İçeriğe atla

İçerik

Üsküdar Üniversitesi, Sıfır Atık Forumu 2026’da sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı!

Haber ile ilişkili SDG etiketleri

SDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS Icon

183 ülkeden temsilcilerin katıldığı Sıfır Atık Forumu 2026’da Üsküdar Üniversitesi akademisyenleri, iklim değişikliğiyle mücadelede sıfır atık yaklaşımının önemine dikkat çekti. Üniversitenin yeşil kampüs uygulamaları, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmaları ve COP31 sürecine ilişkin değerlendirmeleri forumda öne çıktı.

Üsküdar Üniversitesinin çevre politikalarını sürekli güncellediğini ifade eden Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yönetmeliğine uygun olarak Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ni kurmuş ve ana yerleşkelerinin (Çarşı, Güney, Tıp Fakültesi) yanı sıra NP Feneryolu ve NP Etiler Tıp Merkezleri için de resmi Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanmıştır.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Türkiye örneğinde, 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Programı’nın dokuz yıl içinde geri kazanım oranının %13’ten %37,5’e yükseldiği, yaklaşık 90 milyon ton atığın ekonomiye yeniden kazandırıldığı ifade edilmiştir.” diye konuştu.

 

Üsküdar Üniversitesi, 5-7 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen ve 183 ülkeden temsilcinin katıldığı Sıfır Atık Forumu 2026'da sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla yer aldı. Dünyanın dört bir yanından bakanların, eski devlet başkanlarının, yerel yöneticilerin ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin katıldığı forumda, iklim değişikliğiyle mücadele, döngüsel ekonomi, atık yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma konuları ele alındı.

Üsküdar Üniversitesi sürdürülebilirliği tüm süreçlerine entegre ediyor

Forumun ardından değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey, üniversitenin sürdürülebilirlik çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Üniversitenin Birleşmiş Milletler'in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacının tamamına yönelik faaliyetler yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Sarıbey, “Sürdürebilirlik Koordinatörlüğümüz üniversitedeki enerji, su, atık tüketimi ve sosyal eşitlik gibi alanlardaki tüm verileri toplayarak Sürdürülebilir Kalkınma kriterlerine uygun olarak etiketlemektedir. Özellikle Kaliteli Eğitim, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Sağlık ve Kaliteli Yaşam konuları ders müfredatlarına entegrasyonu sağlanmakta ve halka açık farkındalık projeleri üretilmektedir.” diye konuştu.

Sıfır Atık Yönetim Sistemi kampüs genelinde uygulanıyor

Üsküdar Üniversitesinin çevre politikalarını sürekli güncellediğini ifade eden Prof. Dr. Sarıbey, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yönetmeliğine uygun olarak Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ni kurmuş ve ana yerleşkelerinin (Çarşı, Güney, Tıp Fakültesi) yanı sıra NP Feneryolu ve NP Etiler Tıp Merkezleri için de resmi Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanmıştır. Satın alma süreçlerinde dış kaynaklı tedarikçilere çevre dostu malzeme kriterleri getirilmiştir. Kampüslerde tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve kağıtsız ofis uygulamaları teşvik edilmektedir. Kampüs genelinde atık ayrıştırma üniteleri yaygınlaştırılmış; tehlikeli atıklar, tıbbi atıklar ve elektronik atıklar için özel izleme ve lisanslı bertaraf mekanizmaları kurulmuştur” ifadesinde bulundu.

Sıfır atık kültürünün yaygınlaşması için ortak projeler yürütülüyor

Üniversite, Sıfır Atık Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen platformlara aktif katılım sağlayarak, sıfır atık kültürünün ve israfın önlenmesi bilincinin akademik camiada yaygınlaşması için ortak projeler yürüttüğünü de anlatan Prof. Dr. Sarıbey, şöyle devam etti: 

“Üsküdar Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü, THE Impact Rankings süreçlerini yalnızca bir sıralama başarısı olarak görmemekte; buradaki kriterleri kampüste Sıfır Atık gibi somut, ölçülebilir ve belgelenmiş operasyonel dönüşümlere rehber olarak kullanmaktadır. Alınan Sıfır Atık Belgeleri ve sürdürülebilirlik raporlamaları, üniversitenin yeşil kampüs ve döngüsel ekonomi hedeflerine olan kurumsal bağlılığının net birer göstergesidir.”

Türkiye çevre diplomasisinde öncü rol hedefliyor

Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller ise etkinliğin Türkiye'nin çevre ve iklim politikaları açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Sıfır Atık Forumu özellikle ülkemizde gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Türkiye’nin özellikle içerisinde bulunduğumuz ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen Akdeniz ve Ortadoğu bölgesinde bu konularda öncü olma hedeflerini ortaya konusunda önemli bir adım attığını net bir şekilde gösteriyor. Forumun en önemli çıktılarından biri belki de küresel iş birliğine ve artık atılması gereken adımların atılmasına olan ihtiyacın net bir şekilde dünya kamuoyuna duyurulması olmuştur. Umuyorum bu etkinlik COP31’de etkin politikalar oluşturulmasına ve bu politikaların hızlıca uygulamaya geçirilmesine de katkı sağlar.” dedi.

Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve toplumsal katılım konuları öne çıktı

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş da forumda özellikle organik atık yönetimi, gıda israfının önlenmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve toplumsal katılım konularının öne çıktığını belirtti.
Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, Sıfır Atık Forumu’nda sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımından organik atık yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadeleye, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden yeşil ekonomi ve iklim finansmanına kadar birçok başlığın ele alındığını belirtti.
Forumda ayrıca yerel yönetimlerin dönüşümdeki rolü, topluluk katılımı ve sosyal içerme, gıda israfının önlenmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, biyoçeşitliliğin korunması, iklim adaleti, ürünlerin yeniden kullanımı ve onarım hakkı gibi konuların da kapsamlı şekilde değerlendirildiğini ifade eden Dr. Karakaş, sıfır atık yaklaşımının çevresel olduğu kadar ekonomik ve toplumsal dönüşümü de kapsayan bütüncül bir model olarak öne çıktığını anlattı.

Atık yönetiminde kaynak geri kazanımı ele alınmalı 

Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, sıfır atık yaklaşımının iklim değişikliğiyle mücadelede özellikle organik atıklar üzerinden kritik rol oynadığının vurgulandığını ifade ederek, “Organik atıkların metan emisyonlarına katkısı nedeniyle kaynağında azaltım ve ayrı toplama öncelikli strateji olarak sunulmuştur. Atık yönetiminin bertaraf odaklı değil, döngüsel ekonomi ve kaynak geri kazanımı perspektifiyle ele alınması gerektiği belirtilmiştir. Kompost, biyogaz ve biyolojik örtü uygulamalarının emisyon azaltımına katkısı ve organik atıkların ekonomik değere dönüştürülmesi öne çıkarılmıştır. Yerel yönetimlerin ve kamu-özel iş birliklerinin sürdürülebilir sistemler oluşturmadaki rolü vurgulanmıştır” dedi.

COP31 yolunda yatırım, ticaret ve sanayi politikası ne olmalı

İklim finansmanı ve yeşil dönüşümün de forumun önemli gündem başlıkları arasında yer aldığını kaydeden Dr. Karakaş, “Yenilenebilir enerji maliyetlerinin düşmesiyle enerji dönüşümünün hızlandığı, ancak düzenleyici çerçevelerin kritik olduğu belirtilmiştir. Döngüsel ekonomi yalnızca geri dönüşüm değil, azaltma, yeniden kullanım ve geri kazanımı içeren bütüncül bir sistem olarak tanımlanmıştır. Atıktan enerji, sürdürülebilir ticaret ve sanayi politikalarının yeşil dönüşümü desteklediği; veri ve standart uyumunun önem taşıdığı vurgulanmıştır.” şeklinde konuştu.

Çiftçiler süreçte aktif aktör olmalı

Organik ve tarımsal atıkların ekonomik değere dönüştürülmesinin ele alındığını da anlatan Dr. Karakaş, “Kompost, biyogaz ve biyoçar uygulamalarının toprak verimliliği ve karbon tutulumu açısından önemi vurgulanmıştır. Çiftçilerin süreçte aktif aktör olması gerektiği, yerel üretim modellerinin kırsal kalkınmaya katkı sağladığı belirtilmiştir. Kadın ve gençlerin güçlendirilmesi ile kooperatif temelli yapıların sürdürülebilirliği artırdığı ifade edilmiştir.” ifadesinde de bulundu.

Gıda kaybı ve israfının azaltılmasında, ambalaj sistemleri ve tedarik zinciri verimliliğinin de ele alındığını kaydeden Dr. Karakaş, “Yeniden kullanım ve döngüsel ambalaj sistemlerinin kaynak verimliliğini artırdığı belirtilmiştir. Dijital teknolojiler ve veri temelli kalite kontrol sistemlerinin kayıpları azaltmada önemli olduğu vurgulanmıştır. Politika araçları, teşvikler ve düzenlemelerin davranış değişikliğini desteklediği ifade edilmiştir.” diye konuştu.

Sıfır atık geleceği için onarım hakkı

Ürün ömrünün uzatılması, onarım ve yeniden kullanımın ekonomik ve çevresel faydalarının da ele alındığını dile getiren Dr. Karakaş, “Onarım kültürünün sanayi politikalarının parçası olması gerektiği vurgulanmıştır. Yerel istihdam ve KOBİ’lerin rolü önemli görülmüştür. Tasarım aşamasında dayanıklılık, modülerlik ve onarılabilirliğin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Onarım hakkının ekonomik güvenlik ve kaynak verimliliği açısından stratejik olduğu ifade edilmiştir.” dedi.

Sıfır atık su

Su yönetiminde döngüsel sistemler, veri temelli karar alma ve dijital izleme teknolojilerinin öneminin de ele alındığını söyleyen Dr. Karakaş, şöyle devam etti:

“Plastik şişe kullanımının çevresel etkileri ve mikroplastik riski vurgulanmıştır. Yerel su arıtma ve yeniden kullanım sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Gençlerin su yönetiminde aktif rol alması ve finansmana erişim sorunları da tartışılmıştır. Su yönetiminin çok boyutlu (teknoloji, finansman, yönetişim) bir dönüşüm olduğu ifade edilmiştir.”

Organik atıkların ayrı toplanmasının sıfır atık sistemlerinde kritik olduğunun vurgulandığını da ifade eden Karakaş, “Bu yaklaşımın geri dönüşüm sistemlerini daha verimli hale getirdiği ve maliyetleri azalttığı belirtilmiştir. Üretici sorumluluğu, Avrupa Birliği düzenlemeleri ve ekonomik teşvik sistemlerinin davranış değişikliğini desteklediği ifade edilmiştir. ‘Attığın kadar öde’ sistemlerinin geri dönüşüm oranlarını artırdığı ve yerel yönetimlerin dönüşümde kilit rol oynadığı vurgulanmıştır.” diye konuştu.

Sıfır atık hareketine liderlik eden kadınlar

Sıfır atık politikalarının biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri ve iklim adaleti ile ilişkisinin de ele alındığını belirten Dr. İnci Karakaş, “Evsel ve organik atıkların kompost, biyolojik gübre ve doğal tarımsal girdilere dönüştürülmesi konusunda eğitim alan kadınların, zamanla girişimci, eğitici ve toplumsal lider rollerini üstlendikleri ifade edilmiştir. Yerel toplulukların ve geleneksel bilginin önemi vurgulanmıştır. Kayıt dışı atık toplayıcılarının sistemdeki rolü ve sosyal adalet boyutu tartışılmıştır. Sıfır atık yaklaşımının yalnızca teknik değil, sosyal ve ekolojik bir dönüşüm modeli olduğu belirtilmiştir. Gayri resmi atık toplayıcılarının özellikle güneyde önemli bir iş gücü oluşturduğu, kadınların bu alandaki kritik rolü ve sosyal kapsayıcılığın projelerin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olduğu vurgulanmıştır.” şeklinde konuştu.

TİKA örneği

Forumda, sıfır atık yaklaşımının kalkınma iş birliği ve yerel ekonomik modellerle ilişkisinin de ele alındığını anlatan Dr. Karakaş, şöyle dedi:
“Atığın ekonomik değer ve istihdam kaynağı olduğu vurgulanmıştır. Türkiye’nin sıfır atık modeli ve uluslararası yayılımı aktarılmıştır. Türkiye örneğinde, 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Programı’nın dokuz yıl içinde geri kazanım oranının %13’ten %37,5’e yükseldiği, yaklaşık 90 milyon ton atığın ekonomiye yeniden kazandırıldığı ifade edilmiştir. Bu modelin Türkiye’den diğer ülkelere aktarıldığı ve TİKA aracılığıyla son beş yılda 70’ten fazla sıfır atık projesinin yürütüldüğü belirtilmiştir. Topluluk temelli yaklaşımlar, yerel sahiplenme ve sosyal kapsayıcılık temel başarı faktörleri olarak belirtilmiştir.”

Başarı için insan katılımı kritik

Döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımının ticaret, yerel kalkınma ve karbon azaltımı açısından stratejik öneminin de ele alındığını söyleyen Dr. Karakaş, “Dijital atık yönetimi sistemleri ve vatandaş katılımının önemi vurgulanmıştır. Kentleşme ile artan atık baskısına karşı mahalle bazlı geri dönüşüm merkezlerinin etkili olduğu belirtilmiştir. Başarı için teknoloji kadar insan katılımının kritik olduğu ifade edilmiştir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Paylaş

Oluşturulma Tarihi23 Haziran 2026

Sizi Arayalım

Phone