Haberler

19 KAS 2019

2 öğrenciden biri tam burslu!

Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında özgün eğitim modeliyle Türkiye’de fark oluşturan Üsküdar Üniversitesi, öğrencilerine sunduğu burs olanaklarıyla da dikkat çekiyor. 21 binin üzerinde öğrencisiyle eğitimde niteliği önemseyen Üsküdar Üniversitesinde öğrencilerin %56’sı tam burslu olarak eğitim hayatlarını sürdürüyor. Üniversite, sunduğu yemek ve çalışma burslarıyla da öğrencilere kolaylıklar sağlıyor.Üsküdar Üniversitesi, Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan burs olanakları dışında da öğrencilere zengin burs olanakları sağlıyor.Tercih bursu kapsamında Üsküdar Üniversitesi bölümlerinden birine ilk tercihinden yerleşenlere yüzde 25, ikinci tercihinden yerleşenlere yüzde 15, üçüncü, dördüncü ve beşinci tercihlerinden yerleşenlere ise yüzde 10 oranında indirim veriyor.Öte yandan Üsküdar Üniversitesi uluslararası öğrencileri de destekliyor.  İlk 5 tercihe yüzde 25 bursBurs zenginliğiyle dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi ücretli lisans ve ön lisans programlarına kayıt yaptıran öğrencilerden, ilk 5 tercihinin tamamını Üsküdar Üniversitesi olan ve bu tercihlerinden birine yerleşenlere yüzde 25 oranında indirim uygulanıyor.Üsküdar Üniversitesinden ücretsiz yurt ve yemek olanağıÜsküdar Üniversitesi eğitim öğretim hayatına devam eden öğrencilerine şartları sağlamaları halinde ücretsiz yurt ve yemek olanağı da sağlıyor.Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi ÖSYS sonuçlarına göre;İlk 10 içerisinden kayıt yaptıran öğrencilere lisans eğitimi ve başarılarına katkı olarak 8 ay süreyle aylık 5000 TL burs ile ücretsiz yurt ve yemek olanağı,İlk 11-100 içerisinden kayıt yaptıran öğrencilere lisans eğitimi ve başarılarına katkı olarak 8 ay süreyle aylık 4000 TL burs,İlk 101-500 içerisinden kayıt yaptıran öğrencilere lisans eğitimi ve başarılarına katkı olarak 8 ay süreyle aylık 3000 TL burs,İlk 501-1000 içerisinden kayıt yaptıran öğrencilere lisans eğitimi ve başarılarına katkı olarak 8 ay süreyle aylık 2000 TL burs veriliyor.İlk 10 içerisinden kayıt yaptıran öğrencilerden isteğe bağlı İngilizce hazırlık okumak isteyenlere ücretsiz hazırlık kursu verilmektedir.Üniversite giriş bursuÜsküdar Üniversitesi, 4 yıl boyunca Üsküdar Üniversitesinde eğitim öğretim hayatına devam edecek lisans öğrencilerine burs imkânı da sağlıyor. Üsküdar Üniversitesinin Tıp Fakültesi hariç lisans programlarına ÖSYS sonuçlarına göre; İlk 1000 içerisinden kayıt yaptıran öğrencilere; lisans eğitimi ve başarılarına katkı olarak 8 ay süreyle aylık 1000 TL burs veriyor.  Üsküdar Üniversitesinde burs olanaklarıÜsküdar Üniversitesi başarılı öğrencileri de destekliyor. Akademik yıl sonunda başarı gösteren öğrencilerin burs miktarlarını arttırmasına olanak sağlıyor. “Akademik Başarı Bursu” olarak adlandırılan burs, en az iki yarıyıl öğrenim görmüş ve ağırlıklı genel not ortalaması 3,50 ve üzeri olan öğrencilere uygulanıyor. Akademik başarı bursu dışında Üsküdar Üniversitesi bünyesinde Mütevelli Heyeti Bursu, İhtiyaç Bursu, Yabancı Uyruklu Öğrenci Bursu, Engelli Öğrenci Bursu gibi çok sayıda burs olanakları da bulunuyor.ÖSYM bursları kapsamında Üsküdar Üniversitesinin birçok bölümü %50, %75 burslardan oluşurken İletişim Fakültesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi gibi kimi fakülte bölümlerinde hiç ücretli kontenjan da bulunmuyor. Bu da öğrenciler için önemli bir fırsat oluşturuyor.Üsküdar Üniversitesinin sunduğu tüm burs olanaklarına aşağıdaki linkten ulaşmak mümkün.https://uskudar.edu.tr/tr/burslar 

09 EKI 2019

2019-2020 akademik yılı oryantasyon programları sona erdi

Üsküdar Üniversitesinin 2019-2020 akademik yılında Üsküdar Üniversitesini kazanan öğrencilere yönelik, akademik ve idari kadronun katılımıyla gerçekleştirdiği oryantasyon programları sona erdi. 5 gün süren programlarda üniversitenin tüm işleyişi ve çalışmaları hakkında öğrencilere bilgi verildi.Merkez Yerleşke Nermin Tarhan konferans salonu ve Çarşı Yerleşke Emirnebi Konferans salonunda gerçekleşen programlarda Tıp, İletişim, İnsan ve Toplum Bilimleri, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Sağlık Bilimleri Fakülteleri ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Hazırlık Okulu ve Uluslararası Ofis eğitim görevlileri öğrencileri her yönüyle bilgilendirdi.Oryantasyon programlarında ayrıca Kurumsal İletişim, Öğrenci İşleri, Bilgi Teknolojileri, Sağlık Kültür ve Spor, Kütüphane Dokümantasyon Direktörlüğü, Kariyer Merkezi Direktörlüğü ile Uluslararası İlişkiler Direktörlüğü de öğrencilerle tanışarak birimlerini tanıttı.

30 EYL 2019

“Pozitif psikoloji” yaşlılarda “iyi oluşu” artırıyor

Yaşamın önemli dönemlerinden biri olan yaşlılık döneminde pozitif psikoloji uygulamalarının yaşlıların iyi oluşunu etkileyeceğini ve yaşam kalitesini artırabileceğini Darülacezede yürüttükleri projeyle de ortaya koyan Dr. Öğr. Üyesi Remziye Keskin ve Zeynep Gümüş, bu alandaki uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Tüm dünyada 1 Ekim, yaşlı nüfus artış hızına paralel olarak yaşlılık ve yaşlı sağlığı konularında farkındalık yaratmak amacıyla Dünya Yaşlılar Günü olarak anılıyor.Üsküdar Üniversitesi SHMYO Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Remziye Keskin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kronolojik sınıflamasına göre yaşlılığın, 65 yaş ve üzeri yaşam dönemini kapsadığını belirterek “Bilimsel gelişmelerin hızındaki artışla birlikte ortalama insan ömrü uzamakta ve yaşlı nüfus giderek artmaktadır” dedi.Yaşlılık döneminde sağlık ve sosyal sorunlar artmaktadırDr. Öğretim Üyesi Remziye Keskin, “Toplumun yaş ortalamasının artması, insan ömrünün uzaması anlamına gelse de, fizyolojik kapasitede düşme, sosyal rollerin kayıpları ve bireylerin duygularında, algılamalarında ve davranışlarında meydana gelen değişimler nedeniyle aynı zamanda sağlık ve sosyal sorunların artacağı anlamına da gelmektedir. Yaşlanma ile gelen değişiklikler birbirini tetiklemekte, özellikle psikolojik yaşlanma bu değişimleri hızlandırmakta ve derinleştirmektedir” diye konuştu.Pozitif Psikoloji, iyi oluşu artırmaktadırYaşlılık döneminde ortaya çıkacak olası sorunlara pozitif psikoloji alanının çözüm önerileri getirebileceğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Remziye Keskin, “Pozitif Psikoloji insanların güçlü yanlarına ve erdemlerine odaklanan, yaşamlarını daha doyumlu ve kaliteli şekilde geçirmelerine ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlayan bir bilim dalı olarak tanımlanabilir. Bu tanım, Pozitif Psikolojinin hayatın olumsuz yönlerini göz ardı ettiği anlamına gelmemektedir. Aksine Pozitif Psikoloji, kişinin zayıf yönleriyle baş etmesinde, güçlü yanlarını nasıl kullanılabileceğine odaklanmaktadır. İnsanları daha pozitif ve realist bakış açısına adapte etmeyi hedeflemektedir. Yapılmış araştırmalar, Pozitif Psikoloji odaklı uygulamaların, bireylerin psikolojik iyi oluş, yaşam tatmini ve olumlu duygulanım düzeyini arttırdığını bildirmektedir” dedi.  Yaşam kalitesinin artırılmasına katlı sağlayabilirDünyadaki demografik dönüşümle gelen toplumsal yaşlanmanın, sağlık ve sosyal politikaların üzerinde durduğu önemli bir konu olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Remziye Keskin, “Günümüzde giderek artan yaşlı popülasyon ve buna bağlı gelişen toplumsal değişim, yeni bir sosyal yapılanmayı beraberinde getirmiştir. Pozitif Psikoloji ile bu sosyal yapılanmanın destekleneceği ve yaşlı bireylerin yaşam kalitelerinin arttırılmasına katkıda bulunulabileceği kanaatindeyiz” dedi.Pozitif Yaşlanma Projesi, olumlu sonuçlar verdiÜsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakımı Hizmetleri Programı Bölüm Başkanı Öğr. Görevlisi Zeynep Gümüş ise yaşlılık dönemini Pozitif Psikoloji öğretileri ile desteklemek amacıyla üniversite olarak Darülaceze ortaklığında Pozitif Yaşlanma projesini hayata geçirdiklerini belirtti. Gümüş, olumlu sonuçlar aldıkları projeye ilişkin şu bilgileri verdi:“Pozitif Psikolojinin bakış açısına sahip bir toplumun daha mutlu olabileceği düşünülmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak spesifik ve doğal sorunları ile gelen yaşlılık dönemini Pozitif Psikoloji öğretileri ile desteklemek amacıyla Üsküdar Üniversitesi ve Darülaceze ortaklığında “Pozitif Yaşlanma” projesini geliştirdik. Bu proje kapsamında; 65 yaş ve üzeri 16 Darülaceze sakini ile haftada bir gün, iki oturum ve her oturum 45 dakika olmak üzere toplam beş hafta, Pozitif Psikoloji öğretilerini kapsayan eğitim ve uygulamaları yüz yüze, interaktif olarak gerçekleştirdik. Projemiz Pozitif Psikolojinin öğretilerini kullanarak; yaşlı bireyleri bilinçlendirmeyi, sosyal açıdan daha aktif olmaya yönlendirmeyi, katılımcıların olumlu benlik algılarını, yaşam doyumlarını, etkili iletişim ve stresle baş etme becerilerini geliştirmelerini sağlamayı ve toplumun konuya dikkatini çekmeyi hedeflemekteydi. Gerçekleştirdiğimiz Pozitif Yaşlanma etkinliğimizin sonunda; katılımcılarımızın beklendiği gibi emosyonel durumlarının olumlu yönde değiştiğini, daha sosyal olduklarını, daha etkin iletişim kurduklarını gördük.”

31 TEM 2019

Darülaceze sakinleri pozitif yaşlanmayı öğreniyor!

Üsküdar Üniversitesi ve Darülaceze Başkanlığı’nın yürüttüğü “Pozitif Yaşlanma Etkileşim” programı kapsamında 5 hafta boyunca 65 yaş üstü 16 kişiye pozitif yaşlanma eğitimi verildi. Eğitimi başarıyla tamamlayanlara ise katılım belgeleri düzenlenen törenle verildi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın da katıldığı törende süper yaşlanmaya dikkat çeken Tarhan, yaşlı insanın halini, hatırını sormanın o kişide oksitosin etkisi oluşturduğunu söyledi.Darülaceze sakinleri, destekçileri ve çalışanları “Pozitif Yaşlanma Etkileşim” grubu eğitimi programı kapsamında Darülaceze Başkanlığı binasında bir araya geldi.Programa, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Darülaceze gönüllüsü ve aynı zamanda da Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu (SHMYO) Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin ile Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci de katıldı.Üsküdar Üniversitesi SHMYO Öğr. Gör. Zeynep Gümüş sorumluluğunda, Dr. Öğr. Üyesi Remziye Keskin eşliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında 5 hafta boyunca, 65 yaş üzeri 16 kişiye pozitif yaşlanma eğitimleri verildi. Etkileşim gurubunda başarı gösteren Darülaceze sakinleri düzenlenen törenle katılım belgelerini aldı.Saygıyı ve iyi geçinmeyi en çok hak edenlerin yaşlılar olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Remziye Keskin projeye inanan ve destekleyenlere teşekkür etti. Öğr. Gör. Zeynep Gümüş ise konuşmasında pozitif psikolojiyi üniversite olarak çok önemsediklerini, öğrencilerine pozitif psikoloji dersini zorunlu olarak okuttuklarını belirtti.Yaşlanmamak elimizde değil diyen Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci pozitif yaşlanma ile güzel ve mutlu yaşlanmanın önemine dikkat çekti. Cebeci, günümüzde gençliğe örnek olacak nesillere ihtiyaç olduğunu da vurguladı.Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan: “Modernizm insanlığı unutturdu”Aynı zamanda Darülaceze gönüllüsü de olan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan insanı önemli kılan, bireyi ve kişiyi ön plana çıkaran modernizmin maalesef günümüzde insanlığı unutturduğunu söyledi. Bugün kalpten kalbe olan yolu unuttuk diyen Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, darülacezenin gönülden gönüle köprü kurduğunu belirtti. Burada yalnızlığın insan sevgisi ile aşıldığını ifade eden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan insanın dili değil, dilin insanı konuştuğunu ifade etti.Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Pozitif yaşlanma çalışması sürdürülmeli” Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan konuşmasında Darülaceze’nin mottusu olan “Hepinizin evi” duygusunu bu programda çok güzel yaşadığını belirtti Prof. Dr. Nevzat Tarhan ilk olarak pozitif enerjisiyle başta Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci ve tüm ekibine teşekkür etti. Projenin hayata geçirilmesinde ciddi katma değer ve gayret gösteren Üsküdar Üniversitesi akademik kadrosuna da teşekkür eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şu değerlendirmelerde bulundu; “Burada yapılan çalışmaların sürdürülüyor olması gerekiyor. Artık yaşlılık ile ilgili kavramlar değişti. Bugün süper yaşlanmayı konuşuyoruz. Geçen mart ayında Los Angeles’ta bir kongreye katıldık, beyin haritalama kongresi. Oraya Nobel Tıp ödülü alan tek psikiyatrist Eric Kandel geldi. Şuan 90 yaşında olan Kandel’in hafızayla ilgili bilimde ufuk açan buluşları var. Yolda birlikte yürüdüğümüz sırada kendisine sordum: ‘Baya dinamiksiniz, enerjiniz bol ve halen kongrelere geliyorsunuz, bunu neye borçlusunuz?’ verdiği tek cevap şu oldu; ‘Ben her şeyden keyif almaya çalışıyorum’ ifadelerini kullandı. Bu aslında bizim kültürümüzde var. Şükür kavramı. Küçük, sıradan şeylerden mutlu olma. Sahip olduğun şeyin kıymetini bilmek. Yetinme duygusu dediğimiz şükür kavramını hayatına yaşam felsefesi yapmış.”Tarhan: “Pozitif yorum yapanlar süper yaşlanıyor”Konuşmasında süper yaşlanmaya vurgu yapan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, süper yaşlanmada ana başlıklar olduğunu söyledi. Tarhan bu başları şu şekilde sıraladı: “Birincisi bir insanın hayatta pozitif hedeflerinin olması. İkincisi hayatında pozitif anlamların olması. Daha sonra olayları pozitif yorumlaması. Mesela tanıdığın birisi gelirken selam vermedi, negatif yorumlayan hemen der ki adama bak burnu hemen büyüdü. Bu negatif yorumdur, bu stres yapar. Ama pozitif yorum yapan der ki belki beni görmedi, bu Kur’an-ı Kerim’de zan konusu var. Bazı zanlara dikkat edin onlar sizin için günah olabilir tarzında meali olan Ayet-i Kerim var. Zanlarımız bizim kimliğimiz ve kişiliğimizi oluşturuyor. Zan demek yorum yapabilmek demek. Pozitif yorum yapmayı yaşam felsefesi yapan kişiler süper yaşlanma konusuna başarılı olan kişiler.”Yapılan beyin araştırmalarının süper yaşlanma olanların beyninde stres hormonu kortizon değil de mutluluk hormonu oksitosinin daha çok salgılandığını belirten Tarhan şu örneği verdi:“Yine 92 yaşında bir hanımefendiye soruyorlar çok mutlu, bu mutluluğu neye borçlusunuz diye… Kendisi; ‘Ben çalışmayan organlarım değil, çalışan organlarımı düşünüyorum’ diyor. 92 yaşında olup ağrı çekmeyen insan yoktur, ama ağrı çekip ah vah etmek insanı kötü bir psikolojiye sokar. Oksitosin hormonunu beyinde salgılamanın yolu da pozitif düşüncedir. Olaylara pozitif yorum yapabilmek. Pozitif yorumlar bir kişinin hayatında varsa, o kişi hem mutlu oluyor, hem üretken oluyor.”Süper yaşlanmayla ilgili önemli kavramlardan birisi de hayatında pozitif anlamların olması olduğunu ifade eden Tarhan, hayatına anlam katan bir değerin parçası olduğu hissinin de kişi için önemli olduğunu kaydetti. Buraya gelen kişiler hayatlarına anlam katmak için bir şeyler yapıyor diyen Tarhan, sosyal sorumluluk çalışmalarının da hayata anlam katma çabası olduğunu söyledi. Tarhan konuşmasında benmerkezciliğe dikkat çekti.Yalnızlık neyin sonucu? Yalnızlık konusuna da değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Modernizim bizde benmerkezciliği yükseltti. 2000’li yıllarda bunun kötü sonuçlarını gördüler, şiddet artmış, ileri yaşta yalnızlık artmış, İngiltere yalnızlıkla ilgili bakanlık kuruldu, Finlandiya’dan da böyle bir haber aldık. İleri yaştaki 8,5 milyon İngiliz evde yalnız yaşıyor. Evlerde ani ölümler var. Bu o kadar sosyal bir sorun olmuş ki, bunun üzerine ne yapabiliriz diyorlar. Ama yalnızlık bir sebep değil, sonuçtur. Neyin sonucu? Son yüzyılda mutluluk paradigmasında büyük bir değişim yaşandı, doğrular değişti. Daha önceki yıllarda insanın yaşam amacı nedir? Sorusuna hayatta anlamlı bir şeyler yapabilmek, vatan ve toplum için hayallerin olsun diye insanların düşünceleri vardı. Daha sonra bu düşünceler değişti. İnsanlar zevkçi oldu. Zevki yaşam amacı oldu. Bunun sonucunda benmerkezcilik ortaya çıktı. Ve yalnızlık ortaya çıktı. Dördüncü olarak da mutsuzluk ortaya çıktı. Buna Kaliforniya sendromu deniyor. Bugün bilimsel platformlarda pozitif psikoloji kavramını konuşuyoruz, mutluluk bilimi diye. Kongrelerde tartışıyoruz, çıkan sonuçlar da kitap haline getiriyoruz. Sonuçlar, Anadolu irfanına işaret ediyor. Mesela minnettarlık eğitimi diyor bağışlayıcılık, öfke kontrolü, stres yönetimi diyor. Merhamet duygusuyla ilgili modüller yazılmış. Şu anda kötülüğün en büyük sebebi empati yoksunluğu olarak biliniyor. Bizim merhamet kavramımız empatinin karşılığı. Bunları topluma öğretmemiz gerekir” dedi.“Sakın dede ve torun arasına girmeyin”İleri yaştaki insanlara yapılacak en büyük yardımın sosyal temas olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaşlılarla iletişimin önemine dikkat çekti. Tarhan şu ifadeleri kullandı:“Anne- çocuk arasında nasıl oksitosin sağlanıyorsa, yaşlı insanın halini hatırını sormak da onda oksitosin salgılar. Bu hediye almaktan daha evladır. Dede- torun muhabbeti çok meşhurdur bizim kültürümüzde mesela. Onun sebebiyle ilgili şöyle bir düşündüğümde çocukların ihtiyacı nedir? Soru sormak, öğrenmek. İleri yaşlardaki insanlar da bildiklerini anlatmak ister. İkisi bir araya gelince çok iyi anlaşıyorlar. Diğer insanlar sakın dedelerle torunlar arasına girmesin. O iki tarafı da mutlu eden bir şey. Çocuğun tek başarı ihtiyacı akademik başarı ihtiyacı değil, hayat başarı ihtiyacı da var. Çocuğun duygusal beyninin de gelişmesi gerekiyor. İnsan sadece mantıktan oluşan bir varlık değil. İnsan aynı zamanda duygulardan da oluşan bir varlık. Mantık otomobilin şoförü gibidir. Duygu da otomobilin motoru gibi. Motor çok sağlam, çok iyi olabilir ama şoför acemiyse hiçbir şey olmaz. Ama şoför çok ustadır motoru yok, o da bir işe yaramaz. Biri bay mantık, diğeri bayan duygu. İkisi birbirini tamamlıyor. Mantık ve duygunun bir arada olması da geliştirmemizle ilgili. Süper yaşlanmayla ilgili önemli bir kavram da insanın pozitif hedefinin olması. Ve birebir iyili yapmak. Rahibe Teressa’ya soruyorlar dünya nasıl daha yaşanılabilir olur diye o da çok güzel bir cevap veriyor. Birebir iyilik yaparak diyor.” Darülaceze haberi için: https://www.darulaceze.gov.tr/Haber/Details/7600

20 TEM 2019

Tercih fuarında Üsküdar Üniversitesine yoğun ilgi!

İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen ve 105 üniversitenin katıldığı üniversite tercih fuarında Üsküdar Üniversitesi standı yine aday öğrenciler ve ailelerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Üsküdar Üniversitesi akademisyenleri, öğrencileri ve uzman tercih danışmanları tercihte bulunacak aday ve velilere her konuda bilgi veriyor.İstanbul Kongre Merkezi Seminer Salonu’ndaki fuara Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan da katıldı. Tarhan ve Arıboğan, aday öğrenci ve velilerle sohbet ederek onların sorularını cevapladı.“Yapacağınız tercih hayatınızın son tercihi değil”Tercih günleri kapsamında, Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan aday öğrencilere bir de konferans verdi. “Değişen Dünyada Doğru Tercih ve Yeni Meslekler” başlıklı konferansta Arıboğan katılımcılara ufuk açıcı söylemlerde bulundu.Adaylara, hayatınızın önemli bir dönemindesiniz hatırlatmasını yapan Arıboğan, tercihin hayatın son tercihi olmadığını, bunun için stresten uzak durulması gerektiğini söyledi.  “Meslekler yeni uygarlık düzlemine ayak uydurmak zorunda” Değişen dünyada yeni bir uygarlık düzlemi oluştuğunu ifade eden Arıboğan, “Yeni uygarlık düzlemi alışılagelmiş meslekleri tahrip ediyor. Meslekler yeni uygarlık düzlemine ayak uydurmak zorunda. Yapay zekâ bilmeyen doktor, avukat olmamalı. Geleceğin mesleklerine bu düzlemde yön verilmeli” şeklinde konuştu.“Herkes doktor olabilir, ama herkes iyi doktor olamaz”Gençleri yetenekleri doğrultusunda mesleklere yöneltmenin önemini vurgulayan Arıboğan, “Bütün gençler kendi yetenekleri doğrultusunda bir mesleğe yönlendirilmeli. Herkes doktor olabilir, ama herkes iyi doktor olamaz. Bir mesleği severek yapmak, o meslekte ilerlemeyi beraberinde getirir” ifadelerini kullandı.“Doğru seçimlerle yolunuzu kısaltabilirsiniz” Prof. Dr. Arıboğan, sözlerinin devamında “Öğrenciler kendi yeteneğiyle uyumlu meslekler yapsın. İstedikleri alanlara yönelsin. Gitar çalmayı seven gitar çalsın, mühendis olmasın. Dikiş dikmeyi seven dikiş alanında uzmanlaşsın. Yeteneğiniz yoksa bir alanda belirli bir yere kadar gidebilirsiniz. Ama yapacağınız doğru seçimlerle yolunuzu kısaltabilirsiniz” diyerek öğrencilere ilgi alanlarına yönelme konusunda tavsiyeler verdi.Program Arıboğan’ın öğrencilerin sorularını cevaplamasının ardından sona erdi.21 Temmuz tarihine kadar sürecek olan fuar 10:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

06 TEM 2019

Üsküdar Üniversitesi’nin Mezuniyet Coşkusu

Üsküdar Üniversitesi’nin 2018-2019 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni’nde ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olan 5 bin 943 öğrenci görkemli bir törenle diplomalarını aldı. Genç mezunlara tavsiyelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Öğrencilerimizin hem başarılı hem mutlu bireyler olmalarının yanı sıra yaşadığı toplum için ve insanlık için hayalleri olan gençler olmalarını istiyoruz” dedi. Çocuk Gelişimi mezunları, “çocuk gelinler” sorununa dikkat çekerken; bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olan Gazzeli Hasan Wasfi Salman Dader, törene katılamayan ailesi ve yakınlarının Gazze’den gelen video mesaj ile duygulu anlar yaşadı.İstanbul Ataşehir’deki Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirilen törende Üsküdar Üniversitesi’nin ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olan 5 bin 943 öğrenci törenle diplomalarını aldı.Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mezuniyet konuşmasında ilk mezunlarını 2014 yılında verdiklerini ve o zaman 230 olan mezunların her yıl katlanarak arttığını, bu yıl 5 bin 943 öğrenciyi mezun etmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Öğrenci odaklı üniversiteyiz”Öğrencilerinin sadece başarılı olmaları için değil, iyi insan olmaları için de çalıştıklarını belirten Tarhan, kaliteyi yüksek tutmaya ve öğrenci odaklı olmaya çalıştıklarını belirterek “Öğrenci odaklı olmak gibi bir kalite standardımız var. Bunu önemsiyoruz çünkü kalitenin olmadığı yerde verimli üretim olmuyor. Üniversite olarak kalite çıtasını daha da yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Kendinizi değiştirmeden dünyayı değiştiremezsiniz”“Üniversiteye gelirken kıvılcımdınız, şimdi alev oldunuz” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Alev ne yapar? Etrafını aydınlatmaya ve ısıtmaya başlar ama aydınlatmadan önce kendisinin yanması lazım. Kendinizi değiştirmeden dünyayı değiştiremezsiniz. Eğer bir şeyler yapacaksanız ilk başarınızı, zaferinizi kendinize karşı kazanmanız önemli. Dünyayı düzeltmeye kendinizden başlamanız önemli genç arkadaşlarım” dedi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Yardımlaşma esastır, mücadele istisnadır”Hayat mücadeledir sözünün günümüzde yanlış anlaşılan bir söz haline geldiğini belirten Tarhan, “Hayat mücadeledir sözünde rekabet var. Oysa hayatta yardımlaşma esastır, mücadele istisnadır. İnsan ilişkilerinde de güven esastır, kuşku istisnadır. Kuşkuyu güvensizliği teşvik eden sözler nedeniyle ilişki sermayesini kaybetmeyin” dedi. Tarhan, gelecek kaygısının en büyük sebebinin mutsuzluk, yalnızlık ve amaçsızlık olduğunu söyledi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan tavsiyeler 21. Yüzyılın becerilerinin yenilikçilik, girişimcilik ve en önemlisi de takım çalışması olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, öğrencilerine ego ideallerinin olmasını, gelecekle ilgili plan yapmalarını, bir yabancı dil öğrenmelerini, teknoloji bağımlısı değil ama teknolojiye hâkim olmalarını tavsiye etti. Prof. Dr. Tarhan, “İnsanı iyi niyetli olmak hatadan korumaz, vatansever olmak korumaz, dindar olmak korumaz, insanı koruyan şey hesap verebilirliktir. Muhakkak hesap verme duygunuzu kaybetmemeniz gerekiyor” dedi. Tarhan, “Öğrencilerimizin hem başarılı hem mutlu bireyler olmalarının yanı sıra yaşadığı toplum için ve insanlık için hayalleri olan gençler olmalarını istiyoruz” dedi.Dereceye girenlere ödül verdiİşaret dili eğitmeni Ahmet Kerem Erkan da işaret dili ile Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a eşlik etti. Törende ilk üç dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Dereceye giren öğrencilerin yanı sıra törende Uluslararası Öğrenci Temsilcisi Firomsa David Osman ve Mezunlar Derneği Başkanı Tayfun Gözler birer konuşma yaptı. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Furkan Tarhan ve İDER Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Fırat Tarhan, aralarında birincilerin de bulunduğu mezun öğrencilere diplomalarını verdi. Rektör Yardımcıları, Fakülte Dekanları, SHMYO Müdürü ile diğer akademik kadro da mezunlara diplomalarını takdim etti.Törende üniversiteler arası spor müsabakalarında Üsküdar Üniversitesini başarıya taşıyan futbol, futsal ve basketbol sporcuları da ödüllendirildi.Kızlarına diplomalarını takdim ettiler Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Ak Parti 22, 23 ve 24. Dönem İstanbul Milletvekili Halide İncekara, psikoloji bölümünden mezun olan kızı Ülkü İncekara’ya; Üsküdar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çiçek de İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olan kızına diplomasını takdim etti. Törende Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Güzel Kurtoğlu,  Moleküler Biyoloji ve Genetik İngilizce bölümünden mezun olan kızı Fatma Hacer Kurtoğlu’na diplomasını verdi. Anne-kız birlikte mezun oldu Heyecanlı, coşkulu ve zaman zaman da duygulu anların yaşandığı törende Psikoloji bölümünden mezun olan anne-kız birlikte diploma almanın sevincini yaşadı. Filiz Yılmaz ve kızı Zeynep Yılmaz, törende ilgi odağı oldu.Gazze’den gelen mesajla gözleri doldu Törende bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olan Gazzeli Hasan Wasfi Salman Dader, törene katılamayan ailesi ve yakınlarının Gazze’den gelen video mesaj ile duygulu anlar yaşadı. Dader, kendisiyle gurur duyduğunu belirten ailesinin sözleri nedeniyle hüzünlendi.“Çocuk gelinlere” dikkat çekildi Birbirinden renkli pankartların açıldığı törenin en ilginç ve dikkat çeken mesajını Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi mezunları verdi. “Dünyada her 7 dakikada bir çocuk ‘gelin’ oluyor/Dünyada her 7 dakikada bir çocuk umutlarına küsüyor/Dünyada her 7 dakikada bir yarının ışıklarından biri daha sönüyor” yazılı pankart dakikalarca alkışlandı.Keplerini attılarMezuniyet töreni flama teslim töreni ve mezuniyet andının okunması ile sona erdi. Oldukça coşkulu geçen tören, yeni mezunların kep atmaları ile son buldu. Mezuniyet töreni ÜÜ TV’den ve Üsküdar Üniversitesi Facebook hesabından canlı olarak yayınlandı.

14 MAY 2019

Kontak lens kullanımında hataları sonlandıracak video hazırlandı

Üsküdar Üniversitesi SHMYO Optisyenlik programı öğretim üyesi ve öğrencileri kontak lensler hakkında kamu spotu niteliğinde bilgilendirme videosu hazırladı.Öğretim Görevlisi Turgut Çakar ve Öğretim Görevlisi Begüm Genç eşliğinde kontak lens kullanımı sırasında yapılan hatalara son verecek video hem halkı hem de optisyenleri bilinçlendirecek.Kontak lensler hakkında çekilen ilk videoKontak lensler videosu Türkiye’de kamu spotu niteliğinde kontak lens kullanımı hakkında çekilen ilk video olma özelliği taşıyor.Çekimler sırasında optisyenlik öğrencileri Pelin Tufan, Medine Çalışkan ve Ruken Elif Oğlağa tarafından konu hakkında bilgilendirme yapılırken çekimi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri Eren Kara, Batıkan Hitay ve Ahmet Hakan Demirkaya tarafından yapıldı.Kamudaki eksikliğin giderilmesi için sosyal medyada yayınlanacak olan video optisyenlik sektörünün medya mecraları tarafından da yayınlanacaktır.Video için:

22 NİS 2019

Üsküdar Üniversitesi öğrencileri Darülaceze ve Gazileri ziyaret etti

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik programı öğrencileri sosyal sorumluluk projesi kapsamında Darülacezeyi ziyaret etti. Optisyenlik öğrencileri Ataşehir’de bulunan Darülaceze’ye giderek yaşlılarla zaman geçirdi. Öğrencilerle yaşlılar arasında güzel diyaloglar yaşandı. Öğrenciler tarafından yaşlılara bez ve gözlük zincirleri hediye edildi ve kullandıkları gözlüklerin bakımları yapıldı. Ziyaretten memnun kalan Darülaceze sakinleri ile sık sık fotoğraf çektirdi.Yaşlılar gözlüklerinin bakımından dolayı teşekkür ederek öğrencileri tekrar beklediklerini belirtti.Üsküdarlı öğrenciler gazileri de ziyaret etti,Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik programı öğrencileri de sosyal sorumluluk projesi kapsamında Türkiye Harp Malülü Gaziler ve Şehit Dul ve Yetimler Derneğini ziyaret etti.Dernek Atatürk zamanında savaşa katılan gazilerin protez yapımlarının karşılanması için kurulduğu belirtildi. Gazilerle sohbet ederek moral veren öğrenciler kendi imkânlarıyla yaptıkları güneş gözlüklerini kendilerine takdim etti. Kendileri için yapılan bu ziyaretten duygulanan gaziler unutulmadıklarını gördükleri için mutlu olduklarını belirtti.

16 NİS 2019

Radyoterapinin önemi ve işleyişi ele alındı

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetli Meslek Yüksek Okulu Radyoterapi Bölümü “Radyocerahhi” konulu seminer düzenledi. Seminerin konuğu Özel Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Fizik Uzmanı Nadir Küçük oldu. Küçük, radyoterapinin önemi ve işleyişi ile ilgili bilgi verdi.Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke Emir Nebi Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.Radyoterapinin işleyişi konuşuldu Radyoterapi mesleğinin önemi ile ilgili bilgi veren Küçük, radyoterapi departmanındaki işleyişe değindi. Küçük, “radyoterapi departmanda öncelikle hastaya simülasyon yapılıyor sonrasında konturlama, planlama, QA (kalite kontrol) ve sonrasında tedavi uygulanıyor. Tedavinin yapılabilmesi için beş - altı basamağın geçilmesi gerekiyor ve bu basamakların büyük bir kısmını hasta ile geçiyoruz fakat kalite kontrol gibi planlama gibi hastanın olmadığı özel durumlarda mevcut” dedi.Simülasyon yöntemi ile ilgili bilgi verildiRadyoterapide kullanılan simülasyon yönteminin amacına ilişkin paylaşımlarda bulunan Küçük, “Simülasyonları tedaviyi kopyalamak için yapıyoruz. Hastaya birtakım uygulamalarda bulunarak tedaviye hazır hale getiriyoruz. Simülasyonlar birçok yerde kullanılıyor radyoterapide ise hastada bulunan kanserli hücreyi tedavi etmeden önce yapılan bir uygulama” şeklinde konuştu. Küçük, simülasyonun yapım yöntemleri ile ilgili bilgi vererek, simülasyonlarda dikkat edilmesi gereken unsurlara değindi.Soru cevap eşliğinde gerçekleşen etkinliğin sonunda Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Dr. Öğr. Üyesi Miraç Kamışlıoğlu, Nadir Küçük’e çiçek ve plaket taktim etti.

09 NİS 2019

Radyoterapide güncel teknolojiler ele alındı

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetli Meslek Yüksek Okulu Radyoterapi Bölümü “Radyoterapide Güncel Teknolojiler” konulu etkinlik düzenledi. Etkinliğin konukları Özel Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Fizik Uzmanı Nadir Küçük ve Anadolu Medikal Center Medikal Dozimetris Hande Sertkaya Yaman oldu.Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke Emir Nebi Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğin sunuculuğunu Sağlık Hizmetli Meslek Yüksek Okulu Radyoterapi Bölümü öğrencisi İrem Nur Turgut üstlendi.Radyoterapinin amacı ile ilgili bilgi verildiNadir Küçük konuşmasını başında yaşamı ve mesleki deneyimleri ile ilgili bilgi verdi. Radyoterapide güncel olarak kullanılan cihazlara değinen Küçük, radyoterapinin tanımı ve radyoterapi mesleğinin amacı ile ilgili paylaşımlarda bulundu. Küçük, “Radyoterapi mesleğinde temel işimiz hastalık hücreyi yani tümörlü hücreye yüksek radyasyon dozu vererek çevresindeki normal dokuları korumak. Bunu yaparken de bir takım teknikler ve cihazlar kullanılıyor” dedi.Küçük: “Tedavide doğru doz çok önemli!”Radyoterapide kullanılan radyasyon ışınları ile ilgili paylaşımlarda bulunan Küçük, uygulanan tedavide hastaya bilinen dozda tedavi verilmesi gerektiğini vurguladı. Küçük, “Tümör dozunu artırırsanız bütün tümörleri öldürürsünüz fakat tümör dokularını artırmanın da dezavantajı var. Tümör dokuları artıkça sağlıklı dokular ölmeye başlıyor. Sağlıklı dokuların ölmesi hastaya zarar verir bu nedenle doğru dozda tedavi uygulanmalı” şeklinde konuştu.   Kritik organ ile ilgili bilgi verildiHande Sertkaya Yaman ise kritik organ tanımı ile ilgili paylaşımlarda bulundu. Yaman, “Kritik organ ışınlanacak olan hedefin etrafında bulunan organlardan her biridir” dedi. Yaman, normal doku konturlamasında dikkat edilmesi gereken unsurlara değindi.Soru cevap eşliğinde gerçekleşen etkinliğin sonunda Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Dr. Öğr. Üyesi Miraç Kamışlıoğlu, Nadir Küçük’e çiçek ve sertifika taktim etti.

03 NİS 2019

İlker Ayaz: “Uzman optisyen, profesör optisyen diye bir ayrım yok”

Üsküdar Üniversitesi OptikKoop Başkanı İlker Ayaz ve İstanbul Ticaret Odası Gözlükçülük Meslek Komitesi Üyesi Orhan Küreli’yi öğrencilerle buluşturdu. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu’nun daveti üzere Çarşı Yerleşke de gerçekleştirilen söyleşide Ayaz, Tıbbi Hizmetler ve Teknikler ile Optisyenlik Programı öğrencilerine deneyimlerini aktardı ve sektör hakkında bilgi verdi.“Gözlükçü ile optisyen aynı şahıstır”Camiada genç optisyenler diye bir algı yaratıldığını belirten Ayaz, bunun optisyen ve gözlükçü arasında manasız bir kavram kargaşasının başlamasına neden olduğunu söyledi. Ayaz, “Sadece bizim ülkemizde bu var. Gözlükçü dediğimiz şeyle optisyen dediğimiz şahıs aynı şahıstır. İkisi de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış gözlük camını, gözlük çerçevesine monte etmeye yani o hizmeti vermeye yetkili kişidir. Bizim branşımızda uzman optisyen ve profesör optisyen diye bir ayrım yok. Bu ayrım sektörde kutuplaşmaya sebebiyet verdi” şeklinde konuştu.“Hem para kazanacak hem de gülümseyeceksiniz”Öğrencilere, “Çok güzel bir mesleğiniz var, çok güzel bir bölümde okuyorsunuz.” diyen İlker Ayaz, “İnsan sağlığıyla birebir ilişkili inanılmaz anılar biriktirebileceğiniz, para kazanırken inanılmaz mutlu olacağınız bir sektör. Görme problemi ile karşınıza gelen bir insanın reçetede yazanları kuralına ve usulüne uygun olarak hazırlayarak ona teslim ettiğinizde o gözlüğü taktığında verdiği tepkileri sizi mutlu edecek. Hem para kazanacaksınız, hem de gülümseyeceksiniz. Bizim mesleğimiz ikili ilişkilerde bunu kullanabileceğiniz çok güzel bir platform” ifadelerini kullandı.Söyleşi, Optik Koop Başkanı İlker Ayaz’a plaket ve İstanbul Ticaret Odası Gözlükçülük Meslek Komitesi Üyesi Orhan Küreli’ye çiçek takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

03 NİS 2019

Üsküdar Üniversitesi öğrencileri 26. Expomed Eurasia fuarına katıldı

Üsküdar Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojisi programı öğrencileri 28-30 Mart 2019 tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenen 26. Expomed Eurasia fuarına katıldı.Öğrenciler birçok firma ile görüşmeler gerçekleştirdiYüzlerce yerli ve yabancı medikal firmaya ev sahipliği yapan fuarda öğrenciler, Öğr. Gör. Muammer Zengin ile birlikte birçok firma ile görüşmeler gerçekleştirerek sektör ve sektördeki yeni teknolojiler hakkında firmalardan bilgi aldı. Fuar ziyaretleri sırasında öğrenciler pek çok firma ile staj ve mezuniyet sonrası iş başvuruları konusunda da görüşmeler gerçekleştirdi.Ziyaret kapsamında, ayrıca Aymed Medikal Teknoloji (Türkiye), Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü (Türkiye), Berry Medical Electronics (Çin), Söhngen (Almanya) başta olmak üzere birçok firma ile görüşmeler yapılarak medikal alanda son teknoloji cihazlardaki gelişmeler hakkında bilgi alındı.TSE standını ziyaret ettilerÖğrenciler Türk Standardları Enstitüsü (TSE) standını da ziyaret etti. Bu kapsamda tıbbi cihaz belgelendirme ve medikal firmalardaki kalite yönetim sistemi ile ilgili yapılacak olan revizyonla ilgili MDR sürecinde kurumsal stratejiler paneli hakkında da görüşmeler yapıldı

25 MAR 2019

SHMYO önemli isimleri öğrencileriyle buluşturuyor

Üniversitemizin Meslek Yüksekokulu Tıbbi Hizmetler ve Teknikler ile Optisyenlik Programı öğrencileri, meslekte önemli isimleri misafir ediyor.Optisyenlik sektörünün genç, dinamik ve önde gelen ekiplerinden Optisyen.com ekibi optisyenlik programı öğrencilerinin merak ettikleri soruları cevapladı.Söyleşiye Optisyen.com ekibinden Optisyen Erdem Güngör, Optisyen Zeynep Tunç, Optisyen Ali Atay ve Optisyen Ayhan Demircan katıldı.İnteraktif gerçekleşen söyleşide konuklar; gözlükçülük sektörü, optisyenlik mesleğinin dünü, bugünü, yarını ve sektörün ihtiyaç duyduğu optisyenler hakkında öğrencilere bilgi verdi.Söyleşi sonunda Adıyaman Üniversitesi’nin başlattığı kamuda istihdama dikkat çekme projesine katkıda bulunularak boş çerçevelerle poz verildi.Yeni cihazları deneyimledilerÖte yandan Tıbbi Hizmetler ve Teknikler ile Optisyenlik Programı öğrencileri mezuniyet öncesinde sektörde kullanılacak yeni ve güncellenen cihazların eğitimi kapsamında Uğur Optik Makinadan Kaan Varan’ı misafir etti.Öğrencilere sektördeki son istatistikler, müessese kurulumundaki cihazlar ve cihazların kullanımı hakkında bilgi veren Varan, yeni cihazları optisyenlik laboratuvarına kurarak öğrencilere uygulama imkânı da sundu.Geleceğin optisyenlerinin yanında olduğunu vurgulayan Varan, etkinliği düzenleyen Öğretim Görevlisi Turgut Çakar ve Öğretim Görevlisi Begüm Genç’e teşekkür etti.Uğur Optik Makina’ya plaket takdimi sonrasında etkinlik sona erdi.

25 MAR 2019

“Görmek herkesin hakkı” dediler Afrika’ya yardım ettiler

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu (SHMYO) Optisyenlik programı öğrencileri, sosyal sorumluluk kapsamında Afrika’ya gözlük yardımında bulundu. Optisyenlik öğrencileri üniversite laboratuvarında montajı gerçekleştirilen gözlükleri ‘Görmek Herkesin Hakkı” projesi bağlamında Afrika’ya gönderdi.Üsküdar Üniversitesi SHMYO Optisyenlik programı öğrencileri, Optisyen.com’un Afrika’da gerçekleşen katarak ameliyatı sonrasında kullanımı önemli olan güneş gözlüğü ihtiyacını karşılamak amacıyla başlattığı “Görmek Herkesin Hakkı” sosyal sorumluluk kampanyasına tam destek verdi.Öğretim Görevlisi Turgut Çakar eşliğinde öğrenciler Üsküdar Üniversitesi laboratuvarında montajı gerçekleştirilen gözlükleri Afrika’ya gönderdi.Öğrenciler proje kapsamına ek olarak da kendi imkânları ile yakın okuma gözlükleri de yaparak Optisyen.com ekibine teslim etti.Bu davranışlarıyla Optisyenlik öğrencileri mesleki bir sosyal sorumluluk örneğini de yerine getirmiş oldu.

25 MAR 2019

Optisyenlik öğrencileri için göz muayene laboratuvarı kuruldu

Üsküdar Üniversitesi laboratuvarlarına bir yenisini daha ekledi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Optisyenlik Programı 6 yıldır uygulamalı derslerin işlendiği optisyenlik laboratuvarına ek olarak göz muayene ekipmanlarına sahip özel laboratuvar ekledi.Gelişen ve değişen dünya ile multidisipliner yaklaşımlar yeni çalışma alanlarını ortaya çıkarırken, Üsküdar Üniversitesi bu ihtiyaçlar doğrultusunda öğrencilerin tam donanımlı olması adına bu ihtiyaçları karşılıyor. Üniversite, optisyenlik öğrencileri için laboratuvarını güncelledi. Göz doktoru Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz ve sektörün önde gelen isimlerinden Öğretim Görevlisi Turgut Çakar’ın önderliği ve katkıları ile optisyenlik laboratuvarına özel cihazlardan oluşan ek yapıldı.  Laboratuvar bünyesinde bulunan Otorefraktometre, Biyomikroskop(görüntülü ) ve Kerometri cihazları ile öğrenciler alana çıkmadan uygulama yapma olanağı buluyor.Optisyenlik Programı Başkanı göz doktoru Öğretim Üyesi İbrahim Şahbaz: “Optisyenlerin özel sektörde göz doktorları yanında istihdam edilmesi öğrencilerin göz doktorlarının kullandığı cihazları yakından tanıması gereksinimlerini ortaya çıkardı. Bizde bunu sağladık.” dedi.Optisyenlik Programı Öğretim Görevlisi Turgut Çakar ise “Üsküdar Üniversitesi olarak sektörün ihtiyaçlarını ve gelişimini yakından takip etmekteyiz. Laboratuvarımız sayesinde öğrencilerimizi çalışma hayatı öncesinde hem teorik hem de uygulama açısından tam donanımlı hazırlamayı planlamaktayız” ifadelerini kullandı.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okul Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin de şu değerlendirmelerde bulundu: “Öğrencilerimizin gelişen dünyadaki ihtiyaçları her zaman önceliğimizdir. Daha iyi eğitim vermek için elimizden geleni yapmaya hazırız” dedi.

20 MAR 2019

2019 Golden Axon Liderlik Ödülü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Beyin Haritalama Vakfı tarafından 2019 Golden Axon Liderlik Ödülü’ne layık görüldü. Liderlik ödülü sahiplerinin arasındaki tek Türk olan Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a ödülü, Los Angeles'ta düzenlenen törende takdim edildi. Aynı ödüle 2018’de Nobel Ödüllü Amerikalı Nöropsikiyatrist Eric Kandel layık görülmüştü.ABD merkezli Beyin Haritalama Vakfı (Brain Mapping Foundation) tarafından düzenlenen Yıllık Dünya Beyin Haritalama Kongresi’nde dünyanın önde gelen 800'den fazla bilim insanı buluştu.Los Angeles Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2019 Dünya Beyin Haritalama Kongresi kapsamında; İnsani Yardım Ödülü, Tıpta Öncü Ödülü, Teknoloji Gelişiminde Öncü Ödülü ve Golden Axon Liderlik Ödülü sunuldu.Prof. Dr. Nevzat Tarhan Liderlik Ödülü’ne layık görüldü 2019 Golden Axon Liderlik Ödülleri; stratejik programlar, küresel iş birlikleri ve ortaklıklar yoluyla vakıf ve vakıf misyonu hakkında farkındalık yaratmadaki rolleri ile Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dr. Jeff Wang, Harry Kloor, Oyuncu, Yönetmen ve Yapımcı Sean Stone’a takdim edildi.2019 İnsani Yardım Ödülü, küresel insani ve hayırsever çalışmaları dolayısıyla Dr. Deepak Chopra; Tıpta Öncü Ödülü, Avrupa İnsan Beyin Projesi'nin bilimsel direktörü olarak rol aldığı çalışmaları ve insan beyninin 3B atlasını geliştirmesi nedeniyle Dr. Katrin Amunts ve Teknoloji Gelişiminde Öncü Ödülü ise Musküler Distrofisi olan binlerce hastanın hayatını kurtaran ve hayat kurtarıcı ilaçların tanıtılmasındaki çabaları için Fransız Musküler Distrofisi (AFM) Telethon'una verildi.Öncü olan ve liderlik gösteren kişilere sunuluyor   Prof. Dr. Nevzat Tarhan, liderlik ödülü takdim edilen isimler arasında tek Türk oldu. Aynı ödüle 2018’de Nobel Ödüllü Amerikalı Nöropsikiyatrist Eric Kandel layık görüldü.Beyin Haritalama Vakfı (Brain Mapping Foundation), yıllık toplantıları birçok faklı disiplinden bilim adamlarını, doktorları ve mühendisleri bir araya getiriyor.Bunun yanı sıra nörolojik bozukluğu olan siviller ve yaralı askerlerin bakım ve tedavisi her zaman ön planda yer alıyor. Bu kapsamda hayat kurtaran multidisipliner klinik denemeler de gerçekleştiriyor. Bu organizasyon, her yıl hayırseverlerin yanı sıra bu alanda öncü olan ve liderlik gösteren kişilere ödül veriyor.Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan 2019 Golden Axon Liderlik Ödülü töreninde Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosluğu Muavin Konsolosu Aylin Şenyüz Eleveld ile de bir süre görüştü.Ödül töreninden görüntüler için;Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın 2019 Golden Axon Liderlik Ödülü Töreninde gösterilen filmi için:2019 Golden Axon Liderlik Ödülleri ile ilgili bilgi için;

18 MAR 2019

Üsküdar Üniversitesi’nden binlerce öğrenciye staj imkânı!

Üsküdar Üniversitesi; Psikolojiden, Diyalize; Anesiteziden, Radyoterapiye; Sağlık Yönetiminden, Otopsi Yardımcılığına; Fizyoterapi ve Rehabilitasyondan, Ebeliğe; Dil ve Konuşma Terapisinden, Çocuk Gelişimine kadar birçok bölümde eğitim gören öğrencilerine kamu ve özel hastanelerde staj ve tecrübe imkânı sağlıyor. Başta Üsküdar Üniversitesi’nin bilim ortağı NPİSTANBUL Beyin Hastanesi olmak üzere birçok kurumda tecrübe kazanan öğrenciler, iş hayatına donanımlı bir şekilde hazırlanıyor.Üsküdar Üniversitesi, öğrencilerine staj imkânı sağlıyor. Üsküdar Üniversitesi’nden binlerce öğrenci, bu yıl başta NPİSTANBUL Beyin Hastanesi olmak üzere, kamu & özel hastaneler, rehabilitasyon merkezi, eğitim evi, itfaiye vb. birçok kurum ve kuruluşta staj yaparak tecrübe kazanıyor.3 bin 156 öğrenci staj yapıyor! “Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Fizyoterapi Ön Lisans, Ağız ve Diş Sağlığı, Anestezi, Yaşlı Bakımı, Radyoterapi, Diyaliz, Tıbbi Laboratuvar Teknikleri, Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik, Sosyoloji, Sosyal Hizmet, Sağlık Yönetimi, Sağlık Bilgi Sistemleri, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Psikoloji, Patoloji, Otopsi Yardımcılığı, Odyometri, Odyoloji,  Elektronörofizyoloji, Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon, Biyomedikal, Çocuk Gelişimi, Dil ve Konuşma Terapisi, Ebelik, Ergoterapi, Evde Hasta Bakımı, Gıda Teknolojisi, Ameliyathane Hizmetleri, Acil Durum ve Afet Yönetimi, Hemşirelik, İlk ve Acil Yardım, Laboratuvar Teknolojisi, Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği” bölümlerinden bu yıl 3 bin 156 öğrenci, birçok hastane ve kurumda staj yaparak, tecrübe kazanma fırsatı buldu.Kamu & özel hastanelerde tecrübe fırsatıÜsküdar Üniversitesi öğrencileri, başta NPİSTANBUL Beyin Hastanesi olmak üzere, Sultanbeyli Devlet Hastanesi, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin de aralarında bulunduğu birçok hastane ve kurumda iş hayatına hazırlanıyor.Öğrenciler, akademik hayatlarında öğrendikleri teorik bilgileri, uygulama alanlarında bire bir görme şansını yakalıyor.  

18 MAR 2019

12. Radyoteknoloji semineri Üsküdar Üniversitesinde yapıldı.

Üsküdar Üniversitesi ve Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği işbirliğiyle ve Ge Healthcare desteği ile 12. Radyoteknoloji Eğitim Semineri yapıldı. Eğitime önemli isimler katılırken radyolojinin lisans eğitimi seviyesine çıkarılması gerekliliğine dikkat çekildi.Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkede gerçekleştirilen eğitim seminerine Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin,İstanbul İl Radyoloji Koordinatörü Prof. Dr. Hakkı Muammer Karakaş ve Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TMRT-Der) başkanı Barış CAVLI da katıldı.Dernek çalışmalarına ilişkin bilgi veren Cavlı Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TMRT-Der) akademik faaliyetlerin ve bilimsel aktivitelerin önemine vurgu yaparak, bu tip bilimsel etkinliklerin mesleğin global ölçekte ilerlemesine fırsat sağlayacağını belirleyerek radyolojinin lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitime devam etmesi gerektiğini vurguladı. Dernek olarak çabalarının bu yönde olduğunu ve Dünya Standartlarına uygun olarak eğitim süresinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.Karakaş: “Radyoloji iki senede öğrenilemeyecek kadar geniş” Açılış konuşmasını yapan Prof. Karakaş, Radyolojinin iki senelik bir ön lisans eğitimiyle öğrenilemeyecek kadar çok genişlediğini ve her şeyin başında bu eğitimin lisans düzeyine çıkartılması gerektiğini söyledi. Karakaş, lisans seviyesine çıkartılana kadar ve sonrasında da meslek derneklerin hizmet içi eğitimlere, konferans ve sempozyumlara çok önem vermeleri gerektiğini de ekledi.Tekin: “Radyoloji lisansüstü düzeyinde devam etmeli”Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin da radyolojinin lisansüstü düzeyinde devam etmesi gerektiğine dikkat çekerek,  çabalarının ve amaçlarının bu yönde olduğunu söyledi. Karşılarına farklı durumlar çıkabildiğini ve bunun üstesinden bir araya gelerek, mesleğe sahip çıkarak gelinebileceğini belirten Tekin, bu gibi eğitimlerin daha da üst düzeye çıkmasının sürece katkıda bulunabileceğini ifade etti.Karakaş: “Kim yaptıysa o düzeltsin!”Prof. Karakaş, “Zaman geçtikçe daha güçlü x ışınları cihazları yapılmış ve insan üzerinde eskiye göre daha ciddi hasarlar meydana gelmeye başlamış. İnsanlar uzun yıllar boyunca x ışınlarının neden zararlı olduğunu anlayamamışlar fakat geçici olduğunu fark etmişler. Bu zararlı ışınlar kansere yol açmış ve bunları x ışını yaptıysa x ışını düzeltsin deyip daha fazla x ışınıyla kanseri tedavi etmeye başlamışlar. Buda radyoterapinin ilk ortaya çıkışı oluyor. Kim yaptıysa o düzeltsin.”  İfadelerini kullandı.Tekin: “Cone Beam Geometry hızlı ve çok kesitli tarama özelliklerine sahip”SHMYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin, “X ışınları tarihsel süreçte nasıl geliştiyse x ışını penceresinden üretilen x ışını geometrik demetlerinin yapısı da yıllar içinde değişmiş ve evrimleşmiştir. Günümüzde Cone Beam Geometryler radyoterapilerde tedavi esnasında kullanılıyor ve çok daha hızlı ve kesitli tarama sürecine sahip olunuyor.” dedi.Günümüzde tomografinin ciddi bir AR-GE yatırımında olduğunu vurgulayan Tekin, bu işi değiştirmeye ve geliştirmeye yönelik yüksel meblağlarda para harcandığının ve her yıl bilgisayarlı tomografi sektöründe yenilikler görüldüğünün altını çizdi.

07 MAR 2019

SHMYO Radyolojik Uygulamalar Laboratuvarı Kuruldu

Üsküdar Üniversitesi, uygulamalı eğitim faaliyetlerini geliştirme adımlarına devam ediyor. Bu kapsamda SHMYO Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Programı bünyesinde ‘Radyolojik Uygulamalar Laboratuvarı’ kuruldu. Radyoloji teknikeri adayları şimdi teorinin yanında öğrenciliğinde pratik yapma imkânı da buluyor.Üsküdar Üniversitesi teorik eğitimin yanında pratiği de önemsiyor, mesleğinin profesyonellerini bu bağlamda yetiştiriyor.Radyolojik uygulamalar laboratuvarında uygulama imkânıNPİSTANBUL Beyin Hastanesi bünyesinde mevcut olan Radyolojik cihazların yanında, Çarşı Yerleşkesinde kurulan Radyolojik Uygulamalar Laboratuvarında yapılacak olan derslerde ise öğrenciler tam teçhizatlı ve X ışını açısından pasifleştirilmiş Röntgen ünitesinde teorik olarak elde ettikleri bilgileri uygulama imkânı bulacaklar.​​​​Tekniker adayları pratik bilgilerle donatılıyor Günümüzde radyoloji birimlerinin en fazla iş yükünü oluşturan ve radyolojik uygulamaların temeli kabul edilen Röntgen işlemlerini öğrenciliğinde uygulama fırsatı bulacak tekniker adayları, aynı zamanda mesleki yaşamlarına hazırlanırken pratik bilgiler ile de donanmış olacak.Tekin: “Geliştirme adımlarına devam edeceğiz”Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okul Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin, bu imkâna sahip olan sayılı Üniversitelerden birisi olduklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Üsküdar Üniversitesinin sağlığın her alanında uygulamalı eğitime vermiş olduğu önemi göstermektedir. SHMYO bünyesinde önümüzdeki günlerde bu gibi uygulamaya dönük faaliyetleri geliştirme adımları atılmaya devam edecektir.”

18 ŞUB 2019

TEDx Uskudar University’de değişen dünya konuşuldu

Üsküdar Üniversitesi, dünyanın en önemli fikir ve tartışma platformlarından biri olan TEDx’e ev sahipliği yapmaya devam ediyor.  Bu yıl “Değişen İnsan, Değişen Bilim” temasıyla gerçekleştirilen TEDx Uskudar University’de siyasetten psikiyatriye pekçok farklı alanda uzman fikirlerini paylaştı. Siyaset bilimci Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, bugün yepyeni bir duvar sisteminden bahsedildiğini belirterek “Artık konumuz Berlin duvarının yıkılışı değil, Meksika duvarının dikilişi. Bu çok önemli bir değişikliiğin göstergesi. Dünya üzerinde politik yapıda ve mimaride çok ciddi değişikliklerin olduğunu gösteriyor” dedi.Üsküdar Üniversitesi Altunizade Kampüsü Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleştirilen TEDx Uskudar University, kamuoyunun çok yakından tanıdığı akademisyenleri bir araya getirdi.Artık konumuz Meksika duvarıÜsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan “Dünyamızı Çevreleyen Duvarlar” başlıklı konuşmasında dünya siyasetini uluslar arası ilişkileri fazlasıyla etkileyen ülkeler arasındaki duvalarların sadece dünya siyasetini değil, insanların ve toplumların hayatını etkilediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Arıboğan, Berlin duvarının yıkılmasıyla dünyada pek çok şeyin değiştiğini belirterek “Bugün yepyeni bir duvar sisteminden söz ediyoruz. Bir zamanlar Berlin duvarının yıkılışıyla özdeşleştirdiğimiz o yeni dünya paradigmasını, bugün başka bir dünyada başka bir duvarın inşası üzerinden yepyeni formatlar içerisinde tanımlıyoruz.  Artık konumuz Berlin duvarının yıkılışı değil, Meksika duvarının dikilişi. Bu çok önemli bir değişikliiğin göstergesi. Dünya üzerinde politik yapıda ve mimaride çok ciddi değişikliklerin olduğunu gösteriyor. Artık 1980’li yılların sonunda başlayan o çok optimist iyimser hava, dünya üzerinde çok fazla yaygın değil. Küreselleşmeciler, küresel yönetişimciler, liberalleşmeciler, özgürlükçüler seslerini önemli ölçüde kısmış durumdalar. Çünkü artık bugünün dünyasında insan haklarından refahtan sınırları olmayan dünyadan küresel bir köye dönüşmüş gezegenimizden söz etmiyoruz. Tam tersine sınırları uzaydan görünebilen, 3 metreden yüksek duvarlarla tahkim edilmiş, elektrikli dikenli tellerle çevrilmiş ülkesel sınırlardan söz ediyoruz” dedi.Göçmenler, duvarlardan sonra mülteci olduTarihte görülen bütün duvarların aşıldığını belirten Prof. Dr. Arıboğan, çok eski zamanlardan beri var olan göç olgusunun devam ettiğini vurguladı. Bütün duvarların içinde yaşayan insanları kendi içlerine doğru kapattığını, dışarda kalan insanlar için ise o duvarın aşılmasının en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, şunları söyledi:“Bir yerde bir duvar olduğu zaman o duvar dışında kalan  insanların temel motivasyonu o duvarı aşmaktır. Bu onlar için hayat-memat meselesidir. Hayatlarının ana dinamiğidir. Bugün dünyada 244 milyon göçmenden söz edliyor. 65 milyon mülteciden, 10 milyon vatansızdan söz ediyoruz. Bu rakam 2. Dünya Savaşı koşullarından daha ağır rakamlar. İnsanlar bir yerlere gitmeye çalışıyor. Bütün bu düz dünya sırasında yani sınırları zayıflatılmış dünya sırasında insanlar bir yerden bir yere gitmeye çalıştılar. Bu sırada göçmendiler ama  insanlar ne zamanki duvarlar oluşmaya başladı ondan sonra mültecileşmeye başladılar. Mülteciler hayatlarını kurtarabilmek, evini barkını bırakıp bütün hayatını hatıralarını geride bırakarak sığınmak zorunda kalan, güvenlik endişesi yaşayan insanlardan söz ediyoruz. Bunlar hayatlarını kurtarmak için bir yerlere sığınmaya doğru gelirken duvarların gerisinde yaşayan insanlar için yeni bir motivasyon vardır. Eski hayatlarını korumak, işlerini ve statülerini korumak duygusundadır. Onlar hayatlarını korumak isterken bunlar da hayatlarını korumak istemektedir. Aslında bu çatışma duvarların bitirilişi için kullanılabilecek çok önemli bir motivasyona dönüşmüş. Halk yavaş yavaş ne kadar liberal, özgürlükçü, insani  olursa olsun bunların meşruiyetine inanmaya başlar ve duvarlı dünya kafamızın içerisnde bir yerlere yerleşmeye başlar.”Yaratıcı beyinler engelleri fırsata çeviriyorÜsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü, NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikyatri Uzmanı Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar “Daha Yaratıcı Beyinler Geliştirmek” başlıklı sunumunda eşi karikatürist İrfan Sayar’ın çizimlerinden örnekler verdiği sunumunda yaratıcı beyne sahip olan kişilerin aslında sıradışı düşünme tarzına sahip olduklarına işaret etti. Sıradışı düşünme tarzı olan kişilerin özelliklerini sıralayan Sayar, “Engeller karşısında yılmazlar. Bizler genellikle bir engelle karşılaştığımızda motivasyonumuz düşer, bu kişiler aşılması gereken engelleri fırsata çeviriyor. Problemlere daha farklı açılardan bakmayı biliyorlar. Birden fazla ilgi alanlarına sahip olmaları da diğer bir özellikleri. Tarihe baktığınızda da örnekler görüyorsunuz. Einstein keman çalıyor, Churchil resim yapıyor yani sıradışı düşünce tarzına sahip kişiler tek bir alanda çalışmıyorlar, birden fazla ilgi alanları oluyor” dedi.Psikolojik iyi oluşun kaynakları; anlamlı yaşam, umut ve şükran duygusuİnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Tayfun Doğan “Psikolojik İyi Oluşun Kaynakları”nı anlattığı konuşmasında yaşamın anlamlı kılınmasının önemli olduğunu belirterek “Anlamlı yaşam bizim çabalarımız sonucu ortaya koyduğumuz bir şey. Derinlemesine düşündüğümüzde yaptığımız her şeyin neredeyse tamamının yaşamı anlamlı kılmak için yaptığını görürüz. Çocuk sahibi olmak istiyoruz, kariyer yapmak istiyoruz. Anlamlı ilişkiler kurmak istiyoruz. Tüm bunların amacı yaşamımızı daha anlamlı hale getirmek.Bunu başaramazsak iyi yaşayamamış olmanın suçluluğunu duymuş oluyoruz” dedi. Doğan, sosyal destek, umut ve şükran duygusunun da psikolojik iyi oluş kaynakları arasında yer aldığını söyledi.Bebeklik döneminde ebeveynle kurulan ilişki geleceği etkiliyorÜsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir “Psikiyatrik Bozukluklar, Bedensel Hastalıklardır (Brain, Mind and Body)” başlıklı konuşmasında depresyon başta olmak üzere Bipolar Bozukluk gibi hastalıkların obezite, hipertansiyon ve diyabet gibi metabolik hastalıklarla olan ilişkisinden bahsetti. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer de “Bebeklikte İçilen ‘Bir Fincan Sevginin’ Yaşam Boyu Süren Hatırı” başlıklı sunumunda özellikle 0-3 yaş arasındaki erken çocukluk döneminde ebeveynle kurulan sağlıklı ilişki ve iletişimin çocuğun gelecek hayatındaki etkilerine dikkat çekti.Üsküdar Üniversitesi Reklam Tasarımı ve İletişimi Dr. Öğretim Üyesi Dinçer Atlı “Yetenek Yönetimi”,  Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Endüstri Mühendisliği Dr. Öğretim Üyesi Rüştü Murat Demirer’in “Gelecekte Yapay Zekâ ve Büyük Veri Paradigmalarında Devrimler Olacak mı?”, Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Dr. Öğretim Üyesi Esin Tümer’in ise “İstanbul! Her Bina Residense, Hwer Oda Ayrı Akıllı. Kentten Önce, Zihni Dönüşüm…” başlıklı konuları ile katıldığı program, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Ünübol’un “Mutsuzluk, Mutluluğun Sermayesidir” başlıklı konuşmasıyla devam etti.Bilim değişiyor, biz değişiyoruzÜsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kaan Yılancıoğlu, “İnsanoğlu Antibiyotiksiz Çağa Hazır mı? Hayatta Kalabilecek miyiz?” başlıklı konuşması ile yer alırken, Üsküdar Üniversitesi GETIPMER Müdürü Dr. Murat Ulusoy ve GETIPMER Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Uzm. Psikolog Nalan Eyin, ’Artırılmış Cinsel Doyum – Expanded Sexuel Response Hipnoz’ Neden ve Niçin Gerekli?” başlıklı konuşmalarında cinsel terapilerde geleneksel tedavi bakış açısına cinsel beynin de katılması gerektiğini belirterek “Geleneksel tedaviler, mekanik ve tekrarlayıcı. Oysa sürekli tekrar edilen ödevler bir süre sonra otomatik davranışlara döner. Ve otomatik davranışlar ne daha fazla düşünmeyi sağlar ne de mutluluk ve haz hormonlarını salgılamamızı teşvik eder. Bilim değişiyor, bizler değişiyoruz. Bugün bilimin önündeki en büyük engel hayal gücünü yok saymak” dedi.Üsküdar Üniversitesi Proje Geliştirme Müdürü, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Metin’in koordinatörlüğünü yürüttüğü program sonunda katılımcılar birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

07 ŞUB 2019

Üsküdarlı öğrenciler, teknolojik cihazların üretimine imza attı

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencileri, teknolojik cihazların üretimini gerçekleştirdi. Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı öğrencileri; Engelden Kaçan Araç, Sıcaklık ve Nem Ölçer, Ultrasonik Mesafe Ölçer, OLED ve 8x8 Matrix Ekran Kontrolü uygulamalarının yazılım ve donanım kısımlarını tasarladı.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı 2. Sınıf öğrencileri, “Mikrodenetleyiciler” dersi kapsamında teknolojik cihazların üretimini gerçekleştirdi.Öğretim Görevlisi Muammer Zengin öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmalarda; Arduino ile Engelden Kaçan Araç, Sıcaklık ve Nem Ölçer, Ultrasonik Mesafe Ölçer, OLED ve 8x8 Matrix Ekran Kontrolü uygulamalarının yazılım ve donanım kısımlarını tasarladı.Öğretim Görevlisi Muammer Zengin, çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:Engel algılayan robot, kendisine engel olan cisimleri atlatıyor“‘Engelden kaçan robot’, diğer adıyla ‘engel algılayan robot’, otonom olarak çevre kontrolü yapabilen ve hareketini önleyebilecek cisimleri atlatabilen robot tipidir. Çevre kontrolünü sağlayabilmesi için ultrasonik sensör kullanılmıştır. Bu uygulamada Arduino Uno ile Ultrasonik Sensör kullanılarak karşılaştığı engelleri algılayıp yön değiştiren bir robot tasarımı yapılmıştır.Sıcaklık ve nem bilgisi hassas şekilde ölçülüyor‘Sıcaklık ve Nem Ölçer’ uygulamasında; Arduino Uno kullanılarak sıcaklık ve ne ölçüm işlemleri gerçekleştirilmiş elde edilen ölçüm sonuçları ise LCD ekranda yazdırılmıştır. Uygulamada sıcaklık ve nem bilgilerini algılayabilmek için bir sensör, elde edilen sensör bilgilerini ekranda gösterebilmek amacı ile de LCD ekran kullanılmıştır. Yapılan bu uygulama ile bulunulan ortamdaki sıcaklık ve nem bilgisi hassas bir şekilde ölçülebilmektedir.Mesafe ölçümü, milimetre ölçeklerinde gerçekleştiriliyor‘Mesafe Ölçer’ uygulamasında, Arduino Uno ile mesafe ölçme işlemi için bir sistem tasarlanmıştır. Burada mesafe ölçme işlemi için ultrasonik mesafe sensörü kullanılmıştır. Elde edilen ölçüm sonucu ise LCD ekranda gösterilmiştir. Yapılan bu proje ile milimetre ölçeklerinde mesafe ölçümü gerçekleştirilebilmektedir. OLED ekran birçok projeye adapte edilebiliyor Çeşitli uygulamalarda sensörlerden alınan ölçüm ya da bilgi sonuçlarının bir ekranda görüntülenmesi istenmektedir. Bu işlemler için birden çok ekran tercih edilebilmektedir. Örneğin; LCD, OLED, TFT vb… Burada ekran tercihinde önemli olan konu, sizin ekranda görüntülemek istediğiniz bilginin hacmi ve türüdür. Bu çalışmada oldukça sık kullanılan OLED ekranların nasıl kullanıldığı ve ekranına istenilen bilginin nasıl aktarıldığı üzerine çalışmıştır. Kontrol sistemi öğrenilen OLED ekran birçok projeye adapte edilebilir.8x8 Dot Matrix Ekran KontrolüLED matrixler, içerisindeki LED’lerin bir düzen ile tek renk veya RGB LED kullanılarak 4×4, 8×8 LED matrix bulunmaktadır. Ayrıca birbirlerine bağlanarak çok daha büyük boyutları elde edilebilir. Yapısı ve dış görüşlerini bakımından ‘dot matrix’ şeklinde de adlandırılabilir. 8×8 ifadesi dikeyde 8 LED düşeyde 8 LED şeklinde toplam 64 adet LED’i ifade etmektedir. LED matrixler kayan yazı devrelerinde ya da LED’lerin entegreler veya mikrodenetleyiciler yardımı ile sürülerek çeşitli şekil ve ifadelerin oluşturulmasında kullanılmaktadır.”

17 OCA 2019

TEDx buluşmaları, 2. kez Üsküdar Üniversitesinde!

Üsküdar Üniversitesi, dünyanın en önemli fikir ve tartışma platformlarından biri olan TEDx’e ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Şubat ayında gerçekleştirilecek programda; Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Prof. Dr. Sermin Kesebir ve Prof. Dr.  Nurper Ülküer ile Doç. Dr. Gökben Hızla Sayar’ın da aralarında bulunduğu akademisyenler, “Değişen İnsan, Değişen Bilim” başlığı altında, kendi alanlarında en çok ilgi çeken konuları konuşacak.Üsküdar Üniversitesi Altunizade Kampüsü Nermin Tarhan Konferans Salonunda 15 Şubat 2019 Cuma günü gerçekleştirilecek TEDx, kamuoyunun çok yakından tanıdığı akademisyenleri bir araya getirecek.Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan “Dünyamızı Çevreleyen Duvarlar, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir “Psikiyatrik Bozukluklar, Bedensel Hastalıklardır (Brain, Mind and Body)” başlığı ile katılacağı programda, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer de “Bebeklikte İçilen ‘Bir Fincan Sevginin’ Yaşam Boyu Süren Hatırı” başlıklı konuşması ile yer alacak.Psikolojik iyi oluştan, yaratıcı beyinlere yolculuk…Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar “Daha Yaratıcı Beyinler Geliştirmek”, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Tayfun Doğan “Psikolojik İyi Oluşun Kaynakları”, Reklam Tasarımı ve İletişimi Dr. Öğretim Üyesi Dinçer Atlı “Yetenek Yönetimi” konusunda görüşlerini paylaşacak.Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Endüstri Mühendisliği Dr. Öğretim Üyesi Rüştü Murat Demirer’in “Gelecekte Yapay Zekâ ve Büyük Veri Paradigmalarında Devrimler Olacak mı?”, Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Dr. Öğretim Üyesi Esin Tümer’in ise “İstanbul! Her Bina Residense, Hwer Oda Ayrı Akıllı. Kentten Önce, Zihni Dönüşüm…” başlıklı konuları ile katılacağı program, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Ünübol’un “Mutsuzluk, Mutluluğun Sermayesidir” başlıklı konuşmasıyla devam edecek.Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kaan Yılancıoğlu’nun “İnsanoğlu Antibiyotiksiz Çağa Hazır mı? Hayatta Kalabilecek miyiz?” başlıklı konuşmasını gerçekleştireceği paylaşacağı TEDx – Üsküdar buluşması, Üsküdar Üniversitesi GETIPMER Müdürü Dr. Murat Ulusoy ve GETIPMER Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Uzm. Psikolog Nalan Eyin’in “’Artırılmış Cinsel Doyum – Expanded Sexuel Response Hipnoz’ Neden ve Niçin Gerekli?” başlıklı konuşmaları ile tamamlanacak. Daha fazla bilgi için: https://tedxuskudaruniversity.com/tr/2019

10 OCA 2019

SHMYO öğrencileri TRIGA Mark II Eğitim ve Araştırma Reaktörünü ziyaret etti

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Programı öğrencileri Radyasyon Güvenliği ve Uygulamaları I dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Miraç Kamışlıoğlu ve Öğr. Gör. Elif Ebru Altunsoy rehberliğinde İTÜ Enerji Enstitüsü TRIGA Mark II Eğitim ve Araştırma Reaktörünü ziyaret etti.TRIGA II Reaktörünün ilk kurulduğu günden bugüne yapılan çalışmalar ve Reaktör yapısı hakkında bilgi alarak, yetkililere soru sorma fırsatı buldu. Geziye başlamadan iki saatlik eğitime katılan öğrenciler İTÜ Enerji Enstitüsü TRIGA Mark II genel yapısı hakkında da bilgi aldı.Uygulama yerinden doğrudan bilgi alma fırsatı Teknik geziye katılan öğrenciler, TRIGA Mark II Eğitim ve Araştırma reaktörünün ilk yapımından günümüze kadarki gelişimi ve reaktörde yapılan çalışmalar hakkında uygulama yerinden doğrudan bilgi alma fırsatı yakaladı.PRIS verilerine göre, 31 ülkede 449 nükleer reaktör işletme halindedir. 2018 yılı itibariyle dünya genelinde elektrik üretiminin yaklaşık ’i 2477 TWh nükleer santrallerden sağlanmaktadır. 18 ülkede 55 nükleer reaktör inşası devam etmektedir. Türkiye’de ise 2 adet eğitim ve araştırma reaktörü bulunmaktadır.Gerçekleştirilen bu teknik gezi sonrasında Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Programı öğrencileri, İTÜ Enerji Enstitüsü TRIGA Mark II Eğitim ve Araştırma Reaktörünü oluşturan temel bileşenlerin yapı malzemelerini, çalışma prensiplerini ve kumanda odası gezilerek operatör tarafından en güncel bilgileri edindi.

26 ARA 2018

Galatasaray Lisesi öğrencileri Üsküdar Üniversitesi Herbaryumunu ziyaret etti

TÜBİTAK projesi kapsamında Galatasaray Lisesinden bir grup öğrenci, Üsküdar Üniversitesi Herbaryumunu ziyaret etti. Öğrenciler, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Memduh Serin’den bitkiler hakkında bilgiler aldı.Öğrencilere bitkiler hakkında bilgi verildiProf. Dr. Memduh Serin, 40 yıllık meslek hayatında yapmış olduğu floristik çalışmalar sonucu toplamış olduğu bitkilerden 800’e yakın doğa ve tıbbi bitki türlerini hibe ederek Üsküdar Üniversitesi Herbaryumunu oluşturmuştu. Herbaryum, bu alanda çalışma yapmak isteyenlerin ilgisini çekiyor.TÜBİTAK projeleri kapsamında herbaryum oluşturmak isteyen Galatasaray Lisesinden bir grup öğrenci Üsküdar Üniversitesi Herbaryumunu ziyaret etti. Öğrencilere Prof. Dr. Memduh Serin, 1982’den bugüne bitkileri nasıl muhafaza ettiklerini ve nasıl herbaryum haline getirdiklerini anlattı.Galatasaray Lisesi florası ve herbaryumunu oluşturmak isteyen öğrenciler gezi ve incelemenin ardından herbaryumdan ayrıldı.Üsküdar Üniversitesi Herbaryum’uHerbaryum, üniversitelerin tarım, eczacılık, peyzaj,  genetik,  doğa ve tıbbi bitkilerin bir teşhis merkezi olmakla birlikte birçok bilimsel alanda yapılacak çalışmalara da temel veri sağlayan öğretim ve araştırma kurumları. Kuruluşunun 2017 Prof. Dr. Memduh Serin ve Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Şahin Kaman ve bölüm öğrencilerini tarafından gerçekleştirilmiş ve ÜSH (Üsküdar Üniversitesi Herbaryumu) kodu verilmiştir.

14 ARA 2018

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İş kazalarında duygusal ihmaller önemli”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikinci düzenlenen “Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi Fuarı IOHS EXPO” kapsamında gerçekleştirilen “Çalışanlarda Psikolojik Motivasyon ve Ödüllendirme Sistemlerinin Performansa Yansımaları” adlı konferansın moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptı. Tarhan, iş kazalarında psikolojik faktörlerin ve duygusal ihmallerin de önemli bir rol oynadığını kaydetti.Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleşen oturum Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın moderatörlüğünde Prof. Dr. Acar Baltaş, Derek Smıth, Doç. Dr. İdil Işık ve Mehmet Erhan Doğrul İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki sunumlarını gerçekleştirdi.Tarhan konuşmasında bu kongrenin İş Sağlığı ve Güvenliği için önemli bilgilerin paylaşıldığı, deneyimlerin birlikte analiz edildiği bir ortam olduğunu ve buradaki bilgilerin paylaşımının sahada da yayılmasının son derece faydalı olduğunu dile getirdi.Geçtiğimiz yıl da bu kongreye katıldığını söyleyen Tarhan,  kongrenin özellikle İş Sağlığı ve Güvenliği alanında çalışan veya eğitim gören kişilere etkisinin büyük olduğunu söyledi.“İş sağlığı ve güvenliği bir kültür haline gelmeli”İş Sağlığı ve Güvenliğinin bir kültür haline gelmesini sağlamanın önemine değinen Tarhan,  İş Sağlığı ve Güvenliği algısının insanların zihin haritasına bir seçenek olarak yerleşmesi gerektiğinin ve bir iş yaparken insanların İş Sağlığı ve Güvenliğini bir seçenek olarak görmelerinin şart olduğunun altını çizdi. İş kazalarında psikolojik faktörlerin ve duygusal ihmallerin de önemli bir rol oynadığını, çalışanlardaki psikolojik motivasyonun İş Sağlığı ve Güvenliği ile doğru orantılı olduğunu da ekledi.“Beklenmeyen ödül daha çok motive eder”İnsanın en önemli davranış geliştiren sisteminin ödül-ceza sistemi olduğunu söyleyen Tarhan,  ödül-ceza sisteminin bir bağımlılık haline geldiğini dile getirdi. Ve bu bağımlılığın yeni adının “Ödül yetmezliği sendromu” olduğunu, insanların ödüle doymadığını ve daha fazla ödül istediklerini bunun da yeni bir sendrom haline geldiğini kaydetti. Tarhan, beynin ödül ceza sisteminde alışılmış ödüllerin değil de beklenmeyen ödüllerin daha çok motive ettiğini de dile getirdi.Konuşmasının devamında İş Sağlığı ve Güvenliği ile Pozitif Psikoloji ilişkisine değinen Tarhan,  Pozitif Psikolojinin çalışan sağlığı konusunda ele alınmasının çok faydalı olduğunu ve insanların pozitif psikolojiyi hem yaşam felsefesi hem de çalışma odağı olarak görmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.“Eksiyi sıfıra getirmek değil, sıfırı ileriye götürmektir”Pozitif Psikolojinin bir mutluluk bilimi olduğunu söyleyen Tarhan, Pozitif Psikolojinin “Daha iyi nasıl yaşarım?” sorusunu benimsediğini söyledi. Ve aynı zamanda pozitif psikolojinin eksiyi sıfıra götürmediğini aksine sıfırı daha ileriye götürdüğünün de altını çizdi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Süleyman Bakan tarafından plaket takdim edilmesinin ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile konferans sona erdi.Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği fuarındaLütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı fuar alanında ise Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü öğrencileri tarafından kurulan stantta gün boyu ziyaretçilere İş Sağlığı ve Güvenliği Lisans ve Yüksek Lisans bölümleri hakkında bilgi verildi.                       

19 KAS 2018

Üsküdar’dan sonra Harvard ve Yale Üniversitesinde okutuluyor

“Mutluluk Bilimi” olarak da bilinen Pozitif Psikoloji, empati, duygusal zeka, sıkıntılarla başa çıkma gibi kişisel becerilerin artırılmasını hedefliyor. Amerika’daki Yale ve Harvard üniversitelerinde ders olarak okutulan Pozitif Psikoloji, Üsküdar Üniversitesi’nde 2012’den bu yıla zorunlu ders olarak okutuluyor. “Mutluluk Bilimi” olarak da bilinen Pozitif Psikoloji, bireyin empati, duygusal zeka, stres ve sıkıntılarla başa çıkma gibi kişisel becerilerinin artırılmasını ve kişinin sosyal başarı konusunda hedefliyor.Amerika’daki Yale ve Harvard üniversitelerinde ders olarak okutulan Pozitif Psikoloji, Üsküdar Üniversitesi’nde 2012’den bu yıla zorunlu ders olarak okutuluyor.Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hayat başarısında akademik donanım, mesleki bilgi ve tecrübenin önemli olduğunu ancak insani ilişkilerin güçlü olması, empati kurma gibi özelliklerin de fark oluşturduğuna dikkat çekti.Üniversite olarak “iyi insan” yetiştirmeyi amaçladıklarını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Akademik donanımın yanı sıra öğrencilerimize Proje Kültürü, İletişim Becerileri ve Pozitif Psikoloji derslerini zorunlu olarak veriyoruz. Harvard Üniversitesi’nin en çok tercih edilen dersi pozitif psikoloji. Çığır açan ders olarak web sitelerinde duyurdular. Yale Üniversitesi’nde de Pozitif Psikoloji ders olarak müfredatta yer alıyor. Üniversite olarak biz 2012 yılından bu yana Pozitif Psikoloji bilimini ders olarak veriyoruz. Sadece akademik başarıyı önemsemiyoruz. Bu sayede sosyal başarı, mutluluk bilimini ve insani değerleri öğretmeyi hedefliyoruz. Harvard ve Yale Üniversiteleri bu dersi daha yeni vermeye başladılar” dedi.

05 EKI 2018

Öğrenci oryantasyon programları tamamlandı

Üsküdar Üniversitesinin öğrencilere yönelik, akademik ve idari kadronun katılımıyla gerçekleştirdiği oryantasyon programları sona erdi. 5 gün süren programlarda üniversitenin tüm işleyişi ve çalışmaları hakkında bilgilendirmeler yapıldı.Merkez Yerleşke Nermin Tarhan konferans salonu ve Çarşı Yerleşke Emirnebi Konferans salonunda gerçekleşen programlarda İletişim, İnsan ve Toplum Bilimleri, Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Sağlık Bilimleri Fakülteleri ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Hazırlık Okulu ve Uluslararası Ofis eğitim görevlileri öğrencileri her yönüyle bilgilendirdi.Oryantasyon programlarında ayrıca Kurumsal İletişim, Öğrenci İşleri, Bilgi Teknolojileri, Sağlık Kültür ve Spor, Kütüphane Dokümantasyon Direktörlüğü, Kariyer Merkezi Direktörlüğü ile Uluslararası İlişkiler Direktörlüğü öğrencilerle tanışarak birimleriyle ilgili üniversiteyi anlattı.

25 EYL 2018

Üsküdar Üniversitesinde TÜBİTAK Destekli Proje Yazma Eğitimi verildi

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji (İngilizce) Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tunç Çatal ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Karahan tarafından Nermin Tarhan Konferans salonunda “TÜBİTAK Destekli Proje Yazma Eğitimi” verildi.Eğitim programının açılış konuşmasını Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Konuk yaptı.Açılışın ardından Prof. Dr. Tunç Çatal Mikrobiyal Biyoteknoloji Araştırma Laboratuvarı ile İleri Protein Analiz laboratuvarları ve PROMER faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgiler verdi.Çatal, bilimsel bir projenin yeni bilgiler üretmek, bilginin uygulamaya dönüştürülmesi, bilimsel çıktılar için yazıldığını belirtti.Doç. Dr. Mesut Karahan ise sunumunda, ideal proje yazmak ve proje metninin hazırlanmasında konusunda katılımcıları bilgilendirdi.Karahan, ideal bir projenin hazırlanma sürecinin 3-6 ay olması gerektiğini, proje metninin hazırlanması ve nihai hale getirilmesi için yaklaşık 6 haftalık bir süreye ihtiyaç olduğunu söyledi.Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleştirilen eğitime, öğretim görevlilerinin katılımı oldukça yoğun oldu.   Katılımcılara Prof. Dr. Haydar Sur ve Prof. Dr. Hasan Hüseyin Eker’in kalem aldığı “Giriş Kapısı-Akademisyenliğe İlk Adım” kitabı da dağıtıldı.  

06 EYL 2018

Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin’e, Genç Bilim İnsanı Ödülü

Üsküdar Üniversitesi SHMYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin, fizik bilimindeki üstün bilimsel başarıları dolayısıyla 34. Uluslararası Türk Fizik Derneği Kongresi’nde 2018 Yılı Prof. Dr. Şevket Erk Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görüldü.Türkiye’de her yıl en başarılı bilim insanlarına verilen Prof. Dr. Şevket Erk Genç Bilim İnsanı Ödülü’nün bu yılki sahibi Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin oldu. Üsküdar Üniversitesi SHMYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin’e, 34. Uluslararası Türk Fizik Derneği Kongresi’nde fizik bilimindeki üstün bilimsel başarıları dolayısıyla 2018 Yılı Prof. Dr. Şevket Erk Genç Bilim İnsanı Ödülü verildi.Kongrenin açılış seramosinde düzenlenen ödül törenine YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve birçok üniversitenin rektörleri katılıdı.

14 AĞU 2018

Uluslararası donanımlarda iş sağlığı ve güvenliği eğitimi

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği alanında ön lisans, lisans ve yüksek lisans eğitimleri ile uygulamalı eğitimin öncüsü konumunda. Açık ve kapalı laboratuvarları ile dikkat çeken bölüm, sağlıklı ve güvenli ortamlarda sürdürülebilir bir hayat hedefliyor.T.C Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışma hayatında “Güvenli ve Sağlıklı” çalışanlar ve iş yerleri için sürdürdüğü yaklaşımın bir parçası olan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti, Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü ve Üsküdar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (USEM)’nin yoğun çalışmaları ile destekleniyor.“Ahlak ve gayret önemli”Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.Bugün üniversitemizde okuyan her öğrencinin yarının ülkemize katkı sağlayacak birer çalışan olacağını vurgulayan Uçan, “Öğrencilerin vatana millete hayırlı işler yapması zemini bu yıllarda atılıyor. Sağlıklı ve güvenli ortamlarda sürdürülebilir bir hayat için önce ahlak, ardından gayret gerekli” dedi.Güçlü eğitim kadrosuÖğretim kadrosunun, Türkiye’de bu işi kamusal alanda ve özel sektörde en iyi bilen ve uygulayan akademisyenlerden oluştuğunu belirten Uçan, “Her bir hocamız kendini iş güvenliği konusunda yetiştirmekte, 2. master veya 2. doktoralarını bu alanda yapmaktadır. Diğer bölümlerimizde olduğu gibi İş Sağlığı ve Güvenliği alanında da uygulamalı eğitim olmaz ise olmaz gereklerden biridir. İş Sağlığı ve Güvenliği bölümümüze özel Yüksekte Çalışma Platformu, İş Sağlığı ve Güvenliği Laboratuvarı bulunmaktadır. Ayrıca bilgisayar laboratuvarımızda dünyanın en kapsamlı proses tehlike analizi tasarımı ve operasyonlarına ait uluslararası yazılımlar (PHAST, MAROS, TARO, SAFETI ve SISTEMA vb.); uzmanların kullanacağı ve akademik çalışmaların gerektirdiği programlar (AUTOCAD, SPSS) ile MEDİTEK İSG ve MEDİTEK PKD gibi ulusal programlarımız bulunmaktadır” şeklinde konuştu.Uluslararası donanımlara sahip tek iş sağlığı ve güvenliği bölümüDr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, ulusal ve uluslararası yazılımların hem lisans hem de yüksek lisans düzeyinde öğrencilerin çalışmalarında kullanıldığını belirterek, ülkemizde bu donanıma sahip tek iş sağlığı ve güvenliği bölümünün Üsküdar Üniversitesinde olduğunun altını çizdi. Uçan sözlerini şöyle sürdürdü:“Bugüne kadar mezun verdiğimiz tüm sınıflarımızdan her yıl en az bir veya iki lisans öğrencimizin yurt dışında bir dönem okuyup çok olumlu referanslar ile dönmeleri, akademik kadromuzun ders vermek üzere Avrupa Birliği’ne davet edilmeleri, eğitim kalitemizin göstergelerinden sadece bir kaçı. Bölüm, akademik çalışmalarını Gebze Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi ortak şekilde ve artık gelenekselleşen bilimsel kongrelerle sürdürürken; akademik kadromuz bakanlığın her yıl düzenlediği uluslararası kongrede hakem olarak yer almaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü tarafından sürdürülen sahaya yönelik ‘1. Seviyede Yangın Eğitici Eğitimi’, ‘Yüksekte Çalışma Eğitici Eğitimi’, ‘Patlamadan Korunma Dokümanı Hazırlama Eğitimi’ sertifika programları ve ‘Laboratuvar ve Saha’ uygulamaları ile birlikte sürdürülmektedir. Öğrencilerimizin mezuniyet öncesi donanımlarını en üst noktaya taşıdık. Önümüzdeki akademik takvim ile 3. dönem mezunlarını verecek olan bölümümüzden mezun İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanlarımız, uluslararası firmalarda çalışmaya başlamış olup halen kamu ve özel sektörün en çok talep ettiği uzmanlar konumundadır.”

13 AĞU 2018

Sağlık eğitiminde Türkiye’nin en kapsamlı üniversitesi

Üsküdar Üniversitesi 13 bölüm, 2 bin 950 öğrencisiyle Sağlık Bilimleri Fakültesi, 55 program 6 bin öğrencisiyle de Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olarak Türkiye’nin en büyüğü olma özelliğine sahip. Toplamda 8 bin 950 öğrencisiyle Üsküdar Üniversitesi, Türkiye’nin sağlık üssü olma yolunda ilerliyor.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Şefik Dursun, 55 program ve 6 bin öğrenci ile Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun Türkiye’nin en büyük Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olduğunu vurguladı.55 Programı ile Türkiye’nin en büyük Sağlık Hizmetleri Meslek YüksekokuluProf. Dr. Şefik Dursun, “55 programımız ile tüm üniversitelerin önündeyiz, bu büyüklük başka üniversitelerde yok. İyi bir iş bölümü yapıyoruz. Üniversitemizin rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a teşekkür ediyorum. Yeni açılan programlar ve öğretim elemanları açığı konusunda bize çok yardımcı oldu” dedi.İyi organize olmuş ekiplerin daha iyi iş çıkardıklarını söyleyen Dursun, “Bu yönetim iradesinin aşağıdakilere yansıması için kurulmuş sağlıklı bir düzen. Biz enerjimizi iyi ve birlik içinde kullanıyoruz” şeklinde konuştu.2 yıl içinde meslek sahibi olabilirsinizProf. Dr. Şefik Dursun, 2 yıl içerisinde alanında meslek sahibi olmanın yolunu açan meslek yüksekokullarının, bu süre sonunda milletine hizmet eder hale gelen bireyler yetiştirdiğini dile getirdi.Çift diploma ile mezun olma şansıİkinci öğretimde okuyan öğrencinin örgün öğretimde, aynı zamanda örgün öğretimde okuyan öğrencilerin de ikinci öğretimde çap yapabileceklerinin altını çizen Dursun, üniversitelerin farklı fakültelerinde eğitim alan öğrencilerin, SHMYO’da da çap yapabileceğini vurguladı. Mühendislik okuyan öğrencinin aynı zamanda biyomedikal cihaz teknikerliği okuyup 2 diploma sahibi olabileceğini belirten Dursun, bu durumun da piyasada öğrenci için farklılık getireceğinin altını çizdi.“Amacımız işimizi güzel yapmak”Üsküdar Üniversitesi olarak programlarının gelişmeleri karşıladığını belirten Dursun, “Teknolojiyi yakından takip ediyoruz, iyi sağlık teknikerleri yetiştiriyoruz. Amacımız işimizi güzel yapmak. İşimizi güzel yaparsak bu öğrencilerin yeteneklerine yansıyacak. Öğrenci gittiği yerlerde bizim vizyonumuz olacak” dedi.Mezun olan öğrencilerinden de örnek veren Dursun, “Tıbbi Tanıtım ve Pazarlama bölümünden mezun olan öğrencilerimizi ilaç firmasına gönderdik, bizi arayıp, ‘Bir 5 öğrenci daha gönderebilir misiniz’ diye sordular” dedi.Prof. Dr. Şefik Dursun, Üsküdar Üniversitesini tercih edecek öğrencilerin en iyi eğitimi verecek bir kadro, bir yönetim anlayışı ve öğrencilerini seven insani bir ortamı bulacağını söyledi.Türkiye’nin en büyük Sağlık Bilimleri Fakültesi Üsküdar’da…Davranış bilimleri ve sağlık alanında Türkiye'nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, Türkiye’nin sağlık üssü olarak çalışmalarına devam ederken, 13 bölümü ve 2 bin 950 öğrencisi ile Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak da Türkiye’nin en büyüğü olma özelliğine sahip.

17 TEM 2018

Yılın en genç başarılı bilim insanı Üsküdar Üniversitesinden seçildi

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin, literatüre katkı sağlayan çalışmalardan dolayı Türk Fizik Derneği tarafından “Prof. Dr. Şevket Erk Genç Bilim İnsanı” ödülüne layık görüldü.Üsküdar Üniversitesinin bilim alanında yaptığı çalışmalar ödüllendiriliyor. Bu kapsamda Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin yaptığı bilimsel çalışmalarından dolayı en genç başarılı bilim insanı ödülü almaya hak kazandı.Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin ödülünü 5-9 Eylül 2018 tarihleri arasında düzenlenecek olan 34. Uluslararası Türk Fizik Derneği kongresinde alacak.Türk Fizik Derneği 2018 yılı ödüllerine ait link:https://www.tfd34.org/tfd34-odulleri-2/

10 TEM 2018

64 yaşındaki doktor baba, bir de oğlu ile mezun oldu

Üsküdar Üniversitesi 2017- 2018 akademik yılı mezuniyet töreni,  Ülker Spor ve Etkinlik Salonunda görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans bölüm ve programlarından 4 bin 900 öğrenci mezun olurken, Optisyenlik programından mezun olan 64 yaşında doktor baba ve oğlu ise dikkatleri üzerine çekti. Baba Tütüncü’nün bir hayali daha var; torunuyla da bir bölümde okumak.Üsküdar Üniversitesi Optisyenlik bölümünden birlikte mezun olan 24 yaşındaki Mehmet Tütüncü ve 64 yaşındaki babası Dr. Celal Tütüncü törenin ilgi odağı oldu.30 yıl ürolog hekimliğinin ardından optik dükkânı açan Celal Tütüncü, hastalarına daha kaliteli hizmet verebilmek için oğlu ile birlikte Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik bölümünde eğitim aldığını belirterek aynı sıralarda okumanın baba oğul ilişkisini daha da geliştirdiğini söyledi.“Çocuğunuzla birlikte okuyun”Oğlu ile birlikte aynı sıralarda okumanın harika bir duygu olduğunu belirten Tütüncü, “Bu duyguyu tarif etmek çok zor, yaşamak gerekiyor. Okul arkadaşlığı ile baba oğul ilişkisini birleştirdiğimizde ortaya arkadaşlık çıkıyor, arkadaşlık paylaşımları çıkıyor, sevgi daha çok artıyor. Çocuğunuzun iyi ve eksik yönlerini daha iyi anlamanızı sağlıyor. Sonuçta daha iyi bir baba ve oğul ilişkisi ortaya çıkıyor. Her anne babaya oğulları, kızları ve torunları ile okumayı tavsiye ederim.Çünkü bu durum size enerji veriyor aile iletişimini daha güçlü kılıyor” şeklinde konuştu.“Torunumla da okumak istiyorum”Oğlu ile birlikte mezun olmanın heyecanını yaşayan Celal Tütüncü, vize ve final haftasına oğlu ile birlikte çalıştıklarını, şimdiki hayalinin ise şuan 14 yaşında olan torunu ile Odyometri ya da Fizyoterapi ön lisans okumak istediğini söyledi.“Keşke diğer çocuklarımla da okusaydım”64 yaşında 4 çocuğu olan Celal Tütüncü, “Diğer çocuklarımla okuyamadığım için keşkelerim arttı. Hayata bakış açım daha farklı olabilirdi” diye de ekledi.“Üsküdar Üniversitesi teşvik etti”Üsküdar Üniversitesini evine yakın olduğu için tercih eden Celal Tütüncü, “Üniversitenin hocalarını sevdim, sınıf arkadaşlarımı sevdim. Umduğumdan daha fazla katkısı oldu. Hocalarım yaptığım optisyenlik işini teşvik ettiler. Bu sayede gözlük konusunda ya da lens konusunda hastalarıma yardımcı olma gayretim farklılaştı. Onların isteklerini yerine getirme konusunda bilgilerim arttı” diye konuştu.

11 HAZ 2018

Üsküdar Üniversitesi Herbaryumu açıldı

Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Memduh Serin’in 40 yıllık meslek hayatında yaptığı floristik çalışmalar sonucu toplanan 800’e yakın doğa tıbbi bitki türlerinin yer aldığı herbaryum açıldı. Üsküdar Üniversitesi Herbaryumu ile Türkiye florasının yeni yazımının yapılması ve ülkemizin bitkisel hammadde kaynaklarının ortaya çıkarılması hedefleniyor.2017’de Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Memduh Serin ve Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Şahin Kaman ve bölüm öğrencileri tarafından kurulan Üsküdar Üniversitesi Herbaryumu, resmi olarak açıldı.800’e yakın bitki türü varProf. Dr. Memduh Serin, 40 yıllık meslek hayatında yapmış olduğu floristik çalışmalar sonucu toplanmış bitkilerden 800’e yakın doğa tıbbi bitki türlerini herbaryuma hibe etti.Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkesinde açılışı gerçekleştirilen ve çok sayıda bitki örneğinin yer aldığı herbaryum, öğrencilere ve bu konuda çalışacak bilim insanlarına ışık tutacak.Prof. Dr. Memduh Serin: “Bilimsel alanda çalışmalara veri sağlayacak”Üsküdar Üniversitesi’nde kurdukları ve şu an üzerinde çalıştıkları herbaryumun, öğrencileri ve diğer bilimsel alanda yapılacak çalışmalara temel veri sağlayacağının altını çizen Prof. Dr. Memduh Serin, “Herbaryumlar kısa bir sürede bilim, kültür ve ekonomi alanında ülkemize birçok yarar sağlayacak. Öncelikle Türkiye florasının yeni yazımının kesinlikle yurdumuzda yapılmasını sağlayacaktır. Kısa bir süre sonra bu gereksinim tekrar ortaya çıkacaktır.Böylece ülkemizin bitkisel hammadde kaynakları ortaya çıkarılacaktır. Türkiye florası şimdilik en iyi temeldir. Bunun sonucu olarak, bu kaynaklara yönelik birçok araştırma yoğunlaştırılmış ve koordine edilmiş olacaktır” diye konuştu.Herbaryum, pek çok bölüme hizmet ediyorProf. Dr. Memduh Serin, Üsküdar Üniversitesi’ndeki pek çok bölümün herbaryumdan yararlandığını belirterek “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümü, Eczane Hizmetleri Bölümü, Bitki Tanıma ve Pazarlama Bölümleri ile Sağlık Bilimler Fakültesi’nden Beslenme Diyetetik ile Ergoterapi bölümlerinden de öğretim materyali olarak bitkiler herbaryumda gösterilmektedir” dedi.Herbaryum nedir?Bitkilerin önemli özelliklerini kaybetmeksizin kurutulup saklanmasıyla oluşturulan koleksiyonlara “herbaryum” deniyor. Bir bölgenin florasını ortaya koyabilmek veya bir yetişme yerinin (habitat) vejetasyonunu genel özellikleri ile tanımak amacıyla herbaryum kuruluyor. Herbaryum örnekleri, bitki toplama gezilerinde tanımlamasında güçlük çekilen bitkilerin teşhisi amacıyla da kullanılabiliyor.Herbaryumlar önemli bir kaynakHerbaryumlar daha değişik birçok konularda çalışacaklara, bir danışma, bir dokümantasyon merkezi olarak temel bir kaynak olup, öğretim ve araştırma merkezleri olarak görev yaparlar.Bir herbaryum, özel bir çeşit müzedir ve ham verilerin depolandığı bir veri bankası olarak düşünülebilir. Bugün “herbaryum” terimi sadece bitki örneklerinin korunması değil, belirli botanik etkinliklerini de anlatır.Herbaryum taksonomistin temel başvuru kaynağıdır.Bitkileri bilimsel tarzda toplayarak oluşturulan herbaryum gerektiğinde içindeki örneklerden faydalanmak ve özellikle Bitki Coğrafyası, Bitki Sistematiği ve Farmasötik Botanik bilim dalları açısından önemli bir yere sahip.Botanik araştırmaları için gerekli bitkilerin sağlanması, yılın her mevsiminde mümkün olmadığı için ve ayrıca öğretim materyali olarak gerekli bitkilerin çalışma bölgesinde bulunmayabileceği gibi nedenlerle bitki veya bitki kısımları, uygun şekilde toplanıp kurutularak bitki koleksiyonları yani herbaryumlar oluşturuluyor.Herbaryum kuruluşunun getireceği yararlarHerbaryumlar, üniversitelerin ilgili bölümleriyle (özellikle biyoloji, sonra tarım, eczacılık ve tıp) iyi bir işbirliği kurarak lisans ve lisansüstü eğitim için çok iyi bir başvuru merkezi görevi üstlenmektedir.Bu araştırmalarla yurdun ilginç ve önemli gen kaynaklarını gelecek nesillere aktarmak üzere, daha bilinçli olarak korumaya alınacaktır.  Örneğin Atatürk Barajı'nın suları altında kalacak olan yörede, hangi türlerinin bir daha gelmemek üzere yok olacağını, herbaryumlar bu alandaki sorunu kısa sürede çözümleyebilir.Ve bu türlerin başka korunmalı alanlara aktarılarak nesillerinin devamını sağlayabileceklerdir.Herbaryumlar, tarım, ormancılık, eczacılık, bahçecilik, peyzaj, ekoloji, genetik, evrim, bitki coğrafyası, bitki hastalıkları ve daha birçok alanda çalışma yapacak veya bilgi gereksinimi olanlara temel veri sağlayacaktır.Ülkemizin güzel yabani çiçeklerini bahçede sergileyerek bilimsel çalışmaların yanında bahçe düzenleme gibi sanatsal etkinliklere ve ekonomik değer kazanmalarına ortam hazırlayacaktır.

07 HAZ 2018

Tıbbi ve Aromatik öğrencileri Kartepe’de bitkileri inceledi

Üsküdar Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı 1. Sınıf öğrencileri Herbaryum Teknikleri uygulama dersi kapsamında Kocaeli Kartepe’de sahada incelemelerde bulundu.Öğretim üyesi Prof. Dr. Memduh Serin ile gerçekleştirilen ders kapsamında öğrenciler bitkileri yerinde inceledi.Üsküdar Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı öğretim üyesi Prof. Dr. Memduh Serin öncülüğündeki gezide öğrenciler derslerini açık havada gerçekleştirdi.Öğrenciler Kartepe ve çevresindeki bitkileri incelendi.Aynı zamanda değişik türdeki bitkileri de topladı. “Yüksekliğe göre bitki türleri değişir”Yüksekliğe göre bitki türlerinin değişebileceğini söyleyen Serin, bitki türlerine özellikle ağaçlardan olmak üzere çok sayıda örnek verdi.Ihlamur ve kestanenin bunlardan bir kaçının olduğunu belirten Serin, bitkilerin yetişme ortamından, işlevlerinden de bahsetti.

15 MAY 2018

2. Geleneksel kırmızı baret takma töreni gerçekleştirildi

Bu sene ikincisi düzenlenen baret takma töreninde Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü öğrencilerine kırmızı baretleri takıldı.Üsküdar Üniversitesi Emirnebi konferans salonunda gerçekleşen programın açılış konuşmasını İş Sağlığı ve Güvenliği Program Başkanı Öğr. Gör. Gamze Kağan gerçekleştirdi.Kağan, öğrencilere tebrik ve teşekkürlerini sundu.Açılış konuşmasının ardından İş Sağlığı ve Güvenliği Öğr. Gör. Ömer Faruk Okuyucu, Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Şefik Dursun misafirlere teşekkürlerini sunduktan sonra öğrencilere nasihatlerde bulunarak iyi dileklerini sundu.Konuşmaların ardından konuklara öğrencilerin vedası için hazırlanan video izletildi.Videonun ardından öğrenciler ve öğretim görevlileri toplu fotoğraf çektirdi.Öğretim görevlileri öğrencilerin baretlerini takarak katılım belgelerini takdim etti.Tören Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Grup Sümela’nın mini konseriyle son buldu.Haber-Fotoğraf: Beyza Bıyıkoğlu

17 NİS 2018

Sağlıklı yaşam eğitimi

Üsküdar Üniversitesi Sağlıklı Yaşam Kulübü'nün düzenlediği "Radyasyondan Korunma ve Onkoloji Hemşireliği"  konulu etkinlik Emir Nebi konferans salonunda gerçekleşti. Bir günlük eğitim niteliğinde olan konferansa özellikle hemşirelik bölümü öğrencilerinin katılımı yoğundu.Konuşmacı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Ozan Tekin, radyasyonun genel tanımı, medikal radyasyon ve kaynakları, radyasyondan korunma gibi önemli konuları anlattı.Radyoloji hemşiresinin görevleri, ontoloji hastalarının ve yakınlarının eğitimi gibi konulara da değinildi.Program Tekin’e çiçek takdimi ile ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.

12 NİS 2018

Hüseyin Ozan Tekin, ISRRT Avrupa Eğitim Koordinatörü oldu

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı, Radyoterapi, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Öğretim Üyesi, ÜSMERA Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Ozan Tekin, tüm dünyadaki en büyük radyoloji oluşumu ISRRT'nin Avrupa Eğitim Koordinatörü olarak seçildi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı, Radyoterapi, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Öğretim Üyesi, ÜSMERA Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Ozan Tekin, dünyadaki en büyük radyoloji oluşumu ISRRT’nin kongresinde Avrupa Eğitim Koordinatörü olarak seçildi.Dünya Radyoloteknolog ve Radyoloji Teknolojistleri Derneği’nin Board üyesi ve Avrupa Direktörü Agadakos Euthimos'tan gelen yazıda, ISRRT2018 Kongresi’nde Tekin’in Avrupa Eğitim Koordinatörü olarak seçildiği belirtildi. Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Ozan Tekin, böylece tüm Avrupa’daki radyoloji ve radyoteknoloji eğitiminden sorumlu olacak.

08 MAR 2018

Sağlık Hizmetleri MYO Müdürlüğü’ne anlamlı ziyaret

Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinden Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu programında eğitim gören işitme ve konuşma engelli Sena Saime Sönmez ile Aleyna Yüksel Sağlık Hizmetleri MYO Müdürü Prof. Dr. Şefik Dursun'u odasında ziyaret etti.Eczane Hizmetleri Program Başkanı Gamze Odabaşı ve Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Program Başkanı Ömer Faruk Karasakal öncülüğünde gerçekleşen ziyarete, işaret dili eğitmeni Ahmet Kerem Erkan da eşlik etti.İlklerin üniversitesiTürkiye'de işitme ve konuşma engelli öğrencisi olan ilk üniversitenin Üsküdar Üniversitesi olduğunu dile getiren Dursun,“Okulumuz Sağlık Meslek Yüksekokulu ekibinin %70-80 oranındaki kesimi doktora yapan hocalardan oluşmaktadır. Zorlukları tecrübeleriyle aşmasını biliyorlar” diye belirtti.Tüm bunların kendileri için de kaliteli bir tecrübe olduğuna değinen Dursun, buralara ilgili hocalar sayesinde geldiklerini söyleyerek kendilerine teşekkürlerini iletti.Ziyaret, öğrencilerin çiçek takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.

14 ARA 2017

İSG öğrencileri mesleğin duayenleriyle buluştu

 Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) 1. Sınıf öğrencileri sosyal sorumluk projesi isimli dersleri kapsamında “İSG Uzmanının Kimliği ve Sorunları” başlıklı programda mesleğin duayenleriyle bir araya geldi. Nurdoğan İnci ve Hüseyin Avni Yardımcı’nın konuşmacı olarak katıldığı programda İş Sağlığı ve Güvenliği öğrencilerine meslekle ilgili nelere dikkat etmeleri gerektiği anlatıldı.İSG Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Rüştü Uçan’ın destekleri ile İSG Önlisans Program Başkanı Öğr. Gör. Gamze Kağan’ın önderliğinde İSG 1. Sınıf öğrencilerinden Ümit Kırtıl, Erkan Kır, Emre Temel, Umut Uzuner, Mustafa Başar ve Hakan Elgün’ün düzenledikleri “İSG Uzmanının Kimliği ve Sorunları” isimli program Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke Emir Nebi 2 Konferans Salonu’nda yapıldı.Proje kapsamında kendi bölümleri ile ilgili konuları bir platform da tartışabilmek amacıyla alanlarında duayen hocalar Gedik Üniversitesi öğretim görevlisi Nurdoğan İnci ve MESKA Başkanı Hüseyin Avni Yardımcı, ‘Sosyal Sorumluluk Projesi’ isimli dersleri kapsamında öğrencilerle bir araya geldi.Yrd. Doç. Dr. Rüştü Uçan’ın oturum başkanlığında ki programın açılış konuşmasını Öğr. Gör. Gamze Kağan yaptı. İSG alanında farkındalığın Türkiye’de 2012 yılında getirilen yasa ile oluştuğunu belirten Kağan, bu alanın geçmişinin olduğundan ve bu alana yıllarını veren bugünlere gelmesinde katkısı olan hocaları şimdi öğrencileriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Akıllı ve zeki olalımAklımızın, topladığımız bilgilerin toplandığı bir arşiv, zekâmızın ise bu bilgileri kontrol eden, kullanan kişi olduğundan bahseden Nurdoğan İnci, “Aklınızı bir araba, zekânızı bir şoför gibi düşünün. Eğer bilgileriniz ne kadar doğruysa şoförlüğünüzle sık sık o bilgileri kullanarak deneyiminizi artırırsınız. İyi bir iş güvenliği uzmanı olursunuz” dedi.Güvenlik kültürü yoksunluğu işi engelliyorBugüne kadar gelmiş geçmiş milletlerin birikimlerine kültür tortusu dendiğine dikkat çeken Hüseyin Avni Yardımcı ise güvenlik kültürü olmazsa insanların işi engelleyici olabileceğinden bahsetti. Bilgisiz otorite temin edilmeyeceğini belirten Yardımcı, iş sağlığı uzmanlarının her şeyleriyle çalıştıkları kurumda başrolde olmaları gerektiklerinin altını çizdi.Katılımcıların ilgi gösterdiği programda merak edilen soruları da cevaplayan İnci ve Yardımcı’ya programın sonunda plaket taktim edildi.Program hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

08 KAS 2017

Elektronörofizyoloji Sempozyumu’nda mesleki gelişime destek

Üsküdar Üniversitesi Elektronörofizyoloji Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. N Beyin Kulübü ile Sağlık, Kültür ve Spor Direktörlüğü (SKS) tarafından düzenlenen sempozyuma farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Etkinlik, Çarşı Yerleşke Emir Nebi Konferans Salonu’nda yapıldı.Elektronörofizyolojinin tarihteki gelişimsel sürecinin aktarılması ile başlayan sempozyum, Çocuk EEG’si teorik eğitim sunumunu takiben, doğru ilk yardım müdahalesi ve elektronörofizyoloji cihazlarının kullanımı sunumu ile devam etti.EEG’nin TarihiAfyon Kocatepe Üniversitesi Elektronörofizyoloji Bölümü Asistanı ve Pratik Uygulama Görevlisi Kürşat Erdoğan Zülfikar, Çocuk EEG’si ve Yeni Doğan EEG’si başlıklı sunumunda, katılımcılara öncelikle EEG’nin tarihçesini anlattı. Zülfikar, Alman Psikiyatrist Hans Berger’in kafatasını açmadan beynin ürettiği elektrik akımlarının kaydedebileceğini ve bunların bir kâğıt parçasında grafikler halinde ifade edilebileceğini, bu yeni kayıt metoduna elektroensefalogram (EEG) adını verdiğini belirtti.Türkiye’de ilk EEG çekimlerinin 1950’li yıllarda Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde gerçekleştiğini ve daha sonra Hacettepe Tıp Fakültesinin ardından tüm Türkiye’ye yayıldığını belirten Zülfikar, daha sonra EEG’ye bağlı bipolar ve monopolar olarak ikiye ayrılan bağlantı metotlarını ve alt başlıklarını katılımcılar ile paylaştı.Kürşat Erdoğan Zülfikar, sunumunda Yenidoğan EEG’sinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalara dikkat çekti. Yeni doğan EEG’sini EEG inceleme teknikleriyle örneklendiren Zülfikar, okul çağı ve ergenlik dönemi EEG incelemeleri ile ilgili verdiği bilginin ardından Çocuk EEG vaka sunumunda epilepsi hastası çocukların EEG’lerinde görülen çizgisel ritimlerle ilgili bilgilerini aktardı.Yanlış ilk yardım hastaya zarar veriyorBilinç bozukluklarında acil müdahale eğitimi vermek üzere sahneye çıkan Çiğdem Yaralı, ilk yardımda yapılması gereken öncelikli davranışları belirtirken, toplumda yanlış bilinen ilk yardım müdahalelerinin de altını çizdi. Epilepsi hastalarının kriz anında olay yerinin güvenliği sağlandıktan sonra krizin kendisini tamamlamasını beklemenin en doğru yöntem olduğunu belirten Yaralı, kitlenmiş çenenin açılmamasının ve yabancı hiçbir madde koklatılmamasının, ağızdan içecek verilmemesinin yanlış sonuçların önüne geçeceğini belirtti.Epilepsi bulaşıcı değilBilinç bozukluklarında acil müdahale eğitimi vermek üzere söz alan Elektronörofizyoloji EEG EMG Teknikeri Çiğdem Yaralı, ilk yardımda yapılması gereken öncelikli davranışları belirtirken, toplumda yanlış bilinen ilk yardım müdahalelerinin de altını çizdi. Epilepsi hastalarının kriz anında olay yerinin güvenliği sağlandıktan sonra krizin kendisini tamamlamasını beklemenin en doğru yöntem olduğunu belirten Yaralı, kitlenmiş çenenin açılmamasının ve yabancı hiçbir madde koklatılmamasının, ağızdan içecek verilmemesinin yanlış sonuçların önüne geçeceğini belirtti.Elektronörofizyoloji cihazları uygulamalı anlatıldıKonuşmacılardan Dr. Mehmet Yağmur da elektronörofizyoloji cihazlarının kullanımını öğrencilere uygulamalı olarak anlattı.Türkiye Epilepsi ve Hasta Yakınları Derneği başkanı Ebru Öztürk, epilepsinin toplumdaki bilinçsizlikten kaynaklı yanlış bilinen bir hastalık olduğunu ve bulaşıcı olmadığını, aynı zamanda her yaştan insanın her dönemde bu hastalığa yakalanabileceğini belirterek epilepsi hastalarının sosyolojik açıdan sorunlarına değindi.Sempozyumun ardından konuşmacıları katılımlarından dolayı teşekkür sertifikaları takdim edildi.

25 EYL 2017

MR Görüntüleme Teknikleri kitabı raflardaki yerini aldı

 Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin'in yazarlığını ve editörlüğünü yaptığı “Manyetik Rezonans Görüntüleme Teknikleri ve Temel Prensipleri” kitabı çıktı. Tekin kitabında; doku manyetizasyonundan sinyal işleme sürecinde anatomik pozisyonlardan görüntüleme esaslarına, bölgesel çekimlerden kritik uygulama ayrıntılarına, MR güvenliğinden kontrast madde kullanım esaslarına kadar birçok parametre başta olmak üzere, MR görüntülemenin temellerini oluşturan tüm konular detaylı bir şekilde okuyuculara aktarıyor.Radyolojinin multidisipliner 3 ana ayağı olan, Tıp-Uygulama-Fizik konuları büyük bir titizlik ile bir araya getirmeye çalışan kitap, MR literatürüne ait Türkçe eğitim materyali boşluğunu dolduruyor.Kongre Kitabevi’nden çıkan “Manyetik Rezonans Görüntüleme Teknikleri ve Temel Prensipleri” kitabı şimdi raflarda.

08 TEM 2017

Üsküdar Üniversitesi görkemli törenle 4. mezunlarını uğurladı

 Üsküdar Üniversitesi 2016-2017 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, Ülker Sports Arena’da gerçekleştirdi. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans bölümlerinden mezun 3 bin 808 öğrenciye diplomaları görkemli bir törenle verildi. Heyecanlı ve duygulu anların yaşandığı törende Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan alınlarından öperek mezun ettiği öğrencilerine “Son Ders ve Mezunlara Veda” başlıklı bir de konuşma yaptı. Törende 7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler'de gerçekleştirilen terör saldırısında şehit olan Üsküdar Üniversitesi öğrencisi polis memuru Duha Beker de anıldı. Fizyoterapi bölümü öğrencileri, diplomalarını alırken bu yıl kendileriyle beraber mezun olacak Duha Beker’i de unutmadılar. “Seni unutmayacağız” yazılı pankart açan arkadaşları salonda dakikalarca ayakta alkışlandı. Üsküdar Üniversitesi, 2016-2017 Akademik Yılı sonunda ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerini mezun etmenin sevincini ve gururunu yaşadı. Ataşehir Ülker Sports Arena’da gerçekleştirilen 4. mezuniyet töreninde 3 bin 808 öğrenci diplomalarını aldı.Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Mutlaka bir amacınız ve yol haritanız olsun”Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Son Ders ve Mezunlara Veda” başlıklı konuşmasında eğitimin hayat boyu sürdüğünü belirterek önemli tavsiyelerde bulundu:“Mesleğinizi yaparken ne yaptığınız kadar nasıl yaptığınız da önemli. Özellikle sağlık alanında çalışacak mezunlarımız size danışan hasta ve hasta yakınlarını sanki ailenizin bir üyesi gibi düşünmeyi ihmal etmeyin. Üniversiteye başladığınızda bir kıvılcımdınız şimdi alev oldunuz bundan sonra bulunduğunuz yeri ısıtacak, aydınlatacak ve canlandıracaksınız. Burada öğrendiğiniz bilgileri kendinizi geliştirerek hayatınızın sonuna kadar götürmeniz önemli. Mutlaka hayatta bir hedefiniz olmalı, yaşam amacınız olmalı. Bunun için nereye gittiğinizi bilmeniz gerekiyor onun için de mutlaka bir yol haritanız olmalı. Daha iyilerden mutlaka yardım alın danışmadan karar vermeyin. Gelecek projeleriniz olmalı hedefe giderken karşınıza çıkan zorluklardan asla yılmayın. Uçurtmayı uçuran rüzgâr değil uçurtmanın rüzgâra karşı aldığı pozisyondur. O nedenle siz olaylara karşı doğru pozisyon alırsanız o pozisyon sizi uçurabilir. Doğru pozisyonu almak için ne yapacağız? Bir bilenden yardım alacağız. Kendimizi tanıyacağız, niyetimize bakacağız. Niyetimiz iyiyse ve ilkeli yaşamayı başarıyorsak iyi pozisyonu mutlaka yakalıyoruz. Bireysel fayda yerine toplumsal faydayı hedefleyen kişiler başarılı oluyor.”Törene Adnan Tanrıverdi ve Mustafa Ataş da katıldıÜniversiteden birinci, ikinci ve üçüncülükle mezun olan öğrenciler anons edilerek ödülleri takdim edildi. Törene katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Kurucu Üyesi Mustafa Ataş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Adnan Tanrıverdi,  Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Furkan Tarhan ve Mütevelli Heyet Üyesi Fırat Tarhan, aralarında birincilerin de bulunduğu mezun öğrencilere diplomalarını verdi.Rektör yardımcılarının mutlu günüÜsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Zelka ve Prof. Dr. Muhsin Konuk da kızlarını mezun etmenin heyecanını yaşadı. Prof. Dr. Mehmet Zelka, Fen Bilimleri Enstitüsü Moleküler Biyoloji Bölüm Birincisi Meryem Kevser Zelka’ya, Prof. Dr. Konuk ise bu yıl psikoloji bölümünden mezun kızı Büşra Konuk’un diplomasını verdi.Birincilikle mezun olan öğrenciler konuşma yaptıTörende ön lisans birincisi Odyometri bölümünden Mehtap Dölen, lisans birincisi Sosyal Hizmetler Bölümünden Nurefşan Tomaç ve yüksek lisans mezunlarını temsilen Lebriz Canpoyraz Germen bir konuşma yaptı.Üsküdar Üniversitesi’nde okuyan yabancı öğrencileri temsilen de Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik bölümünden Muna Mohamed Abdalla bir konuşma yaptı. Duygu yüklü konuşmasında Abdalla zaman zaman gözyaşlarını tutamadı.Tarhan birincileri alınlarından öptüLisans birincisi Nurefşan Tomaç ve önlisans birincisi Mehtap Dölen, konuşmalarının ardından yaş kütüğüne plaka çaktı. Rektör Tarhan birinci olan öğrencilerini alınlarından öptü.Arkadaşları şehit polis Duha Beker’i unutmadıÖğrenci ailelerinin de bulunduğu 12 bin kişi mezuniyet sevincine ortak oldu. Duygusal anların yaşandığı törende 7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler'de gerçekleştirilen hain terör saldırısında şehit olan Üsküdar Üniversitesi öğrencisi polis memuru Duha Beker de anıldı.Fizyoterapi bölümü öğrencileri, diplomalarını alırken bu yıl kendileriyle beraber mezun olacak Duha Beker’i de unutmadılar. “Seni unutmayacağız” yazılı pankart açan arkadaşları salonda dakikalarca ayakta alkışlandı.Sosyal Sorumluluk Özel Ödülü verildiTörende terör olaylarını protesto etmek için geçtiğimiz Ocak ayında İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü öğrencisi İsa Kör’e de Sosyal Sorumluluk Özel Ödülü verildi. Kör’e plaketi Üsküdar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Kurucu Üyesi Mustafa Ataş verdi.Sürpriz evlilik teklifiTörende Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik Bölümü’nden mezun olan Musa Geyik, aynı bölümden mezun olan Ebru Cengiz’e evlenme teklif etti. Diplomalarını almak için sahneye çıkan Musa Geyik, hazırladığı pankartı açarak salondakilerin huzurunda Ebru Cengiz’e “Benimle evlenir misin?” dedi. Musa Geyik’in sürprizi karşısında şaşıran genç kız arkadaşlarının alkışları arasında kabul etti.  Törene annesi Elif Kantar’ın kucağında katılan 2,5 aylık Ahmet Emir de ilgi odağı oldu.Törende önlisans, lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olan öğrenciler diplomalarını aldı.Bayrak ve flama teslim törenlerinin de gerçekleştirildiği programda mezun öğrencilerden Begüm Aygördü, bayrağı Mücahit Ayhan’a, flamayı ise lisans birincisi Nurefşan Tomaç, Ayça Turan’a teslim etti.Tören sonunda mezunlar Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur eşliğinde Üsküdar Üniversitesi andını okudular. Mezuniyet töreni yeni mezunların kep atmaları ile sona erdi.

25 MAY 2017

Türkiye’nin ilk baret töreni Üsküdar Üniversitesinde yapıldı.

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Ön Lisans öğrencileri, düzenlenen baret giyinme töreniyle, mesleğe ilk adımı attı. Çarşı Yerleşke Emirnebi Konferans Salonu'nda düzenlenen törene; bölüm akademisyenleri, öğrenciler ve aileleri katıldı.Üsküdar Üniversitesi, Türkiye’de bir ilke daha imza atarak, üniversitede baret giyinme töreni gerçekleştirdi.İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü öğrencileri düzenlenen törenle baretlerini giyindi.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Rüştü Uçan, Öğr. Gör. Gamze Kağan ve Öğr. Gör. Ömer Faruk Okuyucu'nun açılış konuşmalarının ardından başlayan törende, İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Ön Lisans öğrencileri baretlerini giyinerek sembolik olarak gelecekteki mesleklerine başlangıç yaptı.Çok yoğun katılıma sahne olan etkinlikte öğrencilerin heyecanı yüzlerine yansıdı.

12 MAY 2017

Üsküdar Üniversitesinde gönüllü itfaiyecilik eğitimi

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Acil Durum ve Afet Yönetimi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Önlisans Programları öğrencileri Gönüllü İtfaiyecilik Eğitimi aldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve Üsküdar Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilen eğitimde öğrenciler; gönüllü olarak kurtarma, yangına müdahale etme, trafik kazaları ve benzeri acil durumlarda itfaiyeye yardımcı olunması için gerekli eğitimi, gönüllü itfaiyeci eğitmenleri Orhan Sönmez ve Özdemir Günday tarafından aldı.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Rüştü Uçan, Acil Durum ve Afet Yönetimi Program Başkanı Öğr. Gör. Jale Yazgan ile İş Sağlığı ve Güvenliği Program Başkanı Öğr. Gör. Gamze Kağan başkanlığında düzenlenen programda, 30 saatlik teorik eğitim verildi. Eğitim sonunda programa katılan öğrencilere sınav yapılarak, sınav başarısına göre yine bu etkinlik kapsamında Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesindeki Kocaeli KOBİTEM’de uygulamalı eğitim verildi.Başarıyla tamamlanan eğitimin ardından gönüllü itfaiyecilik eğitmenleri Orhan Sönmez ve Özdemir Günday’a Yrd. Doç. Dr. Rüştü Uçan ve Öğr. Gör. Gamze Kağan tarafından teşekkür amaçlı fidan belgesi ve hediye takdim edildi.

24 NİS 2017

Üsküdar Üniversitesinde 23 yeni bölüm ve program açıldı!

Davranış bilimleri ve sağlık alanında Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesinde yeni bölümler açıldı. Yeni bölümler arasında Çizgi Film ve Animasyon, Adli Bilimler, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler(Türkçe) ile Yazılım Mühendisliği bulunuyor.Davranış bilimleri ve sağlık alanında Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, 4 fakülte, 5 enstitü ve 1 meslek yüksekokulu bünyesinde yeni bölümler açtı.İletişim Fakültesi’nde Çizgi Film ve Animasyon Bölümü, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü(Türkçe),  Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde Adli Bilimler(Türkçe), Kimya-Biyoloji Mühendisliği (İngilizce), Yazılım Mühendisliği (İngilizce) bölümleri açıldı.Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde Ortez Protez ve Perfüzyon bölümleri açılırken Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) bünyesinde, Çevre Sağlığı, Çocuk Koruma ve Bakım Hizmetleri, Denizci Sağlığı, Evde Hasta Bakımı, Laboratuvar Teknolojisi, Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği, Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerliği, Sosyal Güvenlik, Otopsi Yardımcılığı bölümleri açıldı.SHMYO açılan ikinci öğretimler ise Ağız ve Diş Sağlığı, Biyomedikal Cihaz Teknolojisi, Eczane Hizmetleri, Gıda Teknolojisi, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler bölümleri oldu.Sağlık Bilimleri Enstitüsünde ise; Dil ve Konuşma Terapisi (Tezli) Programı açıldı.

03 NİS 2017

Odyoloji öğrencileri önlüklerini giyerek mesleğe ilk adımı attı

 Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü öğrencileri düzenlenen törenle beyaz önlüklerini giydi. Böylece sağlık mesleğine ilk adımlarını da atmış olan öğrenciler, törende duygu dolu anlar yaşadı. Öğrencileri bu anlamlı günde, aileleri de yalnız bırakmadı. Çarşı Kampüsü Emirnebi Konferans Salonunda törene Odyoloji Bölüm Başkan Yrd. Doç. Dr. Burak Öztürk ve öğretim üyeleri de katıldı.Önlüklerini hocalarının elinden giyerek mesleğine ilk adımlarını atan öğrenciler salondakileri duygu dolu anlar da yaşattı.Öğrenciler fotoğraflarla bu özel günü ölümsüzleştirdi.

17 MAR 2017

Üsküdar Üniversitesi V. Ulusal Biyomühendislik Öğrenci Kongresi başladı

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen Ulusal Biyomühendislik Öğrenci Kongresi beşincisi başladı. İki gün sürecek olan kongreye, 800 civarında öğrenci kayıt yaptırdı. Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu'nda başlayan kongrenin açılış konuşmasını, Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay yaptı.Kongreye gösterdikleri yoğun ilgiden dolayı katılımcı öğrencilere teşekkür eden Uzbay, bu yıl 5. kez düzenlenen kongrenin bir bilimsek şölen olduğunu, öğrencilik döneminde katılacakları bu tip kongrelerin meslek hayatlarındaki başarı için kendilerine çok faydasını olacağını söyledi.Son 20-30 yılda 70 bin yıllık gelişim kaydettikUzbay; "Bilgi çağı baş döndürücü bir hızda ilerliyor ve gelişiyor. Tarım devrimi, sanayi devrimi gibi uzun süreli dönüşümlerle kıyasladığımızda internetin hayatımıza girmesiyle son 20-30 yılda yaşadığımız gelişme, 70 bin yılda yaşadığımızdan daha fazla. O nedenle bu kongreler çok hızlı gelişen biyoteknolojiyi yakından takip etmek ve kariyer için mesleki gelişimi sağlamak konusunda çok faydalı. Biyoteknoloji günümüzün yükselen değeri olarak dikkat çekiyor." dedi.Prof. Dr. Tayfun Uzbay'ın ardından bir açılış konuşmasını da Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptı. Tarhan, artık biyoloji, tıp ve mühendisliğin içiçe girdiğini, birbirini tamamlayan bilimler haline geldiğini vurguladı.Biyoloji, tıp ve mühendislik ayrılmaz hale geldiTarhan; "Biyomühendislik yeni bir ala, çok önemli hale geldi çünkü çok hızlı gelişiyor. Diğer yandan biyoloji ve mühendislik artık birleşiyor. Neredeyse mühendis olmadan tıpta adım atamaz hale geldik. O yüzden biyomühendislere çok büyük görev düşüyor. Biyomühendislerin artık yazılım konusunda da bilgi sahibi olması gerekiyor. Onlar da küçük bir yazılımcı gibi çalışmalı, tabii ki daha üst düzeyde yazılım biliyorsa çok daha faydalı olur. Biyomühendislerin matematiksel modelleme yapabilir hale gelmesi de önemli hal almaya başladı. Çünkü tıpta sanal gerçeklik kullanılmaya başlandı. Eğer bunu yapabiliyorsanız hem iş bulma konusunda, hem de akademik kariyer tarafında çok faydası olacaktır. Tıp artık dijitalleşiyor ve nakledilebilir hale geliyor. Koku bile dijital hale çevrildi ve nakledilebiliyor. Radyo frekansları sayesinde elektromanyetik dalgalar tedavi ve bilgi iletme çalışmaları da devam ediyor. Sağlık bilimleri içinde olanların yazılım bilmesi çok önemli hale geldi artık." dedi.Kansere savaş açan bilim adamı Salih GencerKanserin, teşhis ve tedavisinde yardımcı olacak yeni bir sinyal yolağı keşfeden ve çok sayıda uluslararası ödül alan Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer metastatik kanserlerin erken tanı ve tedavisine dair yaptığı çalışmaları anlatan bir sunum yaptı.Yaptığı sunum ilgiyle dinlenen Gencer, Münih’te European Organization for Research and Treatment of Cancer (EORTC), National Cancer Institute (NCI) ve American Association for Cancer Research (AARC)’nin birlikte düzenlediği, 35 farklı ülkeden 3 bin bilim adamının katıldığı sempozyumda “ENA Travel Grant Award” ile ödüllendirilmiş ve hayatını kanseri yenmeye adayan adam olarak nitelenmişti.Kongre yoğun katılımla devam ediyorİki sürecek olan Üsküdar Üniversitesi V. Ulusal Biyomühendislik Öğrenci Kongresi'nde çok sayıda akademisyen ve sektör uzmanı konuşma ve sunumlar yaparak biyoteknoloji dünyasındaki en son gelişmeleri paylaşacak.Kongre, 18 Mart Cumartesi günü yapılacak 4 oturumun ardından 18.00'de sona erecek.Kongreyle ilgili daha geniş bilgi ve programa biyomuhendislik2017.uskudar.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

16 OCA 2017

Şifayı sahte otlarda aramayın!

Soğuk algınlığından zayıflamaya kadar birçok alanda ve bazı hastalıkların tedavisinde kullandığımız bitkiler ne kadar doğru? Aktarlardan 7 bitki aldık. Laboratuvarda yapılan analizler sonunda anladık ki, şifayı ya sahte ya da hatalı bitkiyle arıyoruz.Son dönemin en popüler tedavi yöntemi fitoterapi; yani bitkisel tedavi. Özellikle internette bu alanda teyide muhtaç çok fazla bilgi var. Konunun uzmanlarına neredeyse her gün yenileri ekleniyor ve televizyonlardan sürekli bitkisel kür tarifleri yapılıyor. Kimi ekranda bitkilerle zayıflama, kimi kanseri iyileştirme vaadi veriyor. Tüm bu reçetelerin kökeninde ise bitki yatıyor. Peki bitkiler ne kadar doğru? Bunu Üsküdar Üniversitesi’nde fitoterapi dersleri veren Doğal Tıp Uzmanı Şaduman Karaca’yla araştırdık.Mısır Çarşısı’na, toptancılara ve aktarlara gidip 7 bitki aldık ve anladık ki şifayı ya sahte ya da hatalı bitkiyle arıyoruz. Bunu, alanın uzman isimlerinden Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Fitoterapi ve Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada’nın deneyimleri de destekliyor. Yeşilada, doktora çalışmaları için aktarlardan alınan bitkilere dair sonuçları oluşabilecek tepki nedeniyle yayınlamaya çekindiklerini anlatıyor.Süs bitkisi çıktıBerlin’deki Fitoterapi Enstitüsü’nde 4 yıl fitoterapi; Patasophia Doğal Tıp Okulu’nda da 3 yıl homeopati eğitimi alan Şaduman Karaca, Almanya’da bitkisel tedavi alanında muayenehane açarak bir süre hasta baktı. Sonrasında Türkiye’ye dönerek Türkiye’nin zengin florasında çalışmalar yürüten Karaca, Üsküdar Üniversitesi’nde fitoterapi dersleri veriyor. Ancak Karaca ve öğrencilerinin en çok zorlandığı şey, Türkiye gibi endemik bitki türü cenneti bir ülkede doğru bitkiye ulaşmak. Bu yakınmanın nedenlerini pazarda araştırdık.Şaduman Karaca’yla kentin en ünlü bitki ve baharat çarşısı olan Mısır Çarşısı’ndan ve İstanbul’daki muhtelif aktarlardan fitoterapide kullanmak üzere bitki alışverişi yaptık. Mısır Çarşısı’nda girdiğimiz herhangi bir dükkandaki satıcıya “Oğulotu” olarak da bilinen Melisa (Melissa Officinialis) satın almak istediğimizi söyledik.Satıcı, bize üzerinde Melisa yazan paketlenmiş bir bitki getirdi. Açık halde satın almak istediğimizi belirtsek de görevli, Tarım Bakanlığı’nın açık baharat satışına yasak getirdiğini, o yüzden artık paketli satışların yasal olduğunu söyledi. Paketli ürünü alarak laboratuvarda incelediğimizde ise aslında satın aldığımız ürünün Melisa değil Limon Çalısı (Aloysia triphylla) olduğunu gördük.Yüzde 1’i satılabilirKaraca’ya göre iki bitkinin sadece limoni kokusu ile sakinleştirici etkisi ortak. Melisa’nın çoğunlukla sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisi nedeniyle kullanıldığını ve limon çalısına göre çok daha kuvvetli bir bitki olduğunu anlatan Karaca, “Diğeri ise aslında bir süs bitkisi. Çok iyi aktarlarda bile Melisa otu yerine limon çalısı veriliyor halka. Fitoterapi eğitimi aldığını belirten doktorlar da televizyonlarda ‘Sakinleşmek için Melisa için’ derken elinde limon çalısını tuttuğunun farkında değil. Biz de Türkiye’de birçok bitkinin gerçeğini bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Şu an piyasadaki bitkilerin etken madde değer analizleri yapılsa tahmin ediyorum ki, aktarlarda satılan ürünlerin sadece yüzde 1’i satışta kalır” diyor.Kokusundan anlaşılıyorYine Mısır Çarşısı’ndan ‘Özellikle “Tıbbi papatya” (matricaria recutita) istiyoruz’ diyerek aldığımız ürünün ise laboratuvarda Rumi papatya (matricaria nobile) olduğunu anlıyoruz. Papatyayı eline aldığında ‘Resmen yol kenarından toplanmış papatya bu’ yorumunu yapan Karaca, 3 yıl önce satın aldığı tıbbi papatyayla aldığımız ürünü yan yana koyuyor. Tıbbi papatya el sürer sürmez dağılıyor ve çok keskin bir koku yayıyorken, diğer papatyada hiç koku olmaması ve çiçeğinin diğerine göre çok büyük olması dikkat çekiyor.Bitkiyi tanıyan birinin ikisi arasındaki ayrımı yapabileceğini ancak halkın ve aktarların çok büyük bölümünün bu bilgilere haiz olmadığını kaydeden Karaca, aslında her iki bitkinin de farklı kullanım özellikleri olduğunu anlatıyor: “Tıbbi papatya benim için en kutsal bitkilerden biri. Esas işlevi spazm çözücü etkisi. Rahim ve regl krampları gibi kramplar için kullanılması gerekir ve çok etkilidir. Ama televizyonlarda insanlara uykusuzluk için öneriliyor. Oysa ki hiç ilgisi yok. Uykusuzluk çeken bir insan bu öneriye kanıp gidip aktardan tıbbi papatya istiyor. Ama onu nasıl kullanacağıyla ilgili hiçbir bilgisi yok. Zaten aktardan aldığı da büyük olasılıkla rumi papatya oluyor. Uykusuzluk için onu kullanıyor ama bol bol yemek yemeye başlıyor. Çünkü o bitki iştah açıyor. Özellikle çocuklarda iştahsızlık varsa rumi papatya önerilir. Ama o kadar yanlış bilgilerle yanlış ürünler kullanılıyor ki şifa bulmak için bitkiye yönelen insanlar sağlıklarından olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.”Papatyadan zehirli madde çıktıSahte veya yanlış bitkiden Prof. Dr. Erdem Yeşilada da muzdarip. Karşılaştığı örneklerden sonra aktarlara güveninin sıfır olduğunu belirten Yeşilada, “Mezuniyet çalışmalarında ve yüksek lisans ile doktora çalışmalarında aktarlardan ürünler alıp analizlerini yaptık ama bunları yayınlamadık. Bir çalışmamızda piyasadan 25 tane “Melisa” örneği aldık hiçbiri Melisa çıkmadı. Hepsi limon çalısıydı. Papatyayla ilgili doktora tezi yaptık. 25 tane aktara gidip tıbbi papatya almak istedik. Aldıklarımızın hiçbiri tıbbi papatya değildi. Hatta “rumi papatya” bile değildi. Onu verseler öpün başınıza koyun. Çünkü o da gerçek papatyadır. Verdikleri papatyanın zehirli bir türüydü. Analiz ettiğimizde bitkide karaciğerde büyüme ve karaciğer hasarına neden olacak pirozoin alkolitleri taşıyan madde çıktı içeriğinde. Mesela Hıfzısıhha’da papatya zehirlenmesi vakaları var. Sizce bu neden kaynaklı olabilir. Papatya zehirler mi? Gerçek papatyayı ben torunum doğduğunda gazını alması için verdim. Aktarlardan aldık gördük ki, içinde hiçbirinin etken maddesi bulunmadığı gibi zararlı maddelerle dolu.”Lavantada ‘kanserojen’ etkiÇarşıdan aldığımız bir diğer ürün ise lavanta(lavandula angustifolia). Lavantanın 2 çeşidini alıyoruz. Biri kapalı kutuda diğeri ise aslında tezgahta daha çok süs olarak durduğu belli olan lavantayı. Kapalı kutudakinin rengi griye yakın iken diğerinin mora yakın olması dikkat çekiyor. İkisinin de aynı tür lavanta olduğunu ancak gri olanın güneşte kurutulduğunu belirten Karaca, “Gölgede kurutulanın rengi mora yakın. Bunu süs için evlere koku vermesi amacıyla satıyorlar. Piyasada böylesini bulmak özellikle aktarlarda pek mümkün değil ama asıl doğru olan ve kullanılması gerekeni bu. Rengi mora yakın olan ve keskin bir kokusu olan lavantadan 100 birim etki alınıyorsa diğerinden ya1 birim etki alınabilecek ya da güneşe aşırı maruziyetten dolayı zararlı hale gelecek. Çünkü güneşte kurutulması kanserojen etki yaratıyor” dedi.Yanlış kullanım delirtirKaraca, lavantanın yanlış kullanımına yönelik de şu uyarıyı yapıyor;  “Çoğunlukla karaciğer detoksu için öneriliyor ama bu çok tehlikeli. Çünkü lavanta sinirleri aşırı şekilde uyaran bir etken maddeye sahip. Karaciğer yağlanmasına karşı aşırı kullanımı insanı delirtebilir. Çayını bile önermem ben. Biz daha çok lavantanın aromatik etkisiyle çalışıyoruz. Lavanta zaten aromaterapinin çıkış noktası. Yara iyileştirici, iz kapatıcı bir etkisi var. Bazıları da ‘Lavanta yağını çocuklarınıza verin, burun tıkanıklığının giderilmesine ve solunum yolunun rahatlamasına etkisi olur’ diyor. Oysa ki çok hassas bir şekilde kullanılmalı lavantanın gerçek uçucu yağı. Gerçek diyorum çünkü piyasada 10-20 liraya satılanlar gerçek lavanta yağı değil. Gerçek yağı mesela1 oda için kullandığınızda 1 damla yeterli. Bunu çocuklara verip koklayın demek, o çocukların sinir sistemlerinde istenmeyen etkilere neden olabilir. Lavantayı çok dikkatli kullanmak gerekiyor. Sarı kantaron da aynı lavanta gibi yığınsal şekilde yanlış kullanılıyor. Oysa ki felce varan etkileri var.”MİLLİYET 

05 OCA 2017

Üsküdar şehidini gözyaşlarıyla andı!

Üsküdar Üniversitesi, teröre kurban giden öğrencisi Duha Beker anısına düzenlediği törende terör şehitlerini andı. Şehidin ailesinin de katıldığı programda şehit Duha Beker’e çocukları gibi sahip çıktıklarını belirten Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Duha Beker’in ismini üniversitemizde yaşatmak istedik. Senato kararı ile Duha’nın adını verdiğimiz bu salonda yapılacak güzel işler Duha Beker’in sevap ve hayır defterine yazılacak inşallah” dedi. Duygulu anların yaşandığı programda Tarhan da konuşurken gözyaşlarını tutamadı. Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Vezneciler’de gerçekleştirilen hain saldırıda şehit olan polis memuru öğrencisi Duha Beker anısına düzenlediği törende tüm terör kurbanlarını andı.Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşkesi Duha Beker Konferans Salonu’nda yapılan anma töreni saygı duruşu, İstiklal Marşı ve sonrasında İletişim Fakültesi öğrencisi, 2009 yılı Kur’an-ı Kerim Okuma dünya birincisi Kudret Arslan’ın Tilaveti ile başladı.İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Turgay Aytepe, Üsküdar Kaymakamı Mustafa Güler ve Sultanbeyli Kaymakamı Metin Kubilay’ın katıldığı anma programında ilk olarak İstanbul Vezneciler’de 7 Haziran 2016 tarihinde terör saldırısında şehit olan fizyoterapi bölümü öğrencisi Duha Beker anısına hazırlanan özel kısa film gösterildi.Üsküdar Üniversitesi SHMYO Müdürü Prof. Dr. Şefik Dursun, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Turgay Aytepe birer konuşma yaptı.Duha Rahat Uyusun!Üsküdar Üniversitesi SHMYO Müdürü Prof.Dr. Şefik Dursun da konuşmasında Duha Bekeri’in bundan sonra Üsküdar Üniversitesi ailesinin bir ferdi olarak anılacağını belirterek “Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, Duha’nın birlik ve beraberliğimizin korunması, vatanımızın bölünmemesi için kendi mesleğinin gereği yaptığı güzel hizmetleri şehitlikle şehadetle taçlandırdı. Türkiye her birimizden Duha’nın kendi alanında yaptıklarını bekliyor. Öğretim üyeleri olarak, öğrencilerimiz ve çalışanlarımız olarak biz Duha’ya destek olmak amacıyla işimizi en güzel şekilde yapacağız ve kıskaca alınıp geleceğimizi yok etmek isteyen terör olayına karşı dimdik ayakta duracağız. Cukhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi bir istiklal savaşındayız. Bu savaşta her birimiz üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirecek ve bu ülkeyi böldürmeyeceğiz. Duha rahat uyusun” diye konuştu.Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Bizi daha da vatansever hale getiriyorsunuz”Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy 28 yılda ülke genelinde 70 binin üzerine terör olayı yaşandığını, 550 polis, 5 bin askerimiz, bin 500 köy korucumuzun şehit olduğunu, 6 bin 500 vatandaşımızın da yaşamını yitirdiğini söyledi.22 yaşındaki Duha Beker’in şehit olduğu saldırının Üsküdar Üniversitesi ailesini derinden yaraladığını söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “Bir ana kuzusu vatan evladını cennete göndererek bu milleti daha da güçlendirdiğinin farkında olmayan hainler elbet sizin de sonunuz yaklaştı.Olanca melanetinizi kustuğunuz 15 Temmuz gecesi nasıl bu halkı tek bir güç haline getirdiyseniz bu güzel evladımızı şehit etmekle size karşı olan öfkemizin büyümesinden ve bizi daha da vatansever hale getirmekten başka bir işe yaramıyorsunuz” dedi.Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Duha Beker’in ismini yaşatacağız”Konuşmakta zorluklar yaşayan, zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, asker ve polislerin görevlerini yaparken kendilerini feda etmeye hazır olduklarını belirterek “Duha da vazifesini yaparken şehit oluyor. Şehitlik aslında ölüm değil. Cenabı Allah ‘Şehit olanlara ölü demeyiniz, onlar hayattadır ve uyumuyorlardır’ diyor.Onlar bizi görüyor ama biz onları görmüyoruz. İnsanın en büyük sermayesi hayat sermayesidir. Hayat sermayesini riske edebilmek askerlik ve polislik mesleğinde vardır. Şehitlik o yüzden peygamberlikten sonraki en büyük makamdır çünkü kişi en büyük sermayesini riske ediyor. Şu anda burada konuşuyorsak onlar sayesinde” dedi.Üsküdar Üniversitesi olarak şehit Duha Beker’e çocukları gibi sahip çıktıklarını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Duha Beker’in ismini üniversitemizde yaşatmak istedik. Senato kararı ile Duha’nın adını verdiğimiz bu salonda yapılacak güzel işler Duha Beker’in sevap ve hayır defterine yazılacak inşallah” dedi.Turgay Aytepe: “Elbirliğiyle problemlerimizin üstesinden geleceğiz”İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Turgay Aytepe de herkesin bu vatanın evladı ve bu toplumun bir parçası olarak birtakım sorumluluklar taşıdığını belirterek “Bu sorumluluklarımızı kimimiz doktor hemşire kimimiz asker, polis mühendis ve öğrenci olarak yerine getiriyoruz. Kimimiz bu görevlerimizi yerine getirirken bu vatan borcunu kahramanca canlarıyla ödemekteler.Bu kahramanlardan biri de Üsküdar Üniversitemizin bu salona ismini verdiği Duha Beker kardeşimizdi. Ülkemiz uzun süredir sıkıntılı süreçlerden geçmektedir. Siyasi, ekonomik, sosyal ve asker olarak gayrı nizami bir harp içerisindeyiz ama inancım odur ki el ele, gönül gönüle elbirliğiyle problemlerimizin üstesinden gelerek mutlu ve huzurlu günlere erişeceğiz” diye konuştu.Duygusal anlar yaşandıAnma törenine Duha Beker’in annesi Emine, kız kardeşi Elmaziye ve kardeşi Melik Beker ve amcası Hayrettin Beker de katıldı. Duygusal anların yaşandığı törende Beker ailesi, çocuklarının ismini yaşatan Üsküdar Üniversitesi’ne teşekkür etti.Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Beker ailesine teşekkür plaketi verdi.Duha Beker’in hayatını anlatan filmin gösterimi sırasında salonda bulunanlar gözyaşlarını tutamadı.Programın sonunda şehit Beker’in sınıf arkadaşları Beker ailesine sarılarak onları teskin etti.Üsküdar Üniversitesi Senatosu aldığı kararla şehit öğrencisi Duha Beker’in adını tüm şehitleri unutmamak ve onları sonsuza dek yaşatmak adına Üsküdar Üniversitesi Güney Kampüsü Konferans Salonu’na vermişti.

30 ARA 2016

Üsküdar’da müzik coşkusu

Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkesi Emir Nebi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Üsküdar'da Müzik" etkinliğe müziksever akademisyen ve öğrenciler katıldı. Aslıhan Çiçek, Emre Göksal, Gökhan Metin, Zeynep Birinci, İlkan Selvi'nin katılım ve sunumlarıyla renklenen programa öğrencilere yoğun ilgi gösterdi.Romantik ve duygusal şarkılarla başlayan program, kemençe ustası İlkan Selvi nameleriyle öğrencilerin gönül sazına dokundu.Programın sonuna doğru hareketli parçaların başlamasıyla salonun enerjisi yükseldi, öğrenciler de sahneye çıktı ve keyifli anlar geçirdi.Katılımcılar yeni yıl öncesi gönüllerince eğlendi.

23 ARA 2016

Rektörle Buluşmalar devam ediyor

Üsküdar Üniversitesinin öğrenci ve yönetim diyaloğuna geliştirmeye yönelik çalışması olan "Rektörle Buluşmalar" devam ediyor. Buluşmaların 2'inci gününde iki oturum düzenlendi.Çarşı Yerleşkisi Emirnebi 1 Konferans Salonu'nda yapılan buluşmaların ilkine; Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Konuk ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur ile Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencileri katıldı.Öğrencilerin istek ve önerilerini paylaştığı toplantıya katılım oldukça fazlaydı.Buluşmaların ikincisi de yine Emirnebi 1 Konferans Salonu'nda yapıldı.  Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Prof. Dr. Muhsin Konuk ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Şefik Dursun SHMYO öğrencileri ile buluştu.Öğrenciler, okul ve bölümle ilgili isteklerini Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile paylaştı.  Öğrencilerin istek, talep ve önerileri her iki oturumda dikkatle dinlendi.  

12 ARA 2016

Üsküdar Üniversitesi Senatosu’ndan terörü kınama (2016-12-12)

Üsküdar Üniversitesi Senatosu, cumartesi akşamı İstanbul Beşiktaş'ta Vodafone Arena yakını ve Maçka Parkı'nda gerçekleştirilen hain saldırıyı kınadı. ‘Şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar’ ifadelerinin yer aldığı açıklamada ‘Bugün, dünden daha çok teröre karşı güçlü daha kararlı ve daha yüksek bir azimle mücadele ve kararlılık içinde olacağımızı kamuouyuna ifade ederiz’ dendi.Üsküdar Üniversitesi Senatosu, 10 Aralık Cuma akşamı İstanbul Beşiktaş’ta gerçekleştirilen çifte bombalı saldırının ardından yayımladığı kamuoyuna duyuruda şu ifadelere yer verdi:“ KAMUOYUNA DUYURUDefalarca kitlesel terör eylemlerine kalkışan bu menfur odaklar ne millitimizi bölmeyi başarabildiler ne de teröre karşı dik ve kararlı duruşumuzda bir zaaf göstermimize yol açtılar. Bugün, dünden daha çok teröre karşı güçlü daha kararlı ve daha yüksek bir azimle mücadele ve kararlılık içinde olacağımızı kamuouyuna ifade eder, bu hain saldırıyı bir kez daha lanetlerken, şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar dileriz.ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SENATOSU”

25 KAS 2016

Çocuk ve aile sorunları konuşuldu.

Üsküdar Üniversitesi Küreselleşme ve Gençlik Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi önemli bir konuyu masaya yatırdı. “Küreselleşen Dünyada Çocuk ve Aile Sorunları” başlıklı seminere konuşmacı olarak Adli Bilimler Uzmanı Oben Südütemiz katıldı.Üsküdar Üniversitesinin gündeminde bu hafta “Küreselleşen Dünyada Çocuk Ve Aile Sorunları” vardı.Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke, Emir Nebi konferans salonunda gerçekleştirilen seminere konuşmacı olarak Adli Bilimler Uzmanı Oben Südütemiz katıldı.Küreselleşme ve Gençlik Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Sosyal Hizmet kulübünün düzenlediği seminere öğrencilerin ilgisi yoğundu.Öğrencilerin konuyla ilgili sorularını da cevaplayan Südütemiz, önemli paylaşımlarda bulundu.Südütemiz konuşmasında “Çocuğun yaşam ve gelişme hakkı çok önemlidir, asla ve asla engellenemez” vurgusu yaptı.

11 KAS 2016

Tekin, Türkiye'nin 2020 Dünya Radyoteknoloji Kongresine adaylık sunumunu yaptı.

Üsküdar Üniversitesi SHMYO Öğretim Üyesi ve Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği Eğitim ve Bilim Komisyonu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin, Sağlık Bakanlığı’nın davetlisi olarak “Sağlıkta Kalite ve Akreditasyon” isimli eğitim programına katıldı. Tekin, programda “Radyoloji ve Nükleer Tıp Ünitelerinde Radyasyon Faktörü" başlıklı bir eğitim verdi. Tekin, sağlık yöneticilerinin katıldığı programda ayrıca “Doz Optimizasyonu”, Protokoller”, “Hasta ve Çalışan açısından Radyasyon Güvenliği” gibi konularda de bilgiler sundu. 160 kişinin katıldığı eğitim sonunda Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Kalite ve Akreditasyon Daire Başkanlığı, Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin’e Teşekkür Plaketi verdi. Dünya Radyoteknoloji Kongresi’nin 2020 Türkiye adaylık sunumunu Tekin yaptı.Tekin öte yandan Güney Kore’de düzenlenen Dünya Radyoteknoloji Kongresi’nde, 2020’deki kongrenin Türkiye’de gerçekleşmesi için adaylık sunumu yaptı. Tekin, Dünya Radyoteknoloji Kongresi’nde Türk delegasyonunda yer aldı. Güney Kore’nin başkenti Seul’da 20-22 Ekim 2016 tarihleri arasında düzenlenen Kongre’de ISRRT2020 Dünya Kongresi için Türkiye’nin adaylık sunumunu yapan Tekin kongrede ayrıca “Peripheral Angiography by Using Low Dose and Low Contrast”, “An Overview if Radiological Educational Activities in Turkey and Contributions of Turkish Society of Medical Radiotechnology” ve “Application of Monte Carlo Method for Radiological Studies and Basic Principles” başlıklı sunumlarını tüm dünyadan gelen uzmanlarla paylaştı.

07 KAS 2016

Yrd. Doç. İbrahim Şahbaz: “Optometristin Genel Tıp Eğitimi Olmalı”

İstanbul Ticarete Odası Gözlükçülük Meslek Komitesi’nin düzenlediği Optometri Toplantısı yapıldı. Optometri’nin Türkiye’ye gelmesi durumunda sektöre ve toplum sağlığına katkılarının neler olabileceğinin ele alındığı toplantıya Üsküdar Üniversitesi’nden Optisyenlik Programı Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Şahbaz da katıldı. Gözler hastalıkların aynasıdır diyen Şahbaz, optometrist eğitimine dikkat çekti.İstanbul Ticaret Odası Gözlükçülük Meslek Komitesi’nin düzenlediği optometri başlıklı toplantı Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi. Optometri başlıklı toplantıda Optometri’ nin Türkiye ye gelmesi durumunda sektöre ve toplum sağlığına katkılarının neler olabileceği, bu nedenle Optometri’ nin ülkemize gelmesinin ne kadar doğru olduğu gibi birçok konu masaya yatırıldı. İlginin yoğun olduğu toplantıya optisyenlik eğitimi alan üniversite öğrencileri de katıldı. Toplantıya konuşmacı olarak Üsküdar Ünivresitesi Optisyenlik Programı Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Şahbaz da katıldı. Şahbaz yaptığı konuşmasında optometristlerin eğitimine vurgu yaptı.Optometristin genel tıp eğitimi olmalıTürkiye’nin illerinde yeterli sayıda göz doktoru bulunduğuna, optometristlerin genel tıp eğitimi almış olmasının zorunluluğuna dikkat çeken Şahbaz sözlerini şu şekilde sürdürdü:“Gözler hastalıkların aynasıdır. Mesela göz doktoru muayenede hastasının beyin, kalp, bağırsak hastalıkları varsa bunu gözlerden anlar. Bu nedenle göz muayenesi yapan kişi donanımlı, doktor olmak zorundadır ve bu nedenle de optometristler tıp eğitimli olmalıdır.Refraksiyon kusurlarını anlamaya indiremeyiz konuyu. Pratisyen hekimlerimize optik cihaz ve refraksiyon eğitimi verebiliriz. Kendi ülkemizin gerçeklerine göre en güzelini yapmalıyız, başka ülkelerinin gerçeklerine göre değil. Optometri uzmanı, optisyen ve göz hekimi ayrı ayrı branşlaşmalı, birbirlerinin sahasına girmemeli.”Günün sonunda konukların görüşlerinin de alındığı Toplantı, birlikte çekilen fotoğraf ile sona erdi.

09 EYL 2016

Uluslararası Fizik Kongresine Üsküdarlı Öğrencilerden Çıkartma!

Üsküdar Üniversitesi, 32. Uluslararası Türk Fizik Derneği Kongresi’ne lisans düzeyinde 15 çalışma ile katıldı. Böylece Üsküdar Üniversitesi öğrencileri kongreye en çok çalışmayla katılan üniversite oldu.Üsküdar Üniversitesi Medikal Radyasyon Uygulama Araştırma Merkezi’nin (ÜSMERA) Mühendislik Fakültesi lisans öğrencileri ile beraber yaklaşık 6 aydan bu yana hazırladığı çalışmalar, 32. Uluslararası Türk Fizik Derneği Kongresi’nde “Radyoloji, Nükleer Tıp, Medikal Fizik” başlığı altında sunuldu.Üsküdar Üniversitesi, kongreye en çok çalışmayla katılan üniversite oldu. Medikal Radyasyon Uygulama Araştırma Merkezi araştırmacılarından Tuğba Manici, Elif Ebru Altunsoy ve Mühendislik Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğrencilerinden Ayşe Özdemir, Melin Fındıklı, Furkan Düzyol, Merve Yıldız, Büşra Demirkan ve Elif Ayşe Kaçar’ın toplamda 15 çalışma ile kongreye katıldı.ÜSMERA Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ozan Tekin, lisans öğrencilerinin ÜSMERA Araştırma Merkezi ile gerçekleştirdiği çalışmalarının uluslararası saygın bir kongrede değer bulmasının, öğrencilerin lisansüstü eğitimlerine şimdiden yapılmış büyük bir yatırım olduğunu vurguladı.  Üsküdar Üniversitesinin lisans düzeyinde oldukça geniş bir katılımla Kongre’ye katıldığını belirten Tekin, söz konusu çalışmaların öğrencilerin bilimsel anlamda bir çalışmanın başından sonuna nasıl yürütüldüğünü öğrenmeleri ve perspektiflerini genişletmelerinde önemli katkı sağladığını söyledi.

28 TEM 2016

Üsküdar Üniversitesinden 5 yeni bölüm...

Davranış bilimleri ve sağlık alanında Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, yeni açılan bölümleriyle adaylara alternatifler meslekler sunuyor. Üniversite açtığı 5 yeni bölüm ile 4 fakültede toplam 27 bölüme, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunda ise 29 bölüme ulaştı.Üsküdar Üniversitesi, davranış bilimleri ve sağlık alanında ihtiyaç duyulan uzman ve personel yetiştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde; Halkla İlişkiler, Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde; Beslenme ve Diyetetik, Ebelik bölümleri ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda; Patoloji Laboratuvar Teknikleri, Acil Durum ve Afet Yönetimi programları açıldı.Üsküdar Üniversitesi, yeni açılan bölüm ve programlarla 4 fakültede toplam 27 bölüme, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu’nda da 29 programa ulaştı.2016-2017 Akademik Yılı’na yeni bölümlerle büyüyerek ve daha da güçlenerek hazırlanan üniversite, kadro olarak da büyürken alanında deneyimli uzman kadrosuyla eğitim sınırlarını genişletiyor.Meslek ve Üniversite seçimine dair Üsküdar Üniversitesi tercih ve tanıtım günleri 5 Ağustos’a kadar devam ediyor.

11 TEM 2016

Üsküdar Üniversitesi adaylara yol gösteriyor!

LYS sonuçlarının 18 Temmuz’da açıklanması bekleniyor, sonrasında da tercih dönemi başlayacak. Hayatlarının en önemli kararını verecek gençlerin 26 Temmuz-2 Ağustos 2016 tarihleri arasında istedikleri bölüm, şehir ve üniversiteyi tercih etmesi gerekiyor. Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi’nde başlayan Tercih ve Tanıtım Günleri’nde adaylara meslek seçimi konusunda bilgi veriliyor. Adayları öğrenciler karşılıyor…Kişinin yaşamında önemli dönemlerden biri olan üniversite ve bölüm seçimleri sağlıklı yapılmadığında kişi için telafisi mümkün olmayan kayıpları beraberinde getirebiliyor. LYS sonuçlarının 18 Temmuz’da açıklanması bekleniyor, sonrasında da zorlu bir süreç, tercih dönemi başlayacak. Üniversite adayları, 26 Temmuz – 2 Ağustos 2016 tarihleri arasında tercihlerini yapacak.Üsküdar Üniversitesi, bu dönemde adaylara yol göstermek amacıyla tercih ve tanıtım günlerine başladı. 11 Temmuz – 5 Ağustos tarihleri arasında Altunizade başta olmak üzere diğer yerleşkelerde Üsküdar Üniversitesi’nin deneyimli akademik kadrosu, adaylara meslek seçimi ile ilgili bilgiler veriyor. Üsküdar Üniversitesi eğitim uzmanı-tercih danışmanı Ece Tözeniş ve Ahmet Alkayış ile birlikte çok sayıda tercih danışmanı da adaylara yol gösterecek.Kararsız gençlere Kariyer Testi Üsküdar Üniversitesi, seçeceği meslek konusunda kararsız kalan adaylara kariyer testi imkânı da sunuyor.“Holland Meslek Tercihi Puanlama Cetveli” olarak da bilinen Kariyer Testi, 90 sorudan oluşuyor. Adayların sorulara verdiği “hoşlanırım” ya da “hoşlanmam” yanıtı adayların kişilik tipini ortaya çıkarıyor.“Gerçekçi”, “Araştırıcı”, “Artistik”, “Sosyal”, “Girişimci” ve “Geleneksel” olarak belirlenen tiplerin belirgin özelliklerinin öne çıktığı Kariyer Testi’nde bu tiplere uygun etkinlikler ve tipik meslekler anlatılıyor.Kariyer Testi, seçeceği meslekle ilgili karar vermekte zorlanan adaylara ilgi duydukları alan konusunda yardımcı olmayı amaçlıyor.Meslek seçiminde halen kararsızlık yaşayan gençler Kariyer Testi’ne ulaşabilir.Kariyer Testi İçin

24 HAZ 2016

Patoloji Laboratuvar Teknikerleri Üsküdar Üniversitesinde yetişecek!

Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, sağlık alanında bünyesine yeni programlar katmaya devam ediyor. İnsan sağlığını etkileyen biyolojik, toplumsal, ruhsal alanlarda projeler üreterek bilime ve toplumsal gelişmeye ivme kazandırma misyonuyla hareket eden üniversite, sektörde ihtiyaç duyulan Patoloji Laboratuvar Teknikerliği programını açıyor.Üsküdar Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu(SHMYO) bünyesinde açacağı yeni programıyla sağlık alanındaki ivmesini yükseltmeye devam ediyor. Patoloji Laboratuvar Teknikerliği 2 yıllık bir program olup, mezuniyet sonrasında doğrudan patoloji ve histoloji laboratuvarlarında çalışabilecek nitelikte laboratuvar teknisyenlerini yetiştirmeyi hedefliyor.Programa ilişkin bilgi veren Üsküdar Üniversitesi SHMYO Müdürü Prof. Dr. Besti Üstün, bölümün müfredatında bu konuya temel oluşturacak genel bir tıp nosyonunu kazandıracak olan anatomi, fizyoloji, histoloji, biyokimya, genel patoloji gibi derslerin verildiğini söyledi.  Prof. Dr. Üstün, bu derslerin yanı sıra da öğrencilere özellikle ikinci dönemden itibaren ağırlıklı olarak histoteknoloji, sitoteknoloji, immünhistokimya teknikleri, moleküler patoloji teknikleri, patoloji laboratuvar teknikleri uygulamalı derslerini görerek teorik ve pratik olarak bu alanda yetkin kılınmalarının amaçlandığını kaydetti.Prof. Dr. Besti Üstün şunları söyledi:Programın eğitim hedefleri arasında patoloji laboratuvarının öncesi, sırası ve sonrasındaki tüm işlemleri bilen, gerekli işlemleri uygulayabilecek bilgi/beceriye sahip, patoloji laboratuvarının kalite kontrol ve güvencesini bilen, geliştiren ve denetleyebilen; araştırma patolojisi hakkında bilgi ve becerisi olan; sağlık alanındaki gelişmeleri izleyen ve dolayısıyla ayırdında olan teknikerler yetiştirmek yer alıyor.Patoloji teknikerleri nerelerde çalışabilir?Patoloji teknikerliği programından mezun olan öğrenciler Üniversite, devlet ve özel hastanelerin patoloji laboratuvarları, özel patoloji laboratuvarları, Adli Tıp Kurumu Patoloji Laboratuvarları, Tıp Fakültesi Histoloji Laboratuvarları, Moleküler Patoloji Laboratuvarlarında çalışabilecekler.

23 HAZ 2016

Acil Durum ve Afet Yönetimi uzmanları yetişecek…

Türkiye bir deprem bölgesi, her an her yerde büyük depremler olabilir. Bu nedenle olası acil durum ve afetlerde yetişmiş insan gücü toplum için yaşamsal önem taşıyor. Sağlık ve sosyal alanlarda farkındalık oluşturmayı amaçlayan Üsküdar Üniversitesi de, afet yönetimi alanında yeni açacağı ön lisans programında uzman, donanımlı ve girişimci elemanlar yetiştirmeyi hedefliyor.Türkiye’nin depremler gibi doğal afetler için risk taşıyan coğrafi bir bölgede olması nedeniyle, bir afet durumunda inisiyatif alacak iyi yetişmiş insan gücüne olan gereksinimi toplum için yaşamsal önem taşıyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Müdür Prof. Dr. Besti Üstün şu değerlendirmelerde bulundu.Acil Durum ve Afet Yönetimi programının amacı da deprem, sel, çığ, heyelan gibi afetlerin öncesinde eğitim, bilinçlendirme, proje geliştirme gibi önlemleri almak; afet olması durumunda ise koordinasyon başta olmak üzere her türlü kayıp azaltıcı faaliyeti yapmaya ve yönetmeye mesleği ile ilgili bilgi ve beceri ile donanıma sahip, yenilikçi, araştırmacı ve girişimci elemanlar yetiştirmektir.Bu program, öğrencilere acil durum ve afet yönetimi anlayışı sağlamanın yanı sıra onların çözümleyici ve iletişim becerilerini ilerletmeye ve onları yangın güvenliği, tahliye, afet öncesi planlama ve yasal dayanaklar da içinde olmak üzere çeşitli kariyer yollarında geliştirmeye yöneliktir.Bu programı başarıyla tamamlayan öğrenciler, Acil Durum ve Afet Yönetimi önlisans derecesi almaya hak kazanmakta. Mezunlar Acil Durum ve Afet Yönetimi Teknikeri unvanını alacakBölümden mezun olan öğrenciler, afet öncesinde eğitim, bilinçlendirme, proje geliştirme gibi önlemleri alabilecek, afet olması durumunda da koordinasyon başta olmak üzere her türlü kayıp azaltıcı faaliyeti yapabilecek ve yönetebilecek, afetlerde kriz masası sorumluluğu üstlenebilecek, kendisine bağlı sivil savunma birimlerini eğitip yönetebileceklerdir. Her şartta arama ve kurtarma çalışmalarını organize ederek, sevk ve idaresini üstlenebilecek, gerektiğinde görev yaptığı bölgede yaşayan tüm insanlara arama- kurtarma ve hayatta kalma konularında periyodik olarak eğitim verebileceklerdir. Böylece kurumların ve kişilerin tehlikelere, afetlere ve doğal zararlara karşı proaktif hazırlık yapabilir hale gelmelerini sağlayabilecekler.Çalışma alanı geniş bir meslek imkanıAcil Durum ve Afet Yönetimi programından mezun olanlar, kazandıkları yeterlilikler doğrultusunda; Afet ve Acil Durum Başkanlığına bağlı il müdürlüklerinde, Afet Yönetim ve Koordinasyon Merkezleri’nde, itfaiye teşkilatlarında, sivil savunma arama ve kurtarma birliklerinde, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarında afet yönetimiyle ilgili alanlarda, kamu kurum ve kuruluşları (hastane, okullar vb.) ile yerel yönetimlerin ilgili birimlerinde, uluslararası kuruluşlarda afet yönetimiyle ilgili organizasyonlarda çalışma imkânı bulabilirler.

21 HAZ 2016

Üsküdar Üniversitesi Ailesi Geleneksel İftar Yemeğinde Buluştu…

Üsküdar Üniversitesi ailesi geleneksel hale getirdiği iftar buluşmalarının birini daha gerçekleştirdi. Hilton Kozyatağın’da gerçekleştirilen programda çok sayıda Üsküdar Üniversitesi çalışanı bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleştirilen yemekte Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan Ramazan’ın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşmanın önemli olduğu bir ayda bir araya gelmenin huzurunu yaşadığını belirten Tarhan, aile üyelerinin yaklaşan bayramlarını da tebrik etti.Üsküdar Üniversitesi’nin geleneksel hale getirdiği iftar programı bu yıl da Hilton Kozyatağı’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.Yemeğe Mütevelli Heyeti Başkanı Furkan Tarhan, Mütevelli Heyeti Üyesi Fırat Tarhan, Genel Sekreter Selçuk Uysaler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zelka, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Konuk, Rektör Danışmanı Halide İncekara, Fakültelerin dekanları ile akademik ve idari personel ve aileleri katıldı. Samimi bir ortamda gerçekleştirilen iftar buluşmasında aile üyelerine seslenen Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu anlamlı buluşmaya katılan herkese teşekkürlerini sunarak, aynı sofranın etrafında bir arada bulunmaktan mutluluk duyduğunu kaydetti.Ramazan ayının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarhan, bu ayın insanın arınmasında, kendini bulmasında çok önemli bir dönem olduğunun altını çizdi. Ramazan’ın psiko­lojik arınma dönemi, manevi yıkanma dönemi, insanın kötü huylarından, kötü alışkanlıklarından arınma iyi ve güzel şey­lere niyetlendikleri bir ay olduğunu belirten Tarhan bu ayın aynı zamanda aile bağlarını güç­lendiği, bütün kötü huylarından arınmaya vesile olduğunu da vurguladı.Bir araya gelmenin mutluluğu ve huzurunu yaşadığını ifade eden Tarhan, Üsküdar Üniversitesi ailesinin günden güne büyüdüğünü, 700 öğrenci ile başlanılan yolda bugün 10 binin üzerine çıkıldığını söyledi.“Bu mübarek akşamda sizlerle birlikte olmaktan ve aynı iftar sofrasında bulunmaktan duyduğum mutluluğu bir kez daha ifade etmek istiyorum” diyen Tarhan, katılımcılara teşekkür etti.Üsküdar Üniversitesi ailesinin üyeleri de günün anlam ve önemine ilişkin görüşlerini gecede paylaştı.İftar buluşmasında bir de sürpriz yaşandı. Üsküdar Üniversitesi için hazırlanan tanıtım videosu da ilk kez bir arada seyredildi.

16 HAZ 2016

KPSS'de Üsküdar Üniversitesi Başarısı...

Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında eğitim sunan Üsküdar Üniversitesi 2016 mezunları diplomalarını alarak iş hayatına adım attılar. Güçlü akademik kadrosu, son teknolojilere uygun altyapısı ve multidisipliner bir eğitim anlayışı ile öğrencilerini hayata hazırlayan Üsküdar Üniversitesi mezunlarının son gösterdikleri başarıları gurur kaynağı oldu.Sağlık Bakanlığı KPSS personel alımı kapsamında atanan teknikerlerden 12 tanesi Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) mezunu arasından gerçekleşti. Sağlık Bakanlığı Türkiye genelinde, 2015 yılı Haziran ayında yapılan ilk atamalardan bugüne kadar toplam 25 Elektronörofizyoloji Teknikeri’nin atamasını yaptı. Bu 25 kişilik kontenjanın 12’sini Üsküdar Üniversitesi öğrencileri oluşturdu.Eğitim anlayışı ile öğrencilerini hayata hazır bir şekilde mezun ettiklerini belirten Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Prof. Dr. Besti Üstün konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede; “Eğitim kalitemiz ve öğrencilerimizin başarıları katlanarak devam ediyor. Öğrencilerimizi son teknolojilere uygun olarak hem teorik hem de uygulamalı eğitim ile hayata hazırlıyoruz. KPSS sınavlarına yoğun katılım oluyor. Bizim öğrencilerimizin bu kadar katılımcı arasından aldıkları puanla dereceye girmeleri ve atamalarının yapılmalarından dolayı tüm öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. ” dedi. 

15 HAZ 2016

Millilerimizin Fizyoterapisti Üsküdar Üniversitesi’nden…

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Araştırma Görevlisi Mahmut Çalık, Nisan 2015’te Tekerlekli Sandalye Basketbol Erkek A Milli Takım kampına “Fizyoterapist” olarak davet edildi. 2015’te İngiltere’de düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda milli takım fizyoterapisti olarak kafilede yer alan Çalık, 2016 Rio Paralimpik Oyunları kapsamında özel turnuva ve kamplar süresince milli takım fizyoterapisti olarak görevlendirildi.  Üsküdar Üniversitesi millilerimizin yanındı.Tekerlekli Sandalye Basketbol Erkek A Milli Takımı 7-18 Eylül 2016’da Brezilya’nın Rio kentinde gerçekleşecek olan Paralimpik Oyunları kapsamında çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. 2015 yılında İngiltere’nin Birmingham şehrinde gerçekleşen Avrupa Şampiyonası’nda final oynama başarısını gösteren milli takımımız Avrupa ikincisi olarak “2016 Paralimpik Oyunları”na katılma hakkı elde etti.2009, 2013 ve 2015 yıllarında Avrupa Şampiyonalarında üç kez Avrupa ikincilik kupasını Ülkemize kazandıran milli takımımız 2014 yılında da Dünya Şampiyonasında Dünya üçüncüsü olmuştu. Paralimpik Oyunlarına tarihinde ilk kez 2012 Londra Paralimpik Oyunlarına katılan millilerimiz, 2016 Rio Paralimpik Oyunlarına da katılarak arka arkaya iki paralimpik oyuna katılma başarısı gösterecek.Süper Lig’in sona ermesiyle birlikte hazırlık kamplarına başlayan milli takımımız, 17-26 Mayıs tarihleri arasındaki İstanbul kampının hemen ardından 26 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında Kanada’da özel bir turnuvaya katıldı. Takım, çalışmalara 15-30 Haziran’da İstanbul’daki kamp ve “Garanti Cup” turnuvasıyla devam edecek. Ardından temmuz ayı içerisinde Amerika, Almanya ve Hollanda’da gerçekleştirilecek olan özel turnuvalara katılacak. Ağustos’ta da çalışmalarını kamp ve özel turnuvalarla devam edecek takımımız, Ağustos sonunda Rio’ya hareket edecek ve ülkemiz adına madalya için mücadele edecek.Nisan 2015’te Tekerlekli Sandalye Basketbol Erkek A Milli Takım kampına “Fizyoterapist” olarak davet edilen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Araştırma Görevlisi Mahmut Çalık, devam eden kamp ve özel turnuvalarda milli takım kampına katılıp, 2015’te İngiltere’de düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda milli takım fizyoterapisti olarak kafilede yer aldı. Çalık, 2016 Rio Paralimpik Oyunları kapsamındaki yukarıda belirtilen özel turnuva ve kamplar süresince milli takım fizyoterapisti olarak görevlendirildi.  

13 HAZ 2016

Üsküdar Üniversitesi, mezunlarına “Senin Hikâyen Şimdi Başlıyor” filmiyle seslendi…

İstanbul Ataşehir Ülker Sports Arena’da gerçekleştirilen Üsküdar Üniversitesi 2015-2016 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni’nde ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarından 2 bin 500 öğrenci mezun oldu.Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, 2016 Akademik Yılı sonunda ilk lisans mezunlarını verdi. Ataşehir Ülker Sports Arena’da gerçekleşen ve yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı Üsküdar Üniversitesi, 2016 Mezuniyet Töreni’nde öğrencilerine özel olarak Mapping yöntemi ile bir  film hazırladı. Film ile geleceğe hazırladığı mezunlarına “Senin hikâyen asıl şimdi başlıyor!” diyerek seslendi.Film’de yer alan ve mezunlara son tavsiye niteliğinde dikkat çeken her bir söz öğüt niteliğindeydi…Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından kaleme alınan o öğütler; Geleceğini planlaHayal etmekten korkmaBaşarı için zorluklara tahammül etEstetik değerlerin olsun. Güzelliği takdir et.Etik değerlerin olsun. İnsanlığa değer ver.İnsanı insan yapan değerleri hiç kaybetme. Yenilikçi ol. Yeni deneyimlere açık ol. Risk almaktan çekinme.Yelkenli gemi gibi değil, buharlı gemi gibi ol, başkası seni yönlendirmesinÖzgür olSosyal sermayeni biriktirTek rakibin sensin. Cesur ve özgüven sahibi ol.Hak ve sorumluluk dengeni koruAdil ve demokrat olİsimsiz iyilikler yapİyilikle alçak gönüllüğü birleştirPozitif düşünZorluklardan yılmaGizli cahilliğe dikkat etUnutma, fırtınada yönünü belirlerken rüzgâr sana zarar değil, güç verir.Kendini geliştirme iradeni ve azmini hep koruFarkında olİz bırakDeğiştirİnsanı anla dünyayı değiştir.Her insanın bir hikâyesi varVe senin hikâyen asıl şimdi başlıyor.VİDEO İÇİN

09 HAZ 2016

Şehit Duha Beker'in ismi Üsküdar Üniversitesi'nde yaşayacak...

7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler'de gerçekleştirilen terör eyleminde şehit olan polis aynı zamanda da Üsküdar Üniversitesi öğrencisi Duha Beker'in ismi Üsküdar Üniversitesi'nde yaşayacak. Alınan senato kararıyla şehit Beker'in ismi Üsküdar Üniversitesi Güney Kampüsü Konferans Salonuna verildi. Terör olayını kınayan ve lanetleyen senatonun kararı şu şekildedir.ACIMIZ BÜYÜK!Fizyoterapi Programı ÖğrencimizPolis MemuruDUHA BEKERİstanbul Vezneciler ’de yaşanan hain saldırı sonucunda şehit olmuştur.Üsküdar Üniversitesi olarak acımız büyük!Son dönemlerde ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaşanan terörist saldırılar toplumun her ferdini derinden etkilemekle birlikte, 7 Haziran 2016 tarihinde gerçekleştirilen Vezneciler saldırısıyla bu büyük acıyı bir kez daha yaşadık.İnsanları birbirine yakınlaştıran Ramazan gününde dahi eylemlerine ara vermeyen teröristler, çoluk çocuk, kadın erkek ayırmadığını son Vezneciler saldırısıyla tekrar göstermiştir.Bu hain saldırıları gerçekleştiren, topraklarımızın bütünlüğüne kastı olan tüm terör eylemlerini kınıyor, lanetliyoruz.Saldırıların üzüntüsünü yaşadığımız bu günlerde kirli emellere sahip örgütlerin bizi ayırma girişimlerine karşı dimdik ayakta kalmaya devam edeceğiz.Farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğunu bir kez daha hatırlatarak, yüzyıllarca kardeşliğin hüküm sürdüğü coğrafyamızda beraberliğimizi bozmaya çalışan herkese kardeş kalacağımızı bir kez daha göstereceğiz.Bu duygu ve düşünceler ile hayatını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar, tüm ulusumuza başsağlığı diliyoruz."Üsküdar Üniversitesi olarak öğrencimiz Şehit Duha Beker ve diğer bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, terörü bir kez daha lanetliyoruz!Şehit öğrencimiz Duha Beker’in adı, tüm şehitlerimizi unutmamak ve onları sonsuza dek yaşatmak adına Üsküdar Üniversitesi Güney Kampüsü Konferans Salonuna Senato Kararıyla verilmiştir.Üsküdar Üniversitesi Senatosu

06 HAZ 2016

Perfüzyon öğrencilerine Uygulamalı Perfüzyonist Eğitimi…

Üsküdar Üniversitesi ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi işbirliğiyle Perfüzyon 2. Sınıf öğrencileri “Perfüzyonist Uygulama Eğitimi” ne katıldı. Üsküdarlı öğrenciler, öğrendikleri teorik bilgileri, uygulama imkânı buldu. Kariyer Merkezi öncülüğünde Çanakkale’de gerçekleştirilen eğitimin ardından öğrenciler katılım belgesi aldı.Üsküdar Üniversitesi Kariyer Merkezi ile Çanakkale 18 Mart Üniversitesi önemli bir işbirliğine imza attı.Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Perfüzyon 2. Sınıf öğrencileri Çanakkale’de gerçekleştirilen “Perfüzyonist Eğitimi” programına katıldı.4 gün süren uygulamalı eğitimde Perfüzyonist adayları öğrendikleri teorik bilgileri, laboratuvar ortamında pratiğe dökme imkânı buldu.Adaylar böylece iş yaşamlarında ameliyathanedeki kullanacakları cihazları bire bir kullanma şansı da elde etmiş oldu.Eğitimi başarıyla tamamlayan öğrenciler Perfüzyonist katılım belgesi alırken öğrencilere eşlik eden Kariyer Merkezi Uzmanı Damla Arslan’a da teşekkür belgesi verildi.

Üniversitemizle ilgili “AKLINDA NE VARSA” bize sor!