, Prof. Dr. Yıldız Dilek Ertürk, Prof. Dr. Murat Özgen, Marmara Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Filiz Aydoğan, Prof. Dr. Ebru Özgen, Maltepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selahattin Yıldız, Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Defne Özonur, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özer Kambur ve Doç. Dr. Deniz Yenğin, Ankara Hacı Bayram Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aytül Tamer, Doç. Dr. Esra Keloğlu ve Dr. Kurtuluş Özgen, Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Özlem Pektaş Turgut bildiri ve oturum moderatörlükleriyle sempozyuma destek verenler arasındaydılar.İFİG kapsamında açılan sergiler büyük beğeni aldı6’ıncı İletişim Günleri kapsamında bu yıl öğretim üyelerinin ve öğrencilerin çalışmalarından oluşan sergiler de açıldı. Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın Ekslibris Sergisi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Sanat Galerisi’nde açıldı. Açılışını Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın yaptığı sergi 12 Mayıs’a kadar ziyarete açık tutulacak.Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü öğrencilerinin Uygulamalı Gazetecilik dersi kapsamında, hocaları Dr. Öğr. Üyesi Aylin Tutgun Ünal’ın danışmanlığında açtıkları Gazete Sergisi de Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından açıldı.Görsel İletişim ve Tasarım Bölümü öğrencilerinin Grafik Tasarım dersi kapsamında, hocaları Öğr. Gör. Pınar Çelik danışmanlığında gerçekleştirdikleri sergi de bir dijital teknoloji harikası olarak etkinlik kapsamındaki yerini aldı.İFİG kapsamında İletişim Fakültesi öğrencilerinin sosyal sorumluluk projeleri de dikkat çekiciydi. İnsanları su içmeye teşvik eden ‘Su İçin’ sloganlı sosyal sorumluluk projesi sayesinde sempozyum konukları kana kana su içtiler. Bir çevre dostu olarak yeşili korumayı ve organik beslenmeyi teşvik eden projeyle ise konuklara bitkiler dağıtıldı.İFİG genç iletişimcilere etkinlik yönetimi deneyimi kazandırdı6. Uluslararası İletişim Günleri’nde, Etkinlik Yönetimi dersi öğrencileri uygulamalı eğitimin bir parçası olarak görev aldılar. Dr. Öğr. Üyesi Şaha Özpınar tarafından verilmekte olan dersin uygulamalı eğitim kesitini öğrenciler İFİG organizasyonunda görev alarak tamamladılar. İletişim öğrencileri başarılı çalışmalarıyla başka üniversitelerden sempozyuma katılan akademisyenlerin ve öğrencilerin takdirini topladılar.6. Uluslararası İletişim Günleri, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör’ün teşekkür konuşmasıyla sona erdi. Güngör, teşekkür konuşmasında fakültenin akademik kadrosuna, etkinlikte özveriyle görev alan öğrencilere, sempozyuma bildirileriyle katılan akademisyenlere, oturum başkanı olarak katkı veren akademisyenlere, sempozyuma desteğini esirgemeyen Rektörlük Yönetimi’ne, üniversitenin ilgili idari birimlerine, sempozyuma destek veren TÜBİTAK’a ve etkinlikte kahve sponsorluğu desteği veren Tchibo’ya teşekkürlerini iletti.  Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

20 MAR 2019

Türkiye’de gazetecilik depresyonda mı?

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen söyleşide Habertürk yazarı Sevilay Yılman ile Demirören Haber Ajansı (DHA) Dış Haberler Editörü Galip Eraydın Türkiye’de gazetecilik üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşide, gazeteciliğin geçirdiği dijital dönüşüm ile gazetecilerin yaşadıkları sıkıntılar konuşuldu.Açılış konuşmasını yapan İrvan, etkinliği gerçekleştirme amaçlarının gazeteciliğin ülkemizde genel sorunları ve geleceğini tartışmak olduğunu dile getirdi. Aynı zamanda İletişim Fakültesi öğrencilerini deneyimli gazetecilerle bir araya getirerek, onları meslek hayatına hazırlamayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.“Çocukluğumdan beri gazeteci olmak istiyordum”Gazeteciliğe başladığınız dönem ile günümüz gazeteciliği arasındaki fark nedir sorusunu cevaplayan Sevilay Yılman, “Ben çocukluğumdan beri gazeteci olmak istiyordum. Üniversite yıllarımda hocalarımızın gazetecilik ile ilgili söyledikleri her şey bize çok kutsal geliyordu. Hatta 5N1K kuralı bizim için kutsal ayet gibiydi. Sektöre girdiğim zamanda da bu kuralların dışına çıkmak mümkün değildi. Günümüzde ise kurallara uymasanız da olur anlayışı hakim’’ dedi.“Gazetecilik, tıp ve hukuk gibi her zaman devam edecek kutsal bir meslek”Günümüzdeki gazetecilik anlayışını da değerlendiren Sevilay Yılman, “Medya şu anda kısır bir döngü yaşıyor ve sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bunu medyanın girdiği bir depresyon olarak görebilirsiniz. Ancak tüm bunlara rağmen umutsuz değilim. Tam dibe vurduğu zaman bir uyanış gerçekleşecek, çok güçlü bir Türk medyası ortaya çıkacak. Çünkü gazetecilik tıp hekimliği ya da hukuk gibi her zaman devam edecek kutsal bir meslektir. Gazetecilik, hakkı verildiğinde çok güzel şeylere vesile olur. Umutsuzluğa kapılmayın’’ dedi.“İlk haberi yaptığım gün kadar heyecanlıyım” Sevilay Yılman’ın konuşmasının ardından söz alan Galip Eraydın, İhlas Haber Ajansı’nda gazeteciliğe başladığını, ardından Doğan Haber Ajansı’na geçtiğini, gazeteciliği muhabirlik olarak gördüğünü ifade etti. Son görevinin Demirören Haber Ajansı’nda dış haberler servisi şefliği olduğunu aktaran Eraydın, yirminin üzerinde yurtdışı muhabirle birlikte çalıştıklarını söyledi. Gazetecilikte ilk haberi yaptığı gün kadar heyecanlı olduğunu belirten Eraydın, “Yayına koyduğumuz her haberi tek tek okuyorum. Günde yaklaşık otuz haber giriyoruz” dedi. “Doğru kaynakları yakalamalısınız” Bugünün gazetecilik anlayışına da değinen Galip Eraydın, “Biz bu işi yapmaktan zevk alıyoruz. Yaklaşık 190 ülke var dünyada ve bizim serviste çalışıyorsanız hemen her ülke hakkında bir fikir sahibi olmak zorundasınız. Doğru araştırmayı yapmanız için doğru yerden başlamanız gereklidir” dedi. Dış haber servisleri için yabancı dilin önemine vurgu yapan Eraydın, uluslararası yayın yapan haber ajanslarını takip etmenin yaptıkları iş için hayati önemde olduğunu belirtip, mutlaka İngilizce bilinmesi gerektiğinin altını çizdi.“İstikrarlı olun” İletişim Fakültesi öğrencilerine meslek hayatına dair bazı tavsiyelerde de bulunan Eraydın, meslek hayatında en önemli şeyin CV değil, istikrar olduğunu söyledi. “CV doldururken önemli olan şey istikrardır. Farklı alanlarda farklı işler yapmış olabilirsiniz fakat bu sizi işverenin gözünde kararsız insan durumuna da düşürebilir. İlk önce ne yapmak istediğinizi bilin, istikrarlı olun, bir yere iş görüşmesine gittiğiniz zaman işveren sizin gözünüzde o istek ve istikrarı görsün. O zaman CV’nin aslında çokta önemli olmadığını anlayacaksınız” diyen Eraydın, istikrarın sadece meslek hayatında değil, tüm yaşam boyunca olması gereken bir şiar olduğunu belirtti.Söyleşi, konukların öğrencilerden gelen soruları yanıtlamalarının ardından plaket takdimi ile sona erdi.Haber: Nilay Tuğçe Bostancı   / Gamze Tamer                                                 Fotoğraf: Berkay Özay / Gamze Tamer Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

28 ŞUB 2019

Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü mezunlarıyla buluştu

Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü tarafından düzenlenen mezunlar toplantısı Haber Atölyesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Prof. Dr. Süleyman İrvan, Dr. Öğr. Üyesi Yıldıray Kesgin, Arş. Gör. Atila Erdemir, Arş. Gör. Selin Maden ile Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü 2017-2018 eğitim öğretim yılı mezunları Veysi Can Muharremoğlu, Büşra Taş, Zehra Rümeysa Fidan ve Fatih Ünlüer katıldı.Yeni Medya ve Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, toplantıya katılan mezun öğrencilerden öğrenim süreçlerini değerlendirmelerinin yanı sıra Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nün geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunmalarını istedi.Büşra Taş, “Müfredatta öğrencilerin haber yazma pratiklerini geliştirecekleri daha çok uygulama dersi olmalı” önerisinde bulundu. Staj dersi için de görüşlerini belirten Büşra Taş “öğrenciyken staj bulma sürecinde çok zorlandım ve ana akım medya kuruluşlarında staj yapma imkânı elde edemedim. Okulumuzun öğrencilere staj bulma aşamasında yardımcı olması büyük destek sağlar” şeklinde konuştu.Zehra Rümeysa Fidan ise derslere yönelik yaptığı değerlendirmesinde yeni medya ders sayısının arttırılmasının öğrencilere daha çok katkı sağlayacağını ifade etti. Müfredattan kaldırılması ve eklenmesi planlanan dersler ile ilgili de görüşlerini bildiren mezun öğrenciler, bazı derslerin seçmeli olarak değiştirebileceğini söylediler. Eğitim süreleri boyunca Üsküdar Üniversitesi tarafından sunulan imkânlardan memnun olduklarını dile getiren öğrenciler, fakültede bulunan stüdyo, haber atölyesi gibi alanların kendilerine büyük katkı sağladığını ifade ettiler. Mezunlar toplantısı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

19 ARA 2018

Haber Atölyesi’nde toplumsal cinsiyet odaklı habercilik konuşuldu

Haber Atölyesi’nde toplumsal cinsiyet odaklı habercilik konuşulduÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü tarafından düzenlenen ve her hafta Çarşamba günü gerçekleştirilen Haber Atölyesi etkinliklerinin bu haftaki gündem konusu haberde cinsiyetçlikti. Atölye’nin konuğu ise Üsküdar Üniversitesi Medya ve Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans öğrencisi Deniz Katıel oldu. Üsküdar Üniversitesi Medya ve Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans öğrencisi Deniz Katıel’in konuk olduğu Haber Atölyesi’nde ‘Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik’ konusu ele alındı. Toplumsal cinsiyet odaklı haberciliğin toplumsal etkilerine değinen Katıel, haber dilinin önemini vurguladı. Katıel, habere konu olan kişilerin cinsiyetlerine değil, olaya dikkat çekilmesi gerektiğini söyledi. 5N1K Yetmez! 5N1K kuralının gazeteciliğin olmazsa olmazı olarak tanımlandığını söyleyen Deniz Katıel, toplumsal cinsiyet odaklı habercilikte bu soruların olayı anlamaya ve tarif etmeye yetmeyeceğini, çok daha fazlasının sorulması gerekebileceğini belirtti. Olayın içeriğine bağlı olarak kimi zaman bu soruların hepsinin cevaplanmasının yanlış olabileceğini ifade eden Katıel, olayın mağdurları açısından telafi edilemeyecek sonuçlara sebebiyet verebileceğini söyledi. Katıel, özellikle cinsel suçlara ilişkin haber diline dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizdi. Eşitliği haberin vitrinine değil, odağına yerleştir! Eşitliğin haberin asıl konusu olması gerektiğini savunan Deniz Katıel, toplumda kadının sadece moda, makyaj, ev işi, çocuk bakımı ya da erkek şiddeti gibi konularda haber olarak geçmemesi gerektiğini dile getirdi. Katıel, “Bir haberde kadın, erkek işi olarak nitelendirilen araba tamirciliği yaptığı için ‘tırnaklarında oje yerine motor yağı var’ başlığı kullanıldı. Erkek mesleği olarak bilinen bir iş alanında çalışan kadınlar haber konusu olabilir. Ancak haberi yazarken bu örnekte olduğu gibi oje vb. haberle ilgisiz ayrıntılar verilmesi toplumsal cinsiyet rollerini yeniden üretir’’ dedi.Haberde cinsiyetçilikten kaçınmak için yapılması gerekenleri sıralayan Katıel, cinayet ya da şiddet içerikli haberlerin fail lehine bahane üretilerek verilmemesi gerektiğini söyledi. Cinnet manşetleri atmak, saldırganı hastaymış gibi yansıtmak, şiddeti romantikleştirmek, saldırganla empati kurmak gibi hataların yapılmaması gerektiğini vurguladı.Katıel ayrıca haberlere nasıl başlanması gerektiği, haber kaynaklarıyla olan iletişimin önemi, haber dili, haber görseli gibi konuları örneklerle açıkladı. Fakülte öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte Katıel, öğrencilerden cinsel taciz konulu bir iddianameyi haberleştirmelerini istedi. Öğrencilerin haberlerinin değerlendirilmesinin ardından atölye çalışması fotoğraf çekimiyle sona erdi.Fotoğraf: Burak DemirbaşHaber: Nilay Tuğçe Bostancı Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

12 ARA 2018

Haber Atölyesi’nde görsel tasarım konuşuldu

Haber Atölyesi’nde görsel tasarım konuşulduÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü tarafından düzenlenen ve her hafta Çarşamba günü gerçekleştirilen Haber Atölyesi etkinliklerinin bu haftaki konuğu, Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü Dr. Öğr Üyesi Aylin Tutgun Ünal oldu. Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aylin Tutgun Ünal tarafından gerçekleştirilen görsel tasarım konulu eğitimde görsel tasarım öğeleri ve tasarım ilkeleri üzerinde duruldu.Görsel tasarım ürünleri oluştururken dikkat edilmesi gereken prensipler olduğunu belirten Tutgun Ünal, bu tasarım ürünlerinin oluşumunun iletişim sürecinin bir parçası olduğunu ve ne söylemek istediğimizi açıkça yansıtması gerektiğini söyledi.Detaylar ne kadar azalırsa algılanması o kadar kolay olur Aylin Tutgun Ünal, tasarım sürecinde anlatılmak istenen durumun tasarıma yansıdığı noktada mümkün olduğunca ortak dil kullanılması gerektiğini söyledi. Görsel içeriğin tasarımcı ile hedef kitlenin geçmiş yaşantılarının ortak unsurları üzerine kurulması durumunda başarılı olacağını belirten Ünal, tasarımda kullanılan görsel unsurların kültürel çerçevesinin de önemli olduğunun altını çizdi.Çizgi, şekil, alan, boyut, doku ve renk gibi temel tasarım öğeleri olduğunu belirten Ünal, “detaylar ne kadar azalırsa algılanması o kadar kolay olur“ dedi.Aylin Tutgun Ünal ayrıca tüm tasarım öğelerinin etkilerinden bahsetti. Tasarımda bütünlük, denge, vurgu, hizalama, yakınlık ve Gestalt ilkelerinden söz eden Ünal, bazı yazı tiplerinin okumayı kolaylaştırdığını, yazı tipinin metne göre şekillendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.Haber-Fotoğraf:Burak Demirbaş ÜHA Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

06 ARA 2018

Gazeteci Kemal Öztürk: Dijital devrime direnmek, tsunamiye direnmektir!

Gazeteci Kemal Öztürk: Dijital devrime direnmek, tsunamiye direnmektir! Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya Kulübü tarafından düzenlenen “Dijital Devim ve Gazeteciliğin Geleceği” konulu etkinliğe gazeteci-yazar Kemal Öztürk konuk oldu. Anadolu Ajansı eski Genel Müdürü Kemal Öztürk, günümüzde gazeteciliğin şekil değiştirdiğini, dijital devrime direnmenin tsunamiye direnmekle eşdeğer olduğunu söyledi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Direktörlüğü ile Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya Kulübünün birlikte düzenlediği ve moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın yaptığı söyleşi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Güney C Blok 202 numaralı derslikte gerçekleştirildi. Gazetecilik hayatını anlatarak konuşmasına başlayan Öztürk, sanayi devrimi ile bugünün devrimi olarak nitelediği dijital devrim arasındaki farkları öğrencilerle paylaştı. Öztürk, dijital devrimin sanayi devrimine göre 100 kat daha hızlı ve etkili olduğunu ifade etti. Öztürk, “Bir zamanlar en büyük şirketler Mercedes, BMW, Coca-Cola gibi şirketlerdi. Şimdi ise Google, Facebook, Apple, Microsoft gibi dijital şirketler en büyük şirketler haline geldi” diyerek dijital devrimin sonuçlarını ortaya koydu. “Dünya’nın en büyük gazetelerini bir gün müzede göreceksiniz” Gazete yayıncılığın matbaadan çok artık dijital mecralara kaydığını dile getiren Öztürk, çok sayıda basılı gazetenin tiraj sayıları ile bu gazetelerin internet sitelerinin tıklanma oranları arasındaki farkları verdiği örneklerle pekiştirdi. Türkiye’de ulusal gazetelerin toplam tirajının üç milyon civarında göründüğünü, ancak bu rakamların yüzde 60’ının şişirme olduğunu ifade eden Kemal Öztürk, oysa sadece Milliyet gazetesinin internet sayfasını altı milyon bireysel kullanıcının ziyaret ettiğini belirtti. “Dünyanın en büyük gazetelerini bir gün müzede göreceksiniz. Bu durum gazeteciliğin bittiği anlamına gelmiyor. Gazetecilik aynen devam ediyor ama artık kağıda değil dijitale kaydı” diyen Öztürk, dijital devrime direnmenin tsunamiye direnmeye benzediğini, Osmanlı zamanında hattatların da matbaanın yaygınlaşmasına karşı direndiklerini ifade etti. “Ülkeler kendi arama motorlarını geliştiriyor”Dijital devrimle beraber yeni bir pazar oluştuğunu da dile getiren Öztürk, günümüzde yeni bir meslek dalı haline gelen Youtuberlığı örnek verdi. İnsanların bir internet sitesinden ciddi izleyici kitlelerine ulaşarak ciddi paralar kazandıklarını ve bunun sektör içindeki ekonomik ilişkileri etkilediğini söyledi. Arama motorlarına da değinen Öztürk, özellikle Rusya ve Çin gibi ülkelerin Google'ın bir güvenlik sorunu oluşturduğunu düşündükleri için kendi arama motorlarını geliştirdiklerini belirtti.“Sıradan olmayın”Konuşmasının sonunda öğrencilere tavsiyelerde bulunan Öztürk, “Hayali olmayanlar başarıya ulaşamazlar, kendinize bir hikâye oluşturun ve peşinden gidin. Bir gün sizin hikâyenizi de benim gibi bir gazeteci bir yerlerde anlatsın. Sıradan olmayın” dedi.Etkinlik plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.Haber-Fotoğraf: Şüheda Damgacı Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

25 EKI 2018

“İnternet Gazeteciliğinde İmkanlar ve Sorunlar” konuşuldu

“İnternet Gazeteciliğinde İmkanlar ve Sorunlar” konuşulduYeni Medya ve Gazetecilik Bölümü tarafından Prof. Dr. Süleyman İrvan moderatörlüğünde "İnternet Gazeteciliği: İmkanlar ve Sorunlar" paneli, Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşkesi Fuat Sezgin Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Etkinliğe konuşmacı olarak, Uluslararası İnternet Gazeteciliği ve İnternet Gazetecileri Derneği (UİGAD) Genel Başkanı İzzet Aydın, UİGAD Genel Başkan Vekili ve Kent Meydanı Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yasemin Yıldırım, İhlas Haber Ajansı'ndan Cenk İşver ve Yenisöz Gazetesi Haber Müdürü Fırat İpek katıldı.“Sosyal medyada kamuoyu oluşturup, iktidar sahiplerine ulaşabilirsiniz”İnternet gazeteciliğine giriş aşamasından bahseden Fırat İpek, “İnternet gazeteciliği de olsa dergi de olsa bir firmanın yazı işleri müdürlüğünü de yapsanız gazeteci kimliğinizi bozmamanız gerekir. Çünkü yeni medyanın, sosyal medya üzerinden bütün kitleleri tek bir platformda buluşturma hedefi vardır. Bugün geldiğimiz noktada bu hedef kısmen yerini buldu ama çoğu dönemde yerini bulmadı” dedi.Sosyal medyanın gücüne örnek olarak Arap Baharı ve 15 Temmuz’u veren İpek, bu dönemlerde sosyal medya üzerinden bir kamuoyu oluşturulduğunu, halkın bu sayede bu olaylardan haberdar olup sokağa çıktığını söyledi. Vatandaşların sosyal medya üzerinden gerek siyasi gerek ekonomik veya toplumsal problemler hakkında etkileşim oluşturabileceklerini ve bu etkileşim sayesinde iktidar sahiplerine de ulaşabileceklerini ekledi.  “İlk haberi ben yapacağım diye kitleleri ve toplumları yalan haberlerle kandıramazsınız”Sosyal medya içerisinde oluşan gayri etik durumları ve sarfedilen argo uslübu da eleştiren, bu durumları düzeltebilecek yegane kişilerin Yeni Medya ve Gazetecilik öğrencileri olduğunu ve bölümün kurulma amaçlarının birçok nedene dayanabileceğini söyleyen İpek, öncelikle kendimizden ve etrafımızdan başlayıp daha sonra tüm topluma sirayet edecek şekilde kullanılan bu argo kelimelerin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasını son olarak, “İlk haberi ben yapacağım diye kitleleri ve toplumları yalan haberlerle kandıramazsınız” diyerek bitirdi.“İlk olarak heberciliğin neresinde olmak istediğinize karar verin”İhlas Haber Ajansı’ndan Cenk İşler, bu mesleğin zorluklarından bahsetti. İlk aşamada haberciliğin neresinde olmak istediğimizin kararını vermemiz gerektiğini söyleyen İşler, habercilikte inanılmaz bir bilgi kirliliğinin olduğunu ve bu konuda dikkatli olmamız gerektiğini vurguladı.“İstismara uğrayan çocuğun değil, zanlının fotoğrafı çekilmeli”Kanlı ve parçalanmış uzuv görüntülerinin paylaşılmasının habercilik açısından etik olmadığının altını çizen İşler, kontrolsüz haberin bu noktada ortaya çıktığını belirtti. Özellikle çocuk haberlerinde çok dikkatli davrandığını, istismara uğrayan çocuğun değil, zanlının fotoğrafının çekilmesi gerektiğini belirtti ve “Bu meslek diğer mesleklere göre çok farklı, içerisine girince bırakamıyorsunuz ve ben mesleğimi çok seviyorum” diyerek öğrencilere bu noktada fikir verdi.“Gazete dağıtımında öğrencileri tercih ediyoruz”Kent Meydanı Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yasemin Yıldırım, yerel medyanın ne olduğundan, öneminden, nasıl çıkarıldığından ve nelere dikkat edilmesi gerektiğinden bahsetti. Bir bayan olarak ulusal medyada çalışmanın zorluğunu yaşadığını söyleyen Yıldırım, işini çok severek yaptığını da ekledi.Gazete dağıtımı için öğrencileri tercih ettiklerini ve onlara adım adım gazeteciliği sevdirdiklerini söyleyen Yıldırım, ayrıca gazete çıkarılırken en önemli unsur olan matbaayı da  önceden tanımamız gerektiğini vurguladı ve iyi bir gazetecinin özgür, eleştirel, hayal gücü kuvvetli, meraklı, insaflı ve dürüst olması gerektiğine değindi.“Yerel gazetecilerin ve internet gazetecilerinin de bir konumu olmalı” Uluslararası İnternet Gazeteciliği ve İnternet Gazetecileri Derneği (UİGAD) Genel Başkanı İzzet Aydın, kurulan bu derneğin amaçlarından bahsetti. Derneğin kadrosunda avukat, sosyolog ve psikolog arkadaşların da olmasını hedeflediklerini söyleyen Aydın, yerel gazetecilerin ve internet gazetecilerinin de bir konuma sahip olmaları gerektiğine ve bununla ilgili bir basın kartı çalışmalarının olduğuna değindi.Katılımcılara derneğe üye olabileceklerini ve bu alanda gerek iş gerekse deneyim konusunda yardımcı olabileceklerini söyledi.Programın sonunda plaket taktimi yapıldı ve toplu fotoğraf çekildi.Haber: Rubaşa ErginFotoğraf: Esra Gül Batal Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

23 EKI 2018

Haber atölyesi ilk dersle başladı

Haber atölyesi ilk dersle başladıÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü tarafından düzenlenen haber atölyesi “haber ve haber değerleri” konulu ilk dersle başladı.Eğiticiliğini Yeni Medya ve Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın yaptığı, bölüm araştırma görevlileri Atila Erdemir ile Selin Maden’in koordine ettiği haber atölyesinin ilk dersinde haber kavramı ve haber değerleri üzerinde duruldu.Haberin değeri ne?Prof. Dr. Süleyman İrvan, haberin toplumu ilgilendiren güncel olaylara ve gelişmelere ilişkin, özgün bir tarzı olan yazı türü olarak tanımlandığını ve bir yazıya haber denilebilmesi için güncel olması, toplumu ilgilendirmesi ve olgusal bir dille yazılmış olması gerektiğini söyledi. Haber değerleri hakkında da bilgi veren İrvan, “Çevremizde meydana gelen her olay haber haline gelmez. Bir konu ya da olayın haber haline gelebilmesi için bazı niteliklere sahip olması gerekir. Biz bu niteliklere haber değeri adını veriyoruz” diyerek önemli haber değerlerini şöyle sıraladı: güncellik, etki, olumsuzluk, çatışma, yakınlık, olağandışılık, önemli kişi, yenilik, başarı, ilginçlik ve mucize.Prof. Dr. İrvan, haber atölyesine katılan öğrencilere, “Haber Üsküdar gazetesinde yayımlanabilecek nitelikte haberler üretmenizi bekliyoruz. Haber atölyesine haber fikirleriyle gelin, birlikte tartışalım” dedi ve bir sonraki hafta haber yazma teknikleri hakkında bilgi vereceğini söyledi.Gazetecilik merak, araştırma ve kararlılık isterProf. Dr. Süleyman İrvan, amaçlarının gazeteci olmayı hedefleyen öğrencileri teşvik etmek olduğunu söyledi. “Gazetecilik merak, araştırma ve kararlılık ister. Etrafında olup biteni görmeyen bir kişi istese de iyi gazetecilik yapamaz. Haber kokusu alabilmesi gerekir, ancak merak tek başına yeterli değildir. İyi bir gazeteci aynı zamanda iyi bir araştırmacıdır. Yılmadan, kolayca vazgeçmeden araştırması, haberini tam ve doğru olarak aktarabilmesi için ısrarcı olması gerekir” diyen İrvan, haber atölyesinin başarısını öğreniclerin kararlılığının belirleyeceğini belirtti. Röportaj ve haber fotoğrafçılığı dersleri de verilecek!Haber atölyesinde röportaj ve haber fotoğrafçılığı konularında da dersler verilecek. Dört hafta sürecek eğitimi yapacakları haber ve röportajlarıyla başarılı biçimde tamamlayan öğrencilere sertifika almaya hak kazanacak.     Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Üniversitemizle ilgili “AKLINDA NE VARSA” bize sor!