Sosyolojinin duayenleri Üsküdar Üniversitesi’nde değişen dünyaya sosyolojik perspektiften baktı



Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ve Sosyoloji Kulübü, 14 Kasım Dünya Sosyologlar Günü dolayısıyla "Değişen Dünyada Sosyolojik Perspektif" isim bir panel düzenledi. Sosyoloji dünyasının önemli isimlerinden Prof. Dr. Yümni Sezen ve Prof. Dr. Veysel Bozkurt panele konuşmacı olarak katıldı. Gazeteci Şaban Özdemir'in moderatörlüğünü yaptığı panel, Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu'nunda gerçekleştirildi. Panele Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji, Felsefe, Psikoloji ve İletişim Fakültesi öğrencileri büyük ilgi gösterdi, sosyolojinin önemli isimlerini dikkatle takip etti.

Etkinliğe Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sırrı Akbaba, Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özdemir ve Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zülfikar Doğan da izleyici olarak katıldı.
Panelin açılış konuşmasını Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ebulfeyz Süleymanov yaptı.



“Farklı meslek gruplarından insanlar sosyoloji tahsili yapıyor”

Dünyanın yaşadığı göç ve mülteci sorununa değinen Süleymanov; "Toplumsal güvensizliğin arttığı bu günlerde, Dünya ve Türkiye'nin durumunu bu panelde ele almak istedik. Kavram karmaşanına ve metodoloji sorunlarına değinmek istiyoruz. Ancak bu kadar soruna rağmen birçok meslekten insanlar meslek tahsillerinden sonra sosyoloji okumak istiyor. Sayı sürekli artıyor. Bu durum bizi memnun ediyor." dedi.

Prof. Dr. Ebulfeyz Süleymanov'un açılış konuşmasından sonra panelin moderatörü Üsküdar Üniversitesi kurumsal iletişim biriminden Gazeteci Şaban Özdemir söz aldı ve panelistler Prof. Dr. Yümni Sezen ve Prof. Dr. Veysel Bozkurt'u sahneye davet etti.
Panelde ilk sözü sosyolojinin duayen ismi Prof. Dr. Yümni Sezen aldı.

Gelişen teknoloji ve artan imkânlara rağmen dünya toplumları mutsuzlaşıyor mu? sorusunu sorarak söze başlayan Sezen, insanlığın geldiği son durumu değerlendirdi.



"Artan mutsuzluğun temel sebebi olumsuzlukların meşrulaşması"

Sezen; "Bizim çağ en kötü çağ, en mutsuz çağ diyorlar. Ancak birçok çağ kendine göre benzeri sorunları yaşamıştı. Peki artan sorunlar var mı? Nedir asıl sorun? Bence asıl sorun, sayısı artan olumsuzlukların meşrulaşması. En büyük tehlike bu, her geçen gün olumsuzlukları meşrulaşması bence en büyük sorun. Bu nedenle insanlar artık daha mutsuzlaşıyor. Mutsuzlaşmanın sebebi bu. Bu gösteriyor ki, bazı şeylerin sebebini daha doğru tespit etmek lazım. İnsanları mutlu etmek için sorunları sıfırlamak mümkün değil ama azaltılabilir. Sosyoloji artık bir ekip işi haline geldi. Sosyologlar, psikologlar ve din adamları bir ekip gibi bu iş için bir araya gelebilir ve çalışabilir. Bilim sadece sorunları tespit etmek ve yorumlamak için vardır diyemeyiz, sorunları azaltmak, çözüm üretmek de gerekiyor. Bilim ve bu ekipler toplumu mutlu etmek için yola çıkmalı." dedi.

Bütün bilimler iki temel yolla ortaya çıkmıştır, birincisi merak ikincisi ihtiyaç diyen Prof. Dr. Yümni Sezen, dünya tarihindeki 3 büyük icat tüm bilimlerin temelini oluşturmuş ve onlara öncülük etmiştir; bunlar ateş, tekerlek ve yazıdır, tüm teknoloji ve medeniyetlerin temeli olmuştur, sözlerini dile getirdi.

Panelin diğer katılımcısı Prof. Dr. Veysel Bozkurt da konuşmasında sosyolojinin temel gereksinimi olan sorunları doğru teşhise değindi ve doğru teşhis yapmadan sorunları çözemezsiniz, dedi.



“Soru sorun, eleştirin, sorgulayın!”

Bozkurt; "Aslında hepimiz içinde yaşadığımız dünyayı anlamak ve açıklamak istiyoruz. Aynı zamanda da daha güzel bir hale getirmek istiyoruz. Bütün bilim adamları dünyayı değiştirmek istiyor. Sosyolojik bilgi de daha güzel bir dünya yaratmak için enstrüman olmalı. Sosyoloji şu ana kadar yaşamış olduğumuz dünyadan çok daha farklı bir dünya olabileceğini bizlere söylüyor. Sosyoloji eğitimi insanlara dünyaya farklı açıdan bakma şansı veriyor. Bir toplumun içerisinde yaşıyoruz ama onu o kadar kanıksamışız ki, onu sorgulayamıyoruz. İnsan sosyal bilimler eğitimi alınca sorular sormaya, olayları sorgulamaya ve toplumumuza yabancılaşmaya başlıyoruz. Bazen kenarda durup içinde yaşadığımız topluma bakmak bazı konuları anlamak için yardımcı olur. İnsan bir takım konuları sorgulamayı durduğu anda mutlu olabilir. Sosyoloji sorgulamaya neden olur ve farklı bir metadoloji kullanır. Her bilgi insanın farklı ihtiyaçlarına cevap verir. Dünya'da bilimi dışlamanın sonuçlarını anlamak için bilimi dışlamış olan toplumlara bakmak lazım. Diğer bilgi türlerinden öğrenecek çok şeyimiz var. Hiç bir bilgi türü birbirine karşı hale gelmemelidir. Eğer bizim aldığımız bilgi sorup sorgulamayı öğretmiyorsa, bu hiç bir işe yaramaz. İşe yaramak istiyorsanız her şeyi eleştirin, sorgulayın, soru sorun ancak o zaman yeni yöntemler geliştirebilirsiniz." dedi.

“Öğrenmeyi öğrenmeliyiz!”

Bir sosyoloji öğrencisinden gelen; "Sosyoloji ve sosyologlar artık popüleritesini kaybediyor mu?" sorusuna da cevap veren Prof. Dr. Veysel Bozkurt; "Sosyoloji Türkiye'de her zaman popüler oldu halen de öyle ayrıca amatörü de çok fazla olan bir bölümdür. Bir insanın kendini anlaması için içinde yaşadığı toplumu anlaması gerekir. Dönüşen dünyaya uyum sağlamak için öğrenmeyi öğrenmemiz lazım, bunu yaşamın temel ilkesi haline getirmeliyiz. Büyük işler başaran insanların büyük acılara katlanarak başarı elde ediyor. Zihnimizi kullanmalıyız, kullanmadıkça körelir." dedi.



Sosyoloji öğrencilerinin sosyoloji ve farkındalık konulu sokak röportajlarının de seyredildiği programda söz alan Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özdemir de konuyla ilgili paylaşımda bulundu.

Paneli sonunda Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ebulfeyz Süleymanov katılımlarından dolayı Prof. Dr. Yümni Sezen ve Prof. Dr. Veysel Bozkurt'a Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın kitaplarından oluşan set takdim etti.


 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)