Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü ile Sağlık, Kültür ve Spor (SKS) Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Senaryo Bazlı İş Sağlığı ve Güvenliği Kulübü tarafından “Ben Depreme Hazırım” Sempozyumu gerçekleştirildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında deprem bilincini bilimsel veriler ve uygulamalı senaryolarla gençlerle paylaşma hedeflendi. Sempozyumda afetlere karşı bireysel ve toplumsal hazırlığın önemi vurgulanırken; yapılaşma politikalarından erken uyarı sistemlerine, afet haberleşmesinden akıllı teknolojilere kadar pek çok kritik başlık alanında uzman isimler tarafından ele alındı. Programın devamında katılımcılar AFAD Yeşilköy Müdürlüğünde gerçekleştirilen deprem simülasyonuna katıldı.
İçerik
Depreme karşı en büyük risk: Yoğun ve yüksek katlı yapılaşma!

Çarşı Yerleşke Emirnebi-1 Konferans salonunda düzenlenen etkinliğe Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, AFAD İl Haberleşme Sorumlusu Özgür Özaltun, Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Şerif Barış, EDIS Afet ve Deprem Sistemleri CEO’su Ali Emre Erişen, Multitek Elektronik ARGE Yöneticisi Seçkin İlbars başta olmak üzere akademisyenler, öğrenciler ve sanayiciler katıldı.

Deprem anı ve sonrasında yapılması gerekenlerin anlatıldığı afişler ise konferans salonunda sergilendi.

Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmeliyiz”
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Türkiye’nin tarihsel olarak bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ertekin; “Milattan sonra 115 yılından beri hep deprem yaşamışız. Ülkemiz deprem bölgesinde. Biz bu gerçekle yaşamayı öğrenmeliyiz. Gönül isterdi ki böyle bir ülkede yaşayan ve bu farkındalığı dile getirmek için yapılan bir toplantıda daha çok arkadaşlar ve katılımcılar olabilseydi.” diyerek sözlerine başladı.
“Önlenebilir kayıplar en acı olanı”
Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin geçmişten günümüze yaşanan büyük depremleri hatırlatarak, can kayıplarının büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekti. Depremin yalnızca fiziksel değil, toplumsal ve ekonomik etkilerinin de yıkıcı olduğunu vurgulayan Ertekin; “1900’lü yıllardan sonra baktığımızda Erzincan depreminde 33.000, Gölcük depreminde 18.000, 2023’te ise 46.000 can kaybı yaşadık. Oysa teknoloji gelişti, erken uyarı sistemleri var. Buna rağmen bu kayıpların yaşanması düşündürücü. Deprem bir tek o anda yıkıp geçmiyor; ekonomi gidiyor, aileler gidiyor, yaşam gidiyor. En üzücü olan ise bunların büyük ölçüde önlenebilir olmasıdır. Önlenebilir kayıplar en acı olanı.” ifadelerini kullandı.

Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan: “Yoğun yapılaşma deprem için çok büyük problem”
Sempozyumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı, MESKA Vakfı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Avrupa’daki yapılaşma ile Türkiye’yi karşılaştırarak yoğun ve yüksek katlı yapılaşmanın risklerine dikkat çekti. Uçan, şehir planlamasında yapılan hataların afet anında ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan; “Gittiğimiz birçok Avrupa ülkesinde 5-6 kat bilemediniz 7 kat binalar gördük. İki veya üç tane büyük bina var geri kalan hepsi az katlı binalar ve o iki üç tane yüksek binaların arasında da mesafe bulunmaktadır. Yani Fikirtepe’de yapılan yüksek katlı dev bina kalesi gibi bir yapı bloğunu hiçbir yerde görmedim. Depremde bu bina bloğunun herhangi bir tanesinde bir yıkılma meydana geldiği zaman o yolun kapanacağını görüyoruz. Zaten ana arterde bir giriş yolu var, bir çıkış yolu var. Oraya ne itfaiyenin ne de bir aracın girebilmesi mümkün olmayacaktır. Bu kadar yüksek katlı ve neredeyse bitişik nizam yoğun yapılaşma deprem için çok büyük problem yaratacaktır.” şeklinde konuştu.
“Depremin ön hazırlığını yapmamız lazım”
Türkiye’deki şehirleşme anlayışının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Uçan, özellikle yüksek katlı yapılaşmanın risk oluşturduğunu ifade etti. Anadolu şehirlerinde bile plansız büyümenin dikkat çekici olduğunu söyleyen Uçan; “Depremin öncelikle ön hazırlığını yapmamız lazım. Türkiye’de yapılması planlanan yüksek katlı binalardan acilen vazgeçilmesi lazım. Kıyı şeridinde 40 katlı bina görüyoruz. Yani ne gerek var 40 katlı olmasına. Yüksek katlı binalar, birbirine bitişik ve camdan binalar… Ne olacağı belirsiz bir yapılaşma hızla devam ediyor.” dedi.

Yüksek katlı binalar büyük risk taşıyor!
Türkiye’deki yapı denetim sistemine yönelik değerlendirmelerde bulunan Uçan, geçmiş depremlerden yeterince ders çıkarılmadığını dile getirdi. Sağlam bina ve doğru denetimin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan: “Türkiye’de işleyen bir denetim sistemi yok. Bunu kabul etmemiz lazım. 99 depreminin üzerinden 27 yıl geçti, 2023 depreminden 3 yıl geçti ama yüksek katlı yapıları yapmaya son hızla devam ediyoruz. Antakya’da da biz gördük, 12-13 katlı binalar tamamen yıkılmıştı. Bunlar da kâğıt üzerinde 9 şiddetinde depreme dayanıklıydı… Bu şartlar altında yüksek binalar çok büyük sıkıntı olarak gözüküyor.” ifadelerini kullandı.


Deprem farklı boyutlarıyla ele alındı
Açılış konuşmalarının ardından sempozyum, alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen oturumlarla devam etti.
Katılımcılar, deprem gerçeğini farklı boyutlarıyla ele alan sunumlar sayesinde hem teorik hem de uygulamaya yönelik önemli bilgiler edinme fırsatı buldu.
Oturumlar kapsamında:
- Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Şerif Barış, “Deprem Bilinci” başlıklı sunumunda toplumda farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekerken,
-AFAD İl Haberleşme Sorumlusu Özgür Özaltun, “Afet Haberleşmesi” konusunu ele alarak kriz anlarında iletişimin hayati rolünü vurguladı.
-EDIS CEO’su Ali Emre Erişen, “Erken Uyarı Teknolojileri” hakkında bilgi verirken,
-Multitek ARGE Yöneticisi Seçkin İlbars ise “Akıllı Sistemler” başlığı altında afetlere karşı geliştirilen yenilikçi çözümleri katılımcılarla paylaştı.
Sempozyum kapsamında bilgi yarışması da düzenlendi
Daha sonra katılımcıların bilgilerini pekiştirmek amacıyla deprem temalı bir bilgi yarışması düzenlendi.
Yoğun ilgi gören yarışmada dereceye giren katılımcıya ödülü takdim edilirken, etkinlik hem öğretici hem de etkileşimli bir şekilde gerçekleştirildi.


Deprem simülasyonuyla teorik bilgiler uygulamayla pekiştirildi
Programın devamında AFAD Yeşilköy Müdürlüğünde gerçekleştirilen deprem simülasyonuna, Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan ile Arş. Gör. Ender Sezen koordinasyonunda İş Sağlığı ve Güvenliği öğrencileri katıldı.

Gerçekçi senaryolar eşliğinde yapılan simülasyonda deprem anında yaşanabilecek durumlar birebir deneyimlenirken, doğru davranış biçimleri uygulamalı olarak aktarıldı.

Ayrıca afet anında ve sonrasında yapılması gerekenlere ilişkin kapsamlı bir farkındalık eğitimi de verildi. Eğitimde; güvenli tahliye yöntemleri, ilk müdahale süreçleri ve kriz anında doğru karar alma gibi hayati konular üzerinde durularak katılımcıların afetlere karşı bilinç düzeyinin artırılması hedeflendi.







