Ordinaryüs Prof. Dr. Süreyya Tahsin AYGÜN
Lise eğitimini Haydarpaşa Askeri Veteriner Okulu’nda tamamlayan Süreyya Tahsin Aygün, Birinci Dünya Savaşı’nda veteriner hekim olarak görev yapmış, eğitimini 1920 yılında tamamlamış ve ardından Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’na katılmıştır. 1922’de İstiklal Madalyası ile taltif edildi. Aygün “viroloji, bakteriyoloji ve bulaşıcı hastalıklar” üzerine eğitim görmesi için Almanya’ya Berlin Hıfzıssıhha Enstitüsü’ne gönderilmiştir. 1926'da Berlin Yüksek Veteriner Okulu'nda doktorasını alan Aygün, 1934'te Doçent, 1937'de Profesör ve 1944'te Ordinaryüs unvanlarını almıştır. Tuğgeneral rütbesini 1946'da aldıktan 4 yıl sonra ordudan ayrılmış ve tamamen akademik çalışmalarına yoğunlaşmıştır.
Çeşitli dillere çevrilmiş 18 kitabı ve 83 makalesi bulunan Aygün, Adil Mustafa Şehzadebaşı ile birlikte ilk kez sığır vebası virüsünün izolasyonunu yapmış ve virüsün filtrelerden geçtiğini ispatlamıştır. Aygün’ün en önemli çalışmalarından birisi, çeşitli cilt hastalıklarını önlemede kullanılan thalidomide etken maddeli ilacın, bebek embriyolarında beyin gelişimini etkilediğini ve buna bağlı olarak çocukların fokomeli ile doğduğunu ispatlamasıdır. Dünyada binlerce çocuk Fokomeli hastalığıyla doğup erken yaşta ölüyordu. İlaç Almanya’dan Türkiye'ye geldiğinde Sağlık Bakanlığı, Ordinaryüs Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Prof. Dr. Şükrü Kaymakçalan’ın sergilediği gerekçelerle ilaca ruhsat vermedi. Bu araştırmacı ve ileri görüşlü iki akademisyen sayesinde, Türkiye bu faciadan etkilenmeyen sayılı ülkelerden olmuştur. Ordinaryüs Prof. Dr. Aygün ayrıca Türkiye'de kök hücre tedavisi üzerine çalışmalar yapan ilk kişidir.



