2. G20 Dünya Beyin Haritalama ve Tedavileri Zirvesi Tamamlandı. Sonuçlar G20 Liderleriyle Paylaşıldı

Çıkan sonuç G20 Zirvesi Dünya Liderleriyle paylaşıldı.

Beynin sırlarının, Otizm, Şizofreni, Parkinson, Alzheimer ve MS gibi önemli hastalıkların araştırılıp tedavilerinin geliştirilmesi için ABD Başkanı Barack Obama’nın 2013 yılında başlattığı Brain Initiative (Beyin Girişimi) Projesi’nde Türkiye’yi temsil eden Üsküdar Üniversitesi, uluslararası bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. 2’nci G20 Dünya Beyin Haritalaması ve Tedavileri Bilimsel Zirvesi’nde beyin çalışmalarıyla ilgili son gelişmeler ele alınırken zirvenin sonuç bildirgesi 15 Kasım’da G20’nin düzenlendiği Antalya’da açıklandı. Raporda öne çıkan başlıklar var. 

Türkiye’nin ilk beyin parkı projesi çalışmalarını yürüten ve beyin hastalıkları konusunda hem eğitim hem tedavi imkânı sunan Üsküdar Üniversitesi, bu alanda çok önemli bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. ABD’nin İnsan Genom Projesi’nden sonra en dikkat çeken projesi Beyin Girişimi Projesi’nde Türkiye’yi temsil eden Üsküdar Üniversitesi, 2’nci G20 Dünya Beyin Haritalaması ve Tedavileri Bilimsel Zirvesi’nde, alanında uzman bilim insanlarını bir araya getirdi. 

Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi’nde Beyin Haritalama ve Tedavileri Derneği (SBMT)  işbirliği ile gerçekleştirilen zirvenin açılış konuşmasını, Derneğin Yönetim Kurulu üyeliği görevine getirilen Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan yaptı. Tarhan, beynin sırlarını çözmek için disiplinler arası işbirliği yoluyla sınırları aşmanın zorunlu olduğuna dikkat çekti. 

Prof. Dr. Tarhan: "Devrim olacak yenilikler var"

“ Bugün, nörobilim tarihinde eşsiz bir gün yaşıyoruz. Beyni anlamamızda devrim olabilecek keşiflere imkan tanıyan teknolojik yeniliklerin olduğu bir andayız. Beyni anlamak tek başına merak uyandıran entelektüel bir misyon ancak uzun vadede beynin sırlarının çözülmesi demek, beyin hastalıkları için yeni tedaviler oluşturulması anlamına geliyor. Beynimizin nasıl çalıştığına dair derinleşmiş bilgimiz olduğunda kendimizi de farklı anlayacağız, hastalıkları daha isabetli şekilde tedavi edebileceğiz, çocuklarımızı daha etkili şekilde eğitebileceğiz, hukuk ve yönetimde iç görüye sahip olacağız.”

Prof. Tarhan, Beyin Girişimi’nin bu hedeflere ulaşmak için öncelikli olarak, “beyin devrelerini haritalamak, bu devreler arasında oluşan elektriksel ve kimyasal aktivitenin değişken modelini ölçmek, bu devrelerin karşılıklı etkileşiminin bilişsel ve davranışsal yeteneklerimizi nasıl oluşturduğunu anlamak için yeni teknolojiler geliştirilmesi” konusunda çalışacağını ve uluslar arası işbirliği fırsatları oluşturacağını vurguladı.

Prof. Tarhan, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünya nüfusunun üçte birinin depresyon, Alzheimer gibi çeşitli nöropsikiyatrik rahatsızlıklardan muzdarip olduğunu, tüm hastalıkların yüzde 13'ünü beyin kaynaklı rahatsızlıkların oluşturduğunu belirterek, "Rakamlar bu konudaki çalışmaların önemini ortaya koyuyor. Üsküdar Üniversitesi olarak bizler de Beyin Girişimi'nin bilimsel vizyonu doğrultusunda Avrupa ve Ortadoğu'da dönüşümsel nörobilimin  lider üniversitelerinden biri olmak, bu konudaki çalışmalara öncülük etmek istiyoruz" dedi.

Dr.Kateb: "Beyin Girişimi Projesi ile sağlık giderlerinin de düşürülmesi hedefleniyor"

Beyin Haritalama ve Tedavileri Derneği Başkanı Dr. Babak Kateb de sağlık harcamalarının dünya ekonomisine büyük bir yük getirdiğine işaret ederek, projenin uzun vadedeki hedeflerine değindi. Beyin haritalama tekniğini  google map'in çalışma prensibine benzeten Dr. Kateb,  şöyle konuştu: "Beyin kaynaklı hastalıkların ülkelere maliyeti  oldukça yüksek. Örneğin ABD'de 5,5 milyon Alzheimer hastasının bakım maliyeti 200 milyar dolar. Avrupa'da sadece beyin hastalıklarının ekonomik yükü 798 milyar dolar. Beyin Girişimi projesiyle hastalıkların tedavisinin yanı sıra uzun vadede sağlık giderlerinin düşürülmesi de hedefleniyor".

"Prof.Dr. Tarhan, Dünya Beyin Haritalama Vakfı 

Türkiye Merkezi'nin kurulmasında öncülük edecek"

 

Dr. Babak Kateb, Üsküdar Üniversitesi'nin beyin haritalama ve tedavileri açısından önemli bir projede yer alacağını belirterek "Dünya Beyin Haritalama Vakfı Türkiye Merkezi'nin kurulmasında Prof. Dr. Nevzat Tarhan liderlik edecek ve Türkiye ve Ortadoğu'da G20 Dünya Beyin Haritalama ve Tedavileri Girişimi'ni başlatacak. " diye konuştu.

Zirvede, Avustralya New South Wales Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kuldip Sidhu, Maryland Üniversitesi’nden Dr. Vassiliy Tsytsarev, Kaliforniya Nöroşirürji Enstitüsü’nden Dr. Martin M. Mortazavi, Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Vicky Yamamoto, Michigan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Eric Eggenberger, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şükrü Çağlar, Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bilgen Taneli, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kemal Arıkan ile Üsküdar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selahattin Gültekin, Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Doç. Dr. Barış Metin, Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, Yrd. Doç. Dr. Cumhur Taş, Yrd. Doç. Dr. Umur Kayabaşı ve Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver de birer sunum yaptı.

 

Türk kültüründen müzikler eşliğinde Türk mutfağından yemekler sunuldu

Sempozyumun ardından davetliler NPİSTANBUL Hastanesi’nde gerçekleştirilen programa katıldı. Program öncesi davetliler Hastaneyi gezerek, çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Sonrasında davetlilere Türk mutfağından önemli lezzetler ikram edildi. Akşam yemeğini hastane bahçesinde özel olarak düzenlenen alanda yiyen misafirlere, Türk musikisinden dinletiler de sunuldu. Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu (TÜMATA) nun canlı performansıyla davetlililer eğlenceli gece yaşadı.

Konuşmacılar daha sonra bildirgesi için G20 Zirvesi’nin gerçekleştirildiği Antalya’da 15 Kasım’da bir araya geldi, sonuç önraporunu organizasyon komitesi Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan açıkladı. Tarhan şunları söyledi:

BEYİN GİRİŞİMİ KLİNİĞE NASIL YANSIYACAK?

Beyin Girişimi 2025 Bilimsel Vizyonu belgesi doğrultusunda kilometre taşlarından ‘Kliniğe Yansımalar’ tartışıldı.

"Beynin gizli bilgilerinin gün ışığına çıkması için sadece bir ülkenin veya bir araştırma merkezinin çalışması yeterli olmamaktadır. Bu heyecan verici sırları ortaya çıkarmak için alanlar ve ülkeler arasında köprüler kurulması gerekiyor. Sadece insan modelleri değil insan dışı canlıların modellerinin de incelenmesi gerekiyor. Bu inovatif yolların keşfedilmesi için zorunludur. 10 senedir şizofreni ve Alzheimer hastalıklarında yeni ilaç bulunamaması göz önüne alırsak bugün disiplinler arası ve ülkeler arası işbirliği zorunluluk haline gelmiştir.

İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz sempozyumda sunumlar ve tartışmalar ağırlıklı olarak mühendislerin entropi, beyin cerrahlarının beyne implant yerleştirerek Şizofreni, Depresyon, Alzheimer, Parkinson, Otizm, Epilepsi, Post travmatik stres bozukluğu gibi hastalıkların tedavileri konusunda çalışmalarının devamı yönünde oldu. Ayrıca “Nanoprobdrug” olarak tanımlanan yeni nanoilaçlarla doğrudan hedef dokuya yönelik ilaç çalışmalarına biyoteknolojinin imkân verdiği görüldü. NASA’nın bu konudaki çalışmaları görüşüldü. İstanbul ve Antalya toplantılarımızda tespit edilen yaklaşımlarımız, G20 toplantı raporu olarak Amerikan Ulusal Sağlık Örgütü Direktörlüğü'ne sunulacak. 

Zirvede ortaya çıkan sonuçlar şöyle: 

1-Beynin sırlarının çözülmesi için Mühendislik, Sağlık, Temel Bilimler disiplinlerinin bir araya gelerek beyin görüntülemesi üzerinde çalışmaya devam etmeliler.

2-Algılar, Duygular, Motivasyon, Düşünce sistemi, Öğrenme ve Bellek işlevi ve davranışa yansıyanlar konusunda zihinsel yaşamımızdaki beyin karşılıklarını ve nöral temelini anlamak konusunda beynin normal sinirsel devrelerinin çıkarılması gerekiyor. Bu konuda anlamlı ve ümit verici gelişmeler var. İlaç tedavisinin dışında "sonic", manyetik ve yeni elektriksel tedaviler bizi bekliyor.

3-Beyin bölgelerinin zamansal ve mekânsal hesaplanmasının yapılması, buna paralel nöronavigasyon tekniklerinin geliştirilmesi gerekiyor. Yeni bilgilerin tek bir beyin bölgesinin sorulara cevap vermediği, bütün beyin bölgelerinin, gen ve çevrenin karşılıklı etkileşiminin araştırılması hedefleniyor.

4-Beynin normal sinirsel devreleri ortaya çıkarıldıkça hastalıklarda bozulan sinirsel devreler konusunda tedavi imkânları da gelişecek.

5-Beyin haritalama teknikleri (QEEG den MR, PET tekniklerinin) matematiksel hesaplamalarla mevcut kullanıma ilave olarak canlı beyni inceleme şansı tanıyor ve yeni fırsatlar doğuruyor. Optogenetik (ışık dalgaları ile gen mutasyonlarını anlamaya yönelik yeni görüntüleme tekniği) dikkat çekiyor.

6-Kök hücre tedavileri sağırlık, körlük, Alzheimer, Otizm gibi hastalıklarda ümit veriyor.

7-Genetik risk faktörleri ve Beyin fonksiyonu ilişkisinde genetik bilgiyi bozan mutasyonlarla mücadelede Şizofreni, Otizm, Bipolar Bozukluk, Zekâ geriliğinde genetik kod bölgelerinin bulunmasının önemi dikkat çekici.

8- BCI olarak bilinen beyin bilgisayar ara yüzlerinin aspirin büyüklüğünde mikroelektrod cihazlar haline getirilip insan beynine yerleştirildiği görüldü. Bu cihazlarla felçli insanların kol ve bacaklarının kullanılması konusunda ve protezleri çalıştırma alanında gelişmeler var. İşitme ve görme konusunda iç kulak ve retinaya protezlerin yerleştirilmesinin ümit verdiği görülüyor.

9-“Personalized Brain Medicine”  alanında “Beyin Girişimi” teknolojilerinin önemi görülüyor. “Fonksiyonel Bağlantısallık” sağlayan beyinde alternatif yollar oluşturan manyetik ve elektriksel tedaviler dikkat çekiyor.

10-Dünyada "Head Clinic" tarzında yeni başlayan baş ve bağlantılı uzmanlıkların tanı ve tedavi kolaylığı açısından konsey oluşturacağı medikal birimlerin yaygınlaşmasını öneriyoruz.

Brain Initiative (Beyin Girişimi) Projesi nedir?

*Beyaz Saray, 2 Nisan 2013 tarihinde beynin sırlarını çözmek üzere Beyin Girişimi Projesi’ni başlattı. 100 milyon dolarlık bir fonla başlayan projede Başkan Barack Obama, bilim insanlarına çağrıda bulunarak, faal bir beynin dinamik bir resmini oluşturmalarını, nasıl düşündüğümüzü, nasıl öğrendiğimizi ve nasıl hatırladığımızı daha iyi anlamalarını istedi.

*Başkan'ın bu çağrısı doğrultusunda Ulusal Çalışma Enstitüsü Müdürü, algı, hafıza, öğrenme, planlama, duygu ve karmaşık düşünce gibi  zihinsel ve davranışsal süreçlere  aracılık eden devre mekanizmalarının temelini oluşturan sinirsel aktivitelerin modellerini keşfetmek ve disiplinler arası bir girişimi harekete geçirmek üzere bir çalışma grubu oluşturdu.

*Projeyle, beynin faaliyet modellerinin keşfedilmesi ve devrelerin nasıl çalıştığının öğrenilmesi için daha basit sistemlerin kullanılması yoluyla, beynin karmaşık düşünce ve davranışları nasıl ürettiğine dair daha kapsamlı bir bilgi elde edilecek. Bu bilgi, birçok hayatı mahveden nörolojik hastalıkların ve bozuklukların teşhisinde, tedavisinde ve potansiyel olarak iyileştirilmesinde ilerlemenin temel rehberi olacak.

*Başkan Obama tarafından Beyaz Saray'da yapılan duyuruyla başlayan bu projenin başarısı, sinir sistemi fonksiyonlarının her seviyesinde (davranışsal, elektrofizyolojik, anatomik, hücresel ve moleküler) inovatif ve multidisipliner  bir araştırmaya bağlı. Bu doğrultuda teorideki, hesaplamalardaki ve matematiksel analizdeki ilerlemeler, nörobilim laboratuvarlarından sağlanacak yeni verilerin yorumlanması ve yönetilmesi  için temel oluşturacak.

*Beyin Girişimi, çalışmalarını çeşitli fazlar halinde sürdürecek. İlk 5 yıllık dönemde ağırlıklı olarak teknolojik gelişmelere yoğunlaşılacak. Bu süreci teknoloji entegrasyonunu vurgulayan bir safha izleyecek. Yeni teknolojilerin geliştirilmesi nörobilimciler ve biyoloji, fizik, mühendislik, matematik, istatistik ve davranış bilimleri alanındaki meslektaşlar arasında tekrarlayan işbirliğini gerektirecek.  Ardından ikinci 5 yılda, bu gelişmelerin sağlayacağı bilgilerle beyin hakkındaki temel sorulara cevap aranacak. Otizm, Şizofreni, Parkinson, Alzheimer, ALS gibi önemli hastalıkların altında yatan nedenlerin keşfine çalışılacak.

*Üsküdar Üniversitesi, bu projenin Türkiye ortağı. Proje kapsamında Türkiye ve Ortadoğu’nun beyin haritasının çıkarılması konusunda çalışmalar yürütecek.