İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde ‘5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilmesi’ günü kapsamında “Geleceğin Liderleri” başlıklı etkinlik düzenlendi. Kadının hayata katılmasının oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Halide İncekara; “Gençlik ve çocuk bugünümüzdür.” dedi. İncekara, bugün güvenli hissettirilmeyen gençlik ve çocuğun yarın da geleceği olmayacağını vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumunda düzenlenen etkinliğe İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün önde gelen isimleri ve İstanbul Öğrenci Meclisine bağlı çok sayıda lise öğrencisi katıldı.

Ayşe Nur Çalıcı: “Üsküdar ile geçen yıl da çok güzel programlar yaptık”
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Ayşe Nur Çalıcı; “İstanbul Öğrenci Meclisleri projesi çok güzel bir ivmeyle devam ediyor. Halide hocamızın öncülüğünde Üsküdar Üniversitesi ile geçen yıl da çok güzel programlar yaptık. İstedik ki bu yılki öğrenci meclisimizin kıymetli öğrencileri de Halide hocamızdan istifade etsinler. Onun hayatınıza açacağı pencerelere şahitlik etmek bizler için gerçekten çok onur verici.” şeklinde konuştu.

Halide İncekara: “Kadının hayata katılması kimsenin kimseye lütfu değildir”
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Halide İncekara, kadının toplumdaki rolü hakkında değerlendirmelerde bulundu. İncekara; “Kadınlar açısından düşününce Halide İncekara’yı alın, ikiye bölün. Sağ tarafın hiçbir uzvu yok. Kulak iki tane sağ kulak yok, kol iki tane sağ kol yok, ayak iki tane sağ ayak yok. Ben nasıl görünürsem, ben nasıl yürürsem, ben nasıl hareket edersem; karşı cins, çift yaratılmış insan için kadını toplumun içinden çekip aldığınızda Halide İncekara’nın yarım vücudu gibi olursunuz. Bazen erkek kısmı kadınların hayatına girdiğinde yerlerinin daralacağını zannederler. Değildir. Uzuvlarınızın yarısı olursunuz. Yürüyemezsiniz, topallarsınız. Tutamazsınız tek elle. Duyamazsınız yarım kulakla. Onun için kadının siyasete, aktif hayata, sosyal hayata, iş hayatına katılması kimsenin kimseye bir lütfu değildir. İltifatı değildir. Bu birlikte büyümek ve güçlenmenin gereğidir.” dedi.
“Sizler bugünümüzsünüz”
Bugün güvenli hissettirilmeyen gençlik ve çocuğun yarın da geleceği olmayacağına dikkat çeken İncekara; “Bütün konuşmalarda size, gelecek diyorlar değil mi? Hepinizin kafasında bir gelecek. ‘Gençler geleceğimizdir.’ deniyor. Niye onların bugünü değilsiniz? Eğer bugünü değilseniz yarın da olamazsınız zaten. Yarın hayatınıza çıkan her zorluk bugün görmemezlikten gelindiği içindir. Sizin geleceğiniz bizim geleceğimiz... Gençlik bugünümüzdür. Çocuk bugünümüzdür. Bugün görmediğimi, bugün mutlu etmediğimi, bugün güvenli hissettirmediğimin zaten yarın geleceği yoktur. Sizler bugünümüzsünüz.” ifadelerini kullandı.

“Annemin bir rol modeli var…”
Günümüzde rol model alınacak bir sürü insanların olduğuna değinen İncekara; “Benim adım niye Halide? Çünkü annem ayağında sallarken, ‘Kızım büyüsün Halide Edip gibi olsun, meydan mitingleri versin.’ dediğinde 1959’da köylü anneme gülmüş. ‘Ne diyorsun sen hanım? Ayağında salladığının kız çocuğu olduğunun farkında değil misin sen?’ demişler. Annem de ‘İşte onun için dua ediyorum ya Halide Edip gibi meydan mitingleri yapsın.’ diye demiş. Annemin bir rol modeli var. Televizyonun olmadığı belki radyonun oralara ulaşmadığı yerlerde bir rol model var: Halide Edip. Onu kendine rol model aldı. Ama sizin önünüzde artık akademide, basında, her tarafta rol model alabileceğiniz bir sürü ablalarınız, halalarınız, teyzeleriniz, yengeleriniz ne derseniz var.” şeklinde konuştu.
“Size ümit vermek, ümit olmak için konuşuyor…”
Katılımcılara kendi hayatından bahseden İncekara; “Niye Halide İncekara konuşuyor? Size ümit vermek, ümit olmak için konuşuyor. Çünkü ‘Beni kim vekil yapsın, beni de kim bakan yapsın.’ dememeniz için. Bunun için Halide İncekara anlatıyor. Çünkü Halide İncekara’nın onca yaptığı hizmetin, çalışmanın içinde o ‘olmazsa olmaz’ dediğiniz şeyler yok. Çok zengin bir ailenin kızı değilim. Köyden küçük yaşta şehre göç etmiş, evlenince İstanbul’a gelmiş bir annenin 10 sene sonra dünyaya gelmiş bir kız çocuğuyum. Okuma yazmayı dışarıdan öğrenen bir annenin babanın, diplomayı 40 yaşından sonra alan anne babanın kızıyım. Lise hayatım düz okullar, hiçbir özel ve kolejlerde falan değilim. Ama başarılıyım, çalışıyorum. Sizler gibi sivil hayata lise hayatımda başlamışım. Sınıfımda, okulumda, mahallemde, apartmanımda hangi problemi görürsem hepsine gücüm yettiğince müdahil olmuşum.” dedi.

“Çocuğunuzla birlikte yaşamayı öğrenin”
Kadının iş hayatında çocuğu dert etmek yerine onunla birlikte yaşamayı öğrenmesinin oldukça önemli olduğunun altını çizen İncekara; “Siyaset o dönem benim için hiç kolay değildi. Bir kere siyaset çok vakit alan bir şey. Vaktinizi, gönlünüzü, ruhunuzu... Tabii adam gibi yaparsanız. Ben adam gibi yapmaya gayret edenlerdendim, benim çok vaktimi alıyordu. Hep kocam şu sözlerle karşılaştı; ‘Ahmet evde yemekleri sen mi yapıyorsun? Ahmet ütüler sana mı kaldı? Ahmet karını sadece ekranlarda görebiliyorsun...’ Doğru vallahi adam sadece beni ekranlarda görüyordu çünkü uluslararası konferanslar, toplantılar, AKPM, Avrupa Konseyi, Çocuk Hakları Komisyonu bunların hepsinin sadece Türkiye’de değil yurt dışındaki toplantı ayakları var onlara katılıyordum. Sabah havaalanına geliyordum, eski bavulumu eşime teslim ediyordum, yeni bavulumu alıyordum bir başka uçakla başka bir ülkeye, başka bir çalışmaya gitmek ya da başka bir şehre gitmek zorunda kalıyordum. Onun için de sağlam bir eşiniz, sağlam bir aileniz, namerde muhtaç olmayacak bir geliriniz ve tabii ki çocuğunuzu bırakacak bir kapınızın olması lazım. Çocuk deyince çocuğunu kendi yük edenler var. Bir doktor arkadaşım derdi ki; ‘Çocuk 40 gün yemese ölmez. Çocuğa sen bakmasan da büyür.’ derdi. Bu işin esprisi, bakmakla alakalı değil. Ama çocuğunuza kendinize dert edinip engel edinmeyin, çocuğunuzla birlikte yaşamayı öğrenin.” ifadelerini kullandı.
Mert Kapıcıoğlu: “En önemlisi kendi geleceğimizi şekillendiriyoruz”
Geleceğin Liderleri projesinden bahseden Öğrenci Meclis Başkanı Mert Kapıcıoğlu; “Cumhuriyetimizin 102’nci yılında ‘Geleceğin Liderleri’ projesi kapsamında çok anlamlı bir programa ev sahipliği yapıyoruz. İstanbul’da 39 ilçemizde faaliyet gösteren öğrenci meclisleri, son yıllarda demokrasinin en güzel okulunu gençlere sunuyor. Bizler burada oy kullanıyor, sorunlara çözüm önerileri getiriyor ve en önemlisi kendi geleceğimizi şekillendiriyoruz. İşte bugün de tam olarak bunu yapıyoruz; geleceği konuşuyoruz. Gelecek dediğimiz şey ise ancak ve ancak kadın-erkek birlikte omuz omuza inşa edilebilir. Türk kadınına 1934’te seçme ve seçilme hakkının verilmesi Cumhuriyetimizin en büyük devrimlerinden biridir. Bugün burada o devrimin yıl dönümüne çok yakın bir tarihte bu hakkı bize armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum.” şeklinde konuştu.

Söyleşi programı lise öğrencilerinin sorularının yanıtlanmasıyla devam etti.

Düzenlenen program hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.






