Üsküdar Üniversitesi Engelsiz Yaşam Destek Uygulama ve Araştırma Merkezi (ENMER) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Üsküdar Sosyal Hizmet Merkezi iş birliğiyle Bakanlık onayıyla yürütülen “Aktif Yaş Alma Üniversitesi Projesi” kapanış programı gerçekleştirildi. Dört hafta süren eğitim programını başarıyla tamamlayan katılımcılar, cübbe giyme töreniyle mezuniyet heyecanı yaşarken, program yaşam boyu öğrenme ve aktif yaşlanma anlayışına dikkat çekti. Programa katılan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, yaş almanın bireyin yaşamdan çekilmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, üretmeye ve topluma katkı sunmaya devam etmenin önemine dikkat çekti.
İçerik
“Aktif Yaş Alma Üniversitesi Projesi” kapanış programıyla sona erdi


Çarşı Yerleşke Emir Nebi 1salanonunda düzenlenen kapanış programına Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdür Yardımcısı Mustafa Raşit Yüksel, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, ENMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, Üsküdar Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Sedef Şuvman, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Prof. Dr. Nazife Güngör: “Yaş almak, yaşlanmaktan çok olgunlaşmak olarak değerlendirilmeli”
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, yaş almanın bireyin yaşamdan çekilmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, üretmeye ve topluma katkı sunmaya devam etmenin önemine dikkat çekti. Güngör; “Yaş alma, yaşlanmaktan çok olgunlaşmak olarak değerlendirilmeli. Olgunlaşmak da aslında bir tür aşma, hayatı daha iyi analiz etme, insanları, toplumu, bütün o tecrübelerden de deneyimlerden de feyz alarak çok daha iyi analiz etmek demektir. Bizler aslında kaç yaşında olursak olalım nefes aldığımız sürece bu dünyadayız, nefes aldığımız sürece hayatın içindeyiz, nefes aldığımız sürece de bu hayata katkı yapmaya, hayatı çoğaltmaya devam etmekte olduğumuzu bilmeliyiz.” dedi.
“Emekli oldu psikolojisini kesinlikle yasaklayalım”
Yaşamın her döneminde aktif kalmanın ve üretkenliğin sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Güngör, emekliliğin hayatın sonu değil, yeni ilgi alanlarına yönelme fırsatı olduğunu belirtti. Güngör; “Emekli oldu psikolojisini kesinlikle yasaklayalım. Emekli olmak sadece bir işin, bir kurumdaki aktif görevimizin sona ermesidir ama hayatın başka bir kulvarında aktiviteleri artırmak, güçlendirmektir. Çünkü insan olmanın anlamı, insan olmanın temel anlayışı nefes alıp verdiğimiz sürece çalışmak ve üretmektir. İşleyen demir ışıldar. Biz sadece yaş alacağız ama asla kendimizi yaşlı hissetmeyeceğiz. Yaş aldıkça daha deneyimli olduğumuzun farkına varacak, o deneyimlerimizi aktararak üretim enerjimizi daha da artıracağız.” ifadelerini kullandı.

Mustafa Raşit Yüksel: “Büyüklerimizin toplum içinde aktif şekilde yer almasını önemsiyoruz”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdür Yardımcısı Mustafa Raşit Yüksel, aktif yaşlanma çalışmalarının bakanlık politikaları açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Büyüklerin sosyal yaşamdan uzaklaşmadan, toplum içerisinde aktif ve üretken bireyler olarak var olmalarının desteklenmesi gerektiğini ifade eden Yüksel, projenin bu yönüyle örnek bir çalışma olduğunun altını çizdi. Yüksel; “Büyüklerimizin toplum içinde aktif şekilde yer almasını önemsiyoruz.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal: “Aktif yaşlanma öğrenmeye devam etmenin de bir gereğidir”
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, aktif yaşlanmanın yalnızca fiziksel sağlıkla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek yaşam boyu öğrenmenin önemine dikkat çekti. Karasakal, “Aktif yaşlanmanın yalnızca fiziksel sağlıkla ilişkili değil, öğrenmeye de devam etmenin bir gereği olduğunu görüyoruz. Sosyal hayata katılmanın, yine yaşamın içinde üretken bir şekilde yer almanın da bir göstergesi. Bu eğitimler içerisinde de bunların birçoğuna değinildi. Üniversitelerin toplumsal katkı faaliyetleri sadece üniversitede okuyan öğrenciler üzerinden değil, toplumun her kesimine dokunabilmek açısından çok değerli. Bu kapsamda üniversitemizin böyle bir proje yapması ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın desteğiyle sürecin yürütülmesi bizim için ayrıca mutluluk verici bir husus. Emeği geçen tüm hocalarımıza, eğitim veren akademisyenlerimize ve katılan siz değerli büyüklerimize teşekkür ediyorum. İnşallah bunu burada bırakmayalım, önümüzdeki yıllarda da devam edelim.” ifadelerini kullandı.

Sedef Şuvman: “Siz bu toplumun hafızasısınız ve biz bu hafızaya ihtiyaç duyuyoruz”
Üsküdar Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Sedef Şuvman, projenin çıkış amacını ve katılımcıların önemini şu sözlerle dile getirdi: “Bizler Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü olarak toplumun diğer tüm kesimlerine olduğu gibi büyüklerimizden gelen ihtiyaç ve talepler doğrultusunda onlara hizmet sunarak hizmetlerimizi yürütüyoruz. Ancak bu defa farklı bir yöntem izleyelim ve sizlerden talep gelmeden bizler sizler için ne yapabilirizi düşündük. ENMER Müdürlüğümüz iş birliğiyle beraber bu programı gerçekleştirmiş olduk. Bu kapsamda dört hafta boyunca çeşitli eğitimler, programlar, aktiviteler gerçekleştirdik ve sizlere naçizane bilgi birikimlerimizi aktarmaya çalıştık. Günün sonunda şunu gördük ki aslında bizim ihtiyacımız olan bilgi, tecrübe ve donanımlarınızı bize aktarmanızdı. Çünkü bugün de fark ettim ki gerçekten siz bu toplumun hafızasısınız ve biz bu hafızaya ihtiyaç duyuyoruz. Umarım burada kurulan dostluklar buradan sonra da devam eder ve yeni güncel projelerde bir arada oluruz.” şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak: “Yaş almak bir kayıp değil, kazanımdır”
Üsküdar Üniversitesi Engelsiz Yaşam Destek Uygulama ve Araştırma Merkezi (ENMER) Müdürü, SMHYO Sosyal Hizmetler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, projenin temel amacının yaş almanın hayatın dışına itilmek ya da pasifleşmek olarak görülmemesi olduğunu vurguladı. Çaylak, “Yaş almanın aslında hayatın dışına atılmak, atıl kalmak ya da bir şeylerin yoksunluğunu çekmek olarak algılanmayıp, hayata aktif katılarak, hayatın içinde olarak var olabilmeyi ve sahip olunan bilgi ile donanımların yaşamın içinde en güzel şekilde kullanılabileceğini göstermek istedik. Yaş almanın kişi için aslında bir kazanım olduğunu hissettirmeyi amaçladık.” dedi.
Dört hafta süren eğitim programında sağlıklı yaş alma, güvenli egzersiz, doğru ilaç kullanımı, işitme sağlığı, ev içi güvenlik ve kimyasal ürünlerin bilinçli kullanımı gibi birçok başlığın ele alındığını belirten Çaylak, projeye katkı sunan akademisyenlere ve paydaş kurumlara teşekkür etti. Katılımcı sayısının süreç içerisinde artmasının kendileri için önemli bir kazanım olduğunu ifade eden Çaylak, “Amacımız faydalı olmak, toplumsal katkıyı desteklemekti. Üniversitenin en önemli işlevlerinden birisinin de bu olduğuna inanıyoruz. Projemizin başından itibaren katılım sağlayan ve her zaman büyük bir ilgi gösteren kıymetli büyüklerimizle birlikte olmaktan onur duyduk.” ifadelerini kullandı.


Katılımcılar da eğitim sürecinden bahsetti
Eğitimlerin kendilerine önemli katkılar sağladığından bahseden Filiz Türemiş, eğitimler sayesinde daha bilinçli hale geldiklerini ifade ederken, Emine Noya ise dört haftalık süreç boyunca yalnızca yeni bilgiler edinmediklerini aynı zamanda sağlıklarına ve yaşamlarına farklı bir bakış açısıyla yaklaşmayı öğrendiklerini söyledi.
Noya, programın kendilerine yeni dostluklar ve unutulmaz anılar da kazandırdığını da belirtti.






Cübbe giyme töreni ve müzik dinletisi gerçekleştirildi
Konuşmaların ardından program projenin en heyecanlı anı olan cübbe giyme töreniyle devam etti. Dört hafta boyunca dersleri aksatmadan takip eden katılımcılar, sahneye davet edilerek cübbelerini giydi. Akademisyenlerin elinden katılım belgelerini alan kursiyerler salonda büyük bir coşku ve alkış tufanı yarattı.
Daha sonra sahne alan Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Arş. Gör. Ender Sezen’in müzik dinletisiyle katılımcılar keyifli anlar yaşadı. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden katılımcılar eğitim sürecinin yorgunluğunu eğlenerek attı.
Program pasta kesimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Yaşam boyu öğrenme anlayışını destekleyen “Aktif Yaş Alma Üniversitesi” projesi; yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, sosyal yaşama katılımlarını güçlendirmeyi ve aktif yaşlanma konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan örnek bir sosyal sorumluluk çalışması olarak başarıyla tamamlandı.





