Aday Üsküdar | Üniversitemizle ilgili tüm merak ettiklerin için uskudar.edu.tr/aday
360 sanal tur

İletişim Fakültesi Etkinlikler

16 ŞUB 2024

İletişim Fakültesi Genişletilmiş Akademik Kurul Toplantısı

16.02.2024 tarihinde İletişim Fakültesi Genişletilmiş Akademik Kurulu gerçekleştirilmiştir. 

29 OCA 2024

Bölüm etkinliği: 2023 Güz dönemi GİT491 Mezuniyet Projesi I Sergisi

29.01.2024 tarihlerinde 2023 Güz dönemi GİT491 Mezuniyet Projesi I sergisi gerçekleştirilmiştir (Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke C-D Blok Giriş Lobi).    

29 OCA 2024

2023 Güz Dönemi GİT491 Mezuniyet Projesi I Jürisi gerçekleştirilmiştir.

29.01.2024 tarihlerinde 2023 Güz dönemi GİT491 Mezuniyet Projesi I jürisi gerçekleştirilmiştir.   

22 OCA 2024

Toplantı: Kalite Komisyon Toplantısı

22.01.2024 tarihinde Fakülte Kalite Komisyon toplantısı gerçekleştirilmiştir.

12 OCA 2024

İletişim Fakültesi Genişletilmiş Akademik Kurul Toplantısı

12.01.2024 tarihinde İletişim Fakültesi Genişletilmiş Akademik Kurulu gerçekleştirilmiştir.

11 OCA 2024

Mezunlarımızla bir araya geldik

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü tarafından düzenlenen "Mezunlarımızla Buluşuyoruz" adlı etkinlik Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Karar gazetesi Gündem Editörü Merve Şişman, GZT Dijital İçerik Editörü İbrahim Ethem Altınsoy, TV100 İnternet Editörü Melis Duygun ve Üsküdar Üniversitesi Etkinlik Uzmanı Şahan Şengül etkinliğe konuşmacı olarak katıldı. Mezunlar, profesyonel yaşamla ilgili deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.Melis Duygun: "Mesleğe yerel gazeteyle başladım"Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde aldığı eğitim sırasında aynı zamanda meslek hayatına atıldığını anlatan Melis Duygun, "İlk başta yerel gazeteyle başladı her şey. Birinci sınıfın yaz döneminde üç ay boyunca yerel bir gazetede iş seçmeden ne haber verdilerse yaptım. Daha sonra okulun gazetesi Haber Üsküdar’da ve kurumsal ajansında çalıştım. Stajımı ise okulumuza etkinliğe gelen Show TV muhabiri ile bağlantı kurarak Show TV’de yaptım. Şu an TV100’de internet editörü olarak çalışıyorum” şeklinde konuştu. Mesleğe atılırken kendisine sektörün zorlukları olduğunu ve bu işi yapmaması gerektiğini söyleyenlere karşı daha fazla çalıştığını ifade eden Duygun, “İş görüşmesine gittiğimde gazetecilik mesleğini yapmamam gerektiğini söyleyen yöneticilerle karşılaştım. İş bulmanın zorlukları, çalışma ve hayat şartlarının düşün olduğunu söylemişlerdi. Ancak ben kulağımı bu olumsuz sözlere tıkayıp işimi yapmaya devam ettim. Bu şekilde davranmamın karşılığını da sürekli daha ileriye gitmemle alıyorum” dedi.İbrahim Ethem Altınsoy: “Doğduğum evde kariyer doğduğun anda başlıyor”Üniversite eğitimi sırasında aktif olmanın insanı 1-0 önde tuttuğunu söyleyen İbrahim Ethem Altınsoy, “Benim doğduğum evde kariyer doğduğun anda başlıyor. Çünkü evde aldığım eğitim, daha sonrasında yaşadığım, çalıştığım, bulunduğum yerlerde hep geleceğe dair planlama söz konusuydu. Hiç boş duran bir insan olmadım. Lisedeyken elimden hiç mikrofon düşmezdi. Sahnelerden inmezdim. Sivil toplum kuruluşlarında bulundum, üniversitenin ilk yıllarında kendime ait bir dergi çıkardım. Üsküdar Haber Ajansı'nda (ÜHA) çalıştım. Pandemi döneminde tamamen farklı bir işe yönelip babamla birlikte ticaretle de uğraştım. Bu dinamik hayatın bana verdiği boş duramama hissi var ve gazetecilik bunun için çok uygun bir meslek. Ama işin bir tarafında gazetecilik serüveninde böyle bir yerde olacağım aklıma gelmezdi. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir yerden iş teklifi aldım. Oraya gitmeden önceki gün GZT ile iş görüşmesinde bulundum ve beni kabul ettiler. Orada fark ettim ki benim daha önce üniversitede veya farklı yerlerde karşılığını almadan yaptığım her şey bana orada tecrübe olarak geri döndü” ifadelerini kullandı."Teoride öğrendiklerinizi pratiğe döktükten sonra bir şeyler yapmaya başlıyorsunuz”Üniversiteye başladıktan bir hafta sonra ilk haberini yaptığını söyleyen Merve Şişman, “Hocalar derste bir şeyler anlatınca anlamıyorsunuz. Elinize kâğıt, kalem alınca veya bilgisayarda bir şeyler yazınca yani teoride öğrendiklerinizi pratiğe dökünce bir şeyler yapmaya başlıyorsunuz. Birinci sınıfta Haber Üsküdar’da çalışmaya başladım. Hocalarım elimden tuttu. Daha sonra yaptığım projelerle üç tane ödül aldım. Ödülden sonra staj için Nazife Güngör hocamı aramışlar. Böylece stajımı da yapıp bir yerlere geldim” şeklinde konuştu.Şahan Şengül: "Erken yaşlardan itibaren organizasyonlar düzenledim"Lise eğitim döneminden itibaren çalışma hayatının içinde olduğunu belirten Şahan Şengül, “Ben lisedeyken organizasyonlar ve konserler düzenliyordum. Oradan etkinlik yönetimi ve sosyal medya tecrübem vardı. Üniversiteye başladıktan sonra ÜHA’da öğrenciler fotoğraf çekiyorlardı. Bunlar ne yapıyor diye onlarla iletişime geçtim ve daha sonra ben de gönüllü olarak ÜHA’da çalıştım. Senenin sonunda çalışan öğrenci olarak çalışmaya başladım. Bütün etkinliklere, haberlere katılınca etkinlik birimine geçtim. Etkinlik biriminde okulda olacak etkinliklerin organizasyonunu yöneticimle birlikte ben düzenliyordum. Bununla birlikte son sınıftayken derste Gül Esra Atalay hocamız sanaldan gerçeğe bir proje yansıtın demişti. Ben de bitirme projesi olarak “Üsküdar da Hediye Var” adında bir proje gerçekleştirdim. Sosyal medyadan sorular yayınlayıp cevapları gerçek hayata uyarlıyorduk. Okulun dolaplarından bir tanesine kitap yerleştiriyorduk. Dolapların şifresi o soruların cevapları oluyordu. Bunu projeye geçirdik daha sonra hoca bununla yarışmaya katılmamı istedi. Aydın Doğan Genç İletişimciler Yarışması’na katıldım ve üçüncülük ödülü kazandım. Buradan mezun olduktan sonra bir internet sitesinde işe girdim pandemi döneminde. Orada üç ay kadar çalıştıktan sonra okulun kurumsal iletişiminden beni aradılar. Etkinlik biriminde yer açılmış ‘Bizimle çalışmak ister misin?’ diye sordular. Mevcut işimden istifa edip daha önceden tecrübe edindiğim yere geri döndüm ve yaklaşık 3 yıldır kurumsalda çalışıyorum” dedi.Etkinlik, kitap ödüllü yarışma, katılımcılara teşekkür belgesi takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ardından sona erdi.

11 OCA 2024

Bölüm toplantısı: Öğretim elemanı ve bölüm temsilcisi

11.01.2023 tarihinde İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı bölüm öğretim elemanları ve bölüm temsilcisi ile toplantı gerçekleştirilmiştir. Katılım için teşekkürlerimizi iletiriz.

09 OCA 2024

Bölüm toplantısı: Öğrenci toplantısı

09.01.2024 tarihinde İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı bölümü öğrenci toplantısı gerçekleştirilmiştir. Katılım sağlayan herkese teşekkürlerimizi iletiriz. 

04 OCA 2024

Bölüm etkinliği: Sosyal Medya Fotoğrafçılığı Workshop

04.01.2024 tarihinde Tasarım Atölyesi kapsamında Arş. Gör. Simge Kirteke moderatörlüğün, Kübra Çelik’in katılımıyla “Sosyal Medya Fotoğrafçılığı Workshop”ı gerçekleştirilmiştir (Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke Fuat Sezgin Konferans Salonu). Katkılarından ötürü kendilerine teşekkürlerimizi iletiriz.   

29 ARA 2023

Bölüm etkinliği: GMK Tasarım Sergisi Gezisi

Her yıl genç tasarımcılar için teşvik ve motivasyon kaynağı olan Grafik Tasarım Sergisi’nin 42’incisini gezdik. Gerçekleşmesinde emeği olan ve geziye katılan herkese teşekkürler.  

28 ARA 2023

Bölüm etkinliği: Suluboya Atölyesi

28.12.2023 tarihinde Tasarım Atölyesi kapsamında Sulu boya etkinliği gerçekleştirilmiştir (Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke A Blok Giriş Lobi.). Katılımcılara teşekkür ederiz.   

27 ARA 2023

Podcast yayıncılığı konuşuldu

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nün düzenlediği "Podcast Yayıncılığı" etkinliği gerçekleşti. Moderatörlüğünü Dr. Arş. Gör. Sadettin Demirel’in yaptığı söyleşide podcast yayıncısı Rıfat Özcan, öğrencilere deneyimlerini aktardı. Rıfat Özcan: "Podcast yayıncılığında büyük bir artış var"Podcast dinleyicilerindeki artışla birlikte konunun ilgisini çekmeye başladığını anlatan Rıfat Özcan, “Ben 2020’den beri podcastle ilgileniyorum. Genele baktığımızda geçmişten bugüne podcast dinlemede bayağı bir artış söz konusu. Hatta şöyle bilgi vereyim, Koray Kocabaş’ın 2020 yılında yani pandeminin başında yaptığı araştırmaya göre mesela Spotify’da kaç tane podcast var, kaç tane hangi konuda ne var diye araştırmış. Mesela Mart 2015’e kadar Türkiye’de 393 tane podcast varmış Spotify’da. Şu anki verilere göre ise bu sayı 15 bine yükselmiş. Dinleyici bazında da 2020’de yapılan bir araştırmaya göre 2 milyona yakın dinleyici var. Günümüzde ise 10 milyonu geçti” ifadelerini kullandı. Podcast yayıncılığında edindiği deneyimleri öğrencilere aktaran Özcan, “Podcaste başlarken öncelikle kendinize doğru bir konu belirlemeniz gerekiyor ve bunu anlatacak doğru kişi siz misiniz buna karar vermeniz gerekiyor. Daha sonra bu podcast kimlere hitap ediyor bunları düşünmeniz gerekiyor. Hangi formatta yaptığınız da çok önemli. Tek mi yapacaksınız, yuvarlak masa mı yapacaksınız, konuklu mu yapacaksınız soruları gündeme geliyor. Bunlara karar vermek ve sürdürülebilir olması da çok önemli. Mesela insanlar bir Podcaste başlıyorlar, birkaç bölüm okuyorlar ama devamı gelmiyor. Dolayısıyla ben herkese minimum 10 bölümlük bir akış hazırlamalarını öneriyorum” şeklinde konuştu. Etkinlik, Rıfat Özcan’ın öğrencilerin sorularını yanıtlaması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Kaynak için: Haber Üsküdar

26 ARA 2023

"Büyülü Fener Bekçileri" belgesel film gösterimi gerçekleşti

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü tarafından düzenlenen "Büyülü Fener Bekçileri Belgesel Film Gösterimi" etkinliği gerçekleşti. Belgesel gösteriminden sonra Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural'ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide yönetmenler Ferhat Zengin ve Bahadır Kapır belgeselin çekim süreçleri hakkında bilgiler verdiler.Ferhat Zengin: "Bu insanları tanıdıkça ne kadar kıymetli olduklarının farkına vardım"Türk sinemasında yaşanan dijital dönüşümden sonra Türkiye’deki sinema salonlarının değişimini ve dönüşümünü analiz ederken film makinistleriyle tanıştığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ferhat Zengin, “Film makinistleri hakkında pek bilgim yoktu aslında ama bu insanları tanıdıkça ne kadar kıymetli olduklarının farkına vardım. Yüz yıllık bir gelenekten bahsediyoruz ve bu insanlar 7-8 yaşlarında gazoz satarak, sinema süpürerek başlayıp 50-60 yıllık sektör hayatları olmuş. Makinistlerle görüştükçe dramatik bir hayatlarının olduğunu fark ettim. Çünkü dijitalleşme diye bir şey ortaya çıktı, işlerine son verilmiş ve hepsi kendi köşelerine çekilmişti. Bu insanları nerelerde bulabilirim ve nasıl hikayeler elde edebilirim diye düşünmeye başladım. Böylece onları arama sürecimiz başladı” ifadelerini kullandı.Bahadır Kapır: "Hala anlatamadığımız çok şey var"Makinistleri arama süreçlerinin 2017 yılında başladığını fakat dijitalleşmeden sonra kendi köşelerine çekilmiş oldukları ve meslekleri ellerinden alındığı için zor bir süreç olduğunu belirten Bahadır Kapır, “Mevlüt Bey’in de belgeselde söylediği gibi, ‘Biz teknoloji özürlülüğü olan bir nesiliz’ söyleminden sonra dijital teknolojiye alışamadıklarını görüyoruz. Yani bir nevi sinemaya küsüp köşelerine çekilmişlerdi. Bu yüzden onları bulmamız biraz uzun sürdü. İlk önce 2017’de Atlas Sineması’nda Mevlüt Bey’i bulduk. Yaşı diğer makinistlere nazaran daha genç olduğu için dijitalleşmeye biraz daha ayak uydurmuştu aslında. Biz ilk önce Mevlüt Bey ile röportajımızı gerçekleştirdik. Daha sonra onlardan diğer arkadaşlarını, ustalarını kimler olduğunu nerde olduğunu öğrenmeye çalıştık. 42 makinistle röportaj gerçekleştirdik, en son görüştüğümüzde ‘Hala anlatmadığımız çok şey var’ demişlerdi. Ama birçok makinist göremediği için kitaplar basılınca ailelerine gönderdik çünkü zaten hepsinin yaşı seksene yakındı ve birçoğunu maalesef kaybettik” şeklinde konuştu.Proje yapmaya başlamak kadar tanıtımını yapmanın da çok önemli olduğunu söyleyen Kapır, “Çünkü tanıtımını yapmadığınız sürece siz istediğiniz en güzel projeyi yapın, kimsenin haberi olmayacak. Bizim projenin tanıtımı pandemiye denk geldi ve online film festivallerinde gösterimiz ödüller aldı. Tanıtımı sosyal medyalardan yapılabilir ama burada en önemli reklam festivallerdir. Bu sebeple bir yerden ödül aldığınız zaman ikinci film gösterimine katılmak daha kolay oluyor çünkü ödüllü bir yönetmensiniz. Artık arayan değil aranan bir yönetmen oluyorsunuz. Ödül o anlamda kolaylık sağlıyor bir dahaki festivaller adına” diyerek reklamın önemini belirtti.Konuşmacıların konu, yapım, kurgu, montaj ve estetik kaygıları gibi süreçler konusunda öğrencilere bilgiler aktarmasının ardından etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.Kaynak için: Haber Üsküdar

22 ARA 2023

Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Uluslararası İpekyolu Film Festivali’nde

Üsküdar Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer ve bölüm öğrencileri, Uluslararası İpekyolu Film Festivali’nin atölye etkinlikleri ve ödül töreni organizasyonuna destek verdi.Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle SETEM (Sinema ve Televizyon Eseri sahipleri Meslek Birliği)’in organize ettiği ve bu yıl on birincisisi düzenlenen İpekyolu Film Festivali’nde, İpekyolu coğrafyasından seçilen ulusal ve uluslararası kategorilere sahip filmlerin gösterimi yapıldı. Bununla birlikte festival kapsamında yönetmen ve oyuncu atölyeleri de gerçekleştirildi. Bölümün dış paydaşı SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz, Beyoğlu Atlas Sineması’nda düzenlenen ödül töreninin organizasyonunda görev alan Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencilerine teşekkür etti ve sonraki yıllardaki iş birliklerinin devam edeceğini söyledi.

21 ARA 2023

Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencileri TRT Belgesel Günleri'nde

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer ve bölüm öğrencileri düzenledikleri etkinlikte, bu yıl on dördüncüsü düzenlenen TRT Uluslararası Belgesel Günleri’nde dünya çapında belgesel filmleri izledi, söyleşi ve atölyelere katıldı.Bu yıl on dördüncüsü düzenlenen TRT Uluslararası Belgesel Günleri 14-17 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşti. “Köklü izler, güçlü hikayeler” temasıyla sunulan TRT Belgesel Günleri’nin dört günlük takvimi boyunca, ödül kategorilerinde yarışmaya başvuran belgesellerden özel bir seçki seyircilerle buluştu. Üslüdar Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Esennur Sirer, bölüm öğrencileriyle birlikte etkinliği takip etti. Sirer ve öğrenciler, film gösterimlerinin ardından gerçekleşen yönetmen söyleşileri ve atölye çalışmalarına katıldı.

21 ARA 2023

Bölüm etkinliği: Analogtan Dijitale Fotoğraf ve Sinemada Dönüşüm

21.12.2023 tarihinde İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm etkinlikleri kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Dicle Yıldırım’ın moderatörlüğünde Prof. Dr. Mehmet Koştumoğlu ve Doç. Dr. Ragıp Taranç’ın katılımıyla “Analogtan Dijitale Fotoğraf ve Sinemada Dönüşüm” başlıklı bölüm etkinliği gerçekleştirilmiştir. Katkılarından dolayı kendilerine teşekkürlerimizi iletiriz. 

20 ARA 2023

Üsküdar İletişim'de düzenlenen haber atölyesine yoğun ilgi

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü tarafından “Haber Atölyesi Günleri” etkinliği düzenlendi. İki gün süren etkinliğin moderatörlüğünü serbest gazeteci Burak Altınok yaptı. Etkinliğin açılış oturumunda NewsLab Turkey Yönetici Direktörü Dr. Sarphan Uzunoğlu, Türkiye'de gazetecilik krizini irdeleyen bir konuşma yaptı. Ardından Gaye Şeyma Can, adliye haberciliği; Çağla Üren, teknoloji haberciliği; Ceren Bala Teke ve Songül Karadeniz teyitçilik üzerine atölye çalışmaları yaptılar.   Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nün düzenlediği etkinlikte, iki gün boyunca farklı habercilik alanlarında yer alan sektörün önemli isimleri öğrencilere tecrübelerini aktarırken aynı zamanda haber atölyeleri düzenleyecek. Atölyenin birinci gün konukları NewsLab Turkey Yönetici Direktörü Dr. Sarphan Uzunoğlu, Anka Haber Ajansı Adliye Muhabiri Gaye Şeyma Can, Independent Türkçe editörü Çağla Üren ve T24 Gece Editörü Ceren Bala Teke ile bağımsız teyitçi Songül Karadeniz oldu.Dr. Sarphan Uzunoğlu: "Gazeteciliğin en önemli sorunu, sürdürülebilir bir iş kolu olarak görülmemesidir"NewsLab Turkey Yönetici Direktörü Dr. Sarphan Uzunoğlu, Türkiye’deki gazetecilerin sorunlarına ve gazetecilik mesleğine olan yanlış bakış açılarına değindi. Uzunoğulu, “Ben buraya yedi yıl önce gelmiştim. O zaman Yeni Medya ve Gazetecilik’ti bölümün adı. Aradan geçen 7 yılın ardından yeni kavramı da çok değişti çünkü inanılmaz farklı trendlerle karşılaşıyoruz artık. Türkiye’de gazetecilerden ve gazetecilikten beklentiler de bu süre içinde dramatik bir şekilde değişti. Toplumun gazeteciden olan talebinde de önemli bir değişiklik oldu. Bu toplumla haber arasındaki ilişkiyi basit bir arz talep ilişkisine indirgeyemeyiz. Biz NewsLab Turkey olarak bir tür ürün odaklı perspektif ve gazetecilik anlayışına sahibiz. Türkiye’de yaşanan gazetecilik krizinin sadece iddia edildiği gibi ifade özgürlüğü krizinden ibaret olmadığını, politik kriz olduğunu ve her şeyden önce anti teknoloji kuşağının gazetelerin yönetiminde olmasına dayalı bir kriz olduğunun her seferinde altını çizmeye çalışıyoruz. Gazeteciliğin netice olarak en önemli sorunu şu an sürdürülebilir bir iş kolu olarak görülmemesidir. Gazetenin serüvenini sadece editöryal alana kısıtlarsanız ortaya tam anlamıyla bugün Türkiye’deki gazetecilik endüstrisinin hali gibi bir hal çıkıyor. Haberi ürün olarak görmemek bence sektörel bir yanılgı ve bu yanılgıyı ne yazık ki en fazla gazeteciler yapıyor. İnsanlara göre bir gazeteyi satın alabilecek olanlar siyasi partiler asla okur ya da insanlar değil. Bu oda da bile muhtemelen bir çoğunuz belki gazeteciliği ve gazeteyi kutsal iş veya ürün olarak göremiyorsunuz. Habere harcanan para çok az. Türkiye’de gazeteci cemiyetleri kendi akrabası olan çaycılarını gazeteci olarak gösteriyor ama gazetecileri telifli çalışan olarak gösteriyor. Böyle temel bazı problemler var” şeklinde konuştu. Gaye Şeyma Can: “Zorlu iletişim bize sıkıntı yaratıyor”Anka Haber Ajansı Adliye Muhabiri Gaye Şeyma Can, konuşmasında adliye muhabirliğinin nasıl olması gerektiğini anlattı. Can, “Haber kaynaklarımız avukatlar. Bazen onlar bize ulaşıyor bazen de biz onlara. Asayiş takibi ve duruşma salonları gezmek bu işin en zor kısmıdır. Saat dokuz gibi adliyeye gideriz, orada da yarış vardır. Davalara ve suçlulara bakıyoruz bu önceden haberlere yazılmış mı diye. Derin araştırmalar yapmamız lazım. Yaşadığımız sorun bütün adliye muhabirleri duruşmaları takip eder. Herkes aynı salondadır ve son dakika haberi vermesi gerekir. Aynı zamanda bu haberin de doğru olması gerekir. Eğer yanlış bilgi verirseniz ya da geç söylerseniz sizin için sıkıntı olabilir. Sonra duruşma bitiminde hemen adliye binasında bulunan basın odasına gidip haberi yazmaya başlarız. Bazı durumlarda hakim basın mensuplarını dışarıya alalım diyebiliyor. Bu durumlarda yapabileceğimiz bir durum yok, yazdığımız habere bunu not düşeriz” ifadelerini kullanan Gaye Şeyma Can konuşmasına nasıl tutanak alınacağı ve bu prosedürlerin nasıl ilerlediği hakkında bilgiler vererek devam etti. Can “Duruşma sonucunda yazılan tutanaklara erişimimiz yok, bunun için avukatlara başvururuz. Yargılama süreci prosedürü şöyledir: Savcı olay yerine gider, delilleri toplar ve iddianame hazırlar. Kimlik tespiti yapılır. Sanık savunmasını yapar, sorulan soruları cevaplar sonra avukatı konuşur. Sonunda her şey tutanağa yazılır ve biz de adliye muhabirleri olarak bu tutanağa erişmeye çalışırız. Bu noktada iletişim becerilerimizi iyi kullanmamız gerekiyor. Kendinizi iyi ifade ederek tutanağı almanız lazım. Zorlu iletişim bize sıkıntı yaratıyor. Bu konuda kendimizi geliştirmemiz lazım” dedi. Çağla Üren: "Teknoloji haberleri okuru yanıltmamalı" Independent Türkçe Editörü Çağla Üren konuşmasında teknoloji gazetecisinin ne yapacağından bahsetti. Üren “Teknoloji gazetecisi ne yapar? Diğer gazetecilerle aynı şeyi yapar yani 5N 1K kuralını uygular. Bir teknoloji nasıl sunulmalı derseniz birinci olarak haberin başlığı ile içeriği çelişmemelidir. İkinci olarak ise yalan haberdir. Yeni teknolojik ürünlere yaklaşımlar yanlış. Örneğin NFT (Non-Fungible Token) anlaşılması zor bir kavram. Bilinen gazeteciler ve ünlüler tweetlerini satıp bundan elde ettikleri gelirlerle de bağış yaparak kendi tanıtımlarını yaptılar. Blok zincirlerde sahiplik durumudur bu anlattıkları ama bu tweet satmak gibi değil. Bunu yaparken ne kendileri anladılar ne de bize anlatabildiler” ifadelerini kullanan Üren, konuşmasına dilin önemine vurgu yaparak devam etti. Üren, “Öncelikle İngilizce öğrenin. Türkçe bir aktarımdır, çeviri metinlerde biz başkasının aktarımlarını okuyor veya dinliyoruz. İngilizce çevirirken hata yapıyoruz. Ben de yapıyorum bu hatayı. Editörler her şeyi habere almak istiyor bu yüzden sizin haberin özünü iyi anlayıp ondan sonra çevirmeniz, okuyucuya iyi aktarmanız gerekiyor” şeklinde konuştu. Ceren Bala Teke: "Teyitçilikte bağımsızlık çok önemli"T24 Gece Editörü Ceren Bala Teke ile bağımsız teyitçi Songül Karadeniz konuşmalarında teyitçilik ve gazeteci ile teyitçi arasındaki farkların neler olduğuna değindiler. Ceren Bala Teke “Teyitçilik sürecinde bağımsızlığın çok önemi var. Örneğin devlet güdümünde bir medya kuruluşu teyit yapamaz. Teyit yaparken bağımsızlık çok önemlidir. Doğruluk ve güvenilirlik hem gazetecilik hem de teyitçilik için çok önemlidir. Doğrulama sürecine ortak bağlamda gazeteciler ve teyitçiler katılıyor. Her iki meslek de güçlü araştırma becerilerine sahip olmayı gerektiriyor. Araştırma yaparken tersine görsel ve haber aramak gibi çeşitli yöntemler kullanabiliriz. Her iki meslekte de iletişim becerilerinizin kuvvetli olması lazım. Örneğin AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) İç İşleri Bakanlığı ya da köy muhtarlığı gibi kurumları arıyoruz. Buralarda iletişimimizi iyi kuramazsak bilgiyi alamamış oluruz’’ dedi. Songül Karadeniz, gazeteci ile teyitçi arasındaki farklara değindi: “Gazeteci ve teyitçi arasındaki farklara bakacak olursak, teyitçinin direkt bilgiyi teyitleyip doğru bilgiyi sunmakta olduğunu görüyoruz. Evet gazeteci de böyle yapmakta ama aralarında kapsam ve amaç farkları var. Bir diğer fark ise zamanlama. Zamanlama gazetecilikte müthiş bir yarıştır. Bazen birden fazla kişiye aynı haber geliyor ve bu durumda hız çok önemlidir. Teyitçilik sürecinde ise zamanlama yok, sadece bazı durumlarda yanlış bilgi çok yayılıyor ve yanlış bilgi yayılmasın diye hızlı davranmamız gerekebiliyor. Teyitçilerin konu yelpazesi çok geniş fakat gazetecilikte belirli bir alan üzerine gitme söz konusu. Yani belirli alanlarda olursunuz ekonomi, siyaset vs. ama teyitçilikte bu yoktur. Gazetecilikte genel olarak ekip çalışmasına uygun olmak gerekiyor ama teyitçilikte ekip yelpazesi çok dar hatta sadece büyük olaylarda iki kişi takip eder. Genelde ise tek kişi olunur” şeklinde konuştu. Etkinlik konuşma ve sunumların ardından yapılan atölye etkinlikleri ile devam etti. Bu etkinliklerde katılımcılar anlatılan konularla ilgili haberler yazdı. Ardından soru cevap kısmına geçildi ve hatıra fotoğrafı çekilerek etkinliğin birinci günü tamamlandı.   Kaynak için: Haber Üsküdar

18 ARA 2023

Girişimci kadın gazeteciler sponsor bulmakta zorlanıyor

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü tarafından “Girişimci Gazetecilik ve Kadın” paneli düzenlendi. Etkinliğe katılan Doç. Dr. Seçil Özay ve Dr. Sevim Ergün, girişimci kadın gazeteciler ve kadın gazetecilerin sorunlarını aktardı.Doç. Dr. Seçil Özay: "Gazetecilikte kadının yerini anlamak ve tahlil etme çalışmaları yetersiz"Doç. Dr. Seçil Özay yaptığı konuşmada gazeteciliğin temelleri ve toplumdaki yerine değindi. Özay, “Gazeteciliği konuşmak için 4 alana ihtiyaç vardır. Gazeteciliğin bugünkü haline gelmesinde bize kılavuz olan belgeler var. Bunlar, Fransız İnsan Hakları Bildirgesi ve Amerikan anayasasının ilk maddesi. Gazeteciliğin fikri temellerin 18. yüzyılda başladığını söyleyebiliriz ama benim şöyle bir iddiam var: Bunların hepsinin temeli Magna Carta’dır. Bu dönemde toplum bilgi almayı talep eder hale gelmemişti. Toplum bu hale gelmesinin sebebi coğrafi keşifler ve sanayi devrimi, bu gelişmelerin yeni yollar açması, ulaşımın kolaylaşması bilgiyi yaymada bize yardımcı oldu. Bu gelişmelerle yeni toplum yapısı oluştu, eğitim sistemleri gelişti ve okur yazarlık oranları arttı. Yönetim anlayışları değişmeye başladı ve demokratik bir yapı oluşmaya başladı. Bu gazeteciliğin özü ile örtüşür ve gazetecilik için bize zemin hazırlar. 1831 yılında Osmanlı Devleti’nde ilk gazete yayımlandı. Bu gazete yönetimin talebi ile hazırlandı ancak batılı anlamdaki gazetecilik mantığına çok uzaktır ve 17. yüzyılda yayımlanan haber mektuplarına benzemektedir. Osmanlı Devleti topraklarında ciddi devlet krizleri söz konusudur. İmparatorluklar çağının son temsilci olan Osmanlı Devleti bir kriz içerisinde ve Osmanlı’daki aydınların girişimi ile çıkan gazeteler söz konusu. Bu gazetelerde devletin yönetim biçiminin de tartışıldığını görüyoruz. Bunun toplumda karşılık bulması çok uzun sürüyor. Belki çok büyük bir iddia ama 1950’lere kadar çağdaş medyanın -gazeteciliğin- oturduğunu söylemek söz konusu değil” şeklinde konuştu. Doç. Dr. Seçil Özay konuşmasının devamında basın tarihi ve kadınların gazetecilikteki yerinin değerlendirmesini yaptı. Özay, “Küçük bir eleştiri de basın tarihi araştırmalarına yapmalıyız. Bu araştırmalar yetersiz; gazetecilikte kadının yerini anlamak ve tahlil etme çalışmaları yetersiz. Kadınlar arasında isminin anılmasını önemle vurguluyorum ki Suat Derviş gibi bir isim var. Bence çok iyi bir kalem erbabı, romanları da var. Kalemi ile hayatını kazanıyordu. O dönemin basınına baktığımızda daha erkek egemen bir oluşum var” ifadelerini kullandı.Dr. Sevim Ergün: “Kadınlar sosyal medyada da geri planda kalıyor”Dr. Sevim Ergün girişimci gazetecilik ve sosyal medyadaki kadın gazetecilerin sorunlarına değindi. Ergün “Girişimci gazetecilik kavramı bir gazetecinin ürün ve yayıncılık mecrası oluşturmasıdır. Bunun birden fazla boyutu var. Psikolojik ve politik boyutları var. En büyük sebebi 2008 ekonomik krizinde ortaya çıkıyor. Gazeteciler kendilerine yeni bir iş alanı arıyor ve bu alana yöneliyorlar. Bunu üç şekilde ele alabiliriz. Bir yazı zamanlı girişimci gazetecilerden oluşuyor. Hem ulusal kanalda hem de Youtube gibi sosyal medya platformlarında çalışıyorlar. İkincisi tam zamanlı, tamamen sosyal medya platformlarına yönelmiş gazeteciler. Üçüncü grup ise işletme sahibi olan gazeteciler yani bu işten gelir elde eden istihdam sağlar hale gelmiş gazetecilerdir. İçerik temelli gazetecilere Nevşin Mengü, Fatih Altaylı, Özlem Gürses, Cüneyt Özdemir örnek verilebilir. Hizmet temelli gazeteciliğe Coşkun Aral ve 32. Gün Arşivi örnek gösterilebilir. Girişimci gazetecilik bir ekonomik kriz etrafında çıktı. Bunların gelir modelleri ise abonelik sistemleri, iş birlikleri, Youtube katıl butonudur. Bunların gelişme alanları sosyal medya platformlarıdır. Bu platformlar gazeteciliği değiştirdi. Her nesil kendi gazetecilik anlayışını değiştirir ve kendi anlayışını ortaya koyar” şeklinde konuştu. Ergün konuşmasının devamında medya alanındaki kadın problemleri hakkında konuşurken şu ifadeleri kullandı: “Kadınlar sosyal medya platformlarında da geri planda kalıyor. Nevşin Mengü, Özlem Gürses gibi isimler var ama sayıları çok az. Bununla birlikte onların da sponsorlukları çok az. Bu durumda aklımıza erkek yayıncılar sponsorlukta da mı daha avantajlılar sorusu geliyor. Kadın gazeteciler sponsor alamıyor. Tek gelir kaynakları Youtube katıl butonu ama erkek yayıncılar çok avantajlı. Büyük firmalardan güzel teklifler alıyorlar”.Etkinlik katılımcıların öğrencilerin sorularını cevaplanması ve hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.Kaynak için: Haber Üsküdar

18 ARA 2023

Bölüm etkinliği: Touch Designer’a Giriş Workshop

18.12.2023 tarihinde Tasarım Atölyesi kapsamında Arş. Gör. Baran Kahraman tarafından Touch Designer’a Giriş Workshop’ı gerçekleştirilmiştir (Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke Mac Lab 2).  

18 ARA 2023

Bölüm etkinliği: Cumhuriyet'in 100. Yılında Tasarım Sergisi

18.12.2023 tarihinde Cumhuriyetin 100. Yılında Tasarım Sergisi gerçekleştirilmiştir. (Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke A Blok Giriş Lobi.).     

Üniversitemizle ilgili “AKLINDA NE VARSA” bize sor!