Halkla İlişkiler Akademik Etkinlikler

02 MAY 2019

Dijital dönüşüm Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tartışıldı

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası İletişim Günleri’nde (İFİG) iletişimde dijital dönüşüm her yönüyle irdelendi. Sempozyumda Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve İspanya’dan da alanında tanınmış akademisyenlerin katılımıyla dijital dönüşümün etkileri ve geleceği tartışıldı.Yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli üniversitelerden yaklaşık 150 akademisyenin bildiri katılımının yanı sıra yerli ve yabancı tanınmış ana konuşmacıların sunumlarıyla iki gün boyunca, eşzamanlı oturumlar biçiminde, 23 oturumla gerçekleştirilen sempozyumda dijitalleşme süreçleri iletişim eksenli olarak çeşitli yönleriyle masaya yatırıldı.Yazılı basından yeni medyaya, sinemadan reklamcılığa, halkla ilişkilerden kişilerarası iletişime, iletişimin tüm boyutlarında etkisini gösteren dijitalleşme olumlu ve olumsuz yanlarıyla ele alındı. İletişim akademisyenleri ve medya profesyonelleri tarafından gerçekleştirilen oturumlarda konular çeşitli yönleriyle tartışıldı.Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılış töreninde Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör, altı yıldan bu yana kesintisiz şekilde düzenledikleri etkinlikte bu yıl bir yenilik yaptıklarını ve İletişim Günleri’ni bildirilere açtıklarını söyledi.Prof. Dr. Güngör: “Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi bir markadır, İFİG de fakültemizin marka değerini pekiştirmektedir”Akademik camiayı birlikte tartışmak ve çözüm aramak için davet ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Nazife Güngör, “Her yıl akademik camiada tartışılan konulara göre temaları belirleyip tüm üniversitelerin katılımı ile gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Son yıllarda özellikle iletişim bilimlerinde dijitalleşmenin etkisi ile çok önemli değişimler oluyor. Dijitalleşme nasıl ki toplumun, kültürün, siyasetin değişik alanlarına, toplumun kılcal damarlarına kadar etkisini gösteriyor ve etkili oluyor, aynı şekilde iletişim bilimlerinin de kılcal damarlarına kadar etkisini göstermeye başladı. Bu çok büyük anlamlar taşıyor. İletişim bilimlerinde şu ana kadar ortaya konulan kurallar ve yaklaşımların, metodolojinin yeniden ele alınması ve üzerinde yeniden düşünülmesi ihtiyacı bulunuyor. Biz de bu nedenle birlikte tartışalım ve iletişim bilimlerinin bu yeniye açılan boyutlarını ele alalım istedik. İletişim bilimleri bu teknolojik dönüşümle birlikte artık çok merkezi bir yerde, iletişim bilimlerinde yeni tartışmalar devam ediyor. Bütün kurum ve kuruluşlarda birimler oluşmaya başladı, bu da gelecekte iletişimciler için önemli istihdam alanları olduğu anlamına geliyor. Değişen dijital süreç ile birlikte bu yıl sempozyumda dijital dönüşümü tartışacağız” dedi. Bu yıl TÜBİTAK desteği ile düzenledikleri sempozyuma yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti vurgulayan Prof. Dr. Nazife Güngör, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin artık bir marka fakülte olduğunu, Uluslararası İletişim Günleri’nin ise İFİG logosuyla marka bir bilimsel etkinlik haline geldiğini dile getirdi. İFİG’in tam bir takım çalışmasıyla gerçekleştiğinin altını da çizen Güngör,  etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.Prof. Dr. Atasoy: “Dijital dönüşümün suç dünyasına etkisi çok büyük”Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, açılış konuşmasında bu yılki konusu “Dijital Dönüşüm” olarak belirlenen, iletişim akademisyenleri ve medya profesyonellerinin katılımı ile gerçekleşecek sempozyumun çok başarılı ve verimli geçeceğini düşündüğünü söyledi. “Dervişin fikri neyse zikri de odur” diyen Prof. Dr. Sevil Atasoy şunları söyledi: “Belki sizlerin dikkatini çekmemiştir ama dijital dönüşümün suç dünyasına etkisi çok büyük. Bu nedenle dönüşümün sağlıklı işleyişi siber suçlarla mücadelenin başarısına bağlı. Teknolojik gelişmeyi patolojik bir suçlunun elindeki baltaya benzeten Albert Einstein kadar kötümser değilim ama hastaneler, telefon şirketleri, bankalar, üniversiteler ve hükümetlerin yanı sıra bireylere yönelik olarak gerçekleştirilen siber saldırılar, suç örgütlerinin en azından şimdilik yasal organizasyonlardan çok daha hızlı ve başarılı bir biçimde dijitalleştiğinin bir göstergesi. Nitekim son 10 yılda hırsızlık, gasp gibi geleneksel suçlar azaldı, buna karşın sahte, çalıntı kredi kartı ya da kredi kartı bilgilerinin kopyalanması ile yapılan online alışverişler, ayrıca hedefin ya da silahın bilgisayar olduğu değişik nitelikte siber suçlar logaritmik olarak arttı. Bu nedenle gerek lisans gerek lisansüstü düzeydeki adli bilimler programlarımızda yer alan kriminalistik ders içeriklerine dijital olay yeri inceleme, siber suçlu profillemesi, siber suç soruşturmasında coğrafi profilleme gibi konuları ekledik.”İnternetin bir de özel yazılımlarla ulaşılabilen darkneti olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Bu karanlık dünyada uyuşturucu, silah, mermi ve patlayıcı satışlarından çocuk pornografisine, kiralık katil bulma sitelerinden ya da 2014 ortalarında hizmete giren Google benzeri arama motorundan ve bütün bu melanetlerle ilgili olarak yapılan reklamlardan haberimiz çok yok. Dijital dönüşüm ile birlikte henüz bilmediğimiz yeni suç tipleri ortaya çıkacak. Hatta adam öldürmek için yeni yöntemler olacak. İnsanoğlunun ilk büyük keşfi ateştir, nasıl ateşin hem bizi ısıtmak, yemeklerimizi pişirmek gibi faydaları, buna karşılık yangın çıkarma gibi zararları varsa dijital dönüşümün de iyi ve kötü yanları bulunuyor. Bunları değerlendirmek için önümüzde 23 oturum var. Ancak unutulmamalı ki dönüşümün henüz çok başındayız” dedi.Prof. Dr. Arıboğan: “İnsanlık tarihi denilen şey, aslında teknolojinin tarihi”Sempozyumun davetli konuşmacıları arasında yer alan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, “Siyasette Dijital Dönüşüm” başlıklı konuşmasında siyaset biliminin devlet merkezli incelenen bir alan olduğunu ancak son yıllarda teknolojik gelişmeler eşliğinde de okunduğunu söyledi. Siyaset biliminin genel olarak ana laboratuvar alanı olarak kullandığı şeyin tarih olduğunu belirten Prof. Dr. Arıboğan, “Siyasi tarih içerisinde değerlendirilir ve bunlar üzerinden bir dünya okuması yapmaya çalışırız. Yakın zamanlarda uluslararası ilişkiler alanındaki önemli değişikliklerden biri insan psikolojisi üzerinden yapılmaya başlandı. Bir diğeri de teknoloji bilimi üzerinden okumalar ve yeni yaklaşım tarzları ortaya çıktı. Dönüşüm, dijital dönüşüm, yeni dünya dediğimiz şey aslında tarihte ilk defa bu kadar büyük bir hızla, devrimci yapının merkezine doğru vurarak geliyor. İnsanoğlunun, insan topluluklarının tarihin başından beri bir değişim dönüşüm içerisinde olduğu aşikar. İnsanlık tarihi denilen şey, aslında teknolojinin tarihi. Teknoloji geliştikçe insan dönüşüyor, insan değiştikçe teknoloji gelişiyor. İnsanoğlu içinde yaşadığı teknolojiyi bir an kabul ediyor. Aslında bunun ne kadar olağanüstü olduğuyla da çok fazla ilgilenmiyor. Onu hayatın bir parçası olarak düşünüyor. Bugün ilk defa karşımızda insan topluluklarından, yaşam tarzımızdan kısmen bağımsızlaşmaya başlayan ve sanki başka bir uygarlığın izlerini, alarmını bize doğru yansıtmaya başlayan bir dönüşümden bahsediyoruz” dedi.Siyaset bilimi açısından iletişimin çeşitli taktikler sunduğunu, değişimin kaçınılmaz olduğunu ve mutlaka uyum sağlanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, “Sistem değişiyor, sadece ders anlatım biçimleri değil. Yeni dünyaya adapte olmazsak tamamen out’a çıkma ihtimalimiz var. Bizim deneyimlerimiz ‘Endüsrti 4.0’ın, gençliğin dünyasına yetişemiyor. Onun için zamanı durdurmaya çalışıyoruz. Duvarlı dünya aslında zamanı durdurmaya çalışan orta yaşın dünyası. Bu büyük dönüşümü durdurmanın yolu yok, adapte olamıyoruz. Daha kaç kuşak tarımda büyüdük, sanayide büyüdük, sanayi sonrasında olgunlaştık, bu da dördüncü. Kaç uygarlık birden göçebe yaşayacağız? Bari bunu tutalım diyoruz” diye konuştu.Prof. Dr. Nalçaoğlu: “Geleceğin bilimi yapay zekâ ekseninde biçimlenecektir”Sempozyumun ana konuşmacılarından Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu, “Bir Paradigmanın Dönüşümü: Sibernetikten Yapay Zekaya” başlıklı konuşmasında yapay zekanın istihdam alanlarının kapanması, etik sorunlara ve yönetsel/yönetişimsel sorunlara yol açtığını söyledi. Nalçaoğlu, “Yapay zeka kavramı günümüz bilim dünyasına temel oluşturmaya, tüm düşünsel paradigmamızı etkilemeye başladı. Olumlu yanları ve olumsuz yanlarıyla ele alınması gerekiyor. Etik meselesi çok önemli” dedi.Prof. Dr. Antonioi: “Biz hala buzdağının görünen kısmını görüyoruz”Ana konuşmacılardan İspanya Santiago de Compostela Üniversitesi’nden Prof. Dr. Neira Cruz Xose Antonioi ise dijital çağda iletişim yöntemlerini anlattı. Prof. Dr. Neira Cruz Xose Antonioi, gelişen teknolojilerle beraber dijital çağda kullanılan iletişim araçlarının değiştiğini, bunun da kitle iletişiminde çok önemli değişmelere yol açtığını söyledi. Dijital çağda iletişimin yeni bir dile sahip olduğunu belirten Antonioi, kitle iletişiminin beraberinde değerli avantajlar, sayılamayan ihtimaller ve belirsiz sınırlar ortaya koyduğunu kaydederek “Biz hâlâ buzdağının görünen kısmını görüyoruz” dedi.Dijital dönüşüm her yönüyle ele alındıÜÜ TV’den canlı olarak yayınlanan, iki gün süren sempozyumun ilk gününde Güney Yerleşkesi’nde “Dijital Dönüşüm ve Artırılmış Gerçeklik”, “Dijital Dönüşüm ve Pazarlama”, “Popüler Kültür ve Gündelik Yaşam”, “Sosyal Medya ve Sosyal Ağlar”, “Geleneksel Medyadan Yeni Medyaya”, “Dijital Kültür”, “Dijital Dönüşüm ve Sanat”, “Dijital Dönüşüm, Yeni Medya ve Etkileri”,  “Dijital Dönüşüm, Tüketici ve Tüketim”, “Dijital Dönüşüm ve İletişim Bilimleri” ve “Dijital Bağımlılık” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi.İletişim Günleri, oturumlar ve kültürel etkinlikler ile ikinci günde de devam ettiSempozyumun ikinci gününde ise davetli konuşmacı Bournemouth Üniversitesi’nden Doç. Dr. Salvatore Scifo, “Radio, Audio and Digitalization: The Changing Roles of Broadcasters Producers and Listeners” başlıklı bir konuşma yaptı İngiltere’de BBC’nin dijital dönüşüme nasıl ayak uydurmaya çabaladığını anlattı. Scifo, radyo dinleme alışkanlıkları açısından kuşaklar arası farkla bulunduğunu ve radyo yayıncılarının da özellikle genç kuşağın beklentilerine uymaya çabaladıklarını söyledi.Basın İlan Kurumu İlan Hizmetleri Müdürü İdris Armağan Çam ise “Basın İlan Kurumu ve Yeni Medyaya İlişkin Faaliyetleri” başlıklı bir konuşma yaparak, Basın İlan Kurumu’nun dijital dönüşüme nasıl hazırlandığını anlattı. Çam, yerel medyanın dijital dönüşümüne de katkı koyduklarını ifade etti. Çam, internet gazeteciliğinin yasal mevzuata henüz sahip olmadığını, Basın İlan Kurumu olarak bu sorunun çözümüne de katkı koymaya çabaladıklarını ifade etti.İkinci günde 11 oturumSempozyumun ikinci gününde davetli konuşmacıların dışında “Haber İncelemeleri”, “Dijital Dönüşüm ve Reklam”, “Gazetecilik”, “Yapay Zekâ”, ”Dijital Çağda Gerçekliğin Yeniden Üretimi”, “Dijital Dönüşüm ve Görsel İletişim Tasarımı”, “Halkla İlişkiler”, “Dijital Dönüşüm ve Yayıncılık”, “Dijital Dönüşüm ve Sinema” ve “Dijital Dönüşüm ve Siyaset” oturumları gerçekleştirildi.Sempozyuma çeşitli üniversitelerden çok sayıda akademisyen bildirileriyle katılırken yine çeşitli üniversitelerden akademisyenler de oturumlarda moderatörlük yaptı. İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Çelikcan, İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Suat Gezgin, Prof. Dr. Yıldız Dilek Ertürk, Prof. Dr. Murat Özgen, Marmara Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Filiz Aydoğan, Prof. Dr. Ebru Özgen, Maltepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selahattin Yıldız, Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Defne Özonur, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özer Kambur ve Doç. Dr. Deniz Yenğin, Ankara Hacı Bayram Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aytül Tamer, Doç. Dr. Esra Keloğlu ve Dr. Kurtuluş Özgen, Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Özlem Pektaş Turgut bildiri ve oturum moderatörlükleriyle sempozyuma destek verenler arasındaydılar.İFİG kapsamında açılan sergiler büyük beğeni aldı6’ıncı İletişim Günleri kapsamında bu yıl öğretim üyelerinin ve öğrencilerin çalışmalarından oluşan sergiler de açıldı. Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın Ekslibris Sergisi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Sanat Galerisi’nde açıldı. Açılışını Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın yaptığı sergi 12 Mayıs’a kadar ziyarete açık tutulacak.Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü öğrencilerinin Uygulamalı Gazetecilik dersi kapsamında, hocaları Dr. Öğr. Üyesi Aylin Tutgun Ünal’ın danışmanlığında açtıkları Gazete Sergisi de Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından açıldı.Görsel İletişim ve Tasarım Bölümü öğrencilerinin Grafik Tasarım dersi kapsamında, hocaları Öğr. Gör. Pınar Çelik danışmanlığında gerçekleştirdikleri sergi de bir dijital teknoloji harikası olarak etkinlik kapsamındaki yerini aldı.İFİG kapsamında İletişim Fakültesi öğrencilerinin sosyal sorumluluk projeleri de dikkat çekiciydi. İnsanları su içmeye teşvik eden ‘Su İçin’ sloganlı sosyal sorumluluk projesi sayesinde sempozyum konukları kana kana su içtiler. Bir çevre dostu olarak yeşili korumayı ve organik beslenmeyi teşvik eden projeyle ise konuklara bitkiler dağıtıldı.İFİG genç iletişimcilere etkinlik yönetimi deneyimi kazandırdı6. Uluslararası İletişim Günleri’nde, Etkinlik Yönetimi dersi öğrencileri uygulamalı eğitimin bir parçası olarak görev aldılar. Dr. Öğr. Üyesi Şaha Özpınar tarafından verilmekte olan dersin uygulamalı eğitim kesitini öğrenciler İFİG organizasyonunda görev alarak tamamladılar. İletişim öğrencileri başarılı çalışmalarıyla başka üniversitelerden sempozyuma katılan akademisyenlerin ve öğrencilerin takdirini topladılar.6. Uluslararası İletişim Günleri, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör’ün teşekkür konuşmasıyla sona erdi. Güngör, teşekkür konuşmasında fakültenin akademik kadrosuna, etkinlikte özveriyle görev alan öğrencilere, sempozyuma bildirileriyle katılan akademisyenlere, oturum başkanı olarak katkı veren akademisyenlere, sempozyuma desteğini esirgemeyen Rektörlük Yönetimi’ne, üniversitenin ilgili idari birimlerine, sempozyuma destek veren TÜBİTAK’a ve etkinlikte kahve sponsorluğu desteği veren Tchibo’ya teşekkürlerini iletti.  Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

17 NİS 2019

Brand Camp Marka Günleri 3. kez Üsküdar’da!

Üsküdar Üniversitesi, “Brand Camp Marka Günleri” etkinliğine 3. kez ev sahipliği yapıyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesinin geleneksel hale getirdiği Brand Camp Marka Günleri etkinliği sektörün önde gelen isimlerini öğrencilerle buluşturmaya devam ediyor.İletişim Fakültesi Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümü ile Halkla İlişkiler Bölümünün ortaklaşa düzenlediği etkinliğe Wave İstanbul Storyteller Onur Çakı, Promedia PR Ajans Başkanı Feray Alpay, Reklam Derneği Ajans Başkanı aynı zamanda Tazefikir Reklam Ajansı Başkanı Çağlar Gözüaçık, Y&R Team Red ekibinden Reklam Yazarı Burcu Tatari ve Reklam Yazarı Hüseyin Gündüz konuk oldu.Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke İletişim Fakültesi Fuat Sezgin Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğin sunuculuğunu Reklam Tasarımı ve İletişimi 2. Sınıf öğrencileri Özge Özcan ve Anıl Özkonuş üstlendi. Brand Camp Marka Günleri etkinliği saygı duruşu ardından İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.Etkinliğin açılış konuşmalarını Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özgül Dağlı ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör yaptı.Doç. Dr. Dağlı: “Brand Camp Marka Günleri öğrencilerimizin oluşturduğu bir fikir”Doç. Dr. Özgül Dağlı, gelenekselleşme yolunda ilerleyen Brand Camp Marka Günleri fikrinin öğrenciler tarafından geliştirildiğini belirterek ortaya çıkış hikâyesini katılımcılarla paylaştı. Dağlı, “Brand Camp Marka Günleri etkinliği bu sene üçüncüsü ile karşınızda aslında bu öğrencilerimizin reklama giriş dersinde geliştirdiği, afiş tasarımları dahi öğrencilerimizin oluşturduğu bir fikir. Umuyorum ki Brand Camp fakültemizde gelenekselleşerek marka olarak anılacak bir etkinlik olacak” dedi.Doç. Dr. Dağlı: “Teknolojik gelişmeler markanın başarısında önemli faktörlerdendir”Reklam sektöründeki teknolojik gelişmelere ilişkin paylaşımlarda bulunan Dağlı, yaşanan teknolojik gelişmelerin marka başarısında önemli rol oynadığını ifade etti. Dağlı, “Reklam ve marka ile ilişkili tüm sektörler için başarının yolu yaratıcılık ve bilimin birlikte harmanlandığı doğru bir pazarlama iletişimi stratejisinden geçiyor. Teknolojik gelişmeler, yoğun rekabette bir markanın başarısında göz önünde bulundurulması gereken önemli faktörlerin başında yer alıyor, reklam sektöründeki hızlı teknolojik dönüşümler reklam ve pazarlama araştırmalarındaki yenilikleri sektörle değerlendirmek oldukça önemli” şeklinde konuştu.Prof. Dr. Güngör: “Sektörle buluşmalar derslikteki eğitimlerin önemli bir pekiştiricisi!”Prof. Dr. Nazife Güngör üniversitede oluşturulan networklerin, yapılan ortak çalışmaların iş hayatında önemli katkıları olduğunu belirterek sektörden isimler ile öğrencilerin bir araya gelmesinin önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Güngör, “Üniversitede kurduğunuz arkadaşlıklar, birlikte yaptığınız çalışmaların uzantısı iş hayatıdır. Her biriniz sektörün bir yerinde yer alacaksınız ve birbirinizden haberdar olacaksınız.  Birtakım işleri hem sektörde hem profesyonel hayatta birlikte çoğaltacaksınız. Sektörle buluşmalar bilimsel çalışmaların, derslikteki eğitimlerin çok önemli bir pekiştiricisi. Sektördeki kişileri burada tanıyarak yavaş yavaş sektöre kayıyorsunuz. Bu tür platformlar önemli buluşma, önemli paylaşım ve önemli işbirliği platformlarıdır” dedi Güngör sektörle buluşmaların sıklıkla yapılması ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı.Çakı, Konvansiyonel taraf dijitali, dijital taraf konvansiyoneli kabul etmiyor”Açılış konuşmaları ardından Wave İstanbul Storyteller Onur Çakı, “Marka ve Reklam Üzerine” konulu sunumunu yaptı. Kendisi hakkında bilgi veren Çakı, tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Çakır, 20 senedir hem konvansiyonel alan hem de dijital alanda çalıştığını belirtti. Çakır, “Yaklaşık 20 senedir hem konvansiyonel reklam hem dijital reklam alanında çalıştım ve hep şunu gördüm konvansiyonel taraf hiçbir zaman dijitali, dijital taraf da hiçbir zaman konvansiyonel tarafı kabul etmiyor” dedi.Alpay, “Her şey beyinde başlayıp beyinde bitiyor”Promedia PR Ajans Başkanı Feray Alpay, “Marka ve Reklam Üzerine” konulu sunumunu yaptı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Alpay, halkla ilişkiler sektörünün geleceği ile ilgili paylaşımlarda bulundu. Alpay, “Sektörün geleceği ile ilgili yapılan çalışmalarda neuromarketing çalışmalarının önemi büyük, ardından internet ve sosyal medya geliyor. Gelenekselin dışında günümüzde neuromarketing çalışmaları çok önem kazandı” şeklinde konuştu. Teknolojik gelişmelerin takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Alpay, öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Alpay, “Her şey beyinde başlayıp beyinde bitiyor, beyine bu kadar önem veren bir üniversitede iletişim ile ilgili eğitim alıyorsunuz bunun kıymetini iyi bilin” dedi. Reklam sektöründeki önemli isimler konuşulduEtkinliğin 2. oturumunda Reklam Derneği Ajans Başkanı ve Tazefikir Reklam Ajansı Başkanı Çağlar Gözüaçık,  “Neden Reklamcı Oldum? Nasıl Reklamcı Olursun?” konulu sunum yaptı. Reklam Derneği hakkında bilgi veren Gözüaçık derneğin yaptığı ve yapacağı projelere değindi. Gözüaçık, reklam mesleğini seçme nedenlerini belirterek sektördeki önemli isimler hakkında paylaşımlarda bulundu.Yaratıcı işler üzerinden yaratıcı süreç ele alındıY&R Team Red ekibinden Reklam Yazarı Burcu Tatari ve Reklam Yazarı Hüseyin Gündüz “Reklamda Yaratıcı Strateji Konuşuyoruz” konulu sunum yaptı. Yaratıcı işlerin meydana geliş aşamasında yaşanılan sıkıntılara değinen Tatari, sorunların üstesinden nasıl geldiklerini anlattı. Hüseyin Gündüz ise ödül kazanmış yaratıcı işler üzerinden yaratıcı süreç ile ilgili öğrencilere bilgi verdi.Toplu fotoğraf çekimi ardından etkinlik sona erdi. 

05 ARA 2018

Halkla İlişkiler Sempozyumunda “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” ele alındı

Halkla İlişkiler Sempozyumunda “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” ele alındıBu yıl ikincisi düzenlenen Halkla İlişkiler Sempozyumu etkinliği, Üsküdar Üniversitesi Güney Yerleşke Fuat Sezgin Konferans salonunda gerçekleşti. Kurumsal sosyal sorumluluk kavramının ele alındığı sempozyumun sunuculuğunu Halkla İlişkiler bölümü öğrencisi Serra Betül Kösoğlu üstlendi.“Halkla İlişkiler algısı değişti”Halkla İlişkiler Sempozyumu etkinliğinin açılış Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör tarafından gerçekleştirildi. Güngör, halkla ilişkilerin geçmişten günümüze gelişimine değinerek halkla ilişkiler algısının değiştiğini ifade etti. Halkla ilişkilerin çok ciddi bir disiplin haline geldiğini belirten Güngör, halkla ilişkilerin arka planının sağlam bilimsel ve bilişsel zemine dayanması gerektiğinin de altını çizdi.“Bilimsel eğitim ile birlikte halkla ilişkiler felsefesi de öğretilmeli” Halkla İlişkiler Sempozyumu etkinliğinin ikinci açılış konuşmasını Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Uğurlu Akbaş gerçekleştirdi. Kamu ve özel sektörde halkla ilişkiler faaliyetlerine değinen Akbaş, halkla ilişkiler ile ilgili verilen eğitimin bilimsel olmasının yanı sıra halkla ilişkiler felsefesi ile birlikte verilmesi gerektiğini vurguladı.  “Monologdan ziyade diyalog gerçekleştirilmeli”Halkla İlişkiler Sempozyumu etkinliğinin birinci oturum konuşmasını Prof. Dr. Ebru Özgen gerçekleştirdi. Geçmişten günümüze halkla ilişkiler konusunda paylaşımlarda bulunan Özgen, halkla ilişkiler bünyesinde çalışanların birer iletişimci olduğunun altını çizdi. Gerçekleştirilen iletişimlerin iletimden çok iletişim olması gerektiğini vurgulayan Özgen, monologdan ziyade insanlarla diyalog halinde olunması, bunun içinde öncelikle karşımızdakini anlamamız gerektiğini ifade etti.    “Halkla ilişkiler algı yönetimidir”Prof. Dr. Ebru Özgen, halkla İlişkiler kavramının toplum mühendisliği olduğunu, halkla ilişkilerin toplum mühendisliğini pozitif bir şekilde inşa ettiği belirtti. Özgen, halkla ilişkilerin bir algı yönetim şekli olduğunu dile getirerek çarpıcı algı yönetimi ve manipülasyon örneklerinden bahsetti. Özgen, halkla ilişkilerin algı yönetim şekli olmasının yanı sıra halkla ilişkiler ile iyi niyet tasarlanabileceğini de ifade etti.“Bireysel olarak sosyal sorumluluk anlayışına sahip olmalıyız”Prof. Dr. Ebru Özgen, insanı kötülükten ayıracak, mükemmelleştirecek, iyiye hizmet ettirecek yegâne işin sosyal sorumluluk olduğunu ifade etti. Kendi sosyal sorumluluk anlayışının Kant’ın ödev ahlakına dayandığını ifade eden Özgen, sosyal sorumluluğun sadece kurumlardan, devletten beklenilmemesini, insanın bireysel olarak da sosyal sorumluluk anlayışına sahip olması gerektiğinin altını çizdi.“Sosyal sorumluluk, kendi evimizin önünü temizlemek demek değil”Sosyal sorumluluk kavramının sadece kendi evimizin önünü temizlemeden ibaret olmadığını belirten Özgen, kurumsal sosyal sorumluluğunun önce kurum içinde başlaması gerektiğini belirtti. Stratejik sosyal sorumluluk kavramına değinen Özgen, sosyal sorumluluk projeleri yürüten markaların hedefinde satışları artırma, marka farkındalığı oluşturma gibi nedenlerin yattığını belirterek markaların sosyal sorumluluk kampanya örneklerine yer verdi.“Ölçülemeyen iletişimin başarısı bilinemez”Sosyal sorumluluğun kriz sonrası oluşan marka algısını değiştirebilecek etkisinin olduğunu belirten Özgen, bu süreçte araştırma ve analizin çok önemli unsurlar olduğunu ifade etti. Sosyal sorumluluk projelerinde ölçümlemenin önemine değinen Özgen, ölçülemeyen iletişim başarısının bilenemeyeceğine, sosyal sorumluluk projesinin amacına ulaşıp ulaşmadığının anlaşılması için ölçümleme yapılması gerektiğini belirtti.Konuşmasının ardından Prof. Dr. Ebru Özgen’e Üsküdar Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Uğurlu Akbaş tarafından plaket taktim edildi.Wilo’nun sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi verildiHalkla İlişkiler Sempozyumu etkinliğinin birinci oturumunda ikinci konuşmayı bina teknolojileri, endüstri, su ve atık su yönetimi alanlarında faaliyet gösteren Wilo Pazarlama Koordinatörü Melis Öner gerçekleştirdi. İlk olarak sektöre girişi hakkında bilgi veren Öner, Wilo markası ile ilgili farkındalık yaratmak için gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk projelerine değindi.“Sosyal sorumluluk projeleri ile toplum bilinci yaratıldı”Öner, yürütülen sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Wilo’nun marka bilinirliğini artırdığını, küresel düzeyde yer alan bir marka haline geldiğini belirtti. Öner, düzenledikleri fotoğraf yarışmaları, sergiler, su için yürüyoruz projesi gibi birçok sosyal sorumluluk faaliyeti sonrasında suyun önemi ile ilgili toplum bilincinin yaratıldığını ve konunun köşe yazarları tarafından da ele alındığını ifade etti.Wilo Pazarlama Koordinatörü Melis Öner’in konuşması ardından Üsküdar Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Necla Polat tarafından kendisine plaket taktim edildi.Küresel trendler ışığında sosyal sorumluluk kavramı ele alındıHalkla İlişkiler Sempozyumu etkinliğinin ikinci oturumu Arçelik Kurumsal İletişim Uzmanı Yasemin Başçavuşoğlu tarafından gerçekleştirildi. Küresel trendler ışığında kurumsal sosyal sorumluluk kavramına değinen Başçavuşoğlu, küresel trendlerin iş dünyasının dinamiklerini belirlediğini ifade etti. Başçavuşoğlu, Arçelik olarak değişen ve gelişen dijital trendlere uyum sağlamaya çalıştıklarını, teknolojik anlamda her türlü gelişime ve değişime açık olduklarının belirtti.Arçeliğin yürüttüğü sosyal sorumluluk kampanyaları hakkında bilgi verildiYasemin Başçavuşoğlu, Arçelik tarafından düzenlenen toplumsal sosyal sorumluluk kampanyaları hakkında bilgi verdi. Toplumsal cinsiyet ayrımı konusunda bilinç oluşturmak adına “Eşit sözlükle dilini eşitle” projesini anlatan Başçavuşoğlu, dilde bir dönüşüm sağlamak için yola çıkıldığını belirterek projenin şirket içinde çok sahiplenildiğini ifade etti. Başçavuşoğlu, düzenledikleri sosyal sorumluluk projeleri sonrasında gelen ödül ve başarılar hakkında bilgilendirmede bulundu.Arçelik Kurumsal İletişim Uzmanı Yasemin Başçavuşoğlu konuşması ardından merak edilen soruları yanıtladı. Üsküdar Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Uğurlu Akbaş, Yasemin Başçavuşoğlu’na plaket taktim etti.“Tezhip ve minyatür anlatım sanatıdır”Halkla İlişkiler Sempozyumu etkinliğinin ikinci oturumunda son konuşmayı Tezhip ve Minyatür sanatçısı Sabiha Şeker gerçekleştirdi. Tezhip ve minyatür sanatı hakkında bilgi veren Şeker, Tezhip ve minyatürün bir anlatım sanatı olduğunu ifade etti. Tezhip öğretmenliği yapan Şeker, çalışmalarını Şeker Sanat Evi’nde sürdürdüğünü belirtti. Şeker Sanat Evi’nde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi verdi. Şeker, otizmli, down sendromlu ve spastik çocuklar ile birlikte yürüttüğü çalışmalara değindi.Etkinliğin son oturumunda Sabriye Şeker merak edilen soruları yanıtladı.Üsküdar Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Necla Polat tarafından Sabriye Şeker’e plaket taktim edildi.Toplu fotoğraf çekimi ardından etkinlik sona erdi.Haber: Meryem ÖzkanFotoğraf: Esra Gül Batal Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

23 KAS 2018

Üsküdar İletişim, sektörü derse taşıdı

Üsküdar İletişim, sektörü derse taşıdıÜsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümünün Dijital Pazarlama dersi kapsamında Öğr. Gör. Yasemin Kızıldoğan tarafından düzenlenen dijital pazarlama konulu etkinliğe Mopp Media’dan Ufuk Cebeci ve pazarlama iletişimi uzmanı Burhanettin Mirzooğlu konuk oldu. İletişim Fakültesi öğrencilerinin sektörün işleyişi hakkında ilk elden bilgi sahibi olmasını amaçlayan ‘dijital pazarlama’ konulu etkinlik sektörden önemli isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Markalar yaratıcı çözümlere ihtiyaç duyuyorMoop Media’dan Ufuk Cebeci, başarılı dijital kampanyaların fikir geliştirme aşamasından uygulama sürecine kadar nasıl geliştirildiğini uygulamalı örnekler eşliğinde öğrencilerle paylaştı. Cebeci, “Farklı sektörlerde büyük firmalara hizmet veriyoruz ve artık markalar bir şekilde hem prodüksiyon hem dijital pazarlama hem de yaratıcı çözümlemelere ihtiyaç duyuyorlar. Çünkü artık ne yaratıcılık ne de dijital pazarlama tek başına yeterli” dedi. Cebeci, her zaman “Farklı ne yapabiliriz?” sorusunu sorduklarını belirtti. Başarının sırrı, değişimin gerisinde kalmamakPazarlama iletişimi uzmanı Burhanettin Mirzooğlu ise internetin ilk günlerinden günümüze kadar gelen süreçte şirketlerin pazarda tutunma stratejilerinden ve kullanıcı deneyimlerinden bahsetti. Pazarlamada başarının sırrının değişimin gerisinde kalmamak olduğunu belirten Mirzooğlu, iyi bir iletişimcinin yalnızca günümüz trendlerini değil, yarının eğilimlerini de öngörmek zorunda olduğunu ifade etti. Mirzooğlu, “2009 senesinde hocalarımız mobil kullanım masaüstünü geçecek derlerdi ve inanmazdık, ancak günümüzde mobil kullanım gerçekten de masaüstünü geçti” dedi. Mevcut durumda dijital sektörün en önemli markaları haline gelen Google, Facebook ve Twitter örneklerinin nasıl başarılı olduklarını anlatan Mirzooğlu, markaların dijitalde tutunabilmek için kendi platformlarını kullanıcıya ücretsiz olarak sunmaları gerektiğini anlattı. Mirzooğlu, “Dijital markalar ticari beklentilerini son kullanıcıyı ücretlendirmekten çok son kullanıcıya reklamlar aracılığıyla ulaşmaya çalışan diğer firmaların reklam giderlerine dayandırmalı” dedi.   Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

01 KAS 2018

“Yapay zekâ, işe ruh katamaz”

“Yapay zekâ, işe ruh katamaz”Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin düzenlediği Marka Atölyesi etkinliği Güney Yerleşkede gerçekleştildi. Programın konuğu Neslihan Muradoğlu oldu. Muradoğlu, İletişim Fakültesi öğrencilerine “İletişim kocaman bir dünya, sizin alanınız ne olacak? konulu bir sunum gerçekleştirdi.Son iki senedir kariyer üzerine çalışmakta olduğunu belirten Muradoğlu “Kariyer deme bana adlı kitabım 2019'da raflarda olacak. Bu kitap tam sizlere yönelik bir kitap. Benim kurumsal hayatımı anlatan, teoriden uzak, pratik tabanlı bir kitap ve sizlere katkı sağlayacağını düşünüyorum” dedi.“Dijital medya iletişimcilerin önünü kolay kolay kesemez”Dijital öyle bir noktaya gelecek ki insan gerektiren işlerin sayısı yüzde otuz azalacak diyen Muradoğlu “Fakat yapay zekâ, işe ruh katamaz bu sebepten dolayı iletişimcilerin meslek hayatındaki avantajı çok yüksek. Dijital medya iletişimcilerin önünü kolay kolay kesemez” şeklinde konuştu.“İletişimi en iyi boyutta sağlayacaksınız”Neslihan Muradoğlu şunlar söyledi: Arkadaşlar ister firma, ister ajans, ister müşteriye yakın ya da uzak çalışın her halükarda insanlarla iletişiminiz olacak. Bir gün aynı gün içerisinde dört farklı iş yapacaksınız ve bunu iletişimci olarak en iyi şekilde yönetmelisiniz. İnsanlarla en iyi şekilde koordine olmalısınız. Yapacağınız her iş farklı gibi gözükse de bir biri ile bağlantılı ve iç içe olacak tüm bunların ayarlamasını siz yapacaksınız. İnsanı yapay zekâdan ayıran bu, işe ruh katacak, iletişimi en iyi boyutta sağlayacaksınız.“İletişimci olarak bir şey koyamıyorsanız bu bir kayıptır”Gençlerden gelen maillerin ortak konusunun öz geçmişimizi nasıl yazalım sorusu olduğunun altını çizen Muradoğlu “Bunun cevabını zaten internet veriyor, ayrıca buna iletişimci olarak bir şey koyamıyorsanız bu bir kayıptır. İletişimci olarak sizlerin çok iyi Türkçe yanı sıra çok iyi İngilizce bilmeniz gerekmektedir. Akıllı, hızlı ve güler yüzlü olunması iletişimciler için önemli konular” diye belirtti.“İletişiminizi en iyi şekilde kullanmanız gerekiyor”İş hayatından bahseden Muradoğlu, “Herkes aynı enerjide olmak zorunda değil, fakat benim enerjimi düşüremezsin bu yüzden herkesin çalıştığı yerde güler yüzlü olması çok önemli. İletişim okuyorsunuz ve çalıştığınız ajansta, kanalda aslında her yerde, çalışanların hepsi ile iletişiminize dikkat etmeniz ve en iyi şekilde kullanmanız gerekmektedir” ifadelerini kullandı.“Kaygılanmayın ve kalıpların dışına çıkın”CV’ler üzerinde duran Muradoğlu, “İçerisinde hedeflere yönelik yapılan, işe yönelik giriş cümlesine ihtiyacım var. Öncelikle duygunuzu o CV'de görmem gerekiyor. Kaygılanmamanız gerekiyor, kalıpların dışında samimi düzgün bir şeyler çıkartın. Farklı olun fakat farklı olurken kendiniz olun ve samimi olun en önemlisi kariyerinize odaklanın” diyerek öğrencileri uyardı.Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi. Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA) 

31 EKI 2018

Üsküdar İletişim, Yemekneredeyenir.com’un kurucusu İlker Kulaksız’ı misafir etti

Üsküdar İletişim, Yemekneredeyenir.com’un kurucusu İlker Kulaksız’ı misafir etti  Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde verilen Dijital Pazarlama dersi kapsamında Öğr. Gör. Yasemin Kızıldoğan tarafından düzenlenen etkinliğe yemekneredeyenir.com’un kurucusu İlker Kulaksız konuk oldu. İlker Kulaksız, öğrencilere sektörle ilgili önemli bilgiler verdi. Dijitalleşmenin insan hayatında artık her alanda var olduğunu belirten Kulaksız, sohbet havasında geçen konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını da yanıtladı.Yanlış paylaşımlardan doğan hataları telafi etmek zor!   Sosyal medya kavramı, kullanımı ve gücü hakkında öğrencileri bilgilendiren İlker Kulaksız, sosyal medyanın önemiyle ilgili keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Sosyal medyanın günümüzde çok önemli olduğunu belirten İlker Kulaksız, sosyal medyanın gücüne değinerek öğrencilerle deneyimlerini paylaştı. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda çok dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Kulaksız; “Sektörde yanlış paylaşımlardan doğan hataları telafi etmek çok zordur. Yapılan hataların ardından süreç, mahkemeye kadar gidebilir” diyerek öğrencileri sosyal medya kullanımı hakkında uyardı. Yemekneredeyenir.com olarak sosyal medyadaki varlıkları ile ilgili olarak ise; “Biz başlangıçta Instagram’ı sadece pazarlama (marketing)  için kullanmıştık. Daha sonra iyi bir planlama yaptık ve bu süreci başarılı bir şekilde yürüttük. Atılan doğru adımlar sayesinde büyüdük ve bugünlere geldik. Ancak biz bile bu kadar büyüyebileceğimizi tahmin etmemiştik” dedi.“Doğru görsel için çağa ayak uydurmak gerekiyor”Sosyal medyada kullanılan görsellerin önemine de değinen Kulaksız; “Sosyal medyada dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Paylaşılan görseller dikkat çekici olmalıdır. Bu noktada doğru görseli yakalayabilmek için çağa ayak uydurmak çok önemlidir” dedi. Yemekneredeyenir.com’un sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili olarak istatiksel bilgiler de paylaşan Kulaksız; “Her bir görselimiz 500 bin ile 1 milyon arası görüntüleniyor. Takipçilerimizin yüzde 68’ini kadınlar oluşturuyor. Takipçilerimizin yüzde 90’ı İstanbul’da yaşayan bireylerken, yüzde 10’u ise diğer illerden” dedi.“Hedef kitleyi bulmanız gerekiyor”Sosyal medyanın doğru kullanımı için hedef kitleyi belirlemenin önemini vurgulayan İlker Kulaksız; “Hedef kitleyi bulmanız çok önemlidir.  Kime hitap ettiğinizi bilmeniz gerekiyor. Sürekli yanı başımızda olan bir dijitalleşme sürecinin içerisindeyiz” diyerek hedef kitleyi doğru belirleme ve başarı ilişkisinin altını çizdi. Son olarak öğrencilerin sorularını yanıtlayan İlker Kulaksız, “Mail Marketing kavramının gücüne inanıyor musunuz? Yoksa Mail Marketing bitti mi?” şeklinde yöneltilen soruya; “maillerinizi aktif bir şekilde kullanıyorsanız bitmemiştir” cevabını verdi. Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)

Üniversitemizle ilgili “AKLINDA NE VARSA” bize sor!