Ebru Sanatçısı Hikmet Barutçugil’e fahri doktora…

Üsküdar Üniversitesi senatosu tarafından, ebru sanatının tanıtımına ve ergoterapide kullanımına katkıları dolayısıyla Ebruzen Hikmet Barutçugil’e fahri doktora verildi. Barutçugul’in cübbesini bizzat Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan giydirirken Tarhan, sanattan terapiye ebru alanında yaptığı yenilik, derinlik ve farklılık içeren, yeni kavramlar üreten, ebru sanatını gelenekten geleceğe taşıyan çalışmalarından ötürü Barutçugil’e doktora verdiklerini söyledi.

Üsküdar Üniversitesi Senatosu, Ebru Sanatçısı Hikmet Barutçugil’e Fahri Doktora unvanı takdim etti.

Nermin Tarhan Konferans Salonunda, ‘Yüksek İnsani Değerler Ödülleri’ başlığı altında gerçekleştirilen takdimde Barutçugil’in cübbesini bizzat Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan giydirdi.

Dünyada eşi benzeri olmayan ebru sanatına hizmet eden bir hocamız Hikmet Barutçugil’e doktora takdimi ile dikkatleri çekmek istediklerini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan,  ebru sanatını ergoterapi kapsamında 2006 yılından beri NPİSTANBUL Hastanesinde psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullandıklarını söyledi. Suyun hafızası olduğunu karanlık alan mikroskobu ile bilimsel kanıtlarla gösterildiğini belirten Tarhan, kişinin ruh halindeki değişimlerin ifade biçiminin tedavi değeri olduğunu ifade ederek fahri doktora gerekçesini ise şu cümlelerle açıkladı:

“Ebru sanatının tanıtımına ve ergoterapide kullanımına katkıları, sanattan terapiye ebru alanında yaptığı yenilik, derinlik ve farklılık içeren, yeni kavramlar üreten, ebru sanatını gelenekten geleceğe taşıyan çalışmaları dolayısıyla senatomuz Barutçugil’i fahri doktoraya layık görmüştür.” 

Doktorayı Tarhan’ın elinden alan Barutçugil ise çok duygulandığını ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu.

“Ebru çok eski Türk sanatı. Rahmetli hocam sayesinde keşfettim ebruyu. Talebelik yıllarımda bu sanatlar yok olmak üzereydi. Sadece tek kişi, Niyazi Sayın uğraşıyordu bu alanda. Hocam öz sanatlara olan ilgisizlikten tatlı tatlı şikâyet ederdi o dönemlerde hep. Onun sayesinde ebrunun büyük sanat olduğunu fark ettim. Hocam beni Süleymaniye kütüphanesine gönderdi eski örneklere bak diye. Bakarken yazılı eserlerin zeminlerinde ebruyu gördüm.  Çok değişik geldi ilk önce bana. Hocam dedim o yazıların kenarında, zeminde bir şey var, nedir o dedim. O da bana ebru dedi. Ve o gün gönlüme ateş, aşk düştü. İlk başlarda hiçbir kaynak yoktu.  Nasıl yapılır. Türkçe hiçbir şey yok.  Ebru yapımını öğreten bir kitap yok. Deneme yanılma ile öğrendim. Yabancı kaynaklardan istifa ettim.”

Ebru sanatında son dönemlerde değişik bakış açılarıyla bir patlama yaşandığını ifade eden Barutçugil, ebrunun zahiri tarafı gibi batini tarafında da aynı gelişmeler yaşandığını kaydetti.  Ebrunun günümüzde önemli bir yere geldiğinin altını çizen Barutçugil, uluslararası olmak, medeniyet kurmak için kültür ve sanatımıza sahip çıkılması gerektiğini, kendi özümüzden gelen sanatları yaşatarak ancak gelecek nesillere kültür mirası bırakabileceğimizi söyledi.

 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)