Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç: “Hz. Muhammed’i anlamamız ve ruhumuzda hissetmemiz çok önemli”



Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) doğum gecesi olan Mevlit Kandili ile ilgili bir konferans düzenledi. Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanlarından Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, “Hz. Muhammed’in (S.A.V) hayatını öğrenmenin ötesinde kainatın ilk yaratıldığı madde olarak Hz Muhammed’i anlamamız ve onu ruhumuzda hissetmemiz çok büyük önem arz ediyor” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanlarından Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, “”Hz. Muhammed (S.A.V) ve Biz” başlıklı konferans verdi.

Konferansı Mutasavvıf yazar Cemalnur Sargut, Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Elif Erhan, Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Osman Nuri Küçük’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi izledi.

Peygamber efendimizin dünyaya gelişinin 1446. Yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen program hem Üsküdar Üniversitesi öğrencileri hem de dışarıdan katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.



Bizim için tecrübe Hz Muhammed’i tanıma düşüncesidir

Hz. Muhammed’i çok iyi tanımak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, “Onu çok iyi tanımak demek sadece kişisel hayatını bilmek demek değildir” dedi.

Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, “Hz. Peygamber efendimizi çok iyi tanımamız, bize çok uzak ve sosyal özelliklerini değerlendirerek, sadece onun yaşadığı çevresiyle anlatan Hz Muhammed’den ziyade varlığın kâinatın ilk yaratıldığı madde olarak Hz Muhammed’i anlamamız ve onu ruhumuzda hissetmemiz çok büyük önem arz ediyor çünkü bizim için tecrübe Hz Muhammed’i tanıma düşüncesidir” diye konuştu.

İslam dünyasında Hz. Muhammed (S.A.V)’nin farklı görüşlere göre yorumlandığını belirten Prof. Dr. Kılıç, “Peygamberimizin etten kemikten bizim gibi yaratılmasının sebebi bize yakın olmasıdır. İslam sufileri peygamberi iki yönden ele alır. Hem zahir hem olarak hem de batın olarak”
diye konuştu.

Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, “Allah bir şeyi yaratmayı diledi, kün dedi ve fe yekun oldu. Allah Rabbul Alemin’dir. Yani alemlerin Rabbidir. Peygamberi tanımak Allah’ı tanımaktan daha zordur. Çünkü Allah afattır. Aşikar bir şekilde anlaşılır. Ama peygamberin senin benim gibi insan olması hasebiyle sıradan bir insan olarak görmek mümkün ama tebliğe başladığı andan itibaren Allah’ın elçisidir” dedi.



Tasavvufta en büyük üç düşman; Kibir, ene ve kıskançlık

’Şeytan olmak, Allah’ı inkâr etmek anlamına gelmiyor. Şeytan gururludur, tasavvufta gurur en büyük düşmanlardandır. Şeytanı şeytan yapan Allah’ı inkar etmesi değil, Hz. Adem’i inkar etmesidir’’  diyen Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, tasavvufta üç düşmanın olduğunu belirterek “Bunlar kibir, ene yani ben ve kıskançlık-hasettir” dedi.

Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç’a çiçek takdim edildi.
 

Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)