Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Ayfer Şirin, COP31 öncesinde Reuters’a yaptığı değerlendirmede, küresel ısınmanın deniz kaplumbağalarının yuvalama ve üreme süreçleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Doktora çalışmasında iklim parametrelerinin deniz kaplumbağalarının yuvalama davranışlarıyla ilişkisini inceleyen Şirin, sıcaklık artışlarının yuvalama zamanını öne çekebildiğini, kuluçka süresini kısaltabildiğini ve yavruların cinsiyet dağılımını etkileyebildiğini belirtti. Şirin ayrıca deniz ve kara ekosistemlerini birlikte kullanan bu canlıların, iklim değişikliğinin çevresel etkilerini anlamak açısından önemli göstergeler sunduğunu vurguladı. Şirin; “Deniz kaplumbağaları bize çok hızlı bir uyarı sistemi sunuyor.” dedi.
İçerik
Dr. Ayfer Şirin: “Deniz kaplumbağaları bize çok hızlı bir uyarı sistemi sunuyor”
İklim değişikliğinin Akdeniz ekosistemi üzerindeki etkileri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde uluslararası gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Reuters’ın yayımladığı “Turtles offer early warning from a warming Mediterranean ahead of COP31” başlıklı haberde, Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Ayfer Şirin’in deniz kaplumbağaları ve iklim değişikliği üzerine değerlendirmelerine yer verildi.
Şirin, doktora çalışmasında iklim parametrelerinin deniz kaplumbağalarının yuvalama davranışları üzerindeki etkilerini araştırdı. COP31 öncesinde küresel ısınmanın etkilerine dikkat çeken Şirin, deniz kaplumbağalarının hem karasal hem de denizel ekosistemlere bağımlı yaşamlarının, çevresel değişimlerin izlenmesi açısından önemli bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti.
Öğr. Gör. Dr. Ayfer Şirin: “Deniz kaplumbağaları bize çok hızlı bir uyarı sistemi sunuyor”
Deniz kaplumbağalarının yaşam döngülerinde kara ve deniz ekosistemleri arasında önemli bir ilişki bulunduğunu belirten Şirin, Reuters’a yaptığı değerlendirmelerde; “Deniz kaplumbağaları da bize aslında şu açıdan bir uyarı sistemi veriyor. Hem karasal ekosistemi kullanıyor, yuvalamak için geldiği bir alan var, kumsallar. Hem de deniz ekosistemini kullanıyor. Beslenme ve yaşam alanları deniz ekosistemi. İkisi arasında çok büyük bir denge unsuru.” dedi.
Deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarında meydana gelen değişimlerin yalnızca bu canlıları değil, birbirine bağlı ekosistemleri de anlamak açısından önemli olduğunu belirten Şirin, bu nedenle kaplumbağaların davranışlarının ve üreme süreçlerinin yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sıcaklık artışı yuvalama zamanlarını etkiliyor
Deniz kaplumbağaları mevsimsel üreme döngülerine sahip canlılar arasında yer alıyor. Hava ve kum sıcaklıklarında meydana gelen değişimler, yuvalama döneminin başlangıcını ve süresini etkileyebiliyor. Şirin’in Reuters’a aktardığı araştırma bulgularına göre, sıcaklık artışıyla birlikte deniz kaplumbağalarının karaya daha erken çıkmaya başladığı ve üreme döneminin süresinde değişimler görülebildiği belirtiliyor.
Şirin, değerlendirmesinde yuvalama zamanındaki değişimlerin yanı sıra kuluçka süresinin kısalması ve yavruların cinsiyet gelişiminin de araştırmasının önemli başlıkları arasında yer aldığını ifade etti.
Sıcaklık, yavruların cinsiyet gelişiminde belirleyici…
Deniz kaplumbağalarında yavruların cinsiyeti, yumurtaların geliştiği yuvanın sıcaklığından etkileniyor. Bu nedenle kum sıcaklığındaki artış, yavruların cinsiyet dağılımında dişi bireyler lehine bir değişime neden olabiliyor.
Şirin’in doktora çalışması kapsamında Patara Kumsalı’nda yürüttüğü beş yıllık araştırmada, sıcaklık artışı ile yuvalama davranışları, kuluçka süresi ve yavruların cinsiyet dağılımı arasındaki ilişki incelendi. Reuters’ın haberinde aktarılan araştırma sonuçlarına göre, incelenen popülasyonda yavruların ortalama yaklaşık yüzde 70’inin dişi olduğu tahmin edildi.
Cinsiyet dağılımındaki dengesizliğin uzun vadede üreme başarısı ve popülasyonların devamlılığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekilen araştırmada, deniz kaplumbağalarının davranışsal uyumlarının iklim değişikliğinin etkilerini dengelemek için tek başına yeterli olmayabileceği değerlendirildi.
Artan sıcaklıklar embriyo gelişimini de etkileyebiliyor
Kum sıcaklığındaki artış yalnızca yavruların cinsiyet dağılımını değil, yumurtaların gelişim sürecini de etkileyebiliyor. Sıcaklık yükseldikçe kuluçka süresinin kısalması ve aşırı sıcak koşullarda embriyo gelişiminin olumsuz etkilenmesi mümkün olabiliyor.
Bu değişimler, deniz kaplumbağalarının üreme başarısının iklim koşullarıyla yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle sıcaklıkların kritik seviyelere ulaştığı yuvalarda embriyo kayıpları yaşanabilmesi, yuvalama alanlarının izlenmesini ve iklim değişikliğinin etkilerine yönelik bilimsel çalışmaların sürdürülmesini önemli hale getiriyor.
COP31 öncesinde deniz ekosistemlerinin korunması öne çıkıyor
Akdeniz’deki deniz kaplumbağaları, iklim değişikliğinin yanı sıra plastik kirliliği, balıkçılık faaliyetleri ve tekne çarpmaları gibi farklı tehditlerle de karşı karşıya. Bu tehditlerin birlikte değerlendirilmesi, denizel ekosistemlerin korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.
COP31 öncesinde denizlerin ve kıyı ekosistemlerinin korunmasına yönelik tartışmalar sürerken, deniz kaplumbağalarının yaşam döngülerinde gözlenen değişimler iklim krizinin etkilerini görünür kılan örnekler arasında yer alıyor. Öğr. Gör. Dr. Ayfer Şirin’in araştırmaları da sıcaklık değişimlerinin canlıların davranışları ve üreme biyolojisi üzerindeki etkilerinin bilimsel verilerle izlenmesinin önemini ortaya koyuyor.
Paylaş
Sizi Arayalım
Diğer Haberler
- Ümraniye Aile Akademisi projesi desteklenmeye hak kazandı
- Üsküdarlılar üretim ve distilasyon süreçlerini yerinde inceledi
- Üsküdar’da üniversite yaşamında öğrenci kulüplerinin önemi vurgulandı
- Prof. Dr. Süleymanlı, Astana’da Türk Barometresi 2026 araştırmasını tanıttı
- Melih Talha Bektaş, yapay zekâ araştırmasını uluslararası konferansta tanıttı










