Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü ve Sağlık, Kültür ve Spor (SKS) Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Perfüzyon Kulübü iş birliğiyle “Ocak Ayı Bilimsel Toplantı” gerçekleştirildi. Bu kapsamda 2026 yılının ilk toplantısında minimal invaziv cerrahide (MIDCAB) perfüzyon stratejileri, kardiyopleji yönetiminin post-operatif sürece etkileri ve ciddi yanık vakalarında ECMO kullanımı gibi kritik konular masaya yatırıldı.

Toplantı, Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumunda düzenlendi.

Etkinlik, Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik, Doç. Dr. Veysel Başar ve Dr. Sezer Yakupoğlu oturum başkanlıklarında yapıldı.

Perf. Sezer Yakupoğlu, Perf. Kübra Karasu ve Perf. Tansu Tufan'ın konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte Perf. İsmail Yerli, Perf. Cüneyt İmamoğlu, Perf. İbrahim Şen panelist olarak yer aldı.

Şevval Sena Aydın: “Perfüzyonun geleceğine birlikte yön veriyoruz”
Programın açılış konuşmasını yapan Üsküdar Perfüzyon Kulübü Başkanı Şevval Sena Aydın, toplantıların güçlü bir gelenek haline geldiğini vurguladı. Aydın; “Bu süreçte taviz vermeden sürdürdüğümüz bilimsel disiplin artık yalnızca bir toplantı serisi değil, kulübümüzün kararlılığını ve vizyonunu yansıtan güçlü bir imza haline gelmiştir. Paylaşılan her bilgi ve tartışılan her vakayla perfüzyonun geleceğine birlikte yön veriyoruz.” dedi.

Perf. Kübra Karasu: “Minimal cerrahide vakum yönetimi hayati önem taşıyor”
İlk oturumda “Midcab Vakasında Perfüzyon Stratejisi” başlıklı sunumunu yapan Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi Perfüzyonisti Kübra Karasu, minimal invaziv yöntemlerin perfüzyonist açısından getirdiği sorumluluklara değindi. Karasu; “MIDCAB, konvansiyonel sternotomiye alternatif olarak sol anterior minitorakotomi ile yapılan ve hastaya daha az ağrı, hızlı taburculuk gibi avantajlar sağlayan bir yöntemdir. Ancak cerrahın dar görüş alanı perfüzyonist için de teknik zorluklar barındırır. Özellikle femoral kanülasyonda retrograd akım sağlandığı için vakum desteği (VAVD) kullanımı kritik öneme sahiptir. Kanülasyon stratejileri ve hemodinamik volüm yönetimi, vakanın başarısını doğrudan etkilemektedir.” ifadelerini kullandı.

Perf. Tansu Tufan: “Hatalı kardiyopleji yönetimi maliyeti ve mortaliteyi artırır”
“Kardiyopleji Yönetimi Post-operatif Süreci Etkiler mi?” konusunu ele alan Kastamonu Eğitim Araştırma Hastanesi Perfüzyonisti Tansu Tufan, ameliyat sırasındaki miyokard koruma stratejilerinin yoğun bakım sürecine olan etkilerini anlattı. Doğru basınç ve dozlamanın önemine dikkat çeken Tufan; “İyi bir kardiyopleji yönetimi; minimal inotrop ihtiyacı, düşük laktat düzeyi ve kısa yoğun bakım süresi demektir. Hatalı yönetim ise düşük kardiyak debiye, intra-aortik balon pompası ve hatta ECMO ihtiyacına yol açabilir. Bu durum sadece hasta sağlığını değil, tedavi maliyetlerini de 8-10 katına kadar çıkarabilmektedir.” dedi.

Dr. Sezer Yakupoğlu: “71 günlük ECMO süreci multidisipliner bir zaferdir”
“Akciğer Travmasının Eşlik Ettiği Ciddi Yanıklı Hastada ECMO Kullanımı” başlıklı vaka sunumunu gerçekleştiren Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Araştırma Hastanesinden Dr. Sezer Yakupoğlu, literatürde nadir görülen ve yönetimi oldukça zor olan bir başarı hikayesini paylaştı. Yüzde 60 yanık ve akciğer travması olan bir hastada 71 gün süren Veno-Venöz ECMO sürecini aktaran Yakupoğlu; “Yanık hastalarında enfeksiyon ve kanama riski nedeniyle ECMO kullanımı oldukça zordur. Ancak sepsis, böbrek yetmezliği ve Guillain-Barré sendromu gibi komplikasyonlarla sınanan bu süreç; teknolojinin, multidisipliner çalışmanın ve sabrın hayat kurtarıcı gücünü gösteren bir zaferle sonuçlanmıştır. Hastamızın 9 ay sonra yürüyerek taburcu olması, seçilmiş hastalarda bu tedavinin önemini kanıtlamaktadır.” şeklinde konuştu.

Vaka tecrübeleri interaktif olarak değerlendirildi
Sunumların ardından soru cevap oturumu yapıldı. Katılımcılar, minimal invaziv cerrahide kanülasyon tercihleri ve ECMO yönetimindeki komplikasyonlar üzerine sorularını yöneltti.
Toplantı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.





