İçeriğe atla

İçerik

Sağlıklı iletişimde odak kişi değil süreç!

Haber ile ilişkili SDG etiketleri

SDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS Icon

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) tarafından “İletişim Kurarken Yaşanan Sorunlar ve Etkili İletişim Yöntemleri” başlıklı etkinlik çevrimiçi olarak düzenlendi. Etkinliğe konuk olarak Eğitmen, Uzm. Kln. Psk. Can Kamsız katıldı. İletişimin sadece bir mesaj aktarımı değil bir anlamlandırma süreci olduğunu vurgulayan Kamsız, çatışmaların temelinde yanlış bilgiden ziyade, bilginin farklı yorumlanmasının yattığını belirtti. Sağlıklı iletişimde odağın kişi değil süreç olduğuna da dikkat çeken Kamsız, sen dili kullanımının empatiyi yok ederek diyaloğu bir savaşa dönüştürdüğünün altını çizdi.

Çevrimiçi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü SHMYO İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Ayşe Bağlı yaptı. Etkinliğe ayrıca SHMYO Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Esad Sadık Demirtaş, SHMYO öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı.

İletişimde ilk şart, doğru iletim ve anlam katmanı!

İletişimin sadece bir mesaj aktarımı olmadığını ve anlamlandırma sürecinde asıl sorunların başladığını belirten Uzm. Kln. Psk. Can Kamsız; “İletişimin ilk şartı doğru iletimdir. Eğer mesaj doğru gitmiyorsa insanlar daha en başta mesajı yanlış anlıyorlar ve güven sarsılması yaşanıyor. Ancak insan iletişiminde insanlar sadece kelimeleri duymuyorlar. Kelimelerin taşıdığı duygusal tonu, statü mesajını ya da ilişkiyi nasıl tanımladığını da hissediyorlar. İnsan ilişkilerinde en çok sorun çıkaran kısım genellikle üçüncü katmandır, yani anlam katmanı. Çoğu çatışma yanlış iletilmiş bilgiden değil, aynı bilginin farklı biçimlerde anlamlandırılmasından doğar.” şeklinde konuştu.

“Gerçek bilgi değil, iletişimdeki senaryo konuşuluyor”

İletişimi bozan bilişsel çarpıtmalara dikkat çeken Kamsız, yeterli kanıt olmadan niyet okumanın tehlikesine değindi. Kamsız; “Varsayım yapmak aslında yeterli bir veri olmadan karşı tarafın niyetini, duygusunu ve amacını kesinlik içeren bir biçimde tahmin etmeye deniyor. Bu yorum gerçeklik gibi kabul ediliyor ve artık gerçek bilgi konuşulmuyor, o iletişimdeki senaryo konuşuluyor. Artık o senaryoyu nasıl dolduruyorsanız çatışmayı başlatan şey de o olmaya başlıyor. Yani karşınızdaki insanla değil de kendi zihinsel senaryonuzla konuşmaya başlıyorsunuz.” dedi.

“Sağlıklı iletişimde odak kişi değil süreçtir”

İletişimde sen dili kullanımının empatiyi yok ederek diyaloğu bir savaşa dönüştürdüğünü vurgulayan Kamsız; “iletişimde çatışmayı en hızlı tırmandıran tuzaklardan birisi de aslında suçlayıcı bir dil kullanımıdır, temelde sen dili kullanımıdır. Suçlayıcı dil savunma başlatıcı bir dildir. Karşı taraf mesajın içeriğini hiçbir şekilde değerlendirmeden otomatik olarak kendini korumayı seçer. Empati azaldığında anlayış zayıflar ve böylece aslında iletişim problem çözme işlevini yitirir ve haklılık mücadelesine dönüşür. Artık konuşulan şey ‘Nasıl çözeriz?’ değil, ‘Kim haklı?’ sorusu olur ki bu çok tehlikelidir. Sağlıklı iletişimde odak kişi değil süreçtir. ‘Bu süreçte zorlandım.’ demekle ‘Senin yüzünden zorlandım.’ demek aynı değil.” ifadelerini kullandı.

“Tepki iletişimde çok olmaması gereken bir çıktı”

Fevri çıkışlar yerine, düşünce süzgecinden geçmiş yanıtların önemine değinen Can Kamsız, tepkiyi geciktirme stratejisinden bahsetti. Kamsız; “Hızlı tepki diyorum ama tepki zaten iletişimde çok da olmaması gereken bir çıktı. Biz bunun yerine ‘yanıt’ duymayı istiyoruz. Tepki bir duygunun hızına eşlik ederken, yanıt düşüncenin süzgecinden geçen bir çıktı oluyor. İkisi arasında belki de saniyelik farklar var ve o küçük durakta, ‘Ne oldu, ben ne anladım?’ sorularını cevaplamaya fırsat buluyoruz. Hızlı tepki iletişimi reaktif hale getiriyor, düzenlenmiş yanıt ise iletişimi bilinçli ve sürdürülebilir kılıyor.” dedi.

Soru-cevap yapılmasının ardından etkinlik sona erdi.

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Paylaş

Oluşturulma Tarihi06 Mart 2026

Sizi Arayalım

Phone