Facebook Pixel Code
T.C. Üsküdar Üniversitesi Logo
Üsküdar ÜniversitesiKapat

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Hayvanlara işkence yapanların kişilik bozukluğu var


Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Hayvanlara işkence yapanların kişilik bozukluğu var

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Hayvanlara yönelik şiddet eylemleri gösterip bunları sosyal medyada paylaşanlar genellikle hasta yapıda kişiler. Çoğu akıl hastası değil ama kişilik bozukluğu var." dedi.
 
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, papağana yönelik şiddetle gündeme gelen hayvanlara yönelik kötü muamelenin, genellikle akıl hastası olmayıp kişilik bozukluğu yaşayanlarca yapıldığını belirterek, bu eylemlerin mutlaka cezalandırılması gerektiğini söyledi.

TV yarışmasıyla tanınan Murat Özdemir'in papağana kötü muamele yaptığı görüntüleri sosyal medyada paylaşması, hayvanlara yönelik şiddeti kamuoyunda tekrar gözler önüne serdi.

Hayvanlara eziyet eden kişilerin psikolojik durumlarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanda işkence davranışının ergenlik dönemi ve ileri yaşlarda farklı nedenlerle ortaya çıktığını söyledi.

Ergenlikte heyecan arayışının bu tür davranışlara neden olduğunu anlatan Tarhan, şöyle devam etti:

"Ergenlikte sadist eylemler ortaya çıkıyor. Başkasına eziyet etmek ve acı çektirmekten zevk alıyor. Hatta bunun kayda alıp seyrederek de zevk alanlar var. İleri yaşlarda ise bu tür davranışlar genellikle alkol veya madde etkisinde gerçekleşiyor. Bu durumdaki kişi zihinsel kontrol bozulduğu için muhakeme yapamıyor, dur, düşün, yap paradigmasını çalıştıramıyor. Kişi o an içinden gelen saçma bir düşünceyi sonunu düşünmeden yapabiliyor."

İşkencenin fiziksel ve psikolojik olarak ayrıldığını dile getiren Tarhan, kediye eti uzatıp vermemenin psikolojik işkence olduğunu söyledi.
 
"Bunun altında çocukluk çağı travmaları var"

Nevzat Tarhan, hayvanlara yönelik bu tür davranışları sergileyenlerin geçmişleri araştırıldığında çocukluk çağı travmalarının ortaya çıktığını belirterek, şöyle konuştu:

"Kendi çocukluk çağında kötü muamele görmüş, duygusal ve fiziksel ihmal ve istismar yaşayan kişiler, ileri yaşta güç eline geçtiğinde onlar da zayıf kişilere karşı aynısını yapıyor. Hepimizin içinde kötücül ve iyicil eğilimler vardır. Bu kişilerin içindeki o kötücül eğilimler bu şekilde ifade ediliyor. Bunun arka planında çocukluk döneminin nasıl geçirildiği önemli. İşkence kurbanları ileri yaşlarda işkencenin faili haline geliyor."

Bu tür davranışları sergileyenlerin önemli bir kısmında antisosyal kişilik özelliklerinin görüldüğünü ifade eden Tarhan, antisosyal kişilerde acıma ve merhamet duygusunun olmadığını, bunların suça becerikli ve yaptıkları yanlıştan dolayı pişmanlık duymadıklarını anlattı.
Tarhan, bu kişilerin asgari değil, azami sınırdan cezalandırılması gerektiğini belirterek, "Affedicilik bu kişileri besler. Bu kişilerin affedilmemesi, yaptığı davranışın doğal sonucunu yaşaması gerekiyor. Hayvanlara, insanlara işkence yapanlar, davranışlarının doğal sonucunu yaşamazlarsa yeni davranışları yapmaya devam ederler. Bu nedenle ceza verilirken, duruşmada kravat takmasına, fiziksel görünümüne göre hareket edilmemesi gerekiyor. Ceza azami sınırdan verilecek, bedel ödeyecek. Bedel ödeyince sonrasında davranış değiştirme ortaya çıkar." ifadelerini kullandı.

"Merhamet ve acıma duygusunu öğretmek gerekir"

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hayvanlara yönelik bu tür davranışların suç değil, kabahat olarak değerlendirildiğini anlatarak, şöyle konuştu:

"Bugün hayvanlara merhamet etmeyen yarın insanlara da etmez. Hayvanlara şiddeti önlemeyi başarırsak kadına yönelik şiddet de azalır. Bunların birbirleriyle nedensellik ilişkileri var. Aile içi şiddetle kadına yönelik şiddetle mücadele ediyorsak, bunun eğitimle ilkokuldan başlaması önemli. Merhamet duygusunu değer olarak öğretmek gerekiyor. Bu davranışlarda merhamet ve acıma duygusunun zayıflaması en büyük etken. Yeni yetişen kuşaklar merhametli insanları geri kalmışlık işareti olarak görüyor. İnsan hem özgür hem de merhametli olabilir. Yeni yetişen çocuklar için değer içerikli eğitim yapılmalı. Fizik, kimya öğrenmekten daha önemsiz değil hayvanlara karşı merhametli davranmayı öğrenmek. Hayvan ve insan haklarını küçük yaşta çocuklara öğretmek gerekir."

Nevzat Tarhan, hayvanlara yönelik şiddet eylemleri gösterip bunları sosyal medyada paylaşanların genellikle hasta yapıda kişiler olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Çoğu akıl hastası değil ama kişilik bozukluğu var. Suça becerikli, utanma ve acıma duygusu olmayan kişiler. Başkasıyla empati yapamayan kişiler. Bunlar toplum tarafından onaylanırsa, bu davranışlar artar. Bu paylaşımları yapanlara yasal sınırlarda ciddi şekilde tepki gösterilmesi insani bir görevdir. İyilik iddiası olan insanların en önemli yapması gereken şey kötülüklerle mücadele etmesi, kötülüklere hayır demesi. Kötülüklere tepkisiz kalmak, kötülüklerin artmasına sebep oluyor. Acımasızlığın, yayılmacı özelliği vardır. Onlara hayır demezsek ayrık otu gibi bahçemizi kaplarlar. Zayıfları, hastaları, dezavantajlı insanları itip kakalayan nesiller ortaya çıkmasına sebep olur. Ahlaki değerler, etik standartlar genetik olarak gelmiyor, sonradan öğreniyor. Bunları çocuklara öğretmek gerekiyor."

Kaynak: Anadolu Ajansı

Haberin linki: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/prof-dr-nevzat-tarhan-hayvanlara-iskence-yapanlarin-kisilik-bozuklugu-var/1342812