Üsküdar Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencileri Murat Kaan Pekgöz ve Onur Mert Ünaldı’nın, Prof. Dr. Belkıs Atasever Arslan danışmanlığında yürüttükleri yüksek lisans tez çalışmalarından üretilen iki araştırma, uluslararası hakemli dergilerde yayımlandı. Araştırmalardan biri sarımsağın biyoaktif bileşiklerinin bipolar bozuklukla ilişkili dopamin D2 reseptörüyle olası etkileşimlerini, diğeri ise kurkumin ve benzeri moleküllerin GSK-3β enzimiyle etkileşimlerini bilgisayar destekli yöntemlerle ele aldı. Çalışmalar, nöropsikiyatrik ve nörodejeneratif hastalıklarla ilişkili moleküler mekanizmaların anlaşılmasına yönelik yeni araştırma alanlarına ışık tutuyor.
İçerik
Üsküdar’da iki yüksek lisans araştırması uluslararası bilimsel dergilerde yayımlandı

Üsküdar Üniversitesi bünyesinde yürütülen iki yüksek lisans araştırması, uluslararası bilimsel yayınlarla akademik literatüre katkı sundu.
Prof. Dr. Belkıs Atasever Arslan danışmanlığında gerçekleştirilen çalışmalarda, hastalıklarla ilişkili moleküler mekanizmalar ve doğal ya da yapısal olarak benzer bileşiklerin hedef moleküllerle etkileşimleri hesaplamalı yöntemlerle incelendi.

Sarımsağın biyoaktif bileşikleri bipolar bozuklukla ilişkili reseptörler açısından incelendi
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Nörobilim yüksek lisans öğrencisi Murat Kaan Pekgöz, Prof. Dr. Tunç Çatal ve Prof. Dr. Belkıs Atasever Arslan tarafından hazırlanan “Computational identification of Allium sativum phytochemicals with predicted binding to the dopamine D2 receptor relevant to bipolar disorder” başlıklı makale, Journal of Receptors and Signal Transduction dergisinde yayımlandı.
Çalışma, sarımsakta bulunan doğal bileşiklerin dopamin D2 reseptörüyle olası etkileşimlerine ilişkin hesaplamalı bulgular sunarken, bu moleküllerin biyolojik etkilerinin anlaşılması için ileri deneysel araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu da ortaya koyuyor.
Bipolar bozuklukta dopamin ve serotonin sistemleri önem taşıyor
Bipolar bozukluk, mani veya hipomani ve depresyon dönemleriyle karakterize, duygu durum düzenlenmesini etkileyen psikiyatrik bir hastalık olarak biliniyor. Beyindeki dopamin ve serotonin sistemleri; duygu durumun düzenlenmesi, motivasyon, ödül mekanizmaları ve bilişsel işlevler açısından önemli roller üstleniyor. Dopamin D2 reseptörü dopaminerjik sinyal iletiminin düzenlenmesinde görev alırken serotonin 5-HT2A reseptörü de serotonerjik sinyalizasyon üzerinden duygu durum ve bilişsel süreçlerle ilişkili bulunuyor. Bu reseptörlerin incelenmesi, bipolar bozukluğun altında yatan nörobiyolojik mekanizmaların daha iyi anlaşılmasına katkı sunabilecek araştırma alanları arasında yer alıyor.
Sarımsağın biyoaktif bileşikleri bilgisayar destekli yöntemlerle analiz edildi
Araştırmada, sarımsakta bulunan çeşitli fitokimyasal bileşiklerin dopamin D2 ve serotonin 5-HT2A reseptörleriyle olası bağlanma özellikleri hesaplamalı moleküler analizlerle değerlendirildi. Analizlerde özellikle N-trans-feruloiltiramin adlı bileşiğin dopamin D2 reseptörüyle öngörülen etkileşimi dikkat çekti.
Hesaplamalı analizlerden elde edilen sonuçlar, söz konusu bileşiğin reseptörle yapısal açıdan kararlı bir etkileşim gösterebileceğine işaret etti. Bu bulgu, N-trans-feruloiltiraminin dopaminerjik sinyal mekanizmalarına yönelik gelecekteki deneysel çalışmalarda incelenebilecek moleküller arasında değerlendirilebileceğini düşündürüyor.
Bununla birlikte, bir molekülün reseptöre bağlanma potansiyeli göstermesi, reseptörün işlevini değiştirdiğinin veya herhangi bir hastalıkta tedavi edici etki oluşturduğunun kanıtı anlamına gelmiyor.
Prof. Dr. Belkıs Atasever Arslan: “Gelecekte araştırılabilecek potansiyel moleküler etkileşimlere ilişkin ön veriler sunuyor”
Araştırmanın danışmanı Prof. Dr. Belkıs Atasever Arslan, dopamin ve serotonin sistemleriyle ilişkili reseptörlerin bipolar bozukluğun nörobiyolojik mekanizmalarının anlaşılmasındaki önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Belkıs Atasever-Arslan; “Dopamin ve serotonin, beynin duygu durum, motivasyon ve davranış mekanizmalarının düzenlenmesinde önemli rol oynayan nörotransmitterlerdir. Bipolar bozukluğun nörobiyolojik mekanizmalarının anlaşılmasında bu sistemlerle ilişkili reseptörlerin incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Çalışmamızda özellikle N-trans-feruloiltiramin adlı bileşiğin dopamin D2 reseptörüyle öngörülen bağlanma özellikleri dikkat çekici bulundu. Ancak bu bulguların deneysel yöntemlerle doğrulanması gerekmektedir. Çalışmamız, gelecekte araştırılabilecek potansiyel moleküler etkileşimlere ilişkin ön veriler sunmaktadır.” dedi.

Kurkumin ve benzeri moleküllerin GSK-3β enzimiyle etkileşimleri araştırıldı
Üsküdar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Moleküler Biyoloji yüksek lisans öğrencisi Onur Mert Ünaldı’nın, Prof. Dr. Belkıs Atasever Arslan danışmanlığında yaptığı yüksek lisans tez çalışmasının yer aldığı makale ise “Archives of Physiology and Biochemistry” dergisinde yayımlandı.
“Molecular docking and network pharmacology analysis of the interactions of curcumin and curcumin-like molecules with GSK-3β” başlıklı araştırmada, çeşitli hastalıkların moleküler mekanizmalarında önemli rol oynayan glikojen sentaz kinaz-3 beta (GSK-3β) enzimi ile kurkumin ve yapısal olarak benzer moleküllerin etkileşimleri incelendi.
GSK-3β enzimi çeşitli hastalıklarla ilişkili süreçlerde rol oynuyor
GSK-3β, hücresel sinyal iletimi, metabolizma, inflamasyon ve sinir sistemi fonksiyonlarında görev alan önemli bir enzim olarak biliniyor. Bu enzimin düzensiz aktivitesi, Alzheimer hastalığı başta olmak üzere çeşitli nörodejeneratif hastalıklar, metabolik bozukluklar ve kanserle ilişkili moleküler süreçlerde araştırılıyor.
Kurkumin ve benzeri 10 molekülün etkileşimleri değerlendirildi
Çalışmada moleküler kenetlenme, moleküler dinamik simülasyonları, yoğunluk fonksiyonel teorisi, ADMET/toksisite tahminleri ve ağ farmakolojisi analizleri bir arada kullanıldı. Araştırma kapsamında kurkumin ve yapısal olarak benzer on molekülün GSK-3β enzimiyle etkileşimleri değerlendirildi.
Elde edilen sonuçlarda özellikle asitretin, ileri deneysel araştırmalar için önceliklendirilebilecek bir aday olarak öne çıktı.
Elde edilen bulgular, GSK-3β ile ilişkili hastalıkların moleküler mekanizmalarının anlaşılmasına ve gelecekte geliştirilebilecek hedefe yönelik tedavi stratejilerine katkı sağlayabilecek nitelik taşıyor. Bununla birlikte araştırmacılar, hesaplamalı sonuçların deneysel enzim inhibisyon çalışmalarıyla doğrulanması gerektiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Belkıs Atasever-Arslan'ın sorumlu yazarlığında gerçekleştirilen araştırmada, Onur Mert Ünaldı ile birlikte, Doç. Dr. Nigar Kantarcı Çarşıbaşı, Ceren Yıldırım ve Elanur Güzenge yazar olarak yer aldı.
Lisansüstü araştırmalar uluslararası bilimsel literatüre katkı sunuyor
Üsküdar Üniversitesinde farklı disiplinlerde yürütülen bu iki araştırma, lisansüstü öğrencilerin bilimsel üretime katkısını ve akademik çalışmaların uluslararası literatüre taşınmasının önemini ortaya koyuyor. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan çalışmalar, hastalıkların moleküler mekanizmalarının anlaşılmasına yönelik yeni araştırmalara zemin hazırlarken üniversitenin bilimsel araştırma ve yayın faaliyetlerine de katkı sunuyor.






