Sesi ile iz bırakanlar Üsküdar Üniversitesi'nde buluştu.

Tüm dünyada her yıl 16 Nisan’da kutlanan Dünya Ses Günü çerçevesinde Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen panelde “sesin yaşama etkisi” konuşuldu. Seslendirme sanatçısı Sungun Babacan, tiyatro ve seslendirme sanatçısı Vural Çelik, televizyon program sunucusu Ayla Çetinkaya, senarist Sinan Biçici ve Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy’un konuk olduğu panelde ses ve ses sağlığı teorisi ve pratiğiyle ele alındı.

16 Nisan, her yıl tüm dünyada “Dünya Ses Günü” olarak kutlanıyor. Bir çok ülkede hafta boyunca düzenlenen etkinliklerle “Ses Sağlığı”na dikkat çekiliyor. 

Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında Türkiye’nin ilk ve tek tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi, bu özel günü çeşitli etkinliklerle kutluyor. Ses Konuşma Yutma Bozuklukları Derneği birlikteliğiyle düzenlenen etkinliklerle halkı ses sağlığı ve ses hijyeni konusunda bilinçlendirmek ve farkındalık oluşturmak amaçlanıyor.

“Ses’in Yaşama Etkisi, Sesi ile İz Bırakanlar…

Bu kapsamda Dünya Ses Günü Konserinin ardından “Sesin Yaşama Etkisi, Sesi ile İz Bırakanlar” konulu bir de panel düzenlendi. İletişimin önemli aracı ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan sesin doğru kullanımı ile ilgili konuların ele alındığı panelin moderatörlüğünü Dünya Ses Günü Proje Koordinatörü, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Yelken yaptı. 

Üsküdar Üniversitesi Merkez Kampüsü’nde düzenlenen ve halka açık olarak gerçekleştirilen panelin konukları  seslendirme sanatçısı Sungun Babacan, tiyatro ve seslendirme sanatçısı Vural Çelik, televizyon program sunucusu Ayla Çetinkaya, senarist Sinan Biçici ve Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy oldu. Her biri alanında uzman olan konuklar, sesin ve ses sağlığının önemine dikkat çekti. 

Prof. Dr. Tarhan: Ses İnsanın Kimliğidir

Açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan, insanın aynı zamanda kimliği olan sesin hayatımızdaki önemine dikkat çekerek “Sesin hafızamızda bıraktığı izleri de tartışmak gerekiyor. Sesin ve ses sağlığının önemini bilen bir üniversite olarak Türkiye’de ilk kez ses sağlığından analize, odyolojiden konuşma bozukluklarına kadar çok geniş bir alanda bütüncül bir yaklaşımla altyapı oluşarak merkez kurduk. Bu merkezim referans olacak bir merkez.” dedi.

Sungun Babacan: “Boğazımdaki kemanı 45 yıldır çalıyorum”

Seslendirme sanatçısı Sungun Babacan, ses teli denildiği zaman boğazımızda keman tellerine benzeyen teller olduğunun zannedildiğini, oysaki ses telinin iki tane birbirine çarpan kaslar ibaret olduğunu söyledi. Seslendirme sanatçısı Babacan ses tellerini ilişkin ilginç benzetmede bulundu. “Ben ses tellerimi boğazımdaki keman olarak kabul ediyorum. Ben bu kemanı 45 yıldır çalıyor, dinliyor ve denetliyorum. Tiyatro sanatçısının sahnede jesti, mimikleri, ışığı, rol arkadaşı vardır oysa seslendirme sanatçısının sadece sesi vardır. Biz seslendirme sanatçıları ise daha önce yaratılmış bir şeyi taklit ederiz, bu da bizi kısıtlar. Ama radyoda öyle değildir. Bana bir tekst verilir ondan dünya yaratırım. Dinleyici radyoyu açar ya dinler ya kapatır. Ben dinleyici o radyoyu kapatmasın diye elimden geleni yaparım. Sesin önemini anlatmak için bundan daha güzel bir örnek  olabilir mi?” diye konuştu.

Babacan, ses sağlığı için de bol bol ılık su içtiğini belirterek çay, kahve ve sigaradan uzak durulması gerektiğinin de altını çizdi.

Ayla Çetinkaya: “Doğru iletişim için Türkçe’yi kurallarına uygun konuşmak gerekiyor”

Cine5’te “Güne Merhaba” programını sunan Ayla Çetinkaya ise işini severek yaptığını belirterek “Nerede hata yaptığımı ya da eksikliklerim var mı görmek adına yayın sonrası mutlaka kendimi seyrederim. Sadece sunucu olduğum için değil Türkçe’yi güzel konuşmaya özen gösteriyorum. Çünkü iletişim hayatın her alanında var. Doğru iletişim doğru ve kurallarına uygun konuşmaktan geçiyor” dedi.

Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Hiçbir suç unsuru yok ki içinde ses olmasın”

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Sevil Atasoy da sesin tıpkı parmak izi ve DNA gibi kişinin kimliğinin bir parçası olduğunu belirterek yıllardır akademisyen olarak görev yaptığını ancak birkaç yıl önce “Kanıt” dizisi ile birlikte sesi ile tanındığını söyledi. Prof. Dr. Atasoy, “Ses de bizi biz yapan biyometrik bir özelliğimiz. Ses de DNA ve parmak izi gibi değiştirilemeyen bir unsur. Kriminal açıdan da hiçbir suç unsuru yok ki içinde ses unsuru olmasın. Terör olaylarından narkotik suçlara kadar pekçok alanda sonuca ulaşmada sesin unsurlarından yararlanılır.” dedi.

Ses sağlığınız için sigaradan uzak durun

Sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu Vural Çelik de sesin tonu ve tınısını tanrısal bir yeti olarak gördüğünü belirterek “18 yaşından beri tiyatronun içinde olan bir sanatçı olarak büyüklerimi takip etmeye çalıştım. Ses bir sanatçının kendini ifade etmesinde en önemli araçtır.” dedi. Çelik, ses sağlığının önemine de dikkat çekerek gençlere özellikle sigara, alkol ve bağımlılık gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

Senarist Sinan Biçici de senaryo yazarken dinleyicilerin ya da izleyenlerin ihtiyaçları doğrultusunda hareket ettiğini belirterek “Biz bir hikaye anlatıyoruz. İzleyicilerin çok da konsantre olamayabileceklerini göz önünde bulundurarak yazmaya çalışıyoruz. Ankatımda sözsel ifadeye yer veriririz” dedi.

Ses hijyeni için öneriler

Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kürşat Yelken de ses sağlığı için ılık su tüketilmesini tavsiye ederek “Bardak bardak değil, yudum yudum içilmesini öneriyoruz. Çay ve kahvenin çok sıcak tüketilmemesini istiyoruz. Çok geç yemek yemek de reflüye neden olur, bu da ses tellerine zarar verir, Yağlı ve baharatlı yemeklerden de uzak durulmalıdır” dedi.

Şan Terapisi Toplantısı

Etkinlikler çerçevesinde 18 Nisan 2015 Cumartesi günü ise Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÜSESKOM) ve Ses Konuşma ve Yutma Bozuklukları Derneği (SKYBD) tarafından ortaklaşa düzenlenen Şan Terapisi Toplantısı yapılacak. 

NP Altunizade Polikliniği’nde 09.30-12.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek etkinlikte ses terapisi uzmanları bir araya gelecek. Prof.Dr. Halil İbrahim Erol, Doç.Dr. Kürşat Yelken, Op.Dr. İlter Denizoğlu, şan eğitmeni Ümit Daşdöğen ve şan eğitmeni Özlem Mutlu konuşma yapacak.