Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Elektronörofizyoloji Programı ve Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Elektronörofizyoloji Kulübü iş birliğinde 26 Mart Epilepsi Farkındalık Günü kapsamında “26 Mart Epilepsi Farkındalık Günü” etkinliği düzenlendi. Etkinlikte akademisyenler ve uzmanlar epilepsinin doğru tanısı, EEG uygulamalarının önemi, ilk yardım bilgileri ve toplumsal farkındalık konularına değindi. Farklı üniversitelerden öğrenciler ve doktorlar ile sektör temsilcilerinin de katıldığı program, epilepsi farkındalığını artırmak ve yanlış bilgilerin önüne geçmek amacıyla yoğun ilgi gördü.
İçerik
Epilepsi farkındalığında doğru bilgi ve empati öne çıkıyor

Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke Emirnebi Konferans salonunda düzenlenen seminere SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, Elektronörofizyoloji Program Başkanı Öğr. Gör. Recep Yılmaz, Acıbadem Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Aksu, Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Candan Gürses, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim dalından Prof. Dr. Sema Saltık, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Özlem Çokar, Üsküdar Üniversitesi Ameliyathane Programından Öğr. Gör. Nelis Bosnalı, Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Nörofizyoloji Çocuk EEG- EMG Birimi Elektronörofizyoloji Uzman Teknikeri Eda Yaşar katıldı.

Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal: “Amacımız empati anlayışını artırmak”
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, epilepsinin yalnızca tıbbi bir sorun değil bireylerin eğitim, sosyal ve psikolojik hayatını doğrudan etkileyen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.
Doğru bilginin yaygınlaşmasını ve empati anlayışını arttırmayı hedeflediklerinin altını çizen Karasakal; “Bu faaliyetle doğru bilgiyi yaygınlaştırarak toplumsal ön yargıları kırmayı hedefliyoruz. Bilinç düzeyindeki her artışın toplumda bir çarpan etkisi yaratacağına inanıyoruz. Amacımız, hastalara ve ailelerine karşı empati ile anlayışı artırmaktır.” ifadelerini kullandı.

Öğr. Gör. Recep Yılmaz: “Bilgi, en etkili tedavi yöntemidir”
SHMYO Elektronörofizyoloji Program Başkanı Öğr. Gör. Recep Yılmaz, 2008’de 9 yaşındaki Cassidy Megan’ın başlattığı ve dayanışmayı temsil eden “Mor Gün” (Purple Day) hareketinin tarihçesine değindi.
Dünya genelinde 65 milyon, Türkiye’de ise 800 bin epilepsi hastası olduğunu belirten Yılmaz; “Epilepsi mistik bir korku değil kronik bir nörolojik süreçtir. Nöbet anında hastanın ağzına bir şey tıkmaya çalışmak gibi yanlış bilgiler, durumdan daha zararlı olabilir. Bilgi, en etkili tedavi yöntemidir.” dedi.

Prof. Dr. Murat Aksu: “Doğru teşhis için temiz EEG şart”
Acıbadem Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Aksu, epilepsi tanısında en önemli elektrofizyolojik yöntemin EEG olduğunu belirterek teknik detaylara dikkat çekti.
Aksu; “İyi EEG bilmeyen bir tekniker diğer nörolojik işlemleri de yapamaz. Amacımız, gürültüden arındırılmış, kurallara uygun ve tertemiz bir EEG çekimi ile en doğru klinik sonucu elde etmektir. Doğru teşhis için temiz EEG şart.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Candan Gürses: “Epilepsi bir engel değil bir farkındalıktır”
Hastalığın klinik sonuçlarını ve toplumsal algısını değerlendiren Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalından Prof. Dr. Candan Gürses, epilepsili bireylerin "damgalanma" sorununa değindi.
Tarihteki ünlü imparator ve sanatçılardan örnekler veren Gürses; “Epilepsi bir zeka geriliği değildir. Fokal ve jeneralize gibi pek çok nöbet tipi vardır. Önemli olan bu farklılıkları bilmek ve hastayı etiketlemeden doğru müdahale ile yaşam kalitesini artırmaktır. Epilepsi bir engel değil bir farkındalıktır.” dedi.

Prof. Dr. Sema Saltık: “Her atak epilepsi değildir”
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sema Saltık, çocukluk çağı nöbetlerinin yetişkinlerden farklı seyredebileceğini belirtti.
Özellikle okul başarısızlığına yol açan "dalma" nöbetlerine ve uykuda görülen ani hareketlere dikkat çeken Saltık; “Her atak epilepsi değildir. Ateşli havaleler veya soluk tutma nöbetleriyle karıştırılmamalıdır. Doğru teşhis için ailelerin nöbet anını kaydetmesi ve teknikerin çekim sırasında hastanın farkındalığını test etmesi kritiktir. dedi.

Prof. Dr. Özlem Çokar: “Çocukluk çağı epilepsisi yakından takip gerektirir”
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Özlem Çokar, pediatrik epilepsi ve uyku ilişkisine dikkat çekti.
Çocukluk çağı epilepsisinin erişkinlerden farklı dinamiklere sahip olduğunu vurgulayan Çokar; “Çocukluk çağı epilepsisi yakından takip gerektirir. Uyku, epileptik nöbetlerin ortaya çıkışını etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle çocuk hastalarda nöbetlerin uyku sırasında ya da uykusuzlukla tetiklenmesi sık görülür.” dedi.

Öğr. Gör. Nelis Bosnalı: “Doğru müdahale hayat kurtarır”
Üsküdar Üniversitesi SHMYO Ameliyathane Hizmetleri Programı Öğr. Gör. Nelis Bosnalı, epilepside ilk yardım ve toplumda doğru bilinen yanlışlara değindi.
Nöbet anında yapılan hatalı müdahalelerin ciddi riskler oluşturabileceğini belirten Bosnalı; “Doğru müdahale hayat kurtarır. Epilepsi nöbeti geçiren bireyin ağzına herhangi bir cisim sokmaya çalışmak ya da zorla müdahale etmek yanlış ve tehlikelidir.” ifadelerini kullandı.

Uzm. Tekniker Eda Yaşar: “Kaliteli EEG kaydı doğru tanının temelidir”
Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Nörofizyoloji Çocuk EEG-EMG Birimi Uzm. Tekniker Eda Yaşar, uygulamalı EEG eğitimi ve elektronörofizyoloji teknikerlerinin sorumluluklarını ele aldı.
EEG çekiminde teknik bilgi ve dikkatli uygulamanın önemine vurgu yapan Yaşar; “Kaliteli EEG kaydı doğru tanının temelidir. Elektronörofizyoloji teknikerlerinin doğru elektrot yerleşimi ve kayıt kalitesine hâkim olması büyük önem taşır.” dedi.

Farklı üniversitelerden yoğun katılım…
Etkinliğe, farklı üniversitelerden öğrenci ve akademisyenler yoğun ilgi gösterdi. İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerden katılımın sağlandığı programda; İstanbul Şişli Meslek Yüksekokulu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Rumeli Üniversitesi, Gelişim Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi, Medipol Üniversitesi, Şehit Hakkı Doğan Okulu ve İstanbul Aydın Üniversitesi yer aldı. Ayrıca İstanbul’daki çeşitli hastanelerden doktor ve elektronörofizyoloji teknikerleri de seminere katıldı.


Sektör desteği dikkat çekti
Seminere cihaz sponsoru olarak Teknikel Ticaret ve Sanayi A.Ş. de destek verdi.
Şirket adına Yunus Sümer etkinlikte yer alarak katılımcılarla bir araya geldi.








