Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü tarafından “Felsefi Soruşturma” başlıklı etkinlik düzenlendi. P4C Uzmanı Funda Yıldız Çağlar’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte varoluşçu felsefenin temel meseleleri katılımcıların aktif katkılarıyla ele alındı. Etkinlikte ayrıca yaşamın anlamı, özgürlük, sorumluluk ve ölüm gibi temel kavramlar çok yönlü biçimde tartışıldı.
İçerik
Yaşamın anlamı ve anlamsızlığı tartışıldı

Güney Yerleşke Sokrates salonunda Arş. Gör. Dr. Merve Arlı Özekes’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğe fakülte akademisyenleri ve öğrenciler katıldı.
Yaşamın anlamı ve anlamsızlığı tartışıldı
Albert Camus’nün Sisifos Söyleni eserinde yer alan, “Felsefe için tek önemli soru vardır; o da intihardır.” ifadesi üzerinden yaşamın anlamı ve anlamsızlığı meselesinin ele alındığı etkinlikte varoluşçu düşüncenin insanın yaşam karşısındaki konumu, özgürlüğü ve bu özgürlüğün beraberinde getirdiği sorumluluklara ilişkin yaklaşımı değerlendirildi.
Çağlar, insan varoluşunun yalnızca teorik değil, aynı zamanda etik ve pratik boyutlarıyla da ele alınması gerektiği vurguladı.
Mitolojik anlatılar felsefi açıdan değerlendirildi
Etkinlikte mitolojik anlatıların felsefi sorgulamalarla ilişkisi de gündeme geldi. Özellikle “Pandora’nın Kutusu” anlatısı üzerinden insanın merakı, umut kavramı ve sınırları aşma eğilimi tartışıldı.
Çağlar, bu tür anlatıların yalnızca kültürel birer sembol değil, aynı zamanda insan doğasına ilişkin derin felsefi sorular barındırdığını da ifade etti.
Ölüm olgusu ve anlam arayışı ele alındı
Ölüm olgusunun insanın yaşamı anlamlandırma biçimleri üzerindeki etkisinden de bahseden Çağlar, ölümün kaçınılmazlığını farklı bakış açılarıyla ele alırken, bu gerçekliğin insanın anlam arayışını nasıl şekillendirdiğinden de bahsetti.
Umut ve umutsuzluk kavramlarının bireysel deneyimlerle nasıl iç içe geçtiği ve varoluşsal sorgulamalarda nasıl merkezi bir rol oynadığı da tartışılan konular arasında yer aldı.
Çok sesli ve interaktif bir düşünme ortamı
Katılımcıların görüşleri doğrultusunda varoluşsal çelişkiler ve bu çelişkilerle baş etme biçimleri üzerine karşılıklı değerlendirmeler yapıldı. Etkinliğin interaktif yapısı, tek yönlü bir anlatımdan ziyade çok sesli bir düşünme ve tartışma zemini sundu.
Bu yönüyle etkinlik, felsefenin yalnızca kuramsal bilgi aktarımı değil, bireyin kendi varoluşunu sorgulamasına imkân tanıyan dinamik bir süreç olduğunu ortaya koydu.
Etkinlik, katılımcıların katkılarıyla şekillenen tartışmaların ardından sona erdi.






