Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Sporda da kontrollü öfke uygulanmalıdır”

Burhan Ayeri, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın sözlerini köşesine taşıdı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Sporda da kontrollü öfke uygulanmalıdır”
 
Yeniçağ Gazetesi yazarı Burhan Ayeri, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın, TRT Spor’da katıldığı bir programda yaptığı öfke kontrolü ile ilgili açıklamalarını köşesine taşıdı. Burhan Ayeri, “Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a göre, ‘Başarı için öfke şart.’ Bu lafa önce şaşırdım sonra "Kontrollü öfke"yi ilave edince daha dikkatle dinlemeye koyuldum” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, söz konusu programda öfkeyi nükleer enerjiye benzeterek “Öfke hem aydınlatır, hem yok eder. Bu yüzden kontrollü öfke uygulanmalıdır. Anne-baba öfkeli ise çocuk da o şekilde gelişecektir. Sporda da aynı şeyi görmekteyiz. Mesela futbolcu teknik direktörüne -mutlaka kazanacağız- yerine -bugün kazanmak için elimden geleni yapacağım- diyebilmeli" demişti.

Yeniçağ Gazetesi yazarı Burhan Ayeri, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan’ın TRT Spor’da katıldığı bir programda öfke kontrolüyle ilgili açıklamalarını köşesine taşıdı.
Burhan Ayeri’nin önceki gün yayınlanan yazısı şöyle;

“Arada kaynamasın" lafını severim. Yoğunluk yüzünden kimi konuları bazen 2-3 cümleyle geçiştiririz. Sonra "kaçırmadık" diyerek kendi kendimizi tatmin ederiz. Oysa önemli mevzulara daha sonra da olsa geniş yer vermek idealdir. Örneğin Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın kimi sözleri kayda alınması gereken cinstendir. Hocayı bir kere daha tanıtmak gerekirse epey unvana sahip. Emekli Askeri Hâkim Albay. Prof. Dr. ve Üsküdar Üniversitesi'nin Rektörü. Ayrıca Türkiye'de bir ilkin öncüsü oldu ve Beyin Hastanesi'nin başhekimliğini yapmaya başladı. Bu oluşumun önemli tarafı, ihtisas dalında Avrupa'da ilk ikiye girmesi. Diğeri Hannover'de bulunuyor. Bizde de böyle bir sağlık merkezinin hizmete girmesi gurur verici. Hocayla ilk bağlantım Sky Türk televizyonu yıllarımda oldu. Aynı grupta çalışma imkanı bulduk. Hatta hayatının üzüntülü bölümlerine de bu şekilde vakıf oldum.

Hamlet'teki gibi

Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ı en son TRT Spor'da gördüm. Orhan Ayhan'la programındaydı. Ayhan, misafirini elindeki beyin maketiyle tanıttı. W. Shakespeare'in Hamlet'inden "To be or not to be" -olmak, ya da olmamak- tiradıyla başladı. Sonra o beyni Tarhan'ın önüne bıraktı.

Sporda, özellikle futboldaki öfke konusu mükemmel işlendi. Zidan gibi efendi insanın rakibine attığı kafadan yola çıkıldı. Sabri-Volkan kavgalarına kadar gelindi. Liverpool-Juventus katliamından 43 kişinin can verdiği Kayseri-Sivas faciasına gidildi. Barcelona'lı Suarez'in adam ısırmalarından söz edildi. Galatasaray'da oynarken tanıdığımız Melo'yu gaddarlığa iten sebepler üzerinde duruldu.

Sanki nükleer enerji

Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a göre "Başarı için öfke şart". Bu lafa önce şaşırdım; sonra "kontrollu öfke"yi ilave edince daha dikkatle dinlemeye koyuldum. Hocanın sözlerini kayda geçmek istedim:

"Öfke, nükleer enerji gibidir. Hem aydınlatır, hem yok eder. Bu yüzden kontrollü öfke uygulanmalıdır. Anne-baba öfkeli ise çocuk da o şekilde gelişecektir. Sporda da aynı şeyi görmekteyiz. Mesela futbolcu teknik direktörüne -mutlaka kazanacağız- yerine -bugün kazanmak için elimden geleni yapacağım- diyebilmeli."

Bu da beynimizin insula bölümünün sayesinde sağlanır. Değeri henüz keşfedilen ve "4. lob" ismi konulan bu noktayı artık kontrol edilebilecek konuma geçildi. Demek ki çok yakında Suerez'in İtalyan futbolcu Kellini'yi ısırması benzeri olayları sonlandırmak mümkünleşecek. İşte bu noktada Orhan Ayhan'ın Gençlik ve Spor Bakanı'na attığı pas güzeldi. Osman Aşkın Bak'ın "öfke kontrolu yönetimi"ne önem vermesini istedi. Sayın Bak, Nevzat Tarhan'ın çalışmalarına bakanlığını dahil edebilir. Bu işin kolay olmadığı belli. Ancak, bitip-tükenmek bilmeyen futbol anarşisini sonlandırmanın başka yolunun olmadığı kanısındayım. Hatta "öfke kontrolu yönetimi"ni imkân olsa da bütün siyasilerimize uygulayabilsek.”