Aday Üsküdar | Dünyayı Değiştirmeye Var mısın? uskudar.edu.tr/aday

Çizgi Film ve Animasyon Akademik Etkinlikler

27 MAY 2022

24 Kare Animasyon Dergisi organizasyon toplantısı yapıldı

Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan ve aylık olarak çıkarılan 24 Kare Animasyon Dergisi'nin organizasyon toplantısı gerçekleştirildi. Yayına girecek mayıs ve haziran sayılarının detaylarının konuşulduğu toplantıda mayıs sayısıyla ilgili son düzenlemeler de gündem maddeleri arasında yer aldı. Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK tarafından organize edilen toplantıya editoryal süreçlerden sorumlu Arş. Gör. Onur COŞKUN da katıldı.Derginin ve web sitesinin içeriklerinin üretiminde ve tasarımında görev alan öğrencilerin katılım gösterdiği toplantıda yaz dönemi planlaması ve gelecek eğitim öğretim yılının ilk sayısı da konuşuldu. Öğrencilerle gerçekleştirilen toplantı, üretim sürecinde aktif olarak yer alan üçüncü sınıf öğrencilerine sorulan soruların ardından sona erdi. Dergi24 Kare Nisan SayısıWeb Sitesi24 KareInstagram Hesabı24 Kare

28 NİS 2022

24 Kare Animasyon Dergisi'nin nisan sayısı yayınlandı

Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencilerinin hazırladığı 24 Kare Animasyon Dergisi'nin nisan sayısı yayında!23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusunun kapağa taşındığı sayıda animasyon, çizgi film ve oyun dünyasına dair birbirinden eğlenceli içerikler yer alıyor.Nisan ayında vizyonda yer alan çizgi film ve animasyonlara da yer verilen dergide kitap ve oyun incelemelerinin yanı sıra film eleştirisi de mevcut. Üretim süreci tamaman Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencilerine ait olan dergideki bazı içerikler, 24 Kare'nin web sitesinde de yayınlandı. Dergiye ve web sitesine aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz. Dergi24 Kare Nisan SayısıWeb Sitesi24 KareInstagram Hesabı24 Kare

18 NİS 2022

1. Uluslararası New York Jürili Öğrenci Sergisi başvuruya açıldı

1. ULUSLARARASI NEW YORK JÜRİLİ ÖĞRENCİ SERGİSİ27-29 Mayıs 2022 tarihleri arasında ABD New York eyaletindeki EV Gallery Manhattan’da Doç. Dr. İpek Fatma Çevik küratörlüğünde ve jürili 1. Uluslararası New York Jürili Öğrenci Sergisi gerçekleştirilecektir.Ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitim gören tüm öğrencilere açık olan sergide konu sınırlaması bulunmamaktadır.  Öğrenci sergisi video art, AR, dijital art, fotoğraf, grafik tasarım, tipografi gibi farklı tekniklerle hazırlanan sanat ve tasarım çalışmalarına açıktır.Konu sınırlaması olmayan sanat ve tasarım çalışmalarının A4 boyutunda renkli ve kuşe kağıda basılı olarak (çerçevesiz) 19.05.2022 tarihine kadar Arş. Gör. Onur Coşkun adına, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, Güney Yerleşke C-Blok Altunizade, Kısıklı Cd. 16-1, 34662 Üsküdar/İstanbul adresine gönderilmesi gerekmektedir.Sergilenecek eserin arka yüzüne ad/soyad ve telefon numarası yazılmalıdır.Sergi Katılım Belgesi doldurularak dekontla birlikte iletcifa@gmail.com adresine gönderilmesi gerekmektedir.Katılım ücreti olan 150 TLQNB FİNANSBANK Cem Üstüner adına belirtilen IBAN numarasına yatırılmalıdır.IBAN: TR92 0011 1000 0000 0023 2251 14Sergi KoordinatörleriCem Aggelos ÜSTÜNERElisa İLKAYOrganizasyon Sorumlusu (Üsküdar Üniversitesi): Arş. Gör. Onur COŞKUNSergi sonrası katılım belgeleri ve dijital katılım kitapçığı tüm katılımcılara elektronik posta ile gönderilecektir. Sergi dijital katılım kitapçığı https://24kare.uskudar.blog/ sitesinde de daimi olarak sergilenecektir.Onursal Başkan: Prof. Dr. Nevzat TARHANJüriGülsüm KESKİNOĞLU (New York)Ezgi UZUN (Los Angeles)Prof. Dr. Nazife GÜNGÖR (Üsküdar Üniversitesi)Prof. Dr. And ALGÜL (Üsküdar Üniversitesi)Doç. Dr. Refik YALUR (Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi)Doç Dr. Setenay SEZER BABALIOĞLU (Doğuş Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Orhan SEVİNDİK (İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Kübra ŞAHİNÇEKEN (Nişantaşı Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Elif SABANCI POLAT (İstanbul Arel Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Nuri SEZER (İstanbul Gelişim Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Emine YALUR (Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Emin SANSARCI (Kültür Üniversitesi)Dr. Ezgi ŞEN (Üsküdar Üniversitesi)Önemli TarihlerBaşvuru başlangıç tarihi: 18.04.2022Ücret Ödeme başlangıç: 18.04.2022Başvuru bitiş tarihi: 19.05.2022Ücret Ödeme Bitiş: 19.05.2022Eser son gönderim tarihi: 19.05.2022Sergilenme tarihi: 27-29.05.2022 (27-29 Mayıs 2022)Katılım FormuABD- Katılım Formu.docx

14 NİS 2022

"Rebuild" Kağıt İşler Öğrenci Sergisi başvuruları başladı

“REBUILD” KAĞIT İŞLER ÖĞRENCİ SERGİSİ13- 16 Mayıs 2022 tarihleri arasında Yunanistan’ın Atina şehrindeki Unesco Center’da Doç. Dr. İpek Fatma Çevik küratörlüğünde ve jürili “REBUILD” Kağıt İşler Öğrenci Sergisi gerçekleştirilecektir.Ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitim gören tüm öğrencilere açık olan sergide konu sınırlaması bulunmamaktadır.Öğrenci sergisi video art, AR, dijital art, fotoğraf, grafik tasarım, tipografi gibi farklı tekniklerle hazırlanan sanat ve tasarım çalışmalarına açıktır.Konu sınırlaması olmayan sanat ve tasarım çalışmalarının A4 boyutunda renkli ve kuşe kağıda basılı olarak (çerçevesiz) 04.05.2022 tarihine kadar Arş. Gör. Onur Coşkun adına, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, Güney Yerleşke C-Blok Altunizade, Kısıklı Cd. 16-1, 34662 Üsküdar/İstanbul adresine gönderilmesi gerekmektedir.Sergilenecek eserin arka yüzüne ad/soyad ve telefon numarası yazılmalıdır.Sergi Katılım Belgesi doldurularak dekontla birlikte iletcifa@gmail.com adresine gönderilmesi gerekmektedir.Katılım ücreti olan 100 TLQNB FİNANSBANK Cem ÜSTÜNER adına belirtilen IBAN numarasına yatırılmalıdır.IBAN: TR92 0011 1000 0000 0023 2251 14Sergi KoordinatörleriCem Aggelos ÜSTÜNERElisa İLKAYOrganizasyon Sorumlusu (Üsküdar Üniversitesi): Arş. Gör. Onur COŞKUNSergi sonrası katılım belgeleri ve dijital katılım kitapçığı tüm katılımcılara elektronik posta ile gönderilecektir. Sergi dijital katılım kitapçığı https://24kare.uskudar.blog/ sitesinde de daimi olarak sergilenecektir.Onursal Başkan: Prof. Dr. Nevzat TARHANJüriGülsüm KESKİNOĞLU (New York)Ezgi UZUN (Los Angeles)Prof. Dr. Nazife GÜNGÖR (Üsküdar Üniversitesi)Prof. Dr. And ALGÜL (Üsküdar Üniversitesi)Doç. Dr. Refik YALUR (Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi)Doç Dr. Setenay SEZER BABALIOĞLU (Doğuş Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Orhan SEVİNDİK (İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Kübra ŞAHİNÇEKEN (Nişantaşı Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Elif SABANCI POLAT (İstanbul Arel Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Nuri SEZER (İstanbul Gelişim Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Emine YALUR (Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi)Dr. Öğr. Üyesi Emin SANSARCI (Kültür Üniversitesi)Dr. Ezgi ŞEN (Üsküdar Üniversitesi)Önemli TarihlerBaşvuru başlangıç tarihi: 15.04.2022Ücret Ödeme başlangıç: 15.04.2022Başvuru bitiş tarihi: 11.05.2022Ücret Ödeme Bitiş: 11.05.2022Eser son gönderim tarihi: 11.05.2022Sergilenme tarihi: 13-16.05.2022 (13-16 Mayıs 2022)Katılım FormuRebuild- Katılım Formu.docx

31 MAR 2022

24 Kare Animasyon Dergisi ve web sitesi yayında

24 KARE ANİMASYON DERGİSİ VE WEB SİTESİ YAYINDA!Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencilerinin hazırladığı 24 Kare Animasyon Dergisi ilk sayısıyla yayında!Derginin yanı sıra dergideki içeriklerin yayımlanacağı ve hem öğrenci portfolyolarının hem de öğrenci sergilerinin paylaşılacağı 24 Kare web sitesi de çevrim içi ortamdaki yerini almış durumda.Bölüm öğrencilerinin ciddi emekleri ile oluşturulan derginin ve web sitesinin nihai amacını çalışmalarda aktif şekilde yer alan birinci sınıf öğrencisi Ece Yarar’ın kaleminden okuyalım.Sessiz geçen gecelerde yalnız kaldığımızda düşünüyoruz. "Ben kimim? Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum?" Ama hiçbir zaman kim olduğumuza ve nasıl bir hayat yaşamak istediğimiz sorusuna net bir cevap bulamıyoruz.Her bir cevap bir sonraki gecede saklı oluyor çünkü. Etraftan gelen ve beynimizi uyaran birtakım görüntülerle, seslerle birlikte günler daha da hızlı geçiyor. Bazen de kim olduğumuzu düşünmekten kaçmak için bir animasyon izlemeye başlıyoruz. Böylece bir animasyon karakterinin hayatı, hayatımız oluveriyor.Kendimizi o anın akışına kaptırıyoruz. Sanki zaman durmuş gibi ama bazen de o animasyonun ruhunu hissediyoruz ve ben kimim sorusuna bir cevap daha buluyoruz.Animasyonun sihrini bizim için elle çizilmiş ve dijitalle birleşmiş resimlerin arka arkaya hızlı bir şekilde gösterilip müzik ve sesle desteklenmesiyle tanımlasak da bu ancak sihrin basit bir şekilde nasıl yapıldığını açıklar.İsterseniz bizi bu kadar etkileyen, bir ihtiyaç haline gelen, duygularımızın uyanışını sağlayıp en güzel zamanlarımız olan çocukluğumuza dokunan animasyonu, sitemizle daha yakından eğlenceli, bilgilendirici içerik ve tasarımlarla birlikte tanıyabilirsiniz.İşimizi severek yapıyoruz. Çizgi Film ve Animasyon öğrencileri olarak hedefimiz bu mutluluğu tüm dünyayla paylaşmak. Çizgi Film ve Animasyon Bölümünü kendinizden bir parça bulmanız dileğiyle sizlere tanıtmak ve geleceği birlikte inşa etmek istiyoruz.24 Kare Web Sitesihttps://24kare.uskudar.blog 24 Kare Animasyon Dergisihttps://24kare.uskudar.blog/uploads/files/magazines/2/1648748252.pdf24 Kare Instagram Hesabıhttps://instagram.com/24kare.mag?utm_medium=copy_link

23 MAR 2022

Çizgi Film ve Animasyon Bölümü bahar dönemi toplantısı düzenlendi

Çizgi Film ve Animasyon Bölümü'nde görevli akademisyenlerin katılımıyla bahar dönemi toplantısı düzenlendi. Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK koordinatörlüğünde Zoom üzerinden düzenlenen toplantıya Doç. Dr. Bahar MURATOĞLU PEHLİVAN, Arş. Gör. Ezgi ŞEN, Arş. Gör. Onur COŞKUN, Öğr. Gör. Pınar KAÇMAZ BERK, Öğr. Gör. Mustafa BERK, Öğr. Gör. Volkan Davut MENGİ, Öğr. Gör. Süleyman ÖZŞAHİN katılım gerçekleştirdi. Toplantıda Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK bölüm hocalarını çeşitli konularda bilgilendirdi. ALMS, OBS ve STIX platformlarının kullanımı hakkında detaylı bilgiler veren Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK, daha sonra etkinlik planlamasıyla ilgili konuştu. Dönem içinde yapılacak akademik etkinliklerin planlaması ve konuk seçimi üzerinde de durulan toplantıda dönem içi diğer faaliyetlere yönelik fikir alışverişinde de bulunuldu.23 Mart Çarşamba, 19.30'da Zoom üzerinden düzenlenen toplantı, hocaların Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK'e platformlar, ders paketi bilgi tanımı işlemleri ve sınav oluşturulması ile ilgili sordukları sorularla devam etti.Soru cevap bölümünün tamamlanmasının ardından toplantı 20.45'te sona erdi.

21 ŞUB 2022

Çizgi Film ve Animasyon Bölümü güz dönemi değerlendirme toplantılarında öğrenciler ile bir araya gelindi

Çizgi Film ve Animasyon Bölümünde, 1, 2 ve 3. sınıflarla güz dönemi değerlendirme toplantısı düzenlendi. Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK, Doç. Dr. Bahar MURATOĞLU PEHLİVAN, Arş. Gör Ezgi ŞEN ve Arş. Gör. Onur COŞKUN’un üç farklı günde üç sınıftaki öğrencilerle bir araya geldiği toplantıda güz döneminin değerlendirmesi yapılırken bahar dönemine dair beklentiler de konuşuldu.Toplantıda öğrenciler güz döneminin nasıl geçtiğini anlattı ve hem beklentilerini karşılayan hem de geliştirilmesi gerektiğini düşündükleri konuları ifade etti. Uygulamalı ve teorik derslerin dağılımı ve laboratuvarların kullanımı öğrencilerin güz dönemine ilişkin ilettikleri temel konu başlıkları arasındaydı.Güz döneminin değerlendirilmesinin ardından bahar döneminden beklentilerin konuşulduğu toplantıda yapılabilecek etkinlikler de tartışıldı. Etkinliklerle ilgili öğrencilerin görüşleri alındı. Söz alan öğrenciler birinci ve üçüncü sınıflarla kaynaşmak için yapılabilecek etkinliklerin yanı sıra uygulamaları derslerde ürettikleri çalışmaları bir araya getirebilecekleri organizasyonlar yapma isteklerinden bahsetti.Toplantıda bahar döneminde oyun ve yazılım sektöründeki şirketlerle iş birliği içinde düzenlenmesi planlanan oyun tasarım etkinliğinin detayları da konuşuldu. Ayrıca toplantıda 3. sınıfların mezuniyet projeleriyle ilgili sordukları sorulara da yanıt verildi. Son olarak Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK bölümdeki öğrencilerle gerçekleştirilmesi planlanan sinema filmi projesi hakkında bilgi verdi. Öğrencilerle gerçekleştirilen toplantıda ders içerik değerlendirmesine ve derslerden beklentilere ek olarak öğrencilerin üniversite ortamının sosyal yönünü daha çok hissetmelerini sağlamak için yapılabilecek kamp, gezi, sinema ve tiyatro gibi etkinliklerden de bahsedildi.Toplantı Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma ÇEVİK, Doç. Dr. Bahar MURATOĞLU PEHLİVAN, Arş. Gör Ezgi ŞEN ve Arş. Gör. Onur COŞKUN’un öğrencilerin isteklerine yönelik yaptığı açıklamalarla sona erdi. Toplantının ana gündem maddeleri özetle şu şekildeydi:Güz Dönemi derslerinin içerik ve verimlilik değerlendirmesiDersi veren akademisyenlerin verimlilik değerlendirmesi ve beklentilerDönem içerisinde varsa yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriBahar Dönemi ders ve ders içerik beklentileriCFA Bölümü öğrenci talepleri

03 OCA 2022

Üsküdar İletişim’de mezuniyet projeleri heyecanı yaşanıyor

Üsküdar İletişim’de mezuniyet projeleri heyecanı yaşanıyorHaber Üsküdar – Melike ÇakırÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin tüm bölümlerinde son sınıf dersi olarak verilen Mezuniyet Projesi I ve II dersleri kapsamında öğrenciler kendi eğitim programlarına uygun olarak hazırladıkları proje ve tezleri jüriler önünde sunuyor. 2021-2022 eğitim yılı Güz döneminde tüm bölümler jürilerini 14-18 Şubat 2022 tarihleri arasında yapma kararı aldılar.   Prof. Dr. Süleyman İrvan: “Yeni Medya ve Gazetecilik mezuniyet projesi sunumlarına gazeteciler de katılacak”Gazetecilik Bölümü Yeni Medya ve Gazetecilik programı son sınıf öğrencileri mezuniyet projesi dersi kapsamında hazırladıkları bireysel haber siteleriyle basılı gazetelerini 15-17 Şubat tarihlerinde jüri önünde sunacaklar.Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, proje sunumlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Öğrencilerimiz Mezuniyet Projesi I ve II derslerinde dilerlerse tercih yaparak ya tez yazıyorlar ya da proje hazırlıyorlar. Tez yazanlar ilk dönemde tezin teorik çerçevesini ikinci dönemde de araştırmayı yaparak tezlerini tamamlıyorlar. Bu öğrencilerimiz sunumlarını tezleri bittiği ikinci dönemde yapıyorlar. Proje seçenler ise ya tematik bir haber sitesi hazırlıyorlar ya da 8 sayfalık bir gazete tasarlıyorlar.” Prof. İrvan, proje seçen öğrencilerin her dönem sonunda jüri önünde sunum yaptıklarını, proje notlarının bu sunumlara katılan jüri üyeleri tarafından verildiğini ifade etti. Prof. Dr. Süleyman İrvan proje sunumları hakkında da şu açıklamayı yaptı: “Bu dönem bölüm olarak pandemi koşullarını da gözeterek sunumları çevrim içi ortamda yapmaya karar verdik. Ayrıca jürilere her gün için bir gazeteci de davet edeceğiz.”Doç. Dr. Özgül Dağlı: “Reklamcılık Bölümü öğrencileri reklam verene sunum yapar gibi hazırlanıyorlar”Reklamcılık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Özgül Dağlı, dönem sonu mezuniyet projesi sunumlarının 15 Şubat’ta gerçekleşeceğini açıkladı. Dağlı, sunumlar hakkında şu bilgileri verdi: “Reklamcılık Bölümünde 7 ile 10 kişilik öğrenci grupları reklam ajansı olarak sunum yapıyorlar ve reklam verene sunum yapar gibi detaylı hazırlıklarını gerçekleştiriyorlar. İlk dönem ajanslarını ve markaları ile ilgili pazar ve durum analizini bizlere sunacaklar. Jüri üyeleri ise Reklamcılık bölümündeki tüm hocalar ile dış paydaşımız olan Kooperatif Ajans başkanı Tolga Kayasu olmasını planlıyoruz. Öğrenciler ile konuşarak belki salgının seyri sebebiyle sunumları çevrim içi olarak revize edebiliriz.”Doç. Dr. Esennur Sirer: “Proje sunumlarımız Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda yapılacak”Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer, mezuniyet projesi sunumlarının 14,15,16 Şubat 2022 tarihlerinde Güney Yerleşke Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda yapılacağını açıkladı. Sirer, yaklaşık 80 öğrencinin mezuniyet projesi kapsamında hazırladıkları kısa film, belgesel, radyo ve televizyon programı veya tezlerine ilişkin sunumlarını yüz yüze ortamda gerçekleştirileceklerini, jürinin bölüm öğretim elemanlarından oluşacağını ifade etti.Doç. Dr. Özge Uğurlu: Proje sunumlarımız çevrim içi ortamda gerçekleştirilecek”Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Özge Uğurlu, bölümün mezuniyet projesi sunumlarının 15-16 Şubat 2022 tarihlerinde Zoom üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirileceğini açıkladı. Bölümün son sınıfında okuyan 75 öğrenci arasından kampanya seçenler ile tez seçenler sunumlarını Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyelerinden oluşan jüri önünde sunacaklar. Özge Uğurlu, “Kampanya yapacak öğrencilerimiz yapacakları halkla ilişkiler kampanyalarına ilişkin detaylı araştırma raporlarını, amaçlarını ve planlamalarını sunacak, bitirme tezi yazan öğrencilerimiz ise literatür taramalarını ve ileriye dönük çalışma takvimlerini bölüm hocalarıyla paylaşacaktır” dedi.Doç. Dr. And Algül: Görsel İletişim öğrencileri mezuniyet projelerini Mac Lab’da sunacaklar”Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. And Algül, bölüm mezuniyet projesi sunumlarının 14-15-16 Şubat 2022 tarihlerinde Mac Lab 1’de yapılacağını duyurdu. And Algül şu bilgileri verdi: “Toplamda tahmini 91 öğrencinin mezuniyet projesi sunumu yapılacak. Jüri yüz yüze gerçekleştirilecektir. Juri üyeleri Doç. Dr. And Algül, Doç. Dr. İpek Fatma Çevik, Doç. Dr. Tolga Erkan, Dr. Öğr. Üyesi Cem Tutar, Dr. Öğr. Üyesi Ebru Karadoğan’dan oluşacaktır. Öğrencilerin sunumları mezuniyet projesinde proje veya tez konusunu seçmelerine bağlı olarak değişiklik arz edecektir. Mezuniyet projesi kapsamında tez hazırlamak isteyen öğrenciler sunumlarında tez çalışmalarının aktarımını sağlarken, proje seçen öğrenciler belirledikleri proje kapsamındaki çalışmalarını jüri üyelerine kendilerine tanımlanan süre kapsamında sunacaklardır.”Doç. Dr. Feride Zeynep Güder: “Yeni Medya ve İletişim öğrencileri mezuniyet projesi sunumlarını çevrim içi ortamda yapacaklar”Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Feride Zeynep Güder, bölümün son sınıf öğrencilerinin mezuniyet projeleri sunumlarını 14-15-16 Şubat tarihlerinde Zoom üzerinden çevrim içi olarak gerçekleşeceklerini açıkladı. Doç. Dr. Güder şu bilgileri verdi: “Öğrenciler bölüm öğretim üyelerinden oluşan jüri önünde 10’ar dakika süre kullanarak hazırladıkları belgesellerin yazılı halini, foto projelerini, podcastlerini veya tezlerinin birinci bölümünü sunacaklar.”Kaynak için: Haber Üsküdar

29 ARA 2021

Çevrim İçi Blender Atölyesinin İkincisi Gerçekleştirildi

Haber ÜsküdarÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen "Çevrim İçi Blender Atölyesi" etkinliğinin ikincisi gerçekleştirildi. 3B Tasarımcı Furkan Gözelce’nin katıldığı etkinlikte hem önceki atölye çalışmasının kısa bir tekrarı yapıldı hem de üç boyutlu model boyama eğitimi verildi.Moderatörlüğünü Çizgi Film ve Animasyon Bölümü'nden Arş. Gör. Onur Coşkun’un yaptığı etkinlikte önce geçen haftanın kısa bir tekrarı yapıldı. Furkan Gözelce, Blender programıyla ilgili ilk derste gösterdiği temel hususları tekrar edip programa Sculpt Mod eklemeyi gösterdi. Gözelce, Sculpt eklemeyi gösterirken Blender’daki genel add-on ekleme mantığını da öğrencilere aktardı.“Çizim detayları çok önemli”Bir önceki dersin tekrarının yapılması ve add-on ekleme mantığının öğrencilerle paylaşılmasının ardından çizimleri daha detaylı hale getirmenin yolları konuşuldu. Gözelce, önceki derste de söylediği üzere, çizim tableti kullanmanın daha detaylı çizimler yapmak için çok önemli olduğunu belirtti. Gözelce, Blender’da çalıştığı örnek model üzerinden mouse ve kalem kullanımından doğan farkları gösterdi. Ayrıca kalemle üç boyutlu modelleme yaparken kullandığı ayarlardan bahsetti.“UV açmak demek akıllı nesneler kullanmak demek değildir”Furkan Gözelce etkinlik sırasında çalıştığı üç boyutlu modelin UV açma aşamasına geldiğinde ise şunları söyledi: “Akıllı nesneler kullanarak da UV açabilirsiniz. Temel modelleri bu nesneler aracılığıyla kolayca açabilir ve istediğiniz sonucu elde edebilirsiniz. Fakat bunun UV açmak olarak isimlendirilebileceğini düşünmüyorum. UV açabildiğinizi söyleyebilmeniz için akıllı nesneler kullanmadan çalıştığınız programdaki komutlar yardımıyla bunu yapabilmeniz gerekir.” Gözelce daha sonra Blender programında UV açma işleminin nasıl yapıldığını detaylı şekilde öğrencilerle paylaştı.“Adobe Substance 3D boyamada işinizi çok kolaylaştırır”Furkan Gözelce, Blender’da modeli tamamladıktan sonra boyama işlemi için Adobe Substance 3D programına geçti. Bu aşamada programı kısaca tanıtan Gözelce, Blender’da çalıştığı üç boyutlu modelin nasıl boyanabileceğini öğrencilere aktardı. Modelin farklı bileşenlerini boyarken kullanılması gereken komutlardan bahseden 3B Tasarımcı Furkan Gözelce, Adobe Substance 3D bünyesinde yer alan ve farklı şekillerde boyama yapılmasına izin veren akıllı nesneleri de tanıttı.Gözelce, üç boyutlu modelin farklı bileşenlerini farklı renklerde boyamayı ve ışık, gölgelendirme, parlaklık gibi temel komutların nasıl kullanılacağını gösterirken özellikle düzenli katmanlar oluşturma ve ihtiyaç duyulan katmanlara maskeleme yöntemini doğru şekilde uygulama konusunun üzerinde durdu. Boyama aşamasının tamamlanmasıyla birlikte soru cevap kısmına geçildi. Gözelce’nin öğrencilerin yönelttiği soruları yanıtlamasının ardından etkinlik sona erdi.

28 ARA 2021

Bilişim Uzmanı Şehmuz Güler'in katılımıyla Dijital İletişimde Üretim Teknikleri etkinliği gerçekleştirildi

Haber ÜsküdarÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen “Dijital İletişimde Üretim Teknikleri” etkinliğine Bilişim Uzmanı Şehmuz Güler konuk oldu.Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma Çevik’in de katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte Şehmuz Güler NFT, Metaverse ve Web 3.0 hakkındaki görüşlerini öğrencilerle paylaştı.“NFT ve Metaverse’ün geleceği olduğunu düşünmüyorum”Şehmuz Güler şu an dijital dünyanın tüm paydaşlarını cezbeden NFT ve Metaverse’ün sanıldığı kadar uzun soluklu etkiye sahip olmayacağını düşündüğünü söyledi. Güler özellikle Metaverse’ün yaygınlaşması için gereken teknik altyapının ve Web 3.0 uygulamalarının bu evrene entegrasyonunun dünya genelinde uygulanmasının çok kolay olmadığını ifade etti. Şehmuz Güler bunun yanı sıra Metaverse evreninin yaratacağı maliyetlerin de hem şirketler hem de bireyler açısından sorun olabileceğini dile getirdi.“Metaverse’ün insan yaşamı üzerindeki etkileri de önemli”Bir insanın Metaverse evrenine dahil olmasının çeşitli sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Güler, sanal gerçeklik gözlüğü üzerinden örnekler verdi. Güler, sanal gerçeklik gözlüğü kullanarak iş yaşamına dahil olmanın bireylerde baş dönmesi ve mide bulantısı gibi sorunların önünü açabileceğini çünkü bu gözlükleri belirli bir sürenin üstünde kullanmanın insan fizyolojisi için uygun olmadığını söyledi. Güler, Metaverse’ün olası etkilerinden bahsederken South Park dizisinin farklı bölümlerinden örnekler verdi. Öğrencilerle paylaşılan örneklerde Metaverse evreninin temelini oluşturun sanal gerçekliğin neden hiçbir zaman gerçek yaşamın yerini tutamayacağı anlatılıyordu.Şehmuz Güler’in NFT, Metaverse ve Web 3.0 ile ilgili görüşlerini paylaşmasının ardından soru cevap kısmına geçildi. Bu kısımda Güler kendi deneyimlerini öğrencilere aktarırken Metaverse evreni hakkında gelen sorulara da yanıt verdi. Soru cevap kısmının sona ermesiyle etkinlik tamamlandı.

22 ARA 2021

Çevrim İçi Blender Atölyesinin İlk Etkinliği Gerçekleştirildi

Haber ÜsküdarÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen "Çevrim İçi Blender Atölyesi" etkinliğine 3B Tasarımcı Furkan Gözelce konuk oldu.Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nün düzenlediği "Çevrim İçi Blender Atölyesi" etkinliğine 3B Tasarımcı Furkan Gözelce konuk oldu. Moderatörlüğünü Çizgi Film ve Animasyon Bölümü'nden Arş. Gör. Ezgi Şen’in yaptığı etkinlikte Blender programının özellikleri tanıtıldı, üç boyutlu tasarımın tüm aşamaları Blender üzerinde yapılan bir örnek çalışma ile öğrencilere aktarıldı. Ayrıca üç boyutlu modelleme alanındaki mesleki fırsatlar irdelenerek öğrencilere tavsiyelerde bulunuldu.“Önemli olan gözlemleme yeteneği”Blender programının temel fonksiyonlarından ve ara yüzde yer alan detaylardan bahseden Furkan Gözelce, gözlemleme yeteneğine vurgu yaparak “Önemli olan gözlemleme yeteneğini geliştirmek. Bu da daha sık çizim yaparak olabilecek bir şey. Programların ara yüzleri ve özellikleri bazı farklılıklar gösterse de aslında temel işlevleri aynı. Burada farkı sizin gözlem yeteneğiniz ve sanatsal bakış açınız oluşturuyor” dedi.“Bilgiye aç olmanız gerekiyor”Zoom üzerinden gerçekleştirilen ve Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma Çevik ve Arş. Gör. Onur Coşkun’un da katıldığı etkinlikte Furkan Gözelce öğrencilere Blender programı ile yapabileceklerini aktardı. Gözelce, “Blender ile üç boyutlu modellemede birçok farklı şey yapabilirsiniz. Diğer programlarla uyumlu kullanımı daha kolay olan Blender’ın arayüzünü de istediğiniz şekilde kişiselleştirebilirsiniz. Blender ile üç boyutlu tasarım yapabildiğiniz gibi, yaptığınız tasarımları boyayabilir ve animasyon üretebilirsiniz” dedi.“Çizim tableti kullanmanızı öneriyorum”Animasyon bölümü mezunu olduğunu ancak sektörde hiç animatör olarak çalışmadığını belirten Gözelce öğrencilere kendilerini farklı alanlarda geliştirmeleri gerektiğini söyledi. Gözelce programdaki örnek çalışmasını sürdürürken “Gördüğünüz gibi çizim tableti kullanıyorum. Sizin de kullanmanızı öneriyorum. Üç boyutlu modele mouse ile belirli detayları verebiliyoruz ancak çok özel dokunuşlar ve çizimler için tablet kullanmak daha faydalı. Ayrıca tablet kullanarak çizim yeteneğinizi de geliştirebilirsiniz” ifadelerini kullandı.3B Tasarımcı Furkan Gözelce’nin Blender üzerinde örnek çalışma yaptığı sırada gelen sorularla ilerleyen etkinlik, çalışmanın ilk aşamasının tamamlanmasının ardından öğrencilerin sektöre yönelik sorduğu sorularla sona erdi.

20 ARA 2021

Anima Okul yöneticisi Sezgin Öztürk animasyon sohbetlerine konuk oldu

Haber Üsküdar – Hazal GöksunÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen "Animasyon Sohbetleri" etkinliğine Anima Okul’un kurucu ortağı ve yöneticisi olan animasyon yönetmeni Sezgin Öztürk konuk oldu.Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nün düzenlediği "Animasyon Sohbetleri" etkinliğine Animasyon Yönetmeni Sezgin Öztürk konuk oldu. Moderatörlüğünü Çizgi Film ve Animasyon Bölümü'nden Arş. Gör. Ezgi Şen’in yaptığı etkinlikte 3D Animasyon film yapım süreçleri, çizim yeteneği, teknolojiyle birlikte gelişen animasyon alanındaki mesleki fırsatlar irdelenerek öğrencilere tavsiyelerde bulunuldu."Amacım profesyoneller yetiştirerek sektöre katkı sağlamak"Anima Okul’u açma serüveninden bahsederek konuşmasına başlayan animasyon yönetmeni Sezgin Öztürk, "Eskişehir’de Güzel Sanatlar Lisesi’nde okudum. Sonrasında Anadolu Üniversitesi’nde Animasyon Bölümü’nü kazandım. Profesyonel olarak 2006 yılından beri bu sektördeyim. Karakter animatörü olarak başladım. Belli bir süre çalıştıktan sonra yurt dışına gittim. Türkiye’ye geri dönerek karakter animatörlüğüne devam ettim. Birilerini yetiştirmek amacıyla 9 sene önce 'Anima Okul' adıyla bir kurs açtım. O dönem 'Kötü Kedi Şerafettin' isimli bir çizgi film vardı. Anima İstanbul’un ortaklarından Mehmet Kurtuluş’u tanıyordum. Fikrimi söylediğimde kabul etti ve ortak olarak bu işe giriştik. O dönem sektörde profesyonel eleman ihtiyacı vardı. Profesyoneller yetiştirmek, sektöre katkı sağlamak amacıyla Anima Okul’u açtık" ifadelerini kullandı."Teknolojiyi takip ederek kendinize en uygun alanı seçin"Animasyon alanındaki fırsatlardan ve geleceğinden bahseden animasyon yönetmeni Öztürk, "Zaman geçtikçe bölümler evrilmeye başlıyor. Özellikle animasyon öğrencileri bu gelişen teknolojileri takip ederek evrilen mesleklerden kendilerine en uygunu hangisiyse onu seçmeleri gerektiklerini düşünüyorum. Anima Okul öğrenci işlerine baktığımızda çok geniş bir portfolyo var. Okulu açtığımızda normal öğrenciler gelir diye düşündük ama öğrencilerimizin yarısı mesleğini sevmeyen, alakasız bölümler okumuş kişiler. Animasyon eğitiminin avantajını kullanın. O havayla birlikte büyüyüp geliştiğinizde çevreyi algılamanız daha kolay oluyor" dedi."Çizimle birlikte gözlemlemeyi de geliştirmek gerekiyor"Etkinlik moderatörü Arş. Gör. Ezgi Şen’in "Animasyon için gerçekten iyi çizim yapmak şart mı? Çizim yapamayan ama animasyona ilgisi olan birinden gerçekten iyi bir animasyoncu çıkabilir mi?" sorusuna yanıt veren animasyon yönetmeni Öztürk, "Ben liseden beri çizen birisiyim. Hayatım çizerek geçiyor. Bir şeyi anlatmak isterken bile çizebilirim. 3D Animasyon tarafında çizim yapmadan çok önemli yerlere gelmiş isimler var. Ben çizime, 'Gözlemlemeyi geliştirmek' olarak bakıyorum. Animasyon ödevlerimin arasında çizim ödevleri de veriyorum. Gözlemlemeyi geliştirmek gerekiyor, görsel sanatlar için bu çok önemli. Evinizde bir kedi var diyelim. Onu çizmeye çalıştığınızda hareketlerini gözlemleyerek farklı açılardan bakmaya başlıyorsunuz. Kötü çizmeniz sorun değil; derdinizi anlatmaya çalışın, farklı açılardan bakın" dedi."Başlayıp bırakmayın, bu bir süreç ve inanın devamı gelecektir"Hikaye üretiminden başlayarak animasyonun çeşitli departmanları hakkında bilgiler veren Sezgin Öztürk, "Herkesin bir hikayesi vardır. Hikaye üretmek kolay gibi görünse de animasyon senaryosu yazmak biraz zordur. Bana çok fazla teklif geliyor. Animasyon bilmeden hikaye yazanlar hemen kendini belli ediyor. Hikaye bir cümle ile yüz bin dolarlık bir sahneye de dönüşebilir, on bin dolarlık sahneye de dönüşebilir. Her şeye detaylı ve animasyon gözüyle bakılması gerekiyor. Story Board çizmek istiyorsanız sinematik tarafınızı geliştirmek zorundasınız. Story Board artisti hikayeyi çok iyi anlatabilmek zorunda. Kendinizi çok iyi beslemelisiniz. Story Board ve Animatik alanında çalışanların çoğu yönetmenliğe yöneliyor. Animasyon yönetmenlerinin geçmişine baktığınızda çoğunun çizim geçmişi vardır. Çizim alanına ilginiz varsa karakter tasarımı departmanında da çalışabilirsiniz. Çizimde çok tekrar, doğruyu görebilmek ve anatomiyi doğru çıkarabilmek çok önemli. Bunların hepsi zamanla oluşur. Başlayıp bırakmayın, zamanla oturacaktır. Animasyonda uzmanlaşmak süreç ister. Gözün kör olması animasyon için en önemli noktalardan bir tanesidir. Yarım saat oturur animasyon yaparsınız, kalkıp geri geldiğinizde çok farklı görünür. Bu nedenle animasyon yaparken sürekli animasyonunuzun klip haline bakarak ilerlemeniz gerekiyor. Motion Capture işlemleri de aldı başını gidiyor. Hala pahalı olmasına rağmen mobil cihazlar haline geldi. Artık dataları algılaması farklı boyutlara götürüyor. Teknolojiyle birlikte görsel kalite inanılmaz artmaya başladı. Şu sıralar Metaverse, Web 3.0 alanlarıyla uğraşıyorum. Dünya çok farklı tarafa doğru gidiyor. Biz bu alanın içerisindeyiz. İşin daha başındasınız ama çok büyük bir avantaja sahipsiniz. Okul süreci boyunca araştırın, bilgiye aç olun, kendinizi geliştirin. Yeni teknolojik dünyanın içerisinde bu meslekle birlikte kendinizi çok iyi konumlandırabilirsiniz" ifadelerini kullandı.  

17 ARA 2021

Kreatif Direktör Mustafa Berk: "Her çalışmanın bir hikayesi olmalı"

Haber ÜsküdarÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü, yeni dünyada üç boyutlu tasarım konulu etkinlikte Generalist Kreatif Direktör Mustafa Berk’i öğrencilerle buluşturdu.Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nün öğrencileri sektörün önemli isimleriyle buluşturmayı hedefleyen etkinliklerinde bu hafta üç boyutlu tasarım konuşuldu. TRT 2 bünyesinde çalışmalarını sürdüren Generalist Kreatif Direktör Mustafa Berk’in konul olduğu etkinlik, Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma Çevik ve bölüm öğrencilerinin katılımıyla bölümüm uygulama derslerinin yapıldığı bilgisayar laboratuvarında gerçekleştirildi.Konuşmasına generalist ve kreatif direktör kavramlarını tanımlayarak başlayan Mustafa Berk, bu unvanlara sahip kişilerin animasyon ve tasarım dünyasına yönelik sahip olmaları gereken bakış açısını değerlendirdi. Türkiye’deki animasyon sektörünün güncel durumundan ve TRT 2 bünyesinde yaptıkları işlerden söz eden Mustafa Berk, kendi çalışmalarından da örnekler gösterdi. Farklı programlar aracılığıyla yaptığı çalışmalardaki detayları öğrencilerle paylaşan Berk, iş süreçlerinde ekip çalışmasının önemine de vurgu yaptı. Öğrencilere kendilerini nasıl geliştirebilecekleriyle ilgili tavsiyelerde bulunan TRT 2 Generalist Kreatif Direktör Mustafa Berk, birçok şeyin merak edip araştırmakla mümkün olabileceğinin altını çizdi. Berk, yapılan her bir çalışmanın ardında mutlaka bir hikâye ve fikir olması gerektiğini dile getirdi.

16 ARA 2021

Virtual Production Yöntemi ve Deneyimin Dönüşümü

Haber ÜsküdarÇizgi Film ve Animasyon Bölümü MGX Studio ekibini ağırladıÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nün düzenlediği Virtual Production etkinliğine katılan MGX Studio ekibinden Fatih Eke, Halit Gülmez ve Mete Mümtaz deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinin sektördeki gelişmeleri ilk ağızdan dinlemelerini sağlayarak kariyer planlamalarına katkıda bulunmayı amaçlayan etkinlikte sanal prodüksiyon (virtual production) yönteminin dünyada ve Türkiye’deki kullanımı üzerinde duruldu. MGX Studio ekibine Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Başkanı Doç. Dr. İpek Fatma Çevik ve bölümün araştırma görevlileri Ezgi Şen ile Onur Coşkun eşlik etti.Sanal prodüksiyon üretiminin geldiği noktayı bu yöntemle çekilen ilk dizi olan The Mandalorian dizisinden örnekler göstererek anlatan Halit Gülmez, yöntemin sağladığı avantajlara ve tercih edilme sebeplerine değindi. MGX Studio CTO’su Fatih Eke ise MGX Studio’nun sektördeki konumunu ve sanal prodüksiyon tekniğinin Türkiye’deki yerini ekip olarak yaşadıkları deneyimlerden yola çıkarak anlattı. MGX Studio’nun Türkiye’de bir ilki temsil ettiğinin altını çizen Eke, yakın gelecekte sinema endüstrisinde bir dönüşüm yaşanacağını belirtti. Eke, sanal prodüksiyon ile sinematik evrende birçok değişiklik olabileceğini, İngiltere’de çok sayıda sanal prodüksiyon stüdyosu kurulduğunu ve bunun sinema endüstrisinde güç dengelerini değiştirebileceğini düşündüğünü belirtti. MGX Studio’nun sanal prodüksiyon iş akışından sorumlu Mete Mümtaz ise Türkiye’deki sinema sektörü çalışanlarının sanal prodüksiyon üretimine bakış açısını anlattı. Mümtaz, sektördeki paydaşların bu yeni deneyime ilk başta alışmakta zorlandıklarını ifade ederken projeler tamamlandığında ise büyük bir memnuniyet oluştuğunu söyledi.Etkinlik öğrencilerin sorularının cevaplanmasının ardından fotoğraf çekimi ile sona erdi.

20 MAR 2021

Söyleşi: “Animasyon ve Özel Efekt Sektöründe Uzmanlaşma”

Üsküdar İletişim’de animasyon ve özel efekt sektörü konuşulduÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nün düzenlediği “Animasyon ve Özel Efekt Sektöründe Uzmanlaşma” etkinliğinde tasarımcı Onur Can Çaylı öğrencilere animasyon ve film sektöründe tasarımı anlattı.Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerini sektörün uzmanlarıyla bir araya getirmeyi amaçlayan etkinlikler kapsamında ‘Animasyon ve Özel Efekt’ konulu bir etkinlik gerçekleştirildi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Güney Yerleşke Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe konuk olan Onur Can Çaylı, öğrencilere animasyon ve film sektöründe tasarım konularında bilgi verdi.Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Başkanı Prof.Dr. Hasip Pektaş, “Bir hocanın gururu öğrencisinin iyi yerlere geldiğini görmektir. Şu an ben hem gururlu, hem mutluyum. Onur Can Çaylı, benim Hacettepe Üniversitesi’nden öğrencim. Gerisini kendisi anlatacaktır. Sizin için rol model olduğunu düşünüyorum. Özverisine dikkat edin” dedi.“Çevrenizden alacağınız ilham çok önemli”Konuşmasına güzel sanatlara ve film sektörüne nasıl girdiğini anlatarak başlayan Onur Can Çaylı, “Güzel sanatlar yolculuğuna lise döneminde başladım. Güzel sanatlar mezunuyum. Ailemin desteği ve hocalarımın yeteneğimi fark etmesi ile bu yola başladım. Ortaokul döneminde derslerle çok alakalı bir öğrenci değildim, başarılı öğrenci profili çizmiyordum. Bildiğim tek şey çizim yapmak ve aylık çizgi roman dergileri çıkartmaktı. Lise hayatımda güzel sanatlara girince bütün derslere yaklaşımım değişti, başarılı bir öğrenci haline geldim çünkü artık sevdiğim işi yapıyordum ve bu benim için büyük bir şanstı. Sizi çevreleyen insanların size verdiği ilham çok önemli, güzel sanatlarda bunu çok fark ettim. Film sektörüne girişim bir yılbaşı günü ailemle gittiğim bir yemekte başladı. Otelde bir ekranda Terminatör filmini izledim ve sanırım beynimde bir şeylerin değişmesine neden oldu. ‘Ben bunu yapmak istiyorum’ dedim. Terminatör, Jurassic Park bunlar gerçekten benim bu işi yapmama neden olan filmler. Yeteneğinizi geliştirmek kadar ilham kaynakları bulmak da önemli” dedi.Kaynak için: Haber Üsküdar

30 KAS 2020

Tasarım Sohbetleri: "Dijital Sanatlar"

Üsküdar İletişim'de dijital sanatlar irdelendiÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü ile Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen tasarım sohbetlerinde ‘Dijital Sanatlar” konusu ele alındı. Prof. Dr. Hatice Pektaş ve Dr. Öğr. Üyesi Kerim Dündar’ın moderatörlüğü ile gerçekleşen etkinlikte alanında dünyaca tanınmış konuklara yer verildi. Bager Akbay, Esra Özkan, Candaş Şişman, Mert Kızılay ve Ethem Cem’in konuk olduğu etkinlikte sanat, tasarım ve teknoloji hakkında konuşmalar yapıldı.Esra Özkan: “500 sanatçıya ulaştık”‘Dijital Sanat’ konusunaki tecrübelerini aktaran Esra Özkan, “Alanımda kendim için büyük değişiklik yapmakla başladım her şeye. Ben plastik olan her şeyi bırakıp dijitale geçme kararı aldım. Benim için büyük bir değişim oldu. Son bir yıl, bu kararı alıp hemen harekete geçtim. İşe koyulmak için bu alandaki bir şirketle yolum karşılaştı. Onlarla yola başladık. Yeni medya, kinetik sanat, veri sanatındaki çalışmaları sergiliyorduk. Design Think projesi oluşturduk. Bu çok önemliydi. Dünyayı bir açık çar yaptık. Çünkü biliyorduk ki dijital sanatlar alanında bir sıkıntı var. Bütçe bulmak sıkıntı, gümrük sıkıntı vs. Kendi içinde bir sürü zorlukları vardı. 500 sanatçıya ulaştık. 500 sanatçıyla beraber çok iyi işlere imza attık. Daha sonrasında anketler oluşturduk. Sonunda doğru rakamlara ulaştık. Anket sonuçlarıyla rapor oluşturduk. Biz bu raporun workshopunu yaptık. Akbank Sanat Workshop’u yaptık. Sanatçıların da katılımıyla birlikte çözüm üretmeye başladık. 14 fikir ortaya çıktı. Bunlardan bazıları da hayata geçti. Hayata geçmesi için tek bir kişinin değil birçok kişinin katkısı oldu. Mart ayında bir projeye başladık. Hem tüm dijital sanatlar bir araya gelmiş olur hem de bir gelir yaratılır. Dijital sanatlarda bir şekilde para kazanmaya başlar diye bir niyetle yola çıktık. Dijital sanatlar para kazanmaya başlar diye düşünmek istedik. Çünkü bu alanda yürüyebilmek maddi ve manevi değer istiyor. Dolayısıyla da bizim için bir melek yatırımcı bize destek sağladı. Temel amacımızın dijital sanatın, herkesin evine girmesi olduğunu unutmak istemiyorduk. Herkesin evine girmeli. Çünkü bu aslında yaşamımızın bir parçası halinde. Bunun için farklı üyelik modelleri var. Bu modellerle dijital sanatı buluşturmak bizler için yeterli oluyor” dedi.Candaş Şişman: “Benim odaklandığım nokta insan algıları”Gelişen teknolojinin sanata yön verdiğinden söz eden Candaş Şişman, algılama metodlarından da bahsederek şunları söyledi: “Benim öncelikle odaklandığım nokta, insan algıları. Çünkü insan algısının, yaşadığımız gerçekliği ne kadar değiştirdiğini görebiliyoruz. Bizim aslında beş duyuyla dünyayı algılama metotlarımız gerçekliği tam olarak yansıtmıyor ve bu manipüle ettiğimiz gerçekliği de gerçeklik sanıyoruz. Yani burada bilimsel olarak belli bir frekans aralığını görebiliyoruz, belli bir frekans aralığını duyuyoruz. Şu an algılayabildiğimiz şeyi gerçek olarak iddia etmek biraz fazla bir söylev olur. Mantalitemizin bir noktada şu olması gerekiyor: ‘Biz eğer dünyayı algılamak için, birbirimizi görme biçimlerimizi değiştirirsek, gördüğümüz şey de değişir.’ Dolayısıyla kendi algılarımızın limitli olduğunu bilip, bunu nasıl geliştirebiliriz bunun üzerine düşünmeliyiz. Gerçekliği nasıl algılayabiliriz üzerine bir perspektif var. Bu kendimizi tasarlamak konusunda çok imkânlar açıyor. Burada perspektif de işe yarıyor. Bizim farklı duyuları, farklı bakış açısıyla kombine etme imkânımız var. Medya, sanat, teknoloji bu konuda özellikle hem gelişen teknoloji hem de biyoteknoloji alanındaki gelişmelerden dolayı, biz kendimizi farklı duyularla kendimize eklemlendirebilme imkânımız var. Dönemimiz dolayısıyla da bu giderek artacak.”Mert Kızılay: “Kısa filmler beni heyecanlandırıyordu”Jenerik Tasarımı konusuyla beraber dijitalliğin içindeki konsepte değinen Mert Kızılay, “Okuldan sonra kendimi birçok şeye girip çıkmış hissettim. Her şeyle ilgilenmeye başlamıştım sanki. Tasarım, dijital, geleneksel vs. konsept temelli kısa filmler yapmış olmak beni çok heyecanlandırmıştı. Kısa filmleri yaparken etrafımdaki olan biten filmlere de bakıyordum. Keyif aldığım şeyi bulmak istiyordum. En çok hikâye üretmekten keyif alacağımı fark ettim. Ufak çaplı sanat işlerine girip çıktıktan sonra yurt dışına gittim. Yurt dışı fikrinin çalışmalarım için iyi olacağını hissettim. Türkiye’de olgunlaşmamış bir sektör vardı. Kısa film yapmaktan, fantezi üzerine sanat inşa etmekten zevk aldığım için, bunu canlı tutup, nasıl aynı zamanda para kazanırım diye düşünüyordum. Para kazanma fikriyle beraber bu da beni yurt dışına itti. Bizde çok fazla yok, yeni yeni olmaya başladı; ‘Jenerik Tasarımı.’ Şu anda çok aktif bir sektör. Gelişmiş bir sektör var bence. 4 sene kadar bu alanda çalıştım. Grafik, tasarım vs. yaptım. Sonra creative director oldum. Dizi, film genelde hep bir anlamı olduğu için, yaptığım tasarım görselleştirmenin vs. hep belli bir anlam taşıması gerekiyordu. Fikir anlamında bir şeye hizmet etmesi gerekiyordu. Beni cezbeden durum ise sektördeki dijitalliğin yanında bir şeylerin olması. Bizim sektör dijital ağırlıklı ama en çok sevmemin sebebi, en önce ne tarzda olacağı konsept ediliyor. Konseptin özgünlüğü, yaratıcılığı ise karar verici, başarı getiren noktalardan bir tanesi bana göre” dedi.Ethem Cem: “Sanat alanında eğitim alarak kendinizi, içinizdekini görebiliyorsunuz”Ethem Cem, kariyerinden bahsederek eğitimin önemini şu sözlerle vyrguladı: “Uzmanlık eğitimi almak için Avusturya’ya gittim. 4 sene Avustralya’da yaşadım. Bölümü bitirmeden biraz daha kalmam gerekiyordu. Çok da mimar olmak istemiyordum diyebilirim. Çünkü o dönemde ben bir sürü farklı şeyle ilgilenmiştim. İllüstrasyon yaptım, fotoğraf çektim, video çektim ama birçok şeyde değildim. Ben biraz daha kendi yapmak istediğim şeylere yönelmek istiyordum; o yüzden tekrar Türkiye’ye döndüm. O zamana kadar da baya bir süre çizim eğitimi almıştım. Stüdyoda çalışmaya başladık. Bir buçuk iki sene kadar orada kaldık. Daha çok sahne sanatları, yeni medya projeleri, sahne işleri yaptık. Daha fiziksel mecralarla ilgilenmem o döneme denk geldi. Birçok farklı disiplinle ilgilenmiştim ama bunların hepsi bana ayrı ayrı noktalarda fayda sağladı. Hareketli grafik alanında da o zaman jenerik yapmıyorduk. Çok istiyorduk. Hatta bundan hep dert yanıyorduk. O sırada bir proje aldık. Şahsiyet dizisinin jeneriği için bize ulaştılar. Aslında biz ilk görüştüğümüzde, senarist de yönetmen de akıllarındaki fikirleri söylediler. Bir de dizinin şöyle bir şeyi vardı: bu dizinin ana karakteri çok önemliydi. Onun oturduğu yer, kullandığı eşyalar, yaptığı şeyler de çok önemliydi. Bütün senaryo da onun üzerinden yürüyordu. Birkaç farklı şey ürettik. O fikirler karıştırılıp ortaya böyle bir şey çıktı. Emeği geçen birçok sanatçı var elbette. Sanat alanında eğitim alarak kendinizi, içinizdekini görebiliyorsunuz. Böylelikle de yönelmek istediğiniz şeyi görebiliyorsunuz.” Bager Akbay: “Günümüzün tasarımcısı, bilimsel okur yazar aynı zamanda”Tasarımcının her türlü iş mecrasında olduğunan değinen Bager Akbay, “Bilgi Üniversitesi sanatları ile doluyor. Kuvvetli sergiler ilk onlardı. Biz de heyecanla takip ediyorduk, o zamanlar mühendislik terk yeni bitme tasarımcıydım. Kodlamanın demokratikleştiği bir döneme denk geliyordu. 3 boyutlu yazıcıların da geleceğine dair söylemler vardı. Amber Festivali bizleri biraraya getiren ikinci şey oldu. Bu alanda uğraşan çoğu kişi etrafına bulaştırmıştır. Sosyal medya denen kavram o o zamanlar da vardı ama Twitter, Instagram, TikTok gibi ortamlar bunların tamamen demokratikleşmesini sağladı. Bir şekilde herkes video çekiyor, herkes fotoğraf çekiyor ve bu çok normal bir hale döndü. Şu anda uğraştıklarımdan bahsedeceğim. Mahlas diye bir proje ile uğraşıyorum. Daha çok; yönetişimin şeklinin şeffaflaşması, farklılaşma, sibernetik kavramı yani kendini yönetebilen sistemler. 'Sistemin kendi olabilmesi ne demek?' problemi ile ilgilendim. Şu anda onunla uğraşıyorum. Ben çok az iş çıkartabiliyorum, iki üç yılda bir tane iş çıkabiliyor benden. Umarım bir gün bitecek ama daha var gibi gözüküyor; Osman Koç ile başladığımız, sanat köyünde başladığımız iki atölye. Biraz daha kavramsal tarafını çalışıyoruz. Belki bir iki yıla bir kitap çıkabilir. Sanatı gerçekten ifade etme, üretme şekli olarak görüyorum. İlk Marmara’da verdiğim bir ders vardı. Genelde günümüzün sanatını yani yeni medya sanatını anlatmaya çalışıyorum. Arkasından rahat rahat konuşabileceğimiz vefat etmiş sanatçılardan bahsediyoruz. Tasarım dinlerken güzel geldi. Ben lisans programında görsel iletişim tasarımı okudum. Okuduğum süre boyunca sahada iş yapıyordum. O zamanlar internet o kadar kuvvetli değildi, internette CD programı vardı. CD’ler üretiyorduk. 100'ün üstünde CD hazırladım, içerik yaptım. Tasarım kelimesi günümüzde eski zanaatkâra yaklaşmış durumda. Tasarımcı aslında belirli bir enstrümanda usta. Genelde başkasının problemini çözen, başkasının motivasyonunun üzerine ilerleyen kişiler de var ama genelde birsi gelip diyor ki, ‘sen bu işin ustasının’. ‘Bizim şöyle bir problemimiz var bunu çözer misin?’ Tasarımcı tabii ki orada pazarlığını edebiliyor. Burada mühendislikle kesişmeye başlıyor. Günümüzün tasarımcısı, bilimsel okur yazar aynı zamanda. Nerdeyse iyi tasarımcıların çoğu makaleleri, kavramları, neler çıktığını takip etmeye başlıyor. Tasarım, sanata yakın gibi düşünürken; günümüzde mühendisliğe, bilime yaklaşmaya başlamış gibi duruyor. Sanat, kişisel perspektiften kendi hikayesini anlatan kişiye doğru evrilmekte. Sanatçı romantik bir şekilde değil araştırmacı şekilde olası şeyleri resmederek yapıyor” ifadelerini kullandı.Kaynak İçin: Haber Üsküdar

16 KAS 2020

1. Çevrimiçi Seminer: “Flipbook / Çizoynat”

Üsküdar İletişim’de Flipbook eğitimi verildiÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen Çevrimiçi Tasarım Sohbetleri’nin ilki gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın yaptığı “Flipbook/Çizoynat” konulu etkinliğe, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü’nden Doç. Dr. Armağan Gökçearslan konuk oldu. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Hasip Pektaş, konuk Doç. Dr. Armağan Gökçearslan’ı şu sözlerle tanıttı: “Armağan Gökçearslan, 2008 yılında Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Grafik Eğitimi Anabilim Dalı’nda Yardımcı Doçent, 2012 yılında Doçent unvanını aldı. 2014-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü’nde Doçent olarak çalıştı. 2010-2011 yılları arasında Balkan Üniversitesi’nde (Makedonya), 2011-2012 yılları arasında Yakın Doğu Üniversitesi’nde (Kıbrıs) ders verdi. 2018 yılından beri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü’nde doçent olarak çalışmaktadır. Canlandırma, illüstrasyon, çoklu ortam tasarımı, artırılmış gerçeklik alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Bunlara istinaden, 'çizoynat' konusunda bizlere bilgi verecek doğru isimlerdendir.” “Bir tür mini kitap olarak düşünülebilir”‘Çizoynat’ kavramına ilişkin genel bir tanımlamayla sözlerine başlayan Doç. Gökçearslan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çizoynat, fotoğraf ve illüstrasyon gibi çeşitli görüntülerin art arda sıralanmasıyla oluşturulan ve sayfalar hızla çevrildiğinde hareket ediyormuş izlenimi veren bir tür mini kitaptır. Hareket yanılsamasının olabilmesi için, sayfaların belli bir hızla çevrilmesi gerekmektedir. Çizoynat’a bakan kişinin görüntüleri hareket ediyormuş gibi algılaması ‘Görme Sürerliği’ teorisiyle açıklanabilir. Peter Mark Roget'in 1825 yılında yazdığı ‘Görme Sürerliği’ teorisine göre, insan gözü bir imgeyi görür ve bir sonraki imgeye ilk imgeden kalan ardıl bir imge taşır. Böylece belirgin bir süreklilik yaratır ve insanlar bu şekilde hareketi algılayabilir.”Tarihsel serüven içerisinde yer aldığı belirtildiProf. Dr. Hasip Pektaş’ın, “Çizoynatı animasyon ile ilişkilendirebiliyoruz” söylemine karşı Doç. Gökçearslan, “Johannes Gutenberg’in 15'inci yüzyılda matbaayı icat etmesiyle birlikte halk kitaplara ulaşabilir hale geldi. Bu tarihten sonra temelinde basılı bir animasyon formu olan çizoynat/çevirmeli defter yaygınlaşarak popülerlik kazandı. Çizoynatın, bir kitap, bir oyuncak, tanıtım amacıyla kullanılan bir promosyon ürünü, bir not defteri ya da bir sanat nesnesi olduğu söylenebilir. Art arda sıralanan görüntülerin hareket ediyormuş izlenimi vermesi çizoynatı sinema ve animasyonla da ilişkilendirmektedir. Animasyonun oluşabilmesi için bir saniyede 24 kare resmin arka arkaya sıralanması gerekir. Bu bilgiden yola çıkarak çizoynatın animasyonun temeli ya da ilk hali olduğu söylenebilir” ifadelerini kullandı.“Birçok çizgi film aynı zamanda çizoynat olarak da yayımlandı” Flipbook/Çizoynat alanında farklı boyutlara da değinen Gökçearslan, çizgi filmlerden örnekler vererek konuşmasına şöyle devam etti: “Birçok çizgi film aynı zamanda çizoynat olarak da yayımlandı. Max Fleischer’in önemli filmleri Betty Boop, Palyaço Koko, Temel Reis, Gulliver'in Gezileri; Otto Messmer'in Kedi Felix karakteri; William Hanna ve Joseph Barbera'nın Taş Devri ve The Huckleberry Hound isimli filmleri çizoynat olarak yayınlanan örneklerden bazılarıdır. Çizoynatın boyutu ve kalınlığı önemlidir. Bir çizoynat elde tutulup parmaklarla çevrilebilecek boyutta ve kalınlıkta olmalıdır. Eski çizoynatlar incelendiğinde farklı boyutlarda yapılmış örneklerle karşılaşılmıştır ancak 8x5 cm uygun bir ölçü olarak önerilebilir. Pek çok farklı amaç için üretilen ve kullanılan çizoynat, tanıtım amacıyla kullanıldığında oldukça etkili bir araç haline gelmektedir. Birçok firma ürünlerini tanıtırken bu mini kitaplardan yararlandı.“Disney ve McDonald's” gibi şirketler de reklam ve pazarlama amacıyla çizoynatlar oluşturmuşlardır. Çizoynatların reklam, propaganda, promosyon ve bir konunun anlatımı için kullanılabildiği yerler vardır.”“Çizoynat hayatın her alanında karşımıza çıkabilir”Günümüzdeki reklam anlayışı içerisinde de yer alan Flipbook’un hayatın her alanında karşımıza çıktığını söyleyen Gökçearslan, “Flipbook/Çizoynat araba markalarının tanıtımında da kullanılmıştır. Bu araba markalarından biri Volkswagen’dir. 1965 yılında Beetle modelini tanıtmak için çizoynatı kullanan Volkswagen, hava yastıklarının nasıl çalıştığını göstermek için de çizoynat üretmiştir. Porsche, Alfa Romeo ve Audi, çizoynatı tanıtım amacıyla kullanan diğer araba markalarıdır. Örneğin Porsche Boxster modelini, Alfa Romeo 156 modelini ve Audi A4 modelini tanıtmak için çizoynat üretmişlerdir. Bu reklam anlayışı da çizoynat sayesinde ilgi toplanmasına da neden olmuştur. Flipbook’u hayatımızın her alanında karşımıza çıktığını görüyoruz” dedi. Kaynak İçin: Haber Üsküdar

26 KAS 2019

Söyleşi: “Jenerik Tasraımı ve Sanat üzerine”

Üsküdar İletişim’de jenerik tasarımı ve sanat konuşulduÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen bölüm etkinliklerinin ikincisi tasarımcı ve sanat yönetmeni Mert Kızılay’ın katılımıyla 26 Kasım Salı günü saat 13.00’te gerçekleştirildi. “Jenerik Tasarımı ve Sanat Üzerine” başlıklı söyleşiye çok sayıda Üsküdar İletişim öğrencisi katıldı.Öğrencileri sektörde çalışan profesyonellerle bir araya getirmeyi amaçlayan bölüm etkinliklerinde bu hafta tasarım ve sanat konuşuldu. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Güney Yerleşke Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşide Mert Kızılay öğrencilere fotoğraf, kısa film ve animasyon örnekleri gösterdi. Birikim ve deneyimlerini aktaran Kızılay, sanat yönetmenliği hakkında bilgiler vererek iletişim öğrencilerine tavsiyelerde bulundu.“Her şey teknolojinin gelişmesiyle dijitale kaydı”Klasik animasyon çalışmalarının günümüzde giderek azaldığını ve bu durumun teknoloji ile ilişkili olduğunu söyleyen Mert Kızılay, “Klasik animasyon, eskiden kare kare idi. Şimdi birçok şey tabii ki dijitalleşti. Bizim zamanımızda verilen eğitimde pim cetveli denilen bir şey kullanırdık. Bu süreç karanlık bir dönemdi. Pim cetveline sayfaları tek tek yerleştirerek parmaklarımızın arasına sayfaları alıp çizerek hareketi kontrol eder ve o şekilde anime ederdik. Hâlâ çok yapan var ancak artık daha çok batıda yapılıyor. Zaman ve bütçe konusunda hassasiyet olduğu için her şey teknolojinin gelişmesiyle dijitale kaydı. Harekete hakimiyet ve zamanlama gibi şeyleri kavramak için bu çok önemli” dedi.“İşi severek yapmanız çok önemli”Öğrencilere çalışmalar yapmaları ve kendilerini geliştirmeleri ile ilgili olarak tavsiyelerde bulunan Kızılay, “Okuldan sonra buna çok fazla zaman kalmıyor ancak yine de zaman ayırmaya çalışabilirsiniz. İnsan istedikten sonra her şeye vakit yaratabilir. Okul dönemi bunun için mükemmel bir zaman. Özellikle sizi destekleyen ve size yol gösterecek insanlar da varsa bu harika bir şey. Dolayısıyla büyük bitmiş proje üretmeye çalışmak ve bu projelerin birbirinden farklı olması için çabalamak bence çok önemli. Eğer yapmaktan zevk almadığınız şeylere maruz kalırsanız onlarla para kazanmanız da, kendinizi geliştirmeniz de, bir kariyer inşa etmeniz de zor oluyor. Ancak işinizi seviyorsanız ve bu işi yaparken kendinizi kaybediyorsanız her şey çok başka oluyor. Diğer insanlar sizi takip etmeye başlıyor. İşinize duyduğunuz sevgi, size büyük geri dönüşler sağlıyor. O yüzden işinizi severek yapmanız çok önemli” ifadelerini kullandı.“Yaptığınız işi önce siz beğenmelisiniz”Sektörde iletişim becerilerinin önemli olduğunu vurgulayan Mert Kızılay, “Genellikle yönetmenlerin ve kreatif direktörlerin iletişimleri hep iyidir. Gerek çalıştığı ekip ile gerekse müşteriyle iyi iletişim kurmak çok önemli bir şey. Bir kere para konuşmayı bilmiyorsak işimiz karşılığında verilene razı olacağız demektir. Bu da hak ettiğimizden az kazanacağımız anlamına gelir. Herkesin emeğinin karşılığı olan parayı talep edebilmesi gerekir” şeklinde konuştu. İnsanın kendi yaptığı işi beğenmesi gerektiğinin de altını çizen Kızılay, “Eğer bir alanda kendimizi ifade edebilmek ve ‘bu benim vizyonum, benim sanatım, benim tasarımım’ diyebilmek istiyorsak birey temelde kendi yaptığı işi beğenmelidir. Bizler çoğu zaman projelerimizi birilerine kağıt üzerinde sunarız. Sunduğumuz kişi bir kreatör veya stüdyo olabilir. Ona fikri anlatabilmek ve ikna edebilmek için işe önce kendimiz inanmalıyız. Dolayısıyla çok üretim yapmalı ve en iyiyi yakalamaya çalışmalıyız” diyerek düşüncelerini izleyiciler ile paylaştı.“Çok değerli eğitmenleriniz var”Bir öğrencinin ‘Kendimizi nasıl geliştiririz?’ sorusunu Mert Kızılay, “Çok değerli eğitmenleriniz var. Benim çizgi film ve animasyon bölümümde iki klasik animasyon hocası vardı. Biz deneysel filmimizi yaptığımızda hocam bana, ‘Niye böyle şeyler yapıyorsunuz? Meyve veren ağacı taşlıyorsunuz’ dedi. Bunları birilerini kötülemek için sizlerle paylaşmıyorum ama insanın zaman zaman böyle şeylerle karşılaşabileceğini de bilmesi gerekiyor. Her zaman çıkışa dair ne inşa edebilirim diye düşünmek gerek. Eğitimcilerle okul dışında da vakit geçirebilirsiniz. Arta kalan zamanlarda ise yapmak istediğiniz şeye ve kişisel gelişiminize dair sürekli kendinizi geliştirmeye çalışmanın yollarını bulmalısınız. ‘Ben’i geliştirecek şeylere önem vermelisiniz” şeklinde yanıtladı. Etkinlik toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu.Kaynak İçin: Haber Üsküdar

05 KAS 2019

Söyleşi: “Canlandırma Sineması”

Canlandırma sinemasında fikir çok önemliÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen etkinlikte “Canlandırma Sineması” ele alındı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Birnur Karatimur Çutsay’ın katılımıyla gerçekleşen konferansta canlandırma filmlere ilişkin örnekler gösterildi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın katkılarıyla organize edilen “Canlandırma Sineması” başlıklı etkinlik 5 Kasım 2019 Salı günü Mac Lab 1’de gerçekleştirildi. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Birnur Karatimur Çutsay, Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencilerini “Canlandırma Sineması” hakkında bilgilendirdi. Ödül alan stop motion canlandırma filmlerinden de örnekler sunan Çutsay, canlandırma sinemasının kısa tarihini örnekleriyle anlattı ve filmleri hakkında açıklamalarda bulundu. 2 saat süren etkinliği öğrenciler ilgiyle izledi.Dr. Öğr. Üyesi Birnur Karatimur Çutsay: “Bir canlandırma filmi gerçekleştirmek için öncelikle ileri sürülmüş fikir olması gerekmektedir” Sunumuna canlandırma kavramından bahsederek başlayan Dr. Öğr. Üyesi Birnur Karatimur Çutsay, canlandırmanın tercih edilme nedenlerinden bahsederek canlandırmada sadeleştirme, abartı ve yapaylık konularına değindi. Canlandırmada fikrin önemini vurgulayan Birnur Karatimur Çutsay, “Oluşturulacak film öyküsünün temeli olan fikir, bir eylem, bir his, bir durum ya da bir atmosfer olabilir. Fikir, bir film için ‘öz’ anlamında da kullanılır. Aktarılmak istenilen fikrin geliştirilmesi için akıl haritası yaratılmalıdır. Filmi betimleyen temel kavramdan yola çıkarak bu kavramla ilişkili diğer kavramları ortaya koyup akıl süzgecinden geçirerek sanatsal düşünce oluşturulur. Bir canlandırma filmi gerçekleştirmek için öncelikle ileri sürülmüş fikir olması gerekmektedir. Bu fikri animatör, tasarımcı, yapımcı, yönetmen birlikte geliştirerek senaryo ve storyboard hazırlarlar. Belirlenen tekniğe göre de uygulama aşamaları gerçekleştirilir” dedi. Canlandırmanın temel tekniklerine değinildiCanlandırmanın tarihsel gelişimini aktaran Çutsay ardından canlandırma film temel teknikleri üzerinde durdu. Dr. Öğr. Üyesi Birnur Karatimur Çutsay “Canlandırmanın temel tekniklerini sınıflandıracak olursak ‘çizgi film’ ve ‘stop motion’ teknikler olarak ikiye ayırabiliriz. Gelişen teknoloji sayesinde hızla yaygınlaşan diğer bir canlandırma türü de ‘bilgisayar canlandırma’dır” ifadelerini kullandı. ‘Cell animation’, ‘paper animation’ ve ‘simplified cell system animation’ olmak üzere üç çizgi film tekniği olduğunu söyleyen Karatimur Çutsay, stop motion canlandırma tekniklerinin ise ‘stop motion yüzeysel teknikler’ ve ‘stop motion üç boyutlu teknikler’ olmak üzere iki ana başlık altında incelenebileceğini dile getirdi. Dr. Öğr. Üyesi Birnur Karatimur Çutsay, stop motion yüzeysel teknikleri ‘strike back animation’ (çizme-çekme canlandırma), ‘cut out animation’ (kesme-çıkarma canlandırma), ‘silhouette animation’ (gölge canlandırma), ‘collage animation’ (karma canlandırma), ‘painting on glass animation’ (cam üzerine boyama), ‘sand animation’ (kum canlandırma) ve ‘kinesthesis animation’ (hareketsiz canlandırma) şeklinde ayrı başlıklar halinde açıkladı. Canlandırma film temel teknikleri üzerine bilgilendirici sunumuna devam eden Dr. Öğr. Üyesi Birnur Karatimur Çutsay, “Stop motion üç boyutlu teknikler ‘puppet animation’ (kukla canlandırma), ‘clay animation’ (kil canlandırma), ‘object animation’ (nesne canlandırma), ‘pixilation animation’ (devinimsiz canlandırma) ve ‘time-lapse animation’ (aralıklı zaman canlandırma) olarak sınıflandırılmaktadır” dedi. Farklı canlandırma tekniklerine de değinen Çutsay, bu tekniklerin ‘rotoscope animation’, ‘cameraless animation’ (kamerasız canlandırma) ve ‘pin screen animation’ (iğneli perde canlandırma) olarak isimlendirildiğini ifade etti.Kaynak İçin: Haber Üsküdar

02 MAY 2019

Dijital dönüşüm Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tartışıldı

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası İletişim Günleri’nde (İFİG) iletişimde dijital dönüşüm her yönüyle irdelendi. Sempozyumda Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve İspanya’dan da alanında tanınmış akademisyenlerin katılımıyla dijital dönüşümün etkileri ve geleceği tartışıldı.Yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli üniversitelerden yaklaşık 150 akademisyenin bildiri katılımının yanı sıra yerli ve yabancı tanınmış ana konuşmacıların sunumlarıyla iki gün boyunca, eşzamanlı oturumlar biçiminde, 23 oturumla gerçekleştirilen sempozyumda dijitalleşme süreçleri iletişim eksenli olarak çeşitli yönleriyle masaya yatırıldı.Yazılı basından yeni medyaya, sinemadan reklamcılığa, halkla ilişkilerden kişilerarası iletişime, iletişimin tüm boyutlarında etkisini gösteren dijitalleşme olumlu ve olumsuz yanlarıyla ele alındı. İletişim akademisyenleri ve medya profesyonelleri tarafından gerçekleştirilen oturumlarda konular çeşitli yönleriyle tartışıldı.Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılış töreninde Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör, altı yıldan bu yana kesintisiz şekilde düzenledikleri etkinlikte bu yıl bir yenilik yaptıklarını ve İletişim Günleri’ni bildirilere açtıklarını söyledi.Prof. Dr. Güngör: “Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi bir markadır, İFİG de fakültemizin marka değerini pekiştirmektedir”Akademik camiayı birlikte tartışmak ve çözüm aramak için davet ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Nazife Güngör, “Her yıl akademik camiada tartışılan konulara göre temaları belirleyip tüm üniversitelerin katılımı ile gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Son yıllarda özellikle iletişim bilimlerinde dijitalleşmenin etkisi ile çok önemli değişimler oluyor. Dijitalleşme nasıl ki toplumun, kültürün, siyasetin değişik alanlarına, toplumun kılcal damarlarına kadar etkisini gösteriyor ve etkili oluyor, aynı şekilde iletişim bilimlerinin de kılcal damarlarına kadar etkisini göstermeye başladı. Bu çok büyük anlamlar taşıyor. İletişim bilimlerinde şu ana kadar ortaya konulan kurallar ve yaklaşımların, metodolojinin yeniden ele alınması ve üzerinde yeniden düşünülmesi ihtiyacı bulunuyor. Biz de bu nedenle birlikte tartışalım ve iletişim bilimlerinin bu yeniye açılan boyutlarını ele alalım istedik. İletişim bilimleri bu teknolojik dönüşümle birlikte artık çok merkezi bir yerde, iletişim bilimlerinde yeni tartışmalar devam ediyor. Bütün kurum ve kuruluşlarda birimler oluşmaya başladı, bu da gelecekte iletişimciler için önemli istihdam alanları olduğu anlamına geliyor. Değişen dijital süreç ile birlikte bu yıl sempozyumda dijital dönüşümü tartışacağız” dedi. Bu yıl TÜBİTAK desteği ile düzenledikleri sempozyuma yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti vurgulayan Prof. Dr. Nazife Güngör, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin artık bir marka fakülte olduğunu, Uluslararası İletişim Günleri’nin ise İFİG logosuyla marka bir bilimsel etkinlik haline geldiğini dile getirdi. İFİG’in tam bir takım çalışmasıyla gerçekleştiğinin altını da çizen Güngör,  etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.Prof. Dr. Atasoy: “Dijital dönüşümün suç dünyasına etkisi çok büyük”Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, açılış konuşmasında bu yılki konusu “Dijital Dönüşüm” olarak belirlenen, iletişim akademisyenleri ve medya profesyonellerinin katılımı ile gerçekleşecek sempozyumun çok başarılı ve verimli geçeceğini düşündüğünü söyledi. “Dervişin fikri neyse zikri de odur” diyen Prof. Dr. Sevil Atasoy şunları söyledi: “Belki sizlerin dikkatini çekmemiştir ama dijital dönüşümün suç dünyasına etkisi çok büyük. Bu nedenle dönüşümün sağlıklı işleyişi siber suçlarla mücadelenin başarısına bağlı. Teknolojik gelişmeyi patolojik bir suçlunun elindeki baltaya benzeten Albert Einstein kadar kötümser değilim ama hastaneler, telefon şirketleri, bankalar, üniversiteler ve hükümetlerin yanı sıra bireylere yönelik olarak gerçekleştirilen siber saldırılar, suç örgütlerinin en azından şimdilik yasal organizasyonlardan çok daha hızlı ve başarılı bir biçimde dijitalleştiğinin bir göstergesi. Nitekim son 10 yılda hırsızlık, gasp gibi geleneksel suçlar azaldı, buna karşın sahte, çalıntı kredi kartı ya da kredi kartı bilgilerinin kopyalanması ile yapılan online alışverişler, ayrıca hedefin ya da silahın bilgisayar olduğu değişik nitelikte siber suçlar logaritmik olarak arttı. Bu nedenle gerek lisans gerek lisansüstü düzeydeki adli bilimler programlarımızda yer alan kriminalistik ders içeriklerine dijital olay yeri inceleme, siber suçlu profillemesi, siber suç soruşturmasında coğrafi profilleme gibi konuları ekledik.”İnternetin bir de özel yazılımlarla ulaşılabilen darkneti olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Bu karanlık dünyada uyuşturucu, silah, mermi ve patlayıcı satışlarından çocuk pornografisine, kiralık katil bulma sitelerinden ya da 2014 ortalarında hizmete giren Google benzeri arama motorundan ve bütün bu melanetlerle ilgili olarak yapılan reklamlardan haberimiz çok yok. Dijital dönüşüm ile birlikte henüz bilmediğimiz yeni suç tipleri ortaya çıkacak. Hatta adam öldürmek için yeni yöntemler olacak. İnsanoğlunun ilk büyük keşfi ateştir, nasıl ateşin hem bizi ısıtmak, yemeklerimizi pişirmek gibi faydaları, buna karşılık yangın çıkarma gibi zararları varsa dijital dönüşümün de iyi ve kötü yanları bulunuyor. Bunları değerlendirmek için önümüzde 23 oturum var. Ancak unutulmamalı ki dönüşümün henüz çok başındayız” dedi.Prof. Dr. Arıboğan: “İnsanlık tarihi denilen şey, aslında teknolojinin tarihi”Sempozyumun davetli konuşmacıları arasında yer alan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, “Siyasette Dijital Dönüşüm” başlıklı konuşmasında siyaset biliminin devlet merkezli incelenen bir alan olduğunu ancak son yıllarda teknolojik gelişmeler eşliğinde de okunduğunu söyledi. Siyaset biliminin genel olarak ana laboratuvar alanı olarak kullandığı şeyin tarih olduğunu belirten Prof. Dr. Arıboğan, “Siyasi tarih içerisinde değerlendirilir ve bunlar üzerinden bir dünya okuması yapmaya çalışırız. Yakın zamanlarda uluslararası ilişkiler alanındaki önemli değişikliklerden biri insan psikolojisi üzerinden yapılmaya başlandı. Bir diğeri de teknoloji bilimi üzerinden okumalar ve yeni yaklaşım tarzları ortaya çıktı. Dönüşüm, dijital dönüşüm, yeni dünya dediğimiz şey aslında tarihte ilk defa bu kadar büyük bir hızla, devrimci yapının merkezine doğru vurarak geliyor. İnsanoğlunun, insan topluluklarının tarihin başından beri bir değişim dönüşüm içerisinde olduğu aşikar. İnsanlık tarihi denilen şey, aslında teknolojinin tarihi. Teknoloji geliştikçe insan dönüşüyor, insan değiştikçe teknoloji gelişiyor. İnsanoğlu içinde yaşadığı teknolojiyi bir an kabul ediyor. Aslında bunun ne kadar olağanüstü olduğuyla da çok fazla ilgilenmiyor. Onu hayatın bir parçası olarak düşünüyor. Bugün ilk defa karşımızda insan topluluklarından, yaşam tarzımızdan kısmen bağımsızlaşmaya başlayan ve sanki başka bir uygarlığın izlerini, alarmını bize doğru yansıtmaya başlayan bir dönüşümden bahsediyoruz” dedi.Siyaset bilimi açısından iletişimin çeşitli taktikler sunduğunu, değişimin kaçınılmaz olduğunu ve mutlaka uyum sağlanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, “Sistem değişiyor, sadece ders anlatım biçimleri değil. Yeni dünyaya adapte olmazsak tamamen out’a çıkma ihtimalimiz var. Bizim deneyimlerimiz ‘Endüsrti 4.0’ın, gençliğin dünyasına yetişemiyor. Onun için zamanı durdurmaya çalışıyoruz. Duvarlı dünya aslında zamanı durdurmaya çalışan orta yaşın dünyası. Bu büyük dönüşümü durdurmanın yolu yok, adapte olamıyoruz. Daha kaç kuşak tarımda büyüdük, sanayide büyüdük, sanayi sonrasında olgunlaştık, bu da dördüncü. Kaç uygarlık birden göçebe yaşayacağız? Bari bunu tutalım diyoruz” diye konuştu.Prof. Dr. Nalçaoğlu: “Geleceğin bilimi yapay zekâ ekseninde biçimlenecektir”Sempozyumun ana konuşmacılarından Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu, “Bir Paradigmanın Dönüşümü: Sibernetikten Yapay Zekaya” başlıklı konuşmasında yapay zekanın istihdam alanlarının kapanması, etik sorunlara ve yönetsel/yönetişimsel sorunlara yol açtığını söyledi. Nalçaoğlu, “Yapay zeka kavramı günümüz bilim dünyasına temel oluşturmaya, tüm düşünsel paradigmamızı etkilemeye başladı. Olumlu yanları ve olumsuz yanlarıyla ele alınması gerekiyor. Etik meselesi çok önemli” dedi.Prof. Dr. Antonioi: “Biz hala buzdağının görünen kısmını görüyoruz”Ana konuşmacılardan İspanya Santiago de Compostela Üniversitesi’nden Prof. Dr. Neira Cruz Xose Antonioi ise dijital çağda iletişim yöntemlerini anlattı. Prof. Dr. Neira Cruz Xose Antonioi, gelişen teknolojilerle beraber dijital çağda kullanılan iletişim araçlarının değiştiğini, bunun da kitle iletişiminde çok önemli değişmelere yol açtığını söyledi. Dijital çağda iletişimin yeni bir dile sahip olduğunu belirten Antonioi, kitle iletişiminin beraberinde değerli avantajlar, sayılamayan ihtimaller ve belirsiz sınırlar ortaya koyduğunu kaydederek “Biz hâlâ buzdağının görünen kısmını görüyoruz” dedi.Dijital dönüşüm her yönüyle ele alındıÜÜ TV’den canlı olarak yayınlanan, iki gün süren sempozyumun ilk gününde Güney Yerleşkesi’nde “Dijital Dönüşüm ve Artırılmış Gerçeklik”, “Dijital Dönüşüm ve Pazarlama”, “Popüler Kültür ve Gündelik Yaşam”, “Sosyal Medya ve Sosyal Ağlar”, “Geleneksel Medyadan Yeni Medyaya”, “Dijital Kültür”, “Dijital Dönüşüm ve Sanat”, “Dijital Dönüşüm, Yeni Medya ve Etkileri”,  “Dijital Dönüşüm, Tüketici ve Tüketim”, “Dijital Dönüşüm ve İletişim Bilimleri” ve “Dijital Bağımlılık” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi.İletişim Günleri, oturumlar ve kültürel etkinlikler ile ikinci günde de devam ettiSempozyumun ikinci gününde ise davetli konuşmacı Bournemouth Üniversitesi’nden Doç. Dr. Salvatore Scifo, “Radio, Audio and Digitalization: The Changing Roles of Broadcasters Producers and Listeners” başlıklı bir konuşma yaptı İngiltere’de BBC’nin dijital dönüşüme nasıl ayak uydurmaya çabaladığını anlattı. Scifo, radyo dinleme alışkanlıkları açısından kuşaklar arası farkla bulunduğunu ve radyo yayıncılarının da özellikle genç kuşağın beklentilerine uymaya çabaladıklarını söyledi.Basın İlan Kurumu İlan Hizmetleri Müdürü İdris Armağan Çam ise “Basın İlan Kurumu ve Yeni Medyaya İlişkin Faaliyetleri” başlıklı bir konuşma yaparak, Basın İlan Kurumu’nun dijital dönüşüme nasıl hazırlandığını anlattı. Çam, yerel medyanın dijital dönüşümüne de katkı koyduklarını ifade etti. Çam, internet gazeteciliğinin yasal mevzuata henüz sahip olmadığını, Basın İlan Kurumu olarak bu sorunun çözümüne de katkı koymaya çabaladıklarını ifade etti.İkinci günde 11 oturumSempozyumun ikinci gününde davetli konuşmacıların dışında “Haber İncelemeleri”, “Dijital Dönüşüm ve Reklam”, “Gazetecilik”, “Yapay Zekâ”, ”Dijital Çağda Gerçekliğin Yeniden Üretimi”, “Dijital Dönüşüm ve Görsel İletişim Tasarımı”, “Halkla İlişkiler”, “Dijital Dönüşüm ve Yayıncılık”, “Dijital Dönüşüm ve Sinema” ve “Dijital Dönüşüm ve Siyaset” oturumları gerçekleştirildi.Sempozyuma çeşitli üniversitelerden çok sayıda akademisyen bildirileriyle katılırken yine çeşitli üniversitelerden akademisyenler de oturumlarda moderatörlük yaptı. İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Çelikcan, İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Suat Gezgin, Prof. Dr. Yıldız Dilek Ertürk, Prof. Dr. Murat Özgen, Marmara Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Filiz Aydoğan, Prof. Dr. Ebru Özgen, Maltepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selahattin Yıldız, Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Defne Özonur, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özer Kambur ve Doç. Dr. Deniz Yenğin, Ankara Hacı Bayram Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aytül Tamer, Doç. Dr. Esra Keloğlu ve Dr. Kurtuluş Özgen, Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Özlem Pektaş Turgut bildiri ve oturum moderatörlükleriyle sempozyuma destek verenler arasındaydılar.İFİG kapsamında açılan sergiler büyük beğeni aldı6’ıncı İletişim Günleri kapsamında bu yıl öğretim üyelerinin ve öğrencilerin çalışmalarından oluşan sergiler de açıldı. Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın Ekslibris Sergisi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Sanat Galerisi’nde açıldı. Açılışını Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın yaptığı sergi 12 Mayıs’a kadar ziyarete açık tutulacak.Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü öğrencilerinin Uygulamalı Gazetecilik dersi kapsamında, hocaları Dr. Öğr. Üyesi Aylin Tutgun Ünal’ın danışmanlığında açtıkları Gazete Sergisi de Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından açıldı.Görsel İletişim ve Tasarım Bölümü öğrencilerinin Grafik Tasarım dersi kapsamında, hocaları Öğr. Gör. Pınar Çelik danışmanlığında gerçekleştirdikleri sergi de bir dijital teknoloji harikası olarak etkinlik kapsamındaki yerini aldı.İFİG kapsamında İletişim Fakültesi öğrencilerinin sosyal sorumluluk projeleri de dikkat çekiciydi. İnsanları su içmeye teşvik eden ‘Su İçin’ sloganlı sosyal sorumluluk projesi sayesinde sempozyum konukları kana kana su içtiler. Bir çevre dostu olarak yeşili korumayı ve organik beslenmeyi teşvik eden projeyle ise konuklara bitkiler dağıtıldı.İFİG genç iletişimcilere etkinlik yönetimi deneyimi kazandırdı6. Uluslararası İletişim Günleri’nde, Etkinlik Yönetimi dersi öğrencileri uygulamalı eğitimin bir parçası olarak görev aldılar. Dr. Öğr. Üyesi Şaha Özpınar tarafından verilmekte olan dersin uygulamalı eğitim kesitini öğrenciler İFİG organizasyonunda görev alarak tamamladılar. İletişim öğrencileri başarılı çalışmalarıyla başka üniversitelerden sempozyuma katılan akademisyenlerin ve öğrencilerin takdirini topladılar.6. Uluslararası İletişim Günleri, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör’ün teşekkür konuşmasıyla sona erdi. Güngör, teşekkür konuşmasında fakültenin akademik kadrosuna, etkinlikte özveriyle görev alan öğrencilere, sempozyuma bildirileriyle katılan akademisyenlere, oturum başkanı olarak katkı veren akademisyenlere, sempozyuma desteğini esirgemeyen Rektörlük Yönetimi’ne, üniversitenin ilgili idari birimlerine, sempozyuma destek veren TÜBİTAK’a ve etkinlikte kahve sponsorluğu desteği veren Tchibo’ya teşekkürlerini iletti.  Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Üniversitemizle ilgili “AKLINDA NE VARSA” bize sor!