Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen “Mitolojiye Giriş” seminer serisi üçüncü semineriyle tamamlandı. Seminerde Tarih Bölümü Öğr. Gör. Dr. Dicle Kaya mitos, panteon ve ikonografi kavramları üzerinden antik dünyanın çok katmanlı düşünce yapısını ele alırken; Zeus başta olmak üzere Olimpos tanrıları ve Herakles gibi kahraman figürler üzerinden semboller, güç, kader ve kültürel anlamlar değerlendirildi. Seminer serisi, mitolojinin yalnızca geçmişe ait anlatılar bütünü değil günümüz kültürel kodlarını anlamada da önemli bir kaynak sunduğunu vurgulayarak sona erdi.
İçerik
Mitolojiye dair her şey kapsamlı seminerlerle ele alındı

İTBF Dekanlığı tarafından dönem boyunca seri halinde gerçekleşen “Mitolojiye Giriş” seminer dizisinin üçüncü ve son oturumu Güney Yerleşke E Blok Sokrates salonunda gerçekleştirildi.
“Mitolojiye Giriş III” başlıklı seminere Öğr. Gör. Dr. Dicle Kaya konuşmacı olarak katıldı. Böylece fakülte bünyesinde üç aşamalı olarak kurgulanan seminer serisi, mitolojik düşüncenin temel kavramlarından tanrı ve kahraman anlatılarına uzanan kapsamlı bir çerçeveyle tamamlanmış oldu.

Simgeler tanrıları ayırt etmeyi sağlıyor
Seminerde özellikle mitos, panteon ve ikonografi kavramları ayrıntılı biçimde ele alındı.
Öğr. Gör. Dr. Dicle Kaya, antik dünyada mitolojik anlatıların yalnızca hikâye olarak değil aynı zamanda dini ve kültürel metinler olarak işlev gördüğünü vurguladı. Tanrı figürlerinin anlaşılmasında atribülerin belirleyici rolüne dikkat çeken Kaya, baykuş, lir, defne, yay ve zırh gibi simgelerin tanrıları ayırt etmeyi sağladığını, bu nedenle mitoloji ile ikonografinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Mitolojik semboller ve işlevler değerlendirildi
Seminerde Gaia, Uranos, Titanlar, Kronos ve Zeus üzerinden tanrıların soy bağı özetlenirken, Zeus’un baştanrı olarak Olimpos düzenini kuran figür olduğu hatırlatıldı.
Ardından Apollon, Artemis, Ares, Athena, Hermes, Hephaistos ve Dionysos gibi başlıca Olimpos tanrıları üzerinden mitolojik semboller ve işlevler değerlendirildi.
Kaya:
- Apollon’un müzik, sanat, şiir ve kehanetle,
- Artemis’in ay, vahşi doğa ve avcılıkla,
- Ares ile Athena’nın ise savaşın yıkıcı ve stratejik boyutlarıyla ilişkilendirildiğini belirtti.
Özellikle Efes Artemis’i ile Yunan dünyasındaki Artemis tasvirleri arasındaki farklara değinilmesi, Anadolu mitolojik geleneği ile klasik Yunan panteonu arasındaki etkileşimi görünür kıldı.
Tanrılarla özdeşleşen yapılar incelendi
Hermes’in tanrıların habercisi ve yolcuların koruyucusu olarak kurnazlıkla özdeşleşen yapısına dikkat çeken Kaya, kanatlı sandaletleri, başlığı ve asasıyla onun ikonografik açıdan kolaylıkla ayırt edildiğini ifade etti.
Hephaistos’un ateş, demircilik ve zanaatla ilişkili bir usta figür olarak Olimpos tanrıları için silah ve zırh üreten özel bir konumda bulunduğunu, kusurlu ve dışlanan yapısıyla diğer tanrılardan ayrıldığını belirtti. Dionysos’un ise yalnızca şarapla değil coşku, tiyatro, taşkınlık ve kendinden geçme haliyle ilişkilendirilen çok katmanlı bir tanrı olduğunu vurgulayarak Anadolu ile kurduğu güçlü bağa dikkat çekti.
Yunan mitolojisinin yalnızca tanrı ve kahraman hikayelerinden ibaret değil…
Seminerin son bölümünde Herakles ve Perseus gibi yarı tanrı ve kahraman figürleri üzerinden güç, kader, kehanet ve sınanma temaları ele alındı.
Herakles’in on iki görevi ile Perseus’un Medusa’yı öldürmesine ilişkin anlatılar, mitolojik kahramanlığın en bilinen örnekleri arasında değerlendirildi.
Kaya, Yunan mitolojisinin yalnızca tanrı ve kahraman hikâyelerinden ibaret olmadığını semboller, ritüeller, görsel kültür ve toplumsal değerlerle iç içe geçmiş çok katmanlı bir anlatı dünyası sunduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
Antik düşünce dünyası derinlemesine incelendi
Üç oturum boyunca sürdürülen “Mitolojiye Giriş” seminer serisi, öğrencilerin antik düşünce dünyasını tarih, sembolizm, kültür ve görsel temsil düzeylerinde bütünlüklü biçimde değerlendirmelerine imkan sağladı.
Serinin son etkinliği, mitolojinin yalnızca geçmişe ait anlatılar bütünü değil günümüz kültürel kodlarını anlamada da önemli bir düşünsel kaynak olduğunu göstermesi bakımından akademik katkı sundu.




