Sağlık sektöründe dijital dönüşüm hız kesmeden devam ederken, sağlık hizmetlerinin sunumunda görev alacak teknik sağlık personelinin de yeni teknolojilere hâkim olması her zamankinden daha büyük önem taşıyor.
Yapay zekâ uygulamalarının sağlık alanındaki kullanımının hızla arttığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, "Yapay zekâ destekli sistemler ve sağlık otomasyon teknolojileri, teknik sağlık personelinin rolünü ortadan kaldırmıyor; aksine onların görevlerini daha nitelikli ve daha stratejik hale getiriyor.” dedi. 38 programla eğitim verdiklerini söyleyen Karasakal, "Bizim temel hedefimiz, öğrencilerimizi bugünün yanında geleceğin sağlık sistemine de hazırlamaktır.” diye konuştu.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, dijitalleşen sağlık sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli sağlık teknikerlerini yetiştirmek amacıyla yürütülen eğitim çalışmalarını değerlendirdi.
Temel görev, sektöre nitelikli sağlık profesyonelleri kazandırmak
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının artık yalnızca mesleki bilgi veren kurumlar olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, "Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının temel görevi, öğrencilere bugünün sağlık uygulamalarını öğretmenin yanı sıra, geleceğin dijital sağlık ekosistemine de hazırlayarak sağlık sektörüne nitelikli sağlık profesyonelleri kazandırmaktır. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olarak öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde dijital sağlık teknolojileriyle uygulamalı şekilde tanışmalarını önemsiyoruz." dedi.
Öğrencilerin yalnızca sınıf ortamında değil sektörün içinde de güncel teknolojilerle buluşturulduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, "Gerek uygulamalı derslerimizde gerekse programlarımız özelinde öğrencilerimize yıl boyunca düzenlenen seminerler, sempozyumlar, çalıştaylar, sektör buluşmaları ve teknik geziler aracılığıyla sağlık sektöründeki en güncel teknolojileri yerinde görme ve alanında öncü uzmanlarla bir araya gelme imkânı sunuyoruz. Böylece mezunlarımız, hızla dijitalleşen sağlık sektörüne teknolojiyi etkin kullanabilen, değişime uyum sağlayabilen ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap verebilen profesyonel sağlık teknikerleri olarak hazırlanmaktadır." diye konuştu.
Yapay zekâ sağlık çalışanının yerine değil, yanında yer alıyor
Yapay zekâ uygulamalarının sağlık alanındaki kullanımının hızla arttığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, "Yapay zekâ destekli sistemler ve sağlık otomasyon teknolojileri, teknik sağlık personelinin rolünü ortadan kaldırmıyor; aksine onların görevlerini daha nitelikli ve daha stratejik hale getiriyor. Yapay zekâyı, sağlık çalışanlarının yerine geçen bir teknoloji olarak görmemek gerekiyor, aksine karar verme süreçlerini destekleyen ve hizmet kalitesini artıran güçlü bir yardımcı, güçlü bir asistan olarak değerlendirmek gerekir." ifadesinde bulundu.
Yapay zekânın bugün pek çok sağlık hizmetinde aktif olarak kullanıldığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, "Bugün güncel süreçleri takip ettiğimizde, radyolojik görüntülerin ön değerlendirilmesi, laboratuvar verilerinin analiz edilmesi, hasta risklerinin öngörülmesi, yoğun bakım hastalarının anlık izlenmesi ve klinik karar destek sistemleri gibi birçok alanda yapay zekâ uygulamaları kullanılmaktadır." dedi.
Ancak teknolojinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, "Bu sistemlerin güvenilir şekilde çalışabilmesi; cihazların doğru kullanılması, üretilen verilerin doğrulanması, kalite kontrollerinin yapılması ve elde edilen sonuçların klinik süreçlerle doğru ilişkilendirilmesi, iyi yetişmiş teknik sağlık personelini vazgeçilmez kılmaktadır. Bu nedenle Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarından mezun olan sağlık teknikerlerine duyulan ihtiyaç azalmamakta, aksine teknolojinin gelişmesine paralel olarak her geçen gün artmaktadır." şeklinde konuştu.
Öğrenciler elektronik sağlık kayıtlarından akıllı cihazlara kadar birçok teknolojiyle eğitim görüyor
SHMYO'da teorik bilginin uygulamayla desteklendiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, "Eğitim sürecimizde öğrencilerimizin teorik bilgiyi güncel teknolojiyle bütünleştirmesine büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda laboratuvarlarımızda bulunan modern cihazlar, ekipmanlar, simülasyon sistemleri ve dijital uygulamalar sayesinde öğrencilerimiz mesleklerini sahaya çıkmadan önce deneyimleme fırsatı buluyor." diye konuştu.
Programlara göre kullanılan teknolojiler hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, şöyle devam etti:
“Örneğin Elektronörofizyoloji Laboratuvarımızda sinir ve kas sistemine ait elektriksel sinyaller dijital sistemler üzerinden analiz edilirken, Anestezi Laboratuvarımızda öğrencilerimiz hasta monitörizasyonu kapsamında kalp ritmi, nabız, kan basıncı ve oksijen satürasyonu gibi yaşamsal bulguları ileri teknolojiye sahip cihazlarla takip etmeyi öğreniyor. Sağlık Bilgi Sistemleri Programımızda elektronik sağlık kayıtları, hastane bilgi yönetim sistemleri ve dijital hasta takip yazılımları uygulamalı olarak kullanılmaktadır.
Acil müdahale senaryoları ve vaka analizleri gerçekleştiriliyor
İlk ve Acil Yardım Laboratuvarımızda simülasyon içeren maket üzerinde acil müdahale senaryoları ve vaka analizleri gerçekleştiriliyor. Tıbbi Görüntüleme Teknikleri ile Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği programlarımızda öğrencilerimiz ileri görüntüleme teknolojilerini hem laboratuvar ortamında hem de sektör iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen teknik gezilerde yakından tanıma imkânı buluyor. Evde Hasta Bakımı, Yaşlı Bakımı ile Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon programlarımızda ise bakım hizmetlerinde kullanılan güncel teknolojiler ve simülasyon uygulamaları eğitim sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor.”
Dijital sağlık ekosistemine uyum sağlamış teknikerler oluyorlar
Yürüyüş analiz sisteminin farklı programlar tarafından ortak kullanıldığına dikkat çeken, Karasakal şöyle konuştu:
"Podoloji Laboratuvarımızda bulunan ve farklı programlarımızdaki öğrencilerimizin de kullanımına açık olan yürüyüş analiz sistemi sayesinde öğrencilerimiz, basış ve yürüyüş bozukluklarını ileri teknolojiyle değerlendirmeyi ve elde edilen verileri klinik uygulamalarla ilişkilendirmeyi uygulamalı olarak öğreniyor. Öğrencilerimiz mezun olduklarında mesleki bilginin yanında elektronik sağlık kayıtları, dijital hasta takip sistemleri, akıllı tıbbi cihazlar ve sağlık otomasyon sistemlerini etkin şekilde kullanabilen, dijital sağlık ekosistemine uyum sağlamış teknikerler olarak çalışma hayatına hazırlanmış oluyorlar."
Geleceğin uzmanlık alanları sağlık bilişiminden dijital rehabilitasyona uzanacak
Sağlık sektöründe ön lisans mezunlarını bekleyen yeni uzmanlık alanlarına da değinen Karasakal, "Artık sağlık hizmetlerinde yalnızca klasik teknik becerilere sahip olmak yeterli değil; dijital teknolojileri kullanabilen, veriyi yorumlayabilen ve yeniliklere hızla uyum sağlayabilen sağlık profesyonellerine ihtiyaç duyuluyor. Üsküdar Üniversitesi SHMYO olarak öğrencilerimizi bu sürece hazırlıyoruz. Önümüzdeki dönemde sağlık bilişimi, yapay zekâ destekli tanı ve karar destek sistemleri, uzaktan sağlık hizmetleri, büyük sağlık verisinin yönetimi, biyomedikal cihaz teknolojileri, akıllı laboratuvar sistemleri, dijital rehabilitasyon uygulamaları ve sürdürülebilir sağlık hizmetlerini destekleyen yeşil beceriler, sağlık teknikerleri açısından öne çıkan uzmanlık alanları olacaktır. Bu sebeple sahada görev alacak teknikerlerin dijital okur yazarlığa hâkim olması büyük önem kazanmaktadır." dedi.
Simülasyon laboratuvarlarının sağlık eğitimindeki önemine değinen Karasakal, "Sağlık eğitiminde uygulama becerisi, teorik bilgi kadar önemlidir. Ancak hasta güvenliği ve etik ilkeler gereği öğrencilerin tüm mesleki becerileri doğrudan gerçek hastalar üzerinde öğrenmesi mümkün değildir. Bu noktada simülasyon imkanları, laboratuvarla yapılan vaka analiz uygulamaları ve bu süreçlerde kullanılan dijital eğitim teknolojileri, sağlık eğitiminin vazgeçilmez unsurları hâline gelmiştir.” ifadesinde bulundu.
Gerçek klinik ortamlarda deneyim…
Üsküdar Üniversitesi'nin güçlü eğitim altyapısına dikkat çeken Karasakal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üsküdar Üniversitesi SHMYO olarak öğrencilerimize gerçek klinik ortamları en yakın şekilde deneyimleyebilecekleri modern eğitim altyapısı sunuyor. Laboratuvarlarımızda yüksek gerçeklik düzeyine sahip maketler ve eğitim sistemleri üzerinde acil müdahale, hasta değerlendirme, bakım uygulamaları ve klinik senaryolar güvenli bir ortamda tekrar tekrar uygulanabilmektedir. Böylece öğrencilerimiz hata yapma kaygısı yaşamadan deneyim kazanırken, özgüvenlerini ve mesleki becerilerini de geliştirmektedir. Bu teknolojiler sayesinde öğrenme süreci daha kalıcı, daha etkili ve daha öğrenci merkezli hâle gelmektedir. Aynı zamanda öğrencilerimizin eleştirel düşünme, klinik karar verme, ekip çalışması ve problem çözme becerileri de desteklenmektedir."
Dijital okuryazarlık ve veri güvenliği öne çıkıyor
Geleceğin sağlık çalışanlarında bulunması gereken yetkinlikleri de sıralayan Karasakal, şunları söyledi:
“Sağlık sektörünün bugün ve gelecekte en fazla ihtiyaç duyacağı yetkinlikler arasında dijital okuryazarlık, teknoloji kullanma becerisi, veri güvenliği farkındalığı, ekip çalışması, iletişim becerileri, etik duyarlılık ve yaşam boyu öğrenme yaklaşımı bulunmaktadır. Teknolojiler hızla değişirken çalışanların da kendilerini sürekli güncellemeleri gerekmektedir. Bu nedenle hedefimiz; bilgiye ulaşabilen, teknolojiyi doğru kullanan, hasta güvenliği ve kalite odaklı çalışan, etik değerlere bağlı ve geleceğin dijital sağlık sistemlerinde etkin rol alabilecek değişime uyum sağlayabilecek nitelikli sağlık teknikerleri yetiştirmektir."
"Öğrencilerimiz geleceğe güvenle hazırlanıyor"
Sağlık sektörünün istihdam açısından önemini vurgulayan Karasakal, "Sağlık sektörü, Türkiye'nin en dinamik ve istihdam potansiyeli en yüksek alanlarından biridir. Ancak günümüzde iş hayatında fark oluşturan unsur diploma sahibi olmanın yanında; güçlü uygulama becerilerine, teknolojik donanıma ve değişen sağlık sistemine uyum sağlayabilecek yetkinliklere sahip olmaktır." şeklinde konuştu.
38 programla eğitim verdiklerini hatırlatan Karasakal, "Üsküdar Üniversitesi SHMYO olarak 38 programımızla öğrencilerimize uygulama odaklı bir eğitim sunuyoruz. Güçlü laboratuvar altyapımız, simülasyon içeren eğitimimiz, güncel teknolojilerle donatılmış laboratuvarlarımız, sektörle yürüttüğümüz iş birlikleri ve deneyimli akademik kadromuz sayesinde öğrencilerimiz daha eğitimleri devam ederken mesleklerinin gerektirdiği bilgi ve becerileri uygulamalı olarak kazanıyor. Bizim temel hedefimiz, öğrencilerimizi bugünün yanında geleceğin sağlık sistemine de hazırlamaktır. Üsküdar Üniversitesi SHMYO'yu tercih eden öğrenciler; güçlü bir uygulama eğitimi, teknolojik altyapı, sektörle iç içe bir öğrenme ortamı ve mezuniyet sonrasında yüksek istihdam potansiyeli sunan bir eğitim deneyimiyle geleceğe güvenle adım atmaktadır." şeklinde sözlerini tamamladı.
İnternet sitemizde deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla çerezler kullanılmakta olup, izin vermeniz halinde zorunlu çerezler haricindeki çerezlerle toplanan veriler işlenmektedir. seçeneğine tıklamanız halinde tercih ve ilgi alanlarına yönelik maalesef sana özel bir deneyim sunamayacağız. Çerezlerle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz: Çerez Politikası