İçeriğe atla

İçerik

İlişkilerde risk, duygusal mesafe açıldığında başlıyor…

Haber ile ilişkili SDG etiketleri

SDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS IconSDGS Icon

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, STAR TV’de yayınlanan “Asuman Krause ile Hayat Güzeldir” programının canlı yayın konuğu oldu. Tarhan ilişkiler, aile içi iletişim ve çocuk yetiştirme konusunda değerlendirmelerde bulunarak sağlıklı ilişkilerin temelinde güven, açık ve şeffaf iletişim ile karşılıklı fedakârlığın bulunduğunu vurguladı. Aldatmanın çoğunlukla duygusal mesafenin açılmasıyla başladığına dikkat çeken Tarhan, aile içinde güven köprüsünün kurulmasının ve sorunların sağlıklı iletişimle çözülmesinin önemini anlattı. Çocukların problem çözme ve iletişim becerilerini aile içerisindeki yaşantılardan öğrendiğini belirten Tarhan, ebeveynlerin çocukları mutlu etmekten ziyade onları hayata hazırlaması, küçük yaşta sorumluluk vermesi ve kişiliklerinden çok çabalarını takdir etmesi gerektiğini ifade etti.

“Beyin takdir, onay, övgüyle besleniyor” 

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aldatmanın ortaya çıkışında duygusal mesafenin önemli bir rol oynadığını belirtti. Tarhan; “‘Neden aldatma oluyor?’ sorusunu sorduğumuz zaman genellikle duygusal mesafe açılıyor birincisinde. Duygusal mesafe açıldığı zaman kişi başka birisiyle normal arkadaşlık ilişkisi kurarken özel sorunlarını anlatmaya başlıyor ona. Karşı taraftan onay alıyor. Yakın ilişkilerde, yakınlarından alamadığı onayı alıyor ve daha rahatlatıcı... Beyin takdir, onay, övgüyle besleniyor. Onu görüyor. Bunu gördükten sonra bir müddet sonra o başlıyor yavaş yavaş. Yani hemen fiziksel aldatma olmasa da bir duygusal aldatma oluyor. O duygusal aldatma bir müddet sonra fiziksel aldatmaya da dönüşebiliyor. Bu genellikle duygusal bağın yaralanmasıyla çok yakın ilişkili. İlişkilerde böyle aldatma olduktan sonra onarmak zordur.” dedi. 

“Duygusal mesafe açılınca risk başlar”

Aldatmanın ardından ilişkilerde güven sorununun da ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Tarhan; “Aldatmada güven sorunu oluyor. ‘Eşim eskisi gibi benimle ilgilenmiyor, bana zaman ayırmıyor, acaba hayatında birisi mi var?’ diye düşünmeye başlıyor. Evlilikten önce bir romantizm vardır. Romantizm oluyor, evlenirler, çocuk olur. Çocuk olduktan sonra annelik, anne daha çok çocukla ilgilenmeye başlar. Annelik baskın olur. Erkek de daha çok işiyle ilgilenmeye başlar. Birbirine ayırdıkları zaman azalır, nitelikli ilişki zayıflar. Zayıfladığı zaman duygusal mesafe açılır. Açıldığı zaman risk başlamıştır.” ifadelerini kullandı.

“Aile içerisinde yatay koalisyon olması gerekir”

Aile içindeki ilişkilerde güven duygusunun ve sağlıklı iletişimin önemini anlatan Tarhan; “Karşı tarafla güvende hissettiğin bir ilişkinin olması lazım. Arada güven köprüsü olması gerekiyor. Yani ‘Eşim benim hiç aleyhimde konuşmaz hep lehimde konuşur.’ duygusunu taşıması gerekiyor kişinin. ‘Eşim benim aleyhimde hep sağda solda konuşuyor.’ duygusu varsa, güven zayıflamış demektir burada. Mesela öyle eşler var ki gider erkek veya kadın, çocukla dertleşir, babasını kötüler, dertleşir onunla. Çocuktan dert arkadaşı olmaz ki. Çocukta bu sefer babayla ya da tam tersi anneyle olan bağı zayıflar. Aile içerisinde yatay koalisyon olması gerekir. Anne-baba koalisyonu. Bir anne bir çocukla, baba bir çocukla koalisyon kurarsa dikey koalisyon oluyor, kutuplaşmalar olur orada. Yatay koalisyon anne-baba kendi aralarında sorunları çözecekler çocuklar da kendi aralarında sorunları çözecekler. Çocuklar da aralarında tartışacaklar, çözemezlerse birlikte anneye babaya ‘Bu konuda çözemedik’ diye gelecekler. Bu sefer çocuklar sorun çözmeyi öğrenir. Yoksa ufak bir şeyde ‘Anne, abim şunu yaptı’, ‘Babam şunu yaptı’ derse böyle durumlarda dikey koalisyonda anne bir çocuğu tutar, baba bir çocuğu tutar, o evde huzur olmaz.” şeklinde konuştu.

“Her olayı bir fırsat eğitimi gibi görüyoruz”

Çocukların problem çözme, stres yönetimi ve iletişim becerilerini öncelikle aile içerisindeki yaşantılardan öğrendiğine vurgu yapan Tarhan; “İnsanda üç tane ilişki biçimi var: Problem çözme, stres yönetimi ve ‘communication style’ dediğimiz yani iletişim stili, ilişki biçimini öğrenmesi gerekiyor. Bu üç yöntemde becerisi gelişmişse, çocuk rahatlıkla bir problem olduğu zaman çözebiliyor. Bu yaşantılarla öğreniliyor. Bir problem oluyor, problemin nasıl çözüldüğüne bakıyor. Çocuk buradan öğrenmiş çıkıyor. Yani her olayı bir fırsat eğitimi gibi görüyoruz. Fırsat eğitimi gördüğümüz zaman ‘Olay olmasın’ değil ‘Bu olay bize ne öğretti?’ diyebilmek gerekiyor. Eskiden aileye sevgi yuvası diyorduk, şimdi güven yuvası diyoruz. Güven olursa, problemler daha kolay çözülüyor. Güven olması için de açık, şeffaf ilişki gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“İki taraf da fedakarlık yapacak…”

Sağlıklı bir ilişkinin sürdürülebilmesi için iki tarafın da sorumluluk alması ve birbirinin sevgi dilini gözetmesi gerektiğini söyleyen Tarhan; “İlişkide iki tarafta güven köprüsü kurmaya çalışacak. Altın orta nokta kuralı uygulanacak. Bir adım biri atacak, diğerini karşı taraf atacak. Hep tek taraflı adım atılırsa olmaz. İki taraf da fedakarlık yapacak. Mesela burada sevgi dilleri var mesela takdir, övgü, onay sevgi dilidir. Buradaki övgü gerçekçi övgü olacak. Ayağı yere basan övgü olacak. Kişiliğini övmememiz lazım, davranış ve çabalarını övmemiz lazım. Kişiliğini översek egosu şişer. Sevgi dillerinden birisi de fedakarlıktır. Diğer sevgi dili fiziksel temastır, sarılmaktır. Fiziksel temas kadında oksitosin salgılıyor, bu haz, mutluluk hormonlarından birisi.” şeklinde konuştu.

“Çocuğun hayatı tanıması için ona fırsat vermek gerek”

Ebeveynlerin çocuklarına küçük yaşta sorumluluk vermesinin ve onları hayatın gerçeklerine hazırlamasının önemine dikkat çeken Tarhan; “Anne baba duygusal, psikolojik üstünlüğü çocuğa bırakmamalı. Çocuğu özgüven geliştireceğim diye her dediğini yapmak doğru değil. Küçük yaşta özgürlük sorumluluk dengesini öğretmek gerekiyor. Küçük yaşta sorumluluk vermek, ailenin bazı yüklerini almasını öğretmek gerekiyor. Bunları öğrenmezse çocuk, ileri yaşta herkes ona borçlu gibi yaşamaya başlar. Herkes ‘benim dediğimi yapmalı’ diye başlar. Evin patronu olur. Evin patronu olduğunda da evde belki sözü geçiyor ama gerçek hayat öyle değil. Okula gider bakar ki kimse, onun istediğini yapmıyor, yalnızlaşır. Narsistik yaralanma oluyor, herkesi suçluyor bu sefer de. Okulu reddediyor çocuk. Uyumsuzluk oluyor, iletişim problemlerinin en büyük sebebi o. Yani annelik babalık çocuğu mutlu etmek değil, çocuğu hayata hazırlamak. Çocuk gelecekte kendi kendine nasıl yetebilir, buna hazırlamak gerekiyor. İşte bunun için çocuğa küçük yaşta yaşının sorumluluklarını alması gerekiyor. Yaşının zorluklarını yaşaması gerekiyor. Bu nedenle çocuğun hayatı tanıması için ona fırsat vermek gerek.” ifadelerini kullandı.

“Çocuğun kişiliğini değil çabasını övmeliyiz”

Çocukların özgüven gelişiminde kişiliklerinin değil, gösterdikleri çabanın takdir edilmesi ve küçük yaşta sorumluluk verilmesi gerektiğine dikkat çeken Tarhan; “Çocuğun kişiliğini değil, çabasını öveceğiz. Bakkala gönderirsin, ekmek aldırırsın. Balkondan seyredersiniz başına bir şey gelmesin diye. Düşe kalka gelir çocuk, bir muzaffer bir komutan gibi sevinir. Hatta onunla ilgili böyle bizim kültürümüzün özelliklerinde vardır çocuk yürümeye başlayınca koltuğa çıkmaya çalışır. Biz kültürümüzde hemen alıp çıkarırız. Bu sefer çocuk bir şey öğrenmez ki. Orada tavsiye edilen çocuğun yanında durmaktır. Çıkmaya çalışıyorsa yanında dur, ‘Düşersen ben tutarım seni. Hadi sen çıkmaya çalış.’ der. Anne-çocuk ilişkisi bozulmaz hem de çocuk kendi çabasıyla çıktığı için kendi kendini yönetmeyi öğrenir. Burada doğru orta yolu bulmamız gerekiyor. Ufak sorumluluklar vermek lazım.” dedi.

Tarhan’dan tavsiyeler…

Prof. Dr. Nevzat Tarhan son olarak sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkilerin temelinde güven, açıklık ve dürüstlüğün bulunduğuna dikkat çekerek; “İlişkilerde en önemli şey açık, şeffaf, güvenilir ve hesap verebilir olabilmek. Böyle olursa güven oluşur. Sevgi artı dürüstlük eşittir güven, güven artı iyi iş birliği eşittir aşk diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.


 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Paylaş

Oluşturulma Tarihi18 Ağustos 2026

Sizi Arayalım

Phone