İçeriğe atla

İçerik

Tarihi “Çevre Hutbesi” üç kıtada eş zamanlı okundu!

Üsküdar Üniversitesi Çevre Etiği Platformu Direktörü Prof. Dr. İbrahim Özdemir tarafından kaleme alınan “Emanet’in Bekçileri: Müslüman Ümmet’in Adaleti ve Sorumluluğu” başlıklı hutbe, 22 Nisan Dünya Günü kapsamında üç kıtada eş zamanlı olarak okundu. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Almanya’daki çok sayıda camide okunan hutbe, İslam çevre etiği literatürüne “tarihi bir katkı” olarak değerlendirildi.


Prof. Dr. Özdemir, "Yaratılışın dengesi ihtiyari değildir. Bir tercih ya da bir politika meselesi de değildir. Bu, varlığın bizzat yapısına Allah tarafından yazılmış ve nakşedilmiş bir kanundur." dedi.
 

Üsküdar Üniversitesi Çevre Etiği Platformu Direktörü Prof. Dr. İbrahim Özdemir tarafından kaleme alınan Kur'an'a dayanan ekolojik sorumluluk çağrısı “Emanet'in Bekçileri: Müslüman Ümmet’in Adaleti ve Sorumluluğu" başlıklı hutbe; 22 Nisan Dünya Günü kapsamında ABD, Birleşik Krallık ve Almanya'daki camilerde eş zamanlı okundu. 
Yale Üniversitesi, Çevre ve Dinler Forumu hutbeyi web sitesinde yayınlayarak, geniş kesimlere ulaştırılmasını da sağladı.

https://fore.yale.edu/World-Religions/Islam/Engaged-Projects/Links 

“Yaratılışın dengesi bir tercih değil, ilahi bir kanundur”

Hutbe, ilahi yaratılış dengesini ifade eden Kur'an kavramı el-mîzân üzerine inşa edildi ve Rahman Suresi'nin 7-9. Ayetlerine dikkat çekilerek; bu üç ardışık ayette mîzân kelimesinin dört kez vurgulanmasının rastgele olmadığı özellikle vurgulandı. 
Prof. Dr. Özdemir bu tekrarın şiirsel bir süsleme değil, ilahi bir ısrar olduğunu ifade ederek, "Yaratılışın dengesi ihtiyari değildir. Bir tercih ya da bir politika meselesi de değildir. Bu, varlığın bizzat yapısına Allah tarafından yazılmış ve nakşedilmiş bir kanundur." dedi.

“İnsan yeryüzünün sahibi değil, emanetçisidir”

Cemaate, eriyen buzullar, ağaran mercan resifleri, genişleyen çöller ve yıkıcı seller gibi ekolojik felaketlerin birer âyet olduğu hatırlatan hutbe, Kur'an'ın hilâfet ve emânet öğretisine dayanarak insanlığın yeryüzünün sahibi değil, emânetçisi ve koruyucusu olarak yaratıldığını; nesli tükenen her canlı, kirletilen her su havzası ve bozulan her iklim sistemi için Allah'a hesap vereceğimizi açıkladı. 
Peygamber Efendimiz'in sünnetine de doğrudan başvuran hutbede, Hz. Peygamber'in Mekke ve Medine çevresinde kurduğu hîmâ koruma bölgelerine (dünyanın ilk doğal parkları) ve ağaç dikmenin ölümden sonra da sevabı devam eden bir sadaka-i câriye olduğuna dair hadise yer verildi. Cemaate, "Kıyamet kopacak olsa bile, elinizde bir fidan varsa onu dikin" hadisi hatırlatıldı.

Ekolojik felaketler Kur'an'ın fesâd fi'l-arz kavramıyla ilişkilendirdi

Hutbe, ekolojik ve sosyal adaletin kesişim noktalarını da ele alarak Sahel'in çölleşmesini, Pakistan'ın sular altında kalmasını ve Akdeniz sahillerini saran orman yangınlarını Kur'an'ın fesâd fi'l-arz (yeryüzünde dengenin bozulması) kavramıyla ilişkilendirdi ve krize en az katkıda bulunan toplulukların orantısız biçimde en ağır bedeli ödediğinin altını çizdi. 
Hutbede şu ifadeler yer aldı: 
"Seller, kuraklıklar, yangınlar, nesil tükenmesi bunlar zaten gerçekleşmekte olan sonuçlardır. Bunlar bizi sürdürülemeyen tüketim ve hayat tarzımızdan dönmeye, tövbeye ve yön değiştirmeye davet eden bir çağrıdır."

Eş zamanlı okunan hutbe Müslüman dayanışması eylemi olarak değerlendirildi

Dünya genelinde yaklaşık bir milyar insanın Dünya Günü'nü kutladığı bir sırada günde okunan bu eş zamanlı hutbe, laik çevrecilikten devşirilmek yerine doğrudan İslam'ın teolojik ve fıkhî kaynaklarına dayanan bir Müslüman dayanışması eylemi olarak değerlendirildi. 
Organizatörler, İmam el-Gazzâlî, İbn Teymiyye, İzzeddin ibn Abdüsselâm gibi klasik âlimlerin yanı sıra kâinatı "bir kitap" olarak tanımlayan İbn Arabî, Mevlana ve Said Nursî'nin mirasına başvurulmasının bilinçli bir tercih olduğunu; bunun İslam medeniyetinin özgün ve diri bir çevre etiğine sahip olduğunu ortaya koymak amacıyla yapıldığını vurguladı.

Akademik temeli güçlü

Prof. Dr. İbrahim Özdemir, "Bizler yeryüzünün sahipleri değil; emanetçileriyiz ve bekçileriyiz; bizden önce var olanı korumak ve onu sağlıklı ve canlı biçimde bizden sonra geleceklere teslim etmekle yükümlüyüz. Bunu gereği gibi yapıp ya da yapmadığımız konusunda hepimizden hesap sorulacaktır." ifadesinde de bulundu. 
Hutbe, Prof. Dr. Özdemir'in Kur'an'a dayalı çevre etiği üzerine yürüttüğü araştırmaların bir ürünü. Temel argümanlar, ilk kez 2003 yılında Harvard Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanan Islam and Ecology: A Bestowed Trust adlı eserdeki "Kur'an Perspektifinden Çevre Etiğine Doğru" başlıklı bölümde geliştirildi.

Hutbe, küresel İslam bildirisi Mîzân: Dünya ile bir Sözleşme’nin çerçevesini de yansıtıyor

Hutbe aynı zamanda, UNEP'in Yeryüzü için İnanç Koalisyonu ortaklığıyla hazırlanan ve çevre sorumluluğunu Kur'an ile peygamber geleneğine dayalı bir teolojik zorunluluk olarak kabul eden küresel İslam bildirisi Mîzân: Dünya ile bir Sözleşme’nin (2024) çerçevesini de yansıtıyor.
Kitap bu projenin ortaklarından olan Üsküdar Üniversitesi tarafından yayımlanmıştı.

(E-Kitap için tıklayınız: https://uuyayinlari.com/mizan-dunya-ile-bir-sozlesme) 

Müslüman topluluklara çağrı

Her üç ülkedeki katılımcı cami ve İslam merkezleri, hutbeye verdikleri cevapları, aldıkları kararları ve üstlendikleri taahhütleri paylaşmaya davet edilirken, organizatörler, Dünya Günü'nün ardından geçen haftalarda Müslüman toplulukların ağaç dikmelerini, tüketimlerini azaltmalarını, iklim adaleti için savunuculuk yapmalarını ve İslam çevre kuruluşlarıyla iş birliği geliştirmelerini; hutbede dile getirilen iman sorumluluğunun sürdürülebilir bir ifadesi olarak yaşatmalarını içeren bir çağrıda da bulundu.
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Paylaş

Oluşturulma Tarihi30 Nisan 2026

Sizi Arayalım

Phone