Üsküdar Üniversitesi Uluslararası Öğrenci İlişkileri Ofisi tarafından hayata geçirilen ve uluslararası öğrencilerin akademik-sosyal uyum süreçlerini destekleyen “Hedef Arkadaşlık Projesi” gerçekleştirilen kapanış programıyla başarıyla tamamlandı. Kültürlerarası etkileşimi güçlendiren proje empati, iletişim ve değer odaklı yaklaşımıyla öğrenciler arasında kalıcı bağlar kurulmasına katkı sağlarken, sürdürülebilir bir mentorluk modeli olarak üniversite bünyesinde devam ettirilmesi hedefleniyor. Her problemin çözümünün bir projenin başlangıcı olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hedef Arkadaşlığı Projesinin bir iyilik projesi olarak evrilmesi gerektiğini söyledi.
İçerik
“Hedef Arkadaşlık Projesi” hedefine ulaştı…


Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans salonunda gerçekleştirilen kapanış programına Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Elif Erhan, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, SHMYO Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Feride Kulalı Özdek, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ayral, akademisyenler, idari personeller ve öğrenciler katıldı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Her problemin çözümü bir projenin başlangıcıdır”
Diyaloglar olursa önyargıların çözüldüğünün altını çizen Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Değişik kültürlerden gelmiş gençlerin ister istemez kültürel değer yargıları oluyor. Bu değer yargıları bazen önyargı şeklinde oluyor. Değer yargılarının psikolojideki çözümü, karşılığı diyalogdur. Diyalog olursa önyargılar çözülüyor. Hedef Arkadaşlık Projesi pozitif psikolojinin metodu idi. Pozitif psikolojide insanlar arasındaki pozitif iletişimi sağlamak, empatik iletişimi sağlamak için kullanılan yöntem. Burada gruplaşmalar var, bu gruplaşmalar bazen tatsızlıklara da neden oluyordu. Her problemin çözümü bir projenin başlangıcıdır. Biz bunu sistematik bilimsel metodolojiyle yapalım dedik. Biz sorun odaklı gitmek yerine bu sorunun olmaması için ne yapılabilir diye düşündük. Sonra bu projeyi yazdık. Geçen sene 2025 Hacettepe dergisinde galiba yüksek, 3-4 impaktlı bir dergide yayınlandı. Bu aslında bir örnek proje.” şeklinde konuştu.


“Hayat senaryolarını yeniden yazarsak gelişiriz”
İnsanın hayat yolunda ilerlerken güzel şeyler yaparak kendini geliştirmesi gerektiğinden bahseden Tarhan; “Psikoloji bölümünde kültürler arası psikoloji bölümü vardır, kültürel psikoloji. Psikolojinin tanımlanmasında üç sütunu vardır: Akıl, beyin ve kültür diye geçer. Bir sütun olmasa insan psikolojisi ayakta durmaz. Kültür ayağı burada insan beyninde yazılıyor. Çocukluğundan beri geliştirilmiş kültürel kalıplar, standartlar var. Gençlik hayatımızda, çocukluk hayatımızda öğrendiğimiz hayat senaryoları var; annemizden, babamızdan, kardeşimizden, çevremizden öğrendiğimiz hayat senaryoları var. Yeni bir yere gidince aktörler değişiyor ama hayat senaryolarımız aynı. O halde o hayat senaryolarını yeniden yazmak gerekiyor. Yeniden yazarsak uyum sağlarız ve gelişiriz. Gelişen insanlar böyle gelişiyor. O aktörler değişiyor, yeni aktörler giriyor ama o senaryoyu yenilemek gerekiyor ve böylece bakıyorsunuz güzel bir kişilik, karakter ortaya çıkıyor. Hedef Arkadaşlık Projesinde hedef, siz buraya eğitime gelmiş gençlersiniz, eğitim yolculuğuna çıkmışsınız. Sizin burada yol arkadaşına ihtiyacınız var. Yol arkadaşı insanın hayattaki en büyük şeyidir. Hayat yolunda ilerlerken bu hayatta madem yaşıyoruz, güzel şeyler yaparak kendimizi geliştirelim.” dedi.

“Teknoloji hayatımıza hız veriyor, değerler ise yön veriyor”
Sürdürülebilir olmayan şeylerin kalıcı olmadığını vurgulayan Tarhan; “3T kuralı var: Problemi teşhis etmek, onu tedavi etmek ve takip etmek. Takip etmezseniz yarım kalır. Hevesle başlarsanız teşhis, tedavi bellidir ama takibi yapılmazsa, sürdürülebilir olmayan şeyler kalıcı olmuyor. Sürdürülebilir olması gönül vermekle ve inanmakla olur. Kendi hedeflerimizi kendimiz belirleyeceğiz; iyi hedefler, kötü hedefler. Hedef Arkadaşlığı Projesinin bir iyilik projesi olarak evrilmesini sağlayalım. Çünkü iyilik yapmazsak evrendeki entropi yasasına göre kötülük kendiliğinden artıyor. Şu anda dünyada kötülükler artıyor. Kötülüklerin kötü sonucu görülünce iyiler çalışıyor. Bütün kutsal metinlere bakın, peygamberlere bakın hep kötülüklerin en yükseldiği zaman onlar bir şekilde orada insanlığı iyiye doğru çevirmeye çalışmışlar. Bu nedenle biz de Hedef Arkadaşlığı Projesinde insani değerleri katarak değer odaklı bir proje yapmak istedik. Çünkü teknoloji hayatımıza hız veriyor, değerler ise yön veriyor. Eğer evrensel değerleri öğrenmezsek kendiliğinden öğrenemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Nazife Güngör: “Küçük dokunuşlar büyük güzelliklere neden olabilir”
Günümüz dünyasındaki kaotik ortama ve çatışmalara dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, çözümün kültürel iletişimden geçtiğini belirtti. Güngör; “İnsanlık tarihi zaman zaman yükselir, zaman zaman sakinleşir. Ama şunu biliyoruz ki insanlık kendisine bir türlü rahat vermiyor. Bu sorunu çözmemiz lazım. Neden insanlık huzura değil de huzursuzluğa bu kadar eğilimli? O zaman bir yerde sorun var. O sorunun çözümü kaynaşma, etkileşim; ‘interaction’, ‘cultural communication’ diyoruz biz bunlara. Dolayısıyla biz birbirimizi tanırsak, birbirimize yaklaşırsak, iletişim kurarsak, etkileşime geçersek herhalde sorun çözülür. Birbirimizi tanıdıkça seveceğiz çünkü sevmemek için hiçbir neden yok. Bu hedefler odağında ne kadar birbirimizle etkileşim halinde olursak o kadar dünyanın daha iyi gidişine, daha güzel bir geleceğe katkı sunmuş oluruz. Küçük dokunuşlar büyük güzelliklere neden olabilir.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Muhsin Konuk: “Uluslararası öğrencilerimiz fahri temsilcilerimiz olacaklar”
Uluslararası öğrencilerin Türkiye’nin gönüllü elçileri olacağını vurgulayan Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, bu süreçteki sorumluluk bilincine dikkat çekti. Konuk; “Bizim idealimizde aslında selden kütük kurtarır gibi değil, sele kapılmış herkesi kucaklama, herkese sahip çıkma ve herkesi sahiplenme duygusu içerisinde yaşıyorum. Uluslararası öğrencilerimiz bizim kültürümüzü, bizim vücut dilimizi ve değerlerimizi ne kadar çok tanırlarsa, ülkelerine döndükleri vakit fahri temsilcilerimiz olacaklar. Sizlere ne kadar rehberlik yapabildik, ne kadar yardımcı olabildik esas önemli olan bu. Bizler sizlere ne kadar sahip çıkarsak, sizler bizi gittiğiniz yerlerde temsil ediyorsunuz.” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ayral, “Hedef Arkadaşlık Projesi” kapsamında bir sunum gerçekleştirdi.

Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ayral: “Hedef Arkadaşlığı projesi aslında bir yol hikayesi”
Hedef Arkadaşlık Projesi Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ayral, projenin sadece bir etkinlik değil, derin bağlar kuran özel bir yolculuk olduğunu belirtti. Ayral; “Hedef Arkadaşlığı projesi aslında bir yolculuk, bir yol hikayesi. Öznesi genç uluslararası öğrenciler olan heyecanlı, keyifli ama bir o kadar da zor; içinde yalnızlık, endişe, uyum güçlüğü, şaşkınlık, özlem, gurbet, ötekileştirme, mesafe olan bir yolculuk. Bu proje yalnızca öğrencilerimizi bir araya getiren bir etkinlik olmanın ötesinde kültürlerin buluştuğu, özellikle de içinde bulunduğumuz dünyadaki karmaşık dönemde sadece keyifli anların değil zorlukların da paylaşıldığı ve bundan dolayı da güçlü dostlukların kurulduğu, kalıcı bağların oluştuğu özel bir yolculuk oldu.” ifadelerini kullandı.

“Psikolojik değişkenlerde koruyucu bir rol üstlendi”
Projenin temelindeki iyilik yapma ve verme felsefesine değinen Dr. Ayral, sistemin işleyişinden bahsetti. Ayral; “Burada hedef ya da amaç odaklı bir sistemden bahsediyoruz ve kesinlikle değer temelli, gelişimi destekleyici, arkadaşlık ilişkilerini ifade eden bir yaklaşım. Ortak hedefler etrafında şekillenen sorumluluk, empati ve karşılıklı destek içeren bir ilişki biçimi olarak ele almaya karar verdik. Bir sistemi bu anlayış üzerine kurduk; iyilik yapma ve verme. Program aidiyet ve memnuniyeti artırıcı, iyileştirici, koruyucu bir etki gösterdi. Genel olarak etkili, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir model olduğu ortaya çıktı. Program özellikle sosyal uyum ve aidiyet üzerinde güçlü bir etki yaratırken psikolojik değişkenlerde koruyucu bir rol üstlendi.” şeklinde konuştu.

“Proje mentorluk programı olarak devam edecek…”
Projenin kurumsallaşma süreci ve elde edilen somut çıktılar hakkında da bilgi veren Ayral; “Hedef Arkadaşlığı markamız tescillendi. Önce ISS’i de tescillemiştik, Hedef Arkadaşlığı da tescilledik. Patent ve faydalı modele başvurduk, bu sene projemiz faydalı model olarak tescillendi. Projeyi bitirdik ama projeyi bir program olarak kuruma devrettik. Bir organizasyon yapısı olan, prosedürleri olan, görev tanımları ve dokümanlarıyla, akademik temsilci yapısıyla çok ciddi bir kurumsallaşma şeklinde programı üniversitemize teslim ettik. Yolun ilk kısmını öğrencilerimizle tamamladık. Proje mentorluk programı olarak devam edecek. Artık birlikte yeni yollara düşme zamanı diyorum.” dedi.





Öğrenciler deneyimlerini de paylaştı…
Projede yer alan öğrencilerin deneyimlerini de paylaştığı kapanış programında projede yer alan öğrencilere belge takdimi gerçekleştirildi.
Daha sonra öğrenciler pasta keserek hem projenin tamamlanmasını kutladı hem de keyifli anlar yaşadı.





Samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen etkinlik öğrenciler arasındaki etkileşimi pekiştirirken programın sosyal boyutunu da güçlendirdi.
Program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.







