İçeriğe atla

İçerik

Otizmi anlamanın yolu empati!

Haber ile ilişkili SDG etiketleri

SDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS Icon

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) ile Engelsiz Yaşam Destek Uygulama ve Araştırma Merkezi (ENMER) tarafından “Aynı Dünyada Farklı Bir Dil: Otizmi Anlamak” başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlikte otizmin yalnızca bir tanı değil, farklı bir algılama ve iletişim biçimi olduğu vurgulanırken; farkındalığın ötesine geçerek empati kurmanın ve kapsayıcı bir toplum inşa etmenin önemi ele alındı. Otizmli bireylerin güçlü yönleri, toplumsal yaşamdaki yerleri ve destek mekanizmalarının geliştirilmesi gerekliliği de çok yönlü biçimde değerlendirildi. Sanat ve bilimsel söyleşilerin bir araya geldiği etkinlikte, otizmli bireylerin potansiyellerini ortaya koyan performanslar da katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Merkez yerleşke Nermin Tarhan Konferans salonunda düzenlenen etkinliğe Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış, SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, Otizm Destek Eğitim ve Dayanışma Derneği (ODED-DER) Başkanı Tolga Gökçe, ENMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak ile akademisyenler, uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri katıldı.

Prof. Dr. İsmail Barış: “Otizmde aşılması gereken yol ve engeller var”

Etkinliğin açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış son yıllarda ciddi manada bir eylem planı olduğuna dikkat çekti. Barış; “Onları ve otizmi kamuya anlatabilmek, insanlara anlatabilmek fevkalade güç ve zor bir iştir. O yüzden alkışlanmaları gerekiyor. Son yıllarda ciddi manada bir atılım, eylem planı var. Eylem planının hayata geçirilmesiyle ilgili küçük bir sorunumuz var. Ailelerin maddi ve manevi açıdan desteklenmeleri gerekebilecek oranda desteklenemediklerini görmekteyiz. Bu insanları anlayabilme açısından baktığımızda yürünmesi gereken, aşılması gereken yollar ve engeller var. İnanıyorum ki bu hızı aktiviteye dönüştürebilirsek, gerçekten planda yazan esasları hayata geçirebilirsek, o zaman aileler müsterih çocuklar mutlu ve biz de vazifesini yapmış bireyler olarak hem kamu hem özel olarak mutlu oluruz.” şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal: “Farkındalık yalnızca bilgi sahibi olmak değil, empati kurmaktır”

Eğitimden sağlığa, sosyal yaşamdan istihdama kadar her alanda daha kapsayıcı yaklaşımlar geliştirmek zorunda olunduğunu belirten Üsküdar Üniversitesi SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal; “Biz Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olarak 38 programımızla özellikle toplumsal katkı faaliyetlerine yönelik çok ciddi faaliyetler yürütüyoruz. Bu da onlardan birisi. Özellikle otizmin bir eksiklik olmadığı, farklı bir gelişim biçimi olduğu ve her bireyin dünyayı algılama, iletişim kurma, kendini ifade etme şeklinin de benzersiz olduğunu vurgulamak istiyorum. Tabii otizmli bireyler de bu çeşitliliğin en önemli ve en değerli bir parçası. Bizlere düşen bu farkındalığı arttırmak ve kabul etmek, desteklemek. Farkındalık yalnızca bilgi sahibi olmak değil, empati kurmak, önyargıları sorgulamak, kapsayıcı bir toplum inşa edebilmek için de sorumluluk üstlenmek. Eğitimden sağlığa, sosyal yaşamdan istihdama kadar her alanda daha kapsayıcı yaklaşımlar geliştirmek zorundayız. Dolayısıyla biz de üzerimize düşeni üniversitemiz olarak insan odaklı yaklaşımımızla bir gayretle sağlamaya çalışıyoruz.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak: “Her türlü farklılığı gösterebilmek istedik” 

Farklılıkların bir ayrışma unsuru değil, zenginlik ve çeşitlik olarak değerlendirebileceğini vurgulayan Üsküdar Üniversitesi ENMER Müdürü, Sosyal Hizmetler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak; “Bugün burada gerçekleştirmek istediğimiz programımız aslında temelde bir şey öğretmek, bir şey göstermek ya da bir şeyi bize tanımlamak için yaptığımız bir program değil. Bu program bizimle birlikte var olabilecek her türlü farklılığı gösterebilmek, bu farklılıkların aynı dünya içerisinde farklı bir dil olarak görünmesini sağlayabilecek bir sistemin var olabileceğini ya da bu farklılığın pozitif manada nasıl bir özellikle ortaya çıkabileceğini göstermek istedik.” ifadelerini kullandı.

Tolga Gökçe: “Farkındalık bir adım, anlayış ve hissetmek ise uzun bir yolculuk” 

Farkındalıkları eyleme dönüştürerek adım atılmasını gerektiğinin altını çizen Otizm Destek Eğitim ve Dayanışma Derneği (ODED-DER) Başkanı Tolga Gökçe; “Farkındalık bir adım, anlayış ve hissetmek ise uzun bir yolculuk. Bu bireyleri sizde olmadığı halde hissedip anlayabiliyorsanız bizler için ve bu çocuklar için, gençler için çok büyük bir yoldur bizim için. Otizmi neden önemsemeliyiz? Otizmin üzerine neden gitmeliyiz ve otizmle ilgili ciddi politikalar üretmeliyiz? Dünyada ve ülkemizde otizm şu anda şeker, kanser ve diğer hastalıklardan çok daha fazla görülüyor. Bunun nedenleri araştırılıyor bilimsel olarak, dünya otizme çok büyük bütçeler ayırıyor. Benim kızım 20 yaşında. Konferans salonuna girerken görmüş olduğunuz anime resimleri yapan, Ceren de burada bizlerle birlikte. Kendisi bu sene bir üniversite öğrencisi. Desteklendiğinde bu bireylerin, gençlerin neler başarabildiğini ispat etmiş bir çocuk, genç. Ama bu şansa sahip olmayan binlerce, milyonlarca çocuğumuz, evladımız var. Onları anlamak için bu çalışmaları sadece bir gün ya da bir ayda değil, bütün senelere seneye yayılmış olarak yapmamız farkındalıkları eyleme dönüştürmemiz, adım atmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu. 

Otizmde sanatın gücü…

Açılış konuşmalarının ardından Otizmli Piyanist Koral Erdeniz, gerçekleştirdiği piyano dinletisi ile katılımcılara keyifli anlar yaşattı. 
Otizmli Resim Sanatçısı Ceren Gökçe’nin eserleri ise fuaye alanında sergilenerek misafirlerden büyük bir ilgi topladı. 

Otizmli bireylerle kurulan iletişim ele alındı

Daha sonra etkinlik kapsamında Kln. Psk. Can Kamsız ile Kln. Psk. Zeynep Alcan söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide otizm, tıbbi bir tanıdan ziyade bir varoluş biçimi ve farklı bir dil olarak ele alındı. Ayrıca otizmli bireylerle kurulan iletişimde netlik, öngörülebilirlik ve işlemleme süresine saygı duymanın önemine de dikkat çekildi.

Kln. Psk. Can Kamsız: “Hedef bireyi değiştirmek değil, çevreyle arasındaki uyumu arttırmak”

Otizmin sadece zorluklar değil, güçlü yönler üzerinden de tanımlanması gerektiğini belirten Kln. Psk. Can Kamsız; “Bugün burada iki değerli misafirimiz vardı ve birbirinden özel yeteneklerini bizimle paylaştılar. Nöroçeşitlilik perspektifi tam olarak burada devreye giriyor. Otizm hep zorluklar üzerinden tanımlanır ama aslında otizmin güçlü yönler üzerinden de tanımlanmasını çok değerli buluyorum. Özellikle literatürü araştırdığınızda monotropizm diye bir kavram göreceksiniz. Monotropizm, derin odaklanma kapasitesi demek. Belirli alanlara yoğunlaşarak yüksek düzeyde uzmanlığı, uzmanlaşmayı mümkün kılmak demek. Buna ek olarak örüntü tanıma becerisi, sistematik düşünme eğilimi, özellikle analitik ve yapılandırılmış alanlarda önemli avantajlar sağlıyor. Bu özellikler tabii sadece bireysel farklılıkları değil, aynı zamanda bilimsel, teknolojik ve yaratıcı üretimin de önemli bir unsuru haline geliyorlar. Dolayısıyla güncel yaklaşımda otizm bizim tarafımızdan tek boyutlu bir eksiklik modelinden ziyade çok boyutlu bir farklılık çerçevesiyle ele alınıyor. Bu çerçevede temel hedef bireyi değiştirmek değil, bireyle çevre arasındaki uyumu arttırmak” dedi.  

Kln. Psk. Zeynep Alcan: “Empatiyi kurduğumuz an normal dediğimiz sınıfın dışına çıkıyoruz”

Katılımcılara empati egzersizi yaptıran Kln. Psk. Zeynep Alcan; “Bunu sizlerden rica ettim çünkü bunların hepsini aynı anda hissedebilmek, düşünebilmek ya da duyabilmek çoğunluk için çok sıradan bir arka plan gürültüsü. Bizler için çok genel geçer. Oysa bu düşündüğümüz, hissettiğimiz, duyduğumuz seslerin aynı anda yoğun bir şiddetle beyninize saldırdığını hayal edin. O zaman ne olur? İşte özel gereksinimli diye adlandırdığımız, bugün burada toplanmamızın sebebi olan değerli konuklarımızın da bizimle deneyimlediği aslında otizmli bireylerde biz biraz önce söylediğim aynı anda, aynı yoğunlukta saldırıyı hissediyoruz. Ve bunu bütün gün içerisinde durmaksızın yaşıyorlar. O yüzden biz burada o empatiyi kurduğumuz anda normal dediğimiz sınıfın dışına çıkıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Söyleşinin ardından konuklara katılım belgesi takdim edildi ve program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Paylaş

Oluşturulma Tarihi27 Nisan 2026

Sizi Arayalım

Phone