Üsküdar Üniversitesi ve Türkiye Ekonomik Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (TESAM) ortaklığıyla düzenlenen “Türk Devletleri Teşkilatı Simülasyonu TDTS’25” kapanış programı ile tamamlandı. Bürokrasiden ve akademiden önemli isimleri bir araya getiren etkinlikte Türk dünyasının jeopolitik konumu ve tarihsel süreçler ele alındı.



Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke Şehit Duha Beker Konferans salonunda başlayan simülasyon eğitimi üç gün sürdü. Bu kapsamda öğrenciler temsil ettikleri ülkeleri birebir simüle ederek uygulamalı deneyim kazandı.

Programın kapanışı ise Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans salonunda gerçekleşti. Programa İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Türk Devletleri Teşkilatı Eski Kurucu Genel Sekreteri Emekli Büyükelçi Halil Akıncı, TESAM Başkanı Dr. İlyas Bozkurt, ÜSSAM Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan ve Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl başta olmak üzere birçok akademisyen ve öğrenci katıldı.

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Dünya sadece Batı merkezli okunamaz”
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak programın açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kaynak, simülasyonun ‘Türk Devletleri Teşkilatı’ özelinde yapılmasının stratejik önemine değindi.
“Dünya sadece Batı veya Avrupa merkezli okunamaz.” diyen Prof. Dr. Kaynak; “İkinci Dünya Savaşı galiplerinin çizdiği harita ve kurdukları statüko üzerinden dünyayı okursanız geride kalırsınız. Yeni dünyalar kuruluyor ve Türkiye bu yeni dünyaların içinde yerini hiç kuşkusuz alacaktır.” ifadelerini kullandı.

Dr. İlyas Bozkurt: “Dünyayı sizin kuşağınız yönetecek”
Simülasyon eğitimlerinin gençlerin kariyer yolculuğundaki kritik rolüne işaret eden TESAM Başkanı Dr. İlyas Bozkurt; “Gelecekte yani 10-20 yıl sonra dünyayı sizin kuşağınız yönetecek. Bugün bir üniversite öğrencisini ortalama 20-25 yaşlarında kabul edersek, kabaca çeyrek asır sonra dünyayı sizler şekillendireceksiniz. İnanıyorum ki Türkiye'yi yöneten kadrolar bugün bu salonlarda bulunan sizlerin arasından çıkacak. Büyük görevlere hazırlanan gençler henüz lise ve üniversite yıllarında bu motivasyonla kendilerini keşfetmelidir.” dedi.

Panel gerçekleştirildi
Açılış konuşmalarının ardından, Türk dünyasının bugünü ve geleceğinin ele alındığı özel bir panel oturumu gerçekleştirildi.
Moderatörlüğü Üsküdar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı ve ÜSSAM Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan üstlendi.
Panelde Türk Devletleri Teşkilatı Eski Kurucu Genel Sekreteri Emekli Büyükelçi Halil Akıncı ve Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl konuşmacı olarak yer aldı.

Prof. Dr. Havva Kök Arslan: “Türk devletleri iş birliği yapabilecek konumda”
Panelin açılışında konuşan Prof. Dr. Havva Kök Arslan Türk dünyasındaki yakınlaşmaya dikkat çekti. Arslan; “Türk devletleri tarih boyunca ilk defa birbirlerine bu kadar yakınlar ve iş birliği yapabilecek konumdalar. Bölgedeki halklar Türkiye'yi ve Türkleri bir dengeleyici unsur olarak görüyor. Aynı din ve aynı kültüre sahip olmamız bize büyük bir sorumluluk yüklüyor.” dedi.

Emekli Büyükelçi Halil Akıncı: “Hepsini bir arada tutmak büyük bir başarı”
Türk Devletleri Teşkilatının kuruluş süreçlerine ve diplomatik arka planına değinen Büyükelçi Halil Akıncı; “Türkler tarihlerinde ilk defa gönüllü olarak bir araya geldiler. Teşkilatın en büyük ilkesi egemen eşitlik ve mevcut taahhütlere saygıdır. Bu bir mucizedir çünkü birimiz NATO üyesiyiz, diğerleri BDT veya Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi. Buna rağmen hepsini bir arada tutmak büyük bir başarıdır. Türk devletleri çekirdek konumundadır ve bunun etrafında işimize yarayan kim varsa onlarla da iş birliği halinde olmalıyız.” ifadelerinde bulundu.

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl: “Altın bir devir yaşıyoruz”
Sahadaki gözlemlerini ve tarihsel perspektifi aktaran Prof. Dr. Ahmet Taşağıl ise Türk dünyasının nüfus ve nitelik olarak tarihteki en güçlü dönemini yaşadığını belirtti. Geçmişteki birleşmelerden örnekler veren Taşağıl; “Türkler tarihleri boyunca ilk defa bu kadar kalabalık bir nüfusa ulaştılar. Nitelik olarak da eğitimli ve pırıl pırıl bir gençlik var. Bence şu an altın bir devir yaşanıyor. Metehan döneminde ve Göktürklerde Mukan Kağan zamanında bu birleşmeler yaşanmıştı, bugün de benzer bir süreçteyiz. Önemli olan Türk göçlerini bilimsel olarak açıklayabilmek ve bu genç nüfusu yani bu altın devri kaybetmemektir.” şeklinde konuştu.

Program, panelin ardından konuşmacılara ve simülasyonu başarıyla tamamlayan öğrencilere belge takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.






