İçeriğe atla

İçerik

Türkiye’nin ilk "Mükemmeliyet Merkezi" Üsküdar Üniversitesi bilime yön vermeyi sürdürüyor

Haber ile ilişkili SDG etiketleri

SDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS Icon

UNESCO bünyesinde faaliyet gösteren Dünya Bilimler Akademisi (TWAS) tarafından 2018 yılında Türkiye'nin ilk "Mükemmeliyet Merkezi" (Center of Excellence) seçilen Üsküdar Üniversitesi, 8 yıldır gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen genç araştırmacılara ev sahipliği yapıyor. 

Sürecin perde arkasını anlatan Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, "Üsküdar Üniversitesi bugün tam anlamıyla Türkiye'nin beyin üssü konumundadır. Gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından araştırmacılar, TWAS kanalıyla ve projelerinin TÜBİTAK tarafından kabul edilmesi şartıyla üniversitemize gelerek nörobilim alanındaki çalışmalarını laboratuvarlarımızda yürütebiliyor." dedi. 
 

Üsküdar Üniversitesi’nin 2018 yılında UNESCO bünyesinde faaliyet gösteren Dünya Bilimler Akademisi (TWAS) tarafından Türkiye’nin ilk "Mükemmeliyet Merkezi" (Center of Excellence) olarak seçilmesi, Türk bilim tarihi ve akademik altyapısı için önemli bir dönüm noktası oldu. 

Nörobiyoloji, bilişsel tıp ve beyin araştırmaları alanındaki öncü çalışmalarıyla bu unvana layık görülen üniversitenin bu süreci, sadece bir kurumun başarısıyla sınırlı kalmayıp Türkiye’deki tüm üniversitelerin önünü açan ulusal bir destek reformuna dönüştü.

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, bu prestijli merkeze giden sürecin perde arkasını, TÜBİTAK ile yürütülen süreci ve merkezin bugünkü bilimsel vizyonunu detaylı şekilde anlattı.

Bir dost telefonu ve bir bardak çayla başlayan hikâye

Prof. Dr. Muhsin Konuk, sürecin aslında planlanmamış bir ziyaret ve dostane ilişkilerle tetiklendiğini belirterek, o günleri şu sözlerle anlattı:

"O dönemde Dünya Bilimler Akademisi'nin (TWAS) Türkiye üyesi olan ve şu an İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörlüğü görevini yürüten Prof. Dr. Yusuf Baran ile TÜBİTAK’ta birlikte çalışıyorduk. TWAS’ın o dönemki güney kanadı koordinatörü Dr. Max Paoli, İstanbul’daki bir toplantı vesilesiyle Türkiye’ye gelmişti. Kendisi İstanbul’dayken yerel bir üniversitede konuşma yapmak istediğini Yusuf Hoca’ya iletiyor. Yusuf Hoca da hemen beni arayarak, 'Max Paoli bir üniversitede konuşmak istiyor, benim de aklıma doğrudan siz geldiniz. İki-üç gün içinde bir program ayarlayabilir misin?' dedi. Ben de memnuniyetle kabul ettim ve hızlıca bir organizasyon yapıp kendisini otelinden aldırdık."

Balkonda gelen sürpriz teklif

Dr. Max Paoli’nin biyokimya ve protein mühendisliği alanındaki geçmişine dikkat çeken Prof. Dr. Konuk, laboratuvar turunun ziyaretin seyrini tamamen değiştirdiğini kaydederek, şöyle devam etti:

"Max Paoli üniversitemize erken gelmişti. Çay-kahve ikramından sonra vaktimiz olduğunu söyleyerek onu laboratuvarlarımızda bir tura çıkardım. Kendisi protein mühendisi olduğu için altyapımız ilgisini çekti. Deney hayvanı ünitelerimizi; farmakogenetik, moleküler biyoloji, genetik, nörobilim ve nöroteknoloji laboratuvarlarımızı gezdirdim. Laboratuvarlarımızı görünce çok etkilendi. Kendisine Üsküdar Üniversitesi’nin yalnızca davranış bilimlerinden ibaret olmadığını; sağlık, davranış ve mühendislik bilimlerinin ortaklaşa oluşturduğu Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olduğunu anlattım.

Daha sonra yukarı çıktık, balkondan ona Marmara Denizi’ndeki adaları, Sivriada’yı, Yassıada’yı gösteriyordum. Tam o sırada bana dönüp, 'Biz TWAS olarak gelişmekte olan ülkelerin yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası araştırmacılarının kendi belirlediğimiz mükemmeliyet merkezlerinde çalışmasını sağlıyoruz. Laboratuvarlarınızdan çok etkilendim. Sizi beyin ve sinir bilimleri alanında mükemmeliyet merkezi olarak seçme teklifinde bulunsak ne dersiniz?' diye sordu. Ben de resmi yazı gönderdikleri takdirde üst kurullarımızda görüşüp memnuniyetle değerlendireceğimizi ilettim. Yazıştık, onay verdik ve böylece Türkiye’de TWAS tarafından mükemmeliyet merkezi seçilen ilk üniversite olduk."

TÜBİTAK'ta gerçekleşen dönüşüm

Sürecin kesinleşmesinin ardından en büyük operasyonel engelin, araştırmacıların uzun süreli barınma ve iaşe giderlerinin karşılanması olduğunu belirten Prof. Dr. Konuk, bu engeli TÜBİTAK ile yaptıkları tarihi bir görüşmeyle nasıl aştıklarını da şöyle anlattı:

"TWAS’ın kuralları gereği, ülkemize gelecek araştırmacıların 3 aydan 3 yıla kadar olan barınma ve yemek ihtiyaçlarının ev sahibi kurum tarafından karşılanması gerekiyordu. Tam o dönemde TÜBİTAK Başkanlığına Prof. Dr. Hasan Mandal Hoca yeni atanmıştı. Ankara’da yeni bir proje çağrısının lansman toplantısı vardı. Fırsat bu fırsat diyerek Hasan Hoca’nın yanına gittim. Durumu anlattım: 'Hocam, TWAS bizi mükemmeliyet merkezi seçti ancak buraya gelecek araştırmacıların uzun süreli iaşe giderlerinin karşılanması gerek. TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı’nın (BİDEB) mevcut bir programı var fakat destek süresi 3 hafta ile sınırlı. Bunu genişletebilir miyiz?' dedim.

Hasan Hoca konuya inanılmaz vizyoner yaklaştı. Bana hemen o anda iki daire başkanı ve sekreterinin mail adreslerini verdi, kendisini de CC’ye ekleyerek durumu anlatan bir mail atmamı söyledi. İnanılmaz ama sadece bir hafta sonra o 3 haftalık destek süresi tam 3 yıla (36 aya) çıkarıldı. Bu, sadece Üsküdar Üniversitesi için değil, tüm Türkiye üniversiteleri için geçerli hale geldi. Böylece bizim gayretimiz ve vesilemizle, Türkiye’deki herhangi bir üniversiteye TWAS veya benzeri uluslararası programlarla gelecek olan tüm araştırmacıların 3 yıla kadar desteklenebileceği bir statü kazanılmış oldu."

Diğer üniversitelere ilham veren bir başlangıç

Üsküdar Üniversitesi'nin açtığı bu kapının, kısa süre içinde diğer köklü Türk üniversiteleri için de bir yol haritası oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Konuk, şöyle devam etti:

"Bizim bu girişimimizin hemen akabinde süreç kartopu gibi büyüdü. Yusuf Baran Hoca, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ne (İYTE) Rektör olarak atandıktan sonra İYTE bünyesindeki Tümleşik Araştırma Merkezleri (TAM) de biyomühendislik ve kanser araştırmaları alanında Türkiye’nin ikinci TWAS-UNESCO Mükemmeliyet Merkezi seçildi. Sonrasında birkaç üniversitemiz daha bu statüyü aldı ve TÜBİTAK, TWAS burslarıyla ortak uluslararası çağrılar açmaya başladı. Ülke bilimine böyle bir katkı sunmuş olmaktan gurur duyuyoruz."

"Türkiye'nin Beyin Üssü"nde moleküler nörobilim vizyonu

Gelişmekte olan ülkelerden gelecek parlak beyinlerin Üsküdar Üniversitesi bünyesinde dünya standartlarında araştırmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Muhsin Konuk, üniversitenin güncel akademik gücüne de değindi:

"Üsküdar Üniversitesi bugün tam anlamıyla 'Türkiye’nin beyin üssü' konumundadır. Gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından araştırmacılar, TWAS kanalıyla gelip projelerini TÜBİTAK’a kabul ettirmek şartıyla nörobilim çalışmalarını laboratuvarlarımızda yürütebiliyorlar.

Şu anda üniversitemizde Türkçe ve İngilizce dillerinde Nörobilim Yüksek Lisans programımız, Nörobilim Doktora programımız ve en önemlisi Türkiye’de ilk ve tek olan Moleküler Nörobilim Doktora Programımız aktif olarak eğitim vermektedir. Hatta geçmişte bu alana o kadar odaklanmıştık ki, YÖK ile görüşmelerimizde Moleküler Biyoloji ve Genetik doktora programı açma talebimizi 'önce Moleküler Nörobilim’i kurun' şeklinde yönlendirmişlerdi. Sonrasında her iki doktora programını da başarıyla hayata geçirdik. Uluslararası araştırmacıları bu disiplinli ve metodolojik laboratuvarlarımızda ağırlamaya, kendi ülkelerine döndüklerinde buraları model alarak kendi merkezlerini kurmalarına vesile olmaya devam ediyoruz."
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Paylaş

Oluşturulma Tarihi31 Temmuz 2026

Sizi Arayalım

Phone