Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Podoloji Programı tarafından “Podolojik Bakımın Önemi ve Kronik Hastalıklarla Bağlantısı” başlıklı etkinlik düzenlendi. Etkinliğe konuk olarak Yara Bakım Hemşiresi ve Podolog Deniz Yahcı katıldı. Diyabetik ayak yaralarının erken tanı ve doğru bakım ile önlenebileceğini vurgulayan Yahcı, ayak ve tırnakların birçok hastalığın habercisi olabileceğinden bahsetti. Erken tanı ve hasta eğitiminin de hayati bir önemi olduğunu belirten Yahcı, Nöropati ve dolaşım bozukluklarının da büyük risk oluşturduğunu söyledi.

Çarşı Yerleşke Yuşa Konferans salonunda düzenlenen etkinlikte öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaşan Yahcı, 35 yılı aşkın süredir hemşirelik yaptığını, Türkiye’de özel hastanelerde ilk ayak sağlığı ve yara bakım ünitelerinden birini kurduğunu belirtti.
Yahcı, diyabetik ayak yaralarının multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, podolojik bakımın bu süreçte kritik bir rol oynadığını ifade etti.

Ayak ve tırnaklar birçok hastalığın habercisi!
Yara Bakım Hemşiresi ve Podolog Deniz Yahcı ayak ve tırnakların vücuttaki sistemik hastalıkların erken belirtilerini verdiğini belirterek, podologların sahada çok önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Yanlış yönlendirmelerin hastalar için ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Yahcı; “Doğru tanı ve doğru yönlendirme ile bazen bir uzvun hatta bir hayatın kurtarılması mümkün.” dedi.
Kanser, tiroid, böbrek ve kan hastalıklarının ayak ve tırnak yapısını doğrudan etkilediğini ifade eden Yahcı, özellikle kemoterapi alan hastalarda tırnak değişimlerinin sık görüldüğünü, bunun çoğu zaman mantarla karıştırıldığını ancak ilaç yan etkisi olabileceğini vurguladı.
Diyabet küresel bir tehdit
Diyabetin günümüzde küresel ölçekte en büyük sağlık sorunlarından biri haline geldiğini belirten Yahcı, dünyada yaklaşık 589 milyon diyabetli bulunduğunu, bu sayının 2050 yılında 853 milyona çıkmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’de diyabet oranının yüzde 16 seviyesine ulaştığını belirten Yahcı, bu durumun ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.
Diyabet hastalarında yaşam boyu ayak yarası gelişme riskinin yüzde 12 ile yüzde 34 arasında olduğunu belirten Yahcı, amputasyonların büyük bölümünün diyabete bağlı komplikasyonlardan kaynaklandığını söyledi. “Dünyada her 20 saniyede bir kişi diyabete bağlı olarak bir uzvunu kaybediyor.” diyen Yahcı, erken müdahalenin önemine dikkat çekti.

Nöropati ve dolaşım bozuklukları büyük risk…
Diyabetin en önemli iki etkisinin periferik damar hastalığı ve nöropati olduğunu ifade eden Yahcı, bu iki durumun ayak dokusunu ve sinirleri tahrip ettiğini belirtti. Nöropatinin his kaybına yol açtığını bu nedenle hastaların ayağındaki yaraları fark edemeyebildiğini anlatan Yahcı, küçük bir nasırın bile zamanla ciddi enfeksiyonlara ve uzuv kayıplarına yol açabileceğini söyledi.
Otonom nöropatinin cilt kuruluğu, çatlaklar ve Şarko ayak gibi ciddi deformasyonlara neden olduğunu aktaran Yahcı, motor nöropatinin ise çekiç parmak ve nasır oluşumunu artırdığını kaydetti.
Her nasır masum olmayabilir
Podolojik bakım sırasında her sertleşmiş dokunun güvenle temizlenemeyeceğini vurgulayan Yahcı, bazı durumlarda altta kemik enfeksiyonu ya da açık yara bulunabileceğini belirtti. Bu tür vakalarda hastanın mutlaka hekime yönlendirilmesi gerektiğini söyleyen Yahcı, yetki sınırlarının aşılmasının hem hasta hem de sağlık çalışanı için ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Erken tanı ve hasta eğitimi hayati…
Etkinlikte diyabetik ayak yaralarının önlenmesinde hasta eğitiminin önemine de değinen Yahcı, günlük ayak kontrolü, doğru ayakkabı seçimi ve düzenli podolojik bakımın amputasyon riskini büyük ölçüde azalttığını ifade etti.
“Anamnez almak, nabız kontrolleri, duyu testleri ve düzenli kayıt tutmak hem hastayı hem de sağlık çalışanını korur.” diyen Yahcı, podologların diyabet hastalarının yaşam kalitesini yükseltmede kilit bir role sahip olduğunu belirtti.

Etkinlik toplu fotoğraf çekimi ve belge takdiminin ardından sona erdi.




