Azerbaycan’ın Umummilli Lideri, eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, vefatının 22’nci yılında Üsküdar Üniversitesinde düzenlenen anlamlı bir programla anıldı. “Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin mimarı: Ulu Önder Haydar Aliyev’i Anma Gecesi” başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Aliyev’in siyasi mirası, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine katkıları ve iki ülke arasındaki tarihsel bağlar ele alındı.
İçerik
Haydar Aliyev vefatının 22’nci yılında Üsküdar Üniversitesinde anıldı


Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan Konferans salonunda düzenlenen programa Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör başta olmak üzere akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.


Siyaset bilimci ve gazeteci Ülker Piriyeva’nın açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, Haydar Aliyev’in de Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi Türk milleti için son derece önemli bir önder olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Nazife Güngör: “Biz hem kardeşiz hem soydaşız hem de kader ortağıyız”
Haydar Aliyev ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün halklarının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde yol açıcı liderler olduğunu belirten Prof. Dr. Güngör, her iki önderin de kahramanlık destanını milletleriyle birlikte yazdığını ifade etti. Güngör; “Biri Türkiye’nin, biri de Azerbaycanlı kardeşlerimizin yolunu açtı. Bu iki önder, kahramanlık destanını cephede ve meydanlarda milletleriyle birlikte yazdı. Birlikte kahramanlık hikâyeleri yazıldı ve tarihe birlikte geçildi.” dedi.
Görevi dolayısıyla Azerbaycan’da sık sık bulunduğunu dile getiren Güngör, iki ülke arasındaki bağların benzerlikten öte bir birliktelik olduğunu vurgulayarak; “Tarihimize baktığımızda biz hem kardeşiz hem soydaşız hem de kader ortağıyız. Aynı mücadelelerden geçmiş, benzer acıları yaşamış iki halkız.” ifadelerini kullandı.
“Tek millet, iki devlet” anlayışının son derece doğru olduğunu belirten Güngör, ortak kültür ve dil vurgusu yaparak Azerbaycanlı öğrencilerin Türkiye’ye uyum sürecinin de bu birlikteliğin doğal bir sonucu olduğunu dile getirdi.
Bilgi çağında üniversitelere önemli sorumluluklar düştüğünü kaydeden Prof. Dr. Güngör, Türkiye ve Azerbaycan üniversiteleri arasında kurulacak güçlü bir bilgi ittifakının, iki ülkenin geleceğini daha sağlam temeller üzerine inşa edeceğini vurguladı.

Prof. Dr. Sevda Asqarova: “Haydar Aliyev her zaman kalbimizde”
Programda konuşan MÜTEM Müdürü Prof. Dr. Sevda Asqarova ise Haydar Aliyev’in Azerbaycan halkı için taşıdığı derin manevi değere dikkat çekti. Asqarova; “Haydar Aliyev her zaman sevgiyle, saygıyla ve minnetle anılıyor. O, her zaman kalbimizde. Bu anlamlı gecede burada olmak bizim için çok kıymetli.” dedi.

Prof. Dr. İbrahim Öztek: “Türkiye ve Azerbaycan bir gövdenin iki şah damarı gibidir”
Etkinlikte konuşan Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye-Azerbaycan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek ise Haydar Aliyev’i, Türk milletinin son yüzyılda yetiştirdiği en büyük liderlerden biri olarak nitelendirdi.
Öztek, Haydar Aliyev’in zorlu tarihsel süreçlerde Azerbaycan’ı yeniden ayağa kaldırdığını belirterek, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin güçlenmesinde stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Enerji projeleri, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve askeri iş birliklerinin Aliyev’in vizyonunun somut örnekleri olduğunu ifade eden Öztek; “Türkiye ve Azerbaycan bir gövdenin iki şah damarı gibidir. Biri zarar görürse diğeri de etkilenir.” dedi.


Program panel ve müzik dinletisiyle sona erdi
Anma gecesi kapsamında düzenlenen panelde; Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Doğan, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Erbay, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut ile Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Okan Yeşilot değerlendirmelerde bulundu.
Program, ses sanatçısı Süreyya Eyvazova’nın Azerbaycan’ın simge eserlerinden “Sarı Gelin” türküsünü seslendirmesinin ardından konuşmacılara plaket takdimiyle sona erdi.






