Üsküdar Üniversitesi tarafından “Dijitalleşen Dünyada Anlam Arayışı” temasıyla düzenlenen 8. Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi, iki gün süren yoğun bilimsel programın ardından tamamlandı. Kongrenin hem akademik koordinasyonunu üstlenen hem de kapanış oturumunda yer alan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Fatma Turan, gerçekleştirdiği kapanış sunumunda sosyal bağlılık ve sosyal izolasyon kavramlarına dikkat çekti. Sosyal bağlılığın bir arada ve kardeşçe yaşayabilmek olduğunu vurgulayan Turan, sosyal bağlılığın tıpkı bir orman gibi olduğunu söyledi. Sosyal dışlanmanın gerçek bir fiziksel acıyla örtüştüğünü de belirten Turan, 2027 yılında Türkiye’de yapılacak Dünya Pozitif Psikoloji Kongresinden de bahsetti.
İçerik
Dr. Öğr. Üyesi Fatma Turan: “Sosyal bağlılık bir arada ve kardeşçe yaşayabilmektir”



Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans salonunda gerçekleşen kongrenin son gününde, “Sosyal İzolasyon mu, Sosyal Bağlılık mı?” başlıklı sunumunu yapan Dr. Öğr. Üyesi Fatma Turan, dijitalleşen dünyada insan ilişkilerinin nörobiyolojik ve psikolojik boyutlarından bahsetti.

“Düğün evinin o tatlı yorgunluğu içindeyim”
Kongrenin son gününde değerlendirmelerde bulunan Dr. Fatma Turan; “İki gündür kongremiz gerçekten bir şenlik havasında geçti. Anadolu irfanı dedik, kendi değerlerimiz dedik, kültürümüz dedik; söylenmedik bir şey akademik anlamda da bence bırakmadık diye düşünüyorum. Ben düğün evi gibi hissediyorum. Düğün evinin en son o tatlı yorgunluğu olur ya; birçok şeye yetişmeye çalışırsınız, güzel bir şekilde tamamlansın istersiniz, güzel anılar istersiniz şimdi tam da oradayız.” şeklinde konuştu.
“Sosyal bağlılık tıpkı bir orman gibidir”
Sosyal bağlılık kavramını doğadan bir metaforla açıklayan Turan, konuşmasında bir arada yaşama kültürüne dikkat çekti. Turan; “Sosyal bağlılık deyince ilk aklıma gelen ağaçlar ve ormanlar oldu. Sosyal bağlılık tıpkı bir orman gibidir. Ormanların bir özelliği vardır; ağaçların da kendi içinde farklı farklı özellikleri vardır. Her ormanda hep aynı tür ağaçlar bulunmaz. Çok farklı türler bir arada yaşar. Ama her birinin çok önemli bir özelliği vardır: Her biri o ormanda kendine bir yaşam alanı, hayata dair bir güzellik ve kendini geliştirebilme fırsatı bulur. Bu çok kıymetli.” dedi.

“En çok gözler ele verir, gözler yalan söylemez”
Sağlıklı bağlar kuran insanların karakteristik özelliklerine ve samimiyetin biyolojik yansımasına değinen ve gerçek sevginin yüzdeki izlerinden bahsetti. Turan; “İç huzuru olan insan dünyayla kavgalı değildir; rahat ve dingindir. Yalnız kalmaktan korkmaz ama sağlıklı bağlar da kurabilir. Bakışlarından ve gözlerinden bunu anlayabilirsiniz. Bir duygu çalışanı olarak şunu söyleyebilirim, ‘En çok gözler ele verir. Gözler yalan söylemez.’ Gülünce gözlerinin içinin gülmesi bilimsel olarak ‘Duchenne gülümsemesi’ olarak adlandırılır. Samimi bir gülüşte göz kenarları kırışır, elmacık kemikleri yükselir ve gözlerin içi parlar. Bu gerçek sevgiyi ifade eder.” ifadelerini kullandı.
“Sosyal dışlanma fiziksel bir acıdır”
Dijitalleşen dünyada sosyal dışlanmanın beyindeki karşılığını nörobilimsel verilerle açıklayan Turan; “Sosyal dışlanma, beyindeki ‘anterior cingulate korteks’ bölgesini aktif hale getirir. Bu da sosyal dışlanmanın nörobiyolojik düzeyde gerçek bir fiziksel acıyla örtüştüğünü gösterir. Sosyal bağlılık, milyonlarca insanla birlikte olmak veya yüzlerce ‘like’ almak değildir. ‘Başım ağrıyor, bir kahveyi sevdiğim biriyle içmek istiyorum’ deyip o kişiyi arayabilmektir.” şeklinde konuştu.

“Bir orman gibi kardeşçe ve hürce…”
Konuşmasını akademik bir temenniyle bitiren Dr. Öğr. Üyesi Fatma Turan, katılımcılara şu sözlerle veda etti; “Tek, hür ve kendisiyle barışık bir yetişkin olarak, içindeki çocuğu ömür boyu sevgiyle saklayan, sağlıklı ilişkiler ve sosyal bağlılıkla tıpkı bir orman gibi kardeşçe ve hürce bir arada yaşayabilmenizi diliyorum.” dedi.
“Dünya Pozitif Psikoloji Kongresi” 2027 yılında Türkiye’de yapılacak!
Dr. Öğr. Üyesi Fatma Turan, konuşmasının sonunda Prof. Dr. Nevzat Tarhan başta olmak üzere tüm üniversite yönetimine, paydaşlara ve öğrencilere teşekkür ederek, 2027 yılında Türkiye’de yapılacak olan Dünya Pozitif Psikoloji Kongresinin heyecanını da paylaştı.






