Elektronörofizyoloji Sempozyumu’nda mesleki gelişime destek



Üsküdar Üniversitesi Elektronörofizyoloji Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. N Beyin Kulübü ile Sağlık, Kültür ve Spor Direktörlüğü (SKS) tarafından düzenlenen sempozyuma farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Etkinlik, Çarşı Yerleşke Emir Nebi Konferans Salonu’nda yapıldı.

Elektronörofizyolojinin tarihteki gelişimsel sürecinin aktarılması ile başlayan sempozyum, Çocuk EEG’si teorik eğitim sunumunu takiben, doğru ilk yardım müdahalesi ve elektronörofizyoloji cihazlarının kullanımı sunumu ile devam etti.



EEG’nin Tarihi

Afyon Kocatepe Üniversitesi Elektronörofizyoloji Bölümü Asistanı ve Pratik Uygulama Görevlisi Kürşat Erdoğan Zülfikar, Çocuk EEG’si ve Yeni Doğan EEG’si başlıklı sunumunda, katılımcılara öncelikle EEG’nin tarihçesini anlattı. Zülfikar, Alman Psikiyatrist Hans Berger’in kafatasını açmadan beynin ürettiği elektrik akımlarının kaydedebileceğini ve bunların bir kâğıt parçasında grafikler halinde ifade edilebileceğini, bu yeni kayıt metoduna elektroensefalogram (EEG) adını verdiğini belirtti.

Türkiye’de ilk EEG çekimlerinin 1950’li yıllarda Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde gerçekleştiğini ve daha sonra Hacettepe Tıp Fakültesinin ardından tüm Türkiye’ye yayıldığını belirten Zülfikar, daha sonra EEG’ye bağlı bipolar ve monopolar olarak ikiye ayrılan bağlantı metotlarını ve alt başlıklarını katılımcılar ile paylaştı.

Kürşat Erdoğan Zülfikar, sunumunda Yenidoğan EEG’sinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalara dikkat çekti. Yeni doğan EEG’sini EEG inceleme teknikleriyle örneklendiren Zülfikar, okul çağı ve ergenlik dönemi EEG incelemeleri ile ilgili verdiği bilginin ardından Çocuk EEG vaka sunumunda epilepsi hastası çocukların EEG’lerinde görülen çizgisel ritimlerle ilgili bilgilerini aktardı.



Yanlış ilk yardım hastaya zarar veriyor

Bilinç bozukluklarında acil müdahale eğitimi vermek üzere sahneye çıkan Çiğdem Yaralı, ilk yardımda yapılması gereken öncelikli davranışları belirtirken, toplumda yanlış bilinen ilk yardım müdahalelerinin de altını çizdi. Epilepsi hastalarının kriz anında olay yerinin güvenliği sağlandıktan sonra krizin kendisini tamamlamasını beklemenin en doğru yöntem olduğunu belirten Yaralı, kitlenmiş çenenin açılmamasının ve yabancı hiçbir madde koklatılmamasının, ağızdan içecek verilmemesinin yanlış sonuçların önüne geçeceğini belirtti.

Epilepsi bulaşıcı değil

Bilinç bozukluklarında acil müdahale eğitimi vermek üzere söz alan Elektronörofizyoloji EEG EMG Teknikeri Çiğdem Yaralı, ilk yardımda yapılması gereken öncelikli davranışları belirtirken, toplumda yanlış bilinen ilk yardım müdahalelerinin de altını çizdi. Epilepsi hastalarının kriz anında olay yerinin güvenliği sağlandıktan sonra krizin kendisini tamamlamasını beklemenin en doğru yöntem olduğunu belirten Yaralı, kitlenmiş çenenin açılmamasının ve yabancı hiçbir madde koklatılmamasının, ağızdan içecek verilmemesinin yanlış sonuçların önüne geçeceğini belirtti.



Elektronörofizyoloji cihazları uygulamalı anlatıldı

Konuşmacılardan Dr. Mehmet Yağmur da elektronörofizyoloji cihazlarının kullanımını öğrencilere uygulamalı olarak anlattı.
Türkiye Epilepsi ve Hasta Yakınları Derneği başkanı Ebru Öztürk, epilepsinin toplumdaki bilinçsizlikten kaynaklı yanlış bilinen bir hastalık olduğunu ve bulaşıcı olmadığını, aynı zamanda her yaştan insanın her dönemde bu hastalığa yakalanabileceğini belirterek epilepsi hastalarının sosyolojik açıdan sorunlarına değindi.



Sempozyumun ardından konuşmacıları katılımlarından dolayı teşekkür sertifikaları takdim edildi.
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)